T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/743 Esas
KARAR NO : 2024/1078
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2023
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından alacaklı olduklarını, alacağın ödenmediğini, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı ... yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın başlattığı icra takibinden haberlerinin olmadığını, cari borçlarına karşılık ödeme yaptıklarını, bu sebeple davanın reddine, davacı aleyhine %20'si oranında tazminat ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, cari hesap/fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan 13/02/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
Davacı tarafın 2021-2022-2023 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2021-2022-2023 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın dava dilekçesinde, yapılan takibe karşılık olarak davalı tarafın ödemeler yaptığını, vekalet ücretinin tam olarak ödenmediğini ve takip yapıldıktan sonra yapılan ödemelerin yargıtayın yerleşik içtihatlarında hükmün infazı aşamasında dikkate alınması gerektiğini beyan ettiği, davacı tarafın talep ettiği iş bu hesaplamanın tarafımdan yapılamayacağı, ticari defter ve kayıtlarda taraflar arasında borç veya alacağın olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan 01/06/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;
Tarafların ticari defter ve kayıtlarında 26.04.2023 takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 233.050,39 TL alacaklı olduğu, dosya muhteviyatına icra dosyasına ait kapak hesabı ve tahsilat makbuzunun sunulduğu, 26.05.2023 tarihi itibariyle icra dosyasındaki bakiye borç miktarının 102.830,22 TL olduğu, 26.05.2023 tarihinde 102.830,22 TL tutarının davalı tarafından ödendiği, 28.04.2023 tarihinde yapılan 146.736,49 TL ödeme tutarı ile cari hesap alacak miktarının 86.313,70 TL tutara düştüğü, icra dosyasındaki takipte kesinleşen tutarın 86.313,70 TL olduğu, tutarların birbiriyle örtüştüğü, ödenen icra dosyası kapak hesabında toplam faiz miktarı olarak 1.990,51 TL tutarın yer aldığı, icra dosyasına yapılan ödeme tutarının yukarıda detayı verilen kapak hesabındaki kalemlerle birlikte toplam 102.830,22 TL olduğu, 26.05.2023 tarihinde icra dosyasında yapılan 102.830,22 TL ödeme tutarının tarafların ticari defterlerine 86.313,70 TL olarak işlendiği, kök raporda davacı tarafın dava dilekçesinde, yapılan takibe karşılık olarak davalı tarafın ödemeler yaptığını, vekalet ücretinin tam olarak ödenmediğini ve takip yapıldıktan sonra yapılan ödemelerin yargıtayın yerleşik içtihatlarında hükmün infazı aşamasında dikkate alınması gerektiğini beyan ettiği, davacı tarafın talep ettiği iş bu hesaplamanın tarafımdan yapılamayacağı, ticari defter ve kayıtlarda taraflar arasında borç veya alacağın olmadığının belirtildiği, mahkemenin davalı şirket tarafından yapılan dava öncesi takip sonrası ödemelerin BK 100. gereği hesaplanmasını talep ettiği, iş bu talep doğrultusunda tarafımdan sadece işlemiş faiz yönünden değerlendirme yapılabileceği ve nihai takdirin sayın mahkemeye bırakılacağı, netice itibariyle, takip tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faizin 726,15 TL olarak hesaplandığı ancak 26.05.2023 tarihli icra dosyası kapak hesabına göre 102.830,22 TL bakiye borç miktarının davalı tarafından her hâlükârda ödendiği ve 26.05.2023 tarihi itibariyle ticari defter ve kayıtlara göre taraflar arasındaki cari hesap borç-alacak durumunun sıfırlandığı, nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde;Dava, cari hesap/fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup dosyada alınan bilirkişi raporunda Tarafların ticari defter ve kayıtlarında 26.04.2023 takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 233.050,39 TL alacaklı olduğu, dosya muhteviyatına icra dosyasına ait kapak hesabı ve tahsilat makbuzunun sunulduğu, 26.05.2023 tarihi itibariyle icra dosyasındaki bakiye borç miktarının 102.830,22 TL olduğu, 26.05.2023 tarihinde 102.830,22 TL tutarının davalı tarafından ödendiği, 28.04.2023 tarihinde yapılan 146.736,49 TL ödeme tutarı ile cari hesap alacak miktarının 86.313,70 TL tutara düştüğü, icra dosyasındaki takipte kesinleşen tutarın 86.313,70 TL olduğu, tutarların birbiriyle örtüştüğü icra dosyasına yapılan ödeme tutarının yukarıda detayı verilen kapak hesabındaki kalemlerle birlikte toplam 102.830,22 TL olduğu, 26.05.2023 tarihinde icra dosyasında yapılan 102.830,22 TL ödeme tutarının tarafların ticari defterlerine 86.313,70 TL olarak işlendiği 26.05.2023 tarihi itibariyle ticari defter ve kayıtlara göre taraflar arasındaki cari hesap borç-alacak durumunun sıfırlandığı tespit edilmiş olmakla dosya kapsamı hükme esas alının bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilmesinde davacının davaya konu alacağının kalmadığı anlaşılmakla ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 1.317,31-TL'nin mahsubu ile bakiye 889,71-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/10/2024
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır