T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/760 Esas
KARAR NO: 2023/1189
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 03/08/2023
KARAR TARİHİ: 21/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, davacı müvekkili şirket nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, Almanya’dan Türkiye’ye gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 5 Kap Dişli Aksamlar Makine ve Yedek Parça emtiasının .... nolu navlun faturasına istinaden 1586 nolu CMR senedi kapsamında ... plakalı araç ile yapılan taşıma işlemlerini müteakip alıcıya teslim edilmek üzere geçici olarak depolandığı ... Mahallesi ... Cad. No:156/1 Esenyurt/İSTANBUL adresinde meydana gelen 06.08.2021 tarihli yangın hadisesi sonucu tamamının yanarak zayi olduğunun tespit edilmiş olduğunu, dava konusu emtiaların nakliye aracına sağlam, eksiksiz ve hasarsız bir vaziyette yüklenmiş ve bu şekilde taşıyıcı tarafından teslim alınmış olduğunu, ancak emtialarıh davalı taşıyıcının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri ve diğer davalıların sorumluluğu altında yapılan depolama işlemleri esnasında meydana gelen yangın hadisesi sonucu zayi olduğunu, bu nedenlerle yasal mevzuatlar gereği emtiaların zayi olmasına sebebiyet veren davalıların emtialarda doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarının kabulü gerekeceğini, dava konusu emtialarda meydana gelen zayiata istinaden gerekli tüm incelemeler ve araştırmalar yapılmış olup, inceleme ve araştırma sonucu tanzim edilen ekspertiz raporuna istinaden müvekkili şirket tarafından poliçe teminatı kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalı firmaya 09.11.2021 tarihinde 202.498,04-TL tazminat bedeli ödenmiş ve dava dışı sigortalı firmadan temlik iradesini içerir ibraname alınmış olduğunu, sigorta poliçesinin geçerli olduğu bir dönemde meydana gelen hasar ile dava dışı sigortalıya tazminat ödemesi yapıldığından ödeme dekontu ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği halefiyet şartları, temlikname ile de borçlar kanunu hükümleri gereği alacağın temliki şartlarının oluştuğunu, zira bahsi geçen ibranamede sorumlululara karşı rücu haklarının kayıtsız ve şartsız olarak müvekkili davacı şirkete devredilmiş olduğunu, böylece müvekkili şirketin HEM HALEFİYET (TTK M 1472 hükümleri) kapsamında hem de ALACAĞIN TEMLİKİ (BK M 183 VD hükümleri) kapsamında işbu davada dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsiline ilişkin sigortalının haklarına halef olduğunun ispat edilmiş olduğunu, davalı-borçlular aleyhine Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçluların takibe itiraz etmiş olduklarını ve takibin durmuş olduğunu, davalılar aleyhine icra takibi başlatılırken dava dışı sigortalı firmaya yapılan 09.11.2021 tazminat ödeme tarihinden itibaren takip öncesi faiz işletilmiş olduğunu, işbu dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; davalı-borçluların Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapmış oldukları (yetki itirazları da dahil) haksız ve kötüniyetli tüm itirazlarının iptali ile takibin icra takibindeki takip talebinde belirtilen şartlarda devamına, davalı-borçluların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davanın Bakırköy ... ATM'nin .. Esas ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas sayılı dosyaları ile birleştirilmesini talep ediyor olduklarını, mahkememiz nezdinde görülmekte olan uyuşmazlık konusu hasarın müvekikli şirket’çe tanzim edilen poliçe teminat kapsamı dışında kalmakta olduğunu, bir başka deyişle davacı tarafın hasar talebine ilişkin olarak müvekkili şirket nezdinde verilmiş herhangi bir teminat bulunmadığını, bu kapsamda söz konusu dava açısından müvekkili şirket’in herhangi bir sorumluluğu olmadığının kabulü gerektiğini, müvekkili şirket ile dava dışı ... Ticaret A.Ş. arasında ... numaralı ve 26.12.2020-26.12.2021 vade tarihli Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi akdedilmek suretiyle, sigortalının maliki olduğu deponun sigortalanmış olduğunu, sigortalı tarafından işbu deponun ..., ... Lojistik, ... Lojistik ve ... Nakliyat firmalarına kiralanmış olduğunu, 06.08.2021 tarihinde ... firmasınca kiralanan bölümde yangın hadisesi meydana gelmiş olduğunu, davacı tarafça; dava dışı sigortalısı .... firmasına ait emtiaların söz konusu yangın neticesinde zarar gördüğünün iddia edilmekte olduğunu, ancak zarara uğradığı iddia edilen tarafın müvekkili şirket’in sigortalısı ... Firması karşısında üçüncü bir kişi olduğunun izahtan vareste olduğunu, asla kabul olmamak üzere, sigortalı ... Firmasının davacıya karşı sorumluluğunun üçüncü şahsa karşı bir sorumluluk olarak nitelendirilebilecek olduğunu, ancak müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçede sigortalının üçüncü şahıslara karşı sorumluluğunun teminat kapsamına dahil edilmemiş olduğunu, nitekim müvekkili şirket karşısında üçüncü şahıs sıfatını haiz bir kişinin şahsın müvekkili şirketten tazminat talebinde bulunabilmesi için poliçede Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet teminatı bulunmasının zaruri olduğunu, bu kapsamda üçüncü şahsın uğradığı zararların müvekkili şirket açısından teminata dahil edilmediğinin son derece açık olduğunu, dolayısı ile konu uyuşmazlık bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bununla birlikte müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçede “kiracılık mali mesuliyet” teminatı yer almakta olduğunu, somut uyuşmazlık açısından zarar gördüğü iddia edilen taraf ile müvekkili şirket’in sigortalısı arasında kira ilişkisi bulunmadığı ve dolayısı ile bu teminatın geçerli olmayacağının izahtan vareste olduğunu, bununla birlikte ve asla kabul anlamına gelmemek üzere aksi kanaatte olunması halinde, dava konusu yangın hadisesine istinaden müvekkili şirket’in ancak poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulabileceğini, konu yangın sebebiyle zarar gören fazlaca şahıs olduğunun taraflarınca bilinmekte olduğunu, nitekim müvekkili şirket’e halihazırda yapılmış birden fazla hasar bildirimi, ikame edilmiş icra takipleri ve dava dosyaları mevcut olduğunu, halen aynı yangın hadisesine ilişkin olarak müvekkili şirket’e talepler yöneltilmeye devam olunmakta dolayısı ile şu an için zarar gören tüm şahıslar ve zarar miktarlarının hiçbir şekilde net olmadığını, bu kapsamda öncelikle yangından zarar gören tüm şahıslar ve işbu şahısların uğradığı zararların tespit edilmesi gerektiğini, eldeki mevcut durumda dahi yangından dolayı müvekkili şirket’e yöneltilen toplam talep miktarının teminat limitini aştığının görülmekte olduğunu, dolayısı ile tüm talep miktarları göz önünde bulundurularak, teminat limiti üzerinden garame hesabı yapılması gerektiğini, dava konusu yangın hadisesi neticesinde söz konusu depoya ait bölümlerin zarar gördüğünden bahisle müvekkili Şirket’e; gerek sigortalı gerek sigortalı firmanın kiracıları gerekse üçüncü şahıslar tarafından hasar bildirimlerinde bulunulmuş, müvekkili şirket aleyhine icra takipleri ve davalar ikame edilmiş olduğunu, dava konusu talebin müvekkili şirket açısından kabulünün imkansız olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının bina maliki olmakla birlikte, söz konusu yangının yapım eksikliğinden kaynaklanmadığının izahtan vareste olduğunu, bu sebeple dava konusu yangından dolayı sigortalı firmanın ve bunun doğal sonucu olarak müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin sigortalısı karşısında davacı tarafın kiracı ve/veya komşu konumunda değil, üçüncü şahıs konumunda olduğunu ve müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçede, sigortalının üçüncü şahıslara karşı sorumluluğunun teminat kapsamı altına alınmamış olduğunu, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçede kiracılık mali mesuliyet teminatının 5.000.000,00-TL tutarında olduğunu, bir başka deyişle müvekkili şirketin bu teminat altında ödeyebileceği maksimum tutarın 5.000.000,00-TL şeklinde olduğunu, bununla birlikte müvekkili şirkete yöneltilen taleplerin işbu tutarın üstünde olduğunu, işbu uyuşmazlıktan dolayı müvekkili şirkete sorumluluk teminatına dair yöneltilen taleplerin halihazırda belirlenmiş ve teminat limiti üzerinden garame hesabı yapılmış olduğunu, bununla birlikte halen müvekkili şirkete konu yangın hadisesine ilişkin talepler gelmeye devam etmekte olup işbu garame hesabının değişecek olduğunu, dolayısı ile yangın hadisesi neticesinde zarar gören tüm şahısların ve işbu şahısların taleplerinin net bir şekilde belirlenmesinin zaruri olduğunu, kaldı ki; aynı uyuşmazlığa dair Bakırköy ... ATM’nin ... Esas sayılı dosyası nezdinde tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile somut olayda müvekkili şirkete hiçbir şekilde sorumluluk atfedilemeyeceğinin ortaya çıkmış olduğunu, nitekim bahsi geçen raporda binanın yapımında herhangi bir eksiklik ve/veya bakımında herhangi bir bozukluk bulunmadığı, dolayısı ile yapı maliki ... Firmasına herhangi bir kusur ve/veya sorumluluk atfedilemeyeceğinin net bir şekilde gözler önüne serilmiş olduğunu, yapı maliki ... Firmasının sigortacısı konumunda bulunan müvekkili şirketin işbu dava nezdinde herhangi bir sorumluluğu olmadığını, Bilirkişi Heyeti’nce binaya ilişkin mimari, tesisat, mekanik, elektrik ve statik projeleri incelenmiş ve binanın yapısal yangın güvenliği itibari ile gerekli şartları taşıdığı, binanın depolama amaçlı kiraya verildiği, bu minvalde kimyasal ve yangın yönünden risk derecesi yüksek bir üretim yükü taşımadığı, depolama faaliyetine uygun olduğu ve yangına dair güvenlik önlemlerinin alındığının tespit edilmiş olduğunu, dava konusu yangına dair tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde yangının; ... firmasınca kullanılan depoda bulunan kapı üzerinden açıktan çekilen elektrik kablosunun aşırı ısınmaya bağlı kontak sonucu oluşan kıvılcımların, elektrik kablo izoleleri ve alt kısmında bulunan raf üzerinde elektronik cihazlara ve etrafta bulunan (ambalaj, poliüretan köpük (strafor köpük), balonlu ambalaj, scooter (lityum iyon pilleri) ve bunlara ait şarj malzemeleri vb.) kolay tutuşan malzemeleri tutuşturmasıyla başladığı, geliştiği ve çevredeki diğer iş yerlerine yayıldığının anlaşılmış olduğunu, yangının ... firmasının ihmali ve tedbirsizliği nedeniyle doğduğunun tespit edilmiş olduğunu, bu kapsamda kusur durumuna ilişkin yapılan incelemelerde ... firmasının asli ve tam kusurlu olduğunun belirlenmiş olduğunu, yangının çıktığı depoya ait ruhsat ve iskanın bulunduğunun tespit edilmiş, ayrıca depoya dair tüm plan ve projelerin incelenmiş, bu kapsamda binanın yapımında herhangi bir bozukluk ile bakımında herhangi bir eksikliğe rastlanmamış olduğunu, binaya dair tüm yapısal tedbirlerin alındığı, yangın algılama sensör, seyyar ve sabit yangın söndürme sistemlerinin bulunduğunun görülmüş olduğunu, dolayısı ile malik ... Firmasına atfı kabil bir kusur olmadığının tespit edilmiş olduğunu, müvekkili şirket ile ... firması arasında akdedilen Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi uyarınca; asla kabul olmamak üzere ... firmasının bazı spesifik konulara dair sorumluluğunun belli şart ve limitler dahilinde kapsam altına alınmış olduğunu, 6102 sayılı TTK’nun sorumluluk sigortalarına dair 1473. maddesi ile; sorumluluk sigortacısının ancak sigortalısına bir kusur atfı yapılabildiği durumlarda tazminat ödeme borcu altına girecek olduğunu, oysa ki somut olayda müvekkili şirketin sigortalısı olan malik ... Firmasının herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığının tespit edilmiş olduğunu, nitekim 6098 sayılı TBK’nun yapı malikinin sorumluluğuna dair 69. maddesinde ; “Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.” denilmiş olduğunu, bilirkişi raporunda ise binanın yapımında bozukluk ya da bakımında eksiklik bulunmadığının açıkça tespit edilmiş olduğunu, dolayısı ile müvekkili şirketin sigortalısı ile müvekkili şirketin işbu yangın hadisesinden ötürü sorumlu tutulamayacağının izahtan vareste olduğunu, dava konusu yangın hadisesinin akabinde müvekkili şirket nezdinde geniş çaplı bir araştırma başlatılmış, ilgili mercilerden raporlar tanzim ettirilmiş olduğunu, asla kabul olmamak üzere mahkememizce davanın taraflarına müzekkere yazılmak suretiyle yangın hadisesine ilişkin kamera görüntüleri, fotoğraflar gibi belgelerin ibrazının istenmesi gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde ve asla kabul anlamına gelmemek üzere yangının çıkış noktası ve sebebi hususunda olay mahallinde keşif yaptırılmak suretiyle rapor tanzim edilmesi gerektiğini, asla kabul olmamak üzere yangının çıkış noktası ve sebebinin belirlenmesinin akabinde kusur raporu tanzim ettirilmesi gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, dava konusu yangın hadisesinden doğan sorumluluğa ilişkin olmak üzere, riziko tarihini kapsar zorunlu ya da ihtiyari başkaca poliçelerin bulunup bulunmadığının tespiti açısından Türk Sigorta Birliği’ne müzekkere yazılması gerektiğini, başkaca sigorta poliçelerinin tespiti halinde ise 6102 sayılı TTK’nun “birden çok sigorta” hükümlerinin uygulanması gerektiğini, asla kabul olmamak üzere dava konusu hadisede öncelikli sorumluluğun nakliyat sigortacısına bir başka deyişle davacıya ait olduğunu, dolayısı ile müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, asla kabul olmamak üzere öncelikli sorumluluğun nakliyat poliçesine ait olduğunu, dolayısı ile müvekkiline rücu edilmesinin imkansız olduğunu, davacı tarafça poliçe genel ve özel şartları uyarınca kapsam dışında kalan kalemlerin talep edilmekte olduğunu, asla kabul olmamak üzere, söz konusu zararların dolaylı zararlar olup poliçe genel ve özel şartları uyarınca teminat kapsamı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere tüm eksikliklerin toplanmasının akabinde gerçek zararın tespiti açısından dosyanın uzman bilirkişi heyetine tevdi gerektiğini, bu kapsamda davacı tarafça sigortalısına yapılan ödemenin ex gratia olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, ilgili taşıma esnasında yarar ve hasarın alıcıda mı satıcı da mı olduğunun belirlenmesi, bu kapsamda davacı tarafça sigortalısına ödeme yapılmasının denetlenmesi amacı ile taşıma hukukçusu bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, asla kabul olmamak üzere ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, asla kabul olmamak üzere müvekkili şirket nezdindeki poliçenin TL poliçesi olduğunu, dolayısı ile müvekkili şirket aleyhine yabancı para üzerinden hüküm kurulmasının imkansız olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketten faiz talep etme hakkı bulunmadığını, bununla birlikte davacı tarafça ileri sürülen faiz talebinin fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulacak olması ihtimalinde dahi icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacı tarafın bu yöndeki haksız taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafça dava dilekçesinde son derece haksız ve hukuka aykırı bir şekilde icra inkar tazminatı talep edildiğini, zira söz konusu alacağın hiçbir şekilde likit olmayıp, müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin düşünülemez olduğunu beyanla; öncelikle birleştirme taleplerinin kabulü ile dava konusu uyuşmazlık müvekkili şirketin poliçe teminat kapsamına girmediğinden haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, aksi kanaatte olunması halinde yangının çıkış nedeni ve noktasına ilişkin Uzman Bilirkişi Heyeti’nden rapor alınmasına, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe bakımından teminat kapsamı değerlendirmesi yapılabilmesi adına dosyanın sigorta hukuku bilirkişisine tevdi edilmesine, hasara ilişkin tüm belgelerin toplanmasına, olay mahallinde keşif yaptırılmasına, kusur durumlarının tespitine, hasarın oluş şekli, sebebi, illiyet bağı ve hasar miktarı tespiti açısından dosyanın Uzman Bilirkişi Heyeti’ne sevk edilmesine, aleyhe sorumluluk yükletilecek olunması halinde teminat limiti, garame hesabı ve muafiyet tenzilinin gözetilmesine, fahiş faiz isteminin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de beyan edilmiş olduğu üzere icra takibine gelen yetki itirazlar neticesinde ilk olarak iş bu hususun incelenmesini, sonrasında da davanın esasına geçilerek değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili şirket ... Sigorta A.Ş. ile davalı ... Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen sigorta sözleşmesine binaen davalı ... Tic. A.Ş.’nin maliki bulunduğu ... Mah. .. Cad. No.: 156/1 34510, Esenyurt, İstanbul adresinde bulunan elektrikli ve elektronik eşya deposu meydana gelebilecek yangın, sel, fırtına, yer kayması, deprem vs. rizikolara karşı sigortalanmış olduğunu, anılan Poliçe ile müvekkili tarafından ayrıca sigortalısının kiracı sıfatıyla bina malikinin binasına, komşu bina ve mallarına vereceği zararlara ilişkin mali sorumluluğu da poliçede belirtilen limitler ile sınırlı olmak üzere teminat altına alınmış olduğunu, sigortalı işyerinin bulunduğu binada 06.08.2021 tarihinde yangın meydana gelmiş, davacı tarafın, dava dışı sigortalısı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile arasında Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini ve taşıma işlerine müteakip alıcıya teslim edilmek üzere geçici depolandığı yerde çıkan konu yangın sebebi ile emtiaların tamamen yanarak zayi olduğunu beyan etmiş olduğunu, konu hasar sebebi ile iddia edilen 202.498,04 TL zararın tazmin edilmesi sonrasında sigortalısına ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla müvekkilinin davalı ... Sigorta A.Ş., davalı ... Taşımacılık Tic. Ltd. Şti., davalı ... Lojistik Hizmetleri A.Ş., davalı ... Lojistik Hizmetleri A.Ş., taşıyıcı konumunda olan davalı .... Tic. Ltd. Şti., davalı ... Tic. Ltd. Şti. (Eski ünvanı: ... Ev Aletleri ve Mühendislik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.), bina maliki sıfatıyla davalı ... Ticaret A.Ş ile davalı olarak ... A.Ş.'ye karşı söz konusu davayı ikame etmiş olduğunu, dava dilekçesinde, davacının sigortalısı dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi akdetmiş olan davacı tarafın, sigortalısının mallarının geçici olarak depolandığı yerde çıkan yangın nedeni ile malların zayi olmuş olduğunun belirtilmekte, ancak ilk olarak zarara konu edilen malların davalı sigortalı ...'in deposunda olup olmadığı yönünde bir değerlendirme gerçekleştirilmesi gerekmekle birlikte konu malların müvekkilinin sigortalısı davalı ...’in kiracısı bulunduğu işyerinde değil de başka bir iş yerinde depolanmış olduğunun tespiti halinde müvekkili tarafından düzenlenen Poliçenin riziko adresinde depolanmayan davacı sigortalısına ait malların, müvekkilinin düzenlediği Poliçe tahtında üçüncü kişi lehine mal sigortası teminatı olan “3. Şahıslara ait mallar yangın” teminatı kapsamında tazmin edilmesinin mümkün olmadığını, başka bir deyişle, dava konusu zararın tazmininin müvekkili tarafından tanzim edilen Poliçe ile 3. Şahıslar için sağlanan yangın teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, anılan bu teminatın müvekkili tarafından kendi müşterilerinin malları için ve müvekkilinin kiracısı bulunduğu işyerinde bulunan değerler bakımından sağlanmış olduğunu, müvekkilince tanzim edilen Poliçe uyarınca davalı sigortalı ...’in mali sorumluluğu için ayrıca bir teminat sağlanmış olduğunu, uyuşmazlıkta mal sigortası çerçevesinde müvekkilinin tazmin sorumluluğu bulunmadığını, gelinen aşama itibariyle dava konusu yangının ne sebeple çıktığının ve kimin sorumluluğunun bulunduğunun belirsiz olduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasında alınan Bilirkişi Raporu’nda yangının ilk çıkışına ilişkin olarak; "Eldeki bilgi ve bulgularla ve incelenen kamera kayıtları neticesinde, 11.59.48’de önce siyah bir dumanın çıktığı sonra 12.04.13’te artan alevlerin binanın poliüretan sandviç panelden oluşan duvarını yakarak deldiği ve içeri girdiği anlaşılmaktadır. İlk çıkan siyah dumanın binanın dışında düzensiz depolanan hurdalardan başladığı tahmin edilmektedir. Sonra etrafındaki diğer hurdalara sıçrayan yangın V şeklinde olduğu bilinen alevin bina duvarını yakarak deldiği ve içeri girdiği görülmektedir. Yangına bina içinden edilen müdahalenin ilk dakikalarında çekilen görüntülerde içerde görülen alevlerin binanın içinde bulunan depolama rafının yerden takriben 4. Metresinde yoğunlaşmış olması da yangının V şeklindeki alevinin dışarıdan içeri sirayet ettiğini doğrular niteliktedir." şeklinde tespitlere yer verilmekte olduğunu, bu itibarla Savcılık Bilirkişi Raporu’nda yangının çıkış noktasının dışarıda bulunan depolama sahasında meydana geldiği açıkça tespit edilmekle birlikte yangının çıkmasında kimin sorumluluğu bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılamamış olduğunu, yine Savcılık dosyasında alınan 16.11.2021 tarihli Bilirkişi Raporu ile de; “herhangi bir kişiye sorumluluk yüklemeyi gerektirecek yangın başlangıcını gösterir net veriye ulaşılamadığı” sonucuna varılmış olduğunu, bu yönde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Sor. sayılı dosyasında verilen ... numaralı Karar ile; “dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporları ve dosya içeriğince sabit olduğu üzere olayda herhangi bir kişiye kusur izafe edilemediği bu itibarla TCK 171/1 maddesindeki suçun unsurları itibariyle de oluşmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olduğunu, müvekkilince talep edilmesi üzerine alınan Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasında alınan 09.09.2021 tarihli Bilirkişi Raporu ile; “Yangın olayının meydana geldiği ... adlı şirketin dahilinde bulunan yanma özelliği olan tüm ürünlerin tamamen yanması, yanma özelliği bulunmayan metal içerikli ürünlerin ısı ve alev etkisiyle tamamen deforme olması ve sigortalının ... ürünleri için depolama hizmeti verdiği alanda ve ... adlı şirketin depolama alanında bulunan ürünlerin de tamamen yanması, metal içerikli ürünlerin ısı ve alev etkisiyle tamamen deforme olması, dahili kamera görüntülerine ulaşılamaması nedeniyle yangın başlama anı, başlama yeri, başlamaya sebep olan etkenler, dahilde bulunan ürünler hakkında delil nitelikli herhangi bir veriye mahalde ulaşılamamıştır. Bununla birlikte yangın sprinkler sisteminin taşıyıcısının yangına dayanıklı malzemelerden yapılmadığı tespit edilmiştir. Savcılık talimatıyla muhafaza altına alındığı söylenen iç kamera görüntülerinin çözümlenmesi sonuca olumlu etki yapacağı görüş ve kanaatine varılmıştır.” yangından sonra düzenlenen İtfaiye Raporu’nda da “Bu bilgiler doğrultusunda yangın çıkış sebebi tarafımızca tespit edilememiş olup adli mercilerce tahkik ve tetkik edilmesi kanaatine varılmıştır” şeklinde açıklama yapılarak yangının çıkış noktasına ilişkin olarak İtfaiye’nin de herhangi bir tespit yapamamış olduğunun belirtilmekte olduğunu, dava konusu yangına ilişkin yapılan tespit ve incelemeler sonucunda alınan raporlarda henüz yangının hangi sebeple ve kimin sorumluluğunda meydana geldiğinin tespit edilememiş, bu nedenle davacı taleplerinin müvekkili tarafından tanzim edilen poliçe teminatı kapsamında değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını, zira müvekkilinin ancak sigortalısı davalı ...’in sorumlu olduğu bir sebepten yangının meydana gelmesi diğer bir ifadeyle yangından davalı ...’in sorumlu tutulması durumunda ve poliçe hüküm ve koşulları altında sorumlu olacağını, müvekkilinin Poliçe kapsamındaki tazmin yükümlülüğü sigortalı davalı ...’in üçüncü şahıslara karşı olan hukuki sorumluluğu ile sınırlı olacak ve bu sorumluluk çerçevesinde belirlenecek olduğunu, bu nedenle de müvekkilinin sigortalısı davalı ...’in yangının meydana gelmesinde veya büyümesinde etkin rol oynar bir davranışının bulunup bulunmadığı ve sorumluluğunun çerçevesinin belirlenmesi gerektiğini, müvekkilince de yangın sonrasında açılan hasar dosyası kapsamında sigortalı tesiste yapılan araştırmalar sonucuna göre hazırlanacak ekspertiz raporu yangın mahallinin savcılık gözetiminde bir süre koruma altında tutulması, incelemelere sınırlı izin verilmesi ve belirtilen yangın çıkış nedenine ilişkin teknik belirsizlikler nedeni ile henüz hazırlanamamış bu nedenle hasar sonrasında müvekkilinin hasara ve gerek sigortalının zararı, gerekse 3. şahıslar tarafından ileri sürülebilecek taleplerin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilebilip değerlendirilemeyeceğine ilişkin araştırmalar yangının çıkış yerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle tamamlanamamış olduğunu, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, bir an için müvekkilinin dava konusu yangın ile tazmin yükümlülüğü bulunduğu varsayımında dahi, bu kapsamda müvekkili aleyhine hesaplama yapılacak olması halinde Poliçe teminat limiti ile aynı olayda zarar gören diğer kişiler gözetilmeli ve gerekli olması halinde garame (proporsiyon) hesaplaması yapılması gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçede yangın mali sorumluluk teminatı açısından toplam 23.000.000 TL tutarında limit verilmiş olduğunu, bir başka deyişle işbu poliçeden dolayı müvekkilinin yangın mali sorumluluk teminatına ilişkin olarak en fazla 23.000.000 TL ile sorumlu tutulabilecek olduğunu, bu kapsamda müvekkiline işbu teminat dolayısı ile yöneltilen tüm taleplerin belirlenmesi gerektiğini, nitekim ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, zarar gören tüm kişilerin toplam zararının teminat limiti üzerinde çıkması halinde teminat limitinin garamaten (proporsiyon hesabı ile) paylaştırılacağını, dava konusu yangın olayından bahisle müvekkiline karşı yöneltilen başkaca talepler ve açılmış davalar mevcut olup, işbu taleplerin tamamının belirlenmesi, akabinde her bir talep açısından sorumlu olunan tutarın tespit edilmesi, tespit edilen toplam tutarın teminat limiti üzerinde çıkması halinde ise garame (proporsiyon) hesabı yapılmasının zaruri olduğunu, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, müvekkilinin tazminat sorumluluğunun olduğu tespit edilmesi varsayımında dahi müvekkilince tanzim edilen poliçe uyarınca üçüncü şahıs sorumluluk teminatı kapsamında Muafiyet Klozu uyarınca “hasar bedelinin %10’u oranında tenzili muafiyet” uygulanması gerektiğini, ayrıca davacı tarafça sigortalısının zararının Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesinden karşılanmış olduğu hususu dikkate alındığında yapılacak olası hesaplamalarda CMR Konvansiyonu ve TTK gereği sınırlı sorumluluk hükümlerinin nazara alınması gerektiğini beyanla; müvekkilinin davalı sıfatıyla iddia ve dava konusu zararların müvekkilinden ve müvekkilinin sigortalısı davalı ...’ten talep edilmesinin mümkün olmaması sebebi ile davanın esastan reddine, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davacıdan tahsiline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. ve ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusunun dava dışı sigortacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye davacı sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın konusu 06.08.2021 tarihinde meydana gelen "yangın" olduğunu, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde görüleceği üzere davacı şirketin sigortalısı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili şirketler arasında herhangi bir hizmet veya saklama sözleşmesi bulunmadığını, davacının müvekkili ... ve ... Lojistik firmalarını davalı olarak göstermesinde herhangi bir hukuki yararı olmadığı gibi davalı şirketleri taraf olarak göstermesi için herhangi bir somut maddi delil de bulunmadığını, davacı tarafından yasal süre içerisinde sunulmayan delillere yönelik de muvafakatleri bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu emtiaların Tır Gümrüğü ile sözleşme yapılmaksızın zorunlu olarak bırakılmış olduğunu, davacının müvekkili ... ve ... Lojistik firmasını davalı olarak göstermesinde herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, HMK m.50 gereğince, müvekkili şirketin ... Lojistik firmasının taraf ehliyetinin bulunmaması ve sıfat yoksunluğu sebebi ile HMK md. 114 ve 115 göz önüne alındığında davanın müvekkili şirket ... Lojistik şirketi yönünden sıfat yokluğundan (husumetten) reddi gerektiğini, dava konusu emtiaların Tır Gümrüğü ile sözleşme yapılmaksızın zorunlu olarak bırakılmış, ancak ... Lojistik şirketi ile davacı arasında herhangi bir sözleşme imzalanmamış olduğunu, dava dilekçesinin 2 nolu beyanlarında ... antreposunda depolandığına ilişkin ekte herhangi bir fatura veya sözleşme sunulmamış, iki ayrı şirketin tek bir şirket gibi açıklama yapılmış olduğunu, ancak ... Lojistik ve ... Lojistik iki ayrı şirket olup, iki şirket arasında depolama hizmeti sağlanmakta olduğunu, antrepo faaliyetlerinin ise Antrepo Hizmeti ve Antrepo Kiralama Sözleşmesi adı altında yürütülmekte olduğunu, sözleşmeyi ekte sunuyor olduklarını, diğer müvekkili şirket ... Lojistik ile davacı arasında nasıl bir ticari ilişki bulunduğu davacı tarafından açıklanamamış olup, hukuki yararı da bulunmadığını, müvekkilerine karşı haksız ve hukuka aykırı dava açan davacı şirkete karşı talep, şikayet ve dava haklarını saklı tutuyor olduklarını, söz konusu davanın haksız fiil içerir bir dava olup, 06.08.2021 tarihli yangın sebebiyle yaşanan tazminat istemine ilişkin TBK m.72'de; " Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." şeklinde olduğunu, haksız fiile dayalı borç ilişkilerinde borcun konusunun, zarar görenin uğradığı zararların giderilmesi olduğunu, tazminat alacağının da genel olarak alacak kavramına dahil olduğunu, tazminat talebinin dayandığı zarara sebep olan yangının 06.08.2021 tarihinde yaşandığı gözetildiğinde, dava tarihinde zamanaşımı yalnızca talep konusu miktar bakımından kesilirken, geriye kalan miktar bakımından ise işlemeye devam ettiğinin gözetilmesi gerektiğini, dava süreci göz önüne alındığında talep edilmeyen alacaklar yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresini tamamlayacağının kuvvetle muhtemel olduğunu, zamanaşımı dolan alacaklar yönünden itirazlarını sunuyor olduklarını, iddia edilen ve dava açılırken talep edilmeyen alacaklar yönünden zamanaşımı itirazlarını saklı tutuyor olduklarını, 06.08.2021 tarihli yangının büyümesinde müvekkili şirketlerin kusuru bulunmadığını, yangının çıktığı alanın 22.000 m2'lik çok büyük bir alan olup, müvekkili şirketlerin komşu yan deposu olan ... firmasının 300-400 metre ilerisinde, arka tarafında, müvekkili şirketlerin çalışanlarının orada bulunmadığı ve yangını göremeyeceği küçük bir alanda başlamış olup yangının başladığından müvekkili şirketlerdeki yetkililerinin veya çalışanlarının haberi dahi olmadığını, yangının büyümeye başlaması sonucu çıkan dumanların müvekkili şirketlerin çalışanları tarafından fark edilir edilmez hemen itfaiye ekiplerine haber verilmiş olduğunu, ... ve ... şirketlerinin depolarının içerisinde bulunan patlayıcı ürünler ve bina yapımında kullanılan yanıcı maddeler sebebiyle ve o dönemde çıkan büyük Marmaris yangınları sonucunda donanımlı itfaiye araçları ve deneyimli itfaiye personelleri Marmaris, Bodrum bölgelerine gönderilmiş olduğunu, yetersiz personel ve eksik araç, gereç nedeniyle kontrol altına alınamayan yangın itfaiye ekiplerinin söndürme çalışmaları sırasında ateş antreponun tavanına yayılmış ve yapım aşamasında dava konusu taşınmazın içerisinde poliüretan madde kullanıldığından dolayı antrepo tavanının yüksek ısı sebebiyle çökmüş ve müvekkili şirketlerin antreposuna sıçramış olduğunu, söz konusu yangının soğutma çalışmalarının gece 04:00 sıralarında tamamlanmış, geriye sadece depoların kolonları kalmış olduğunu, müvekkili ... Lojistik Hizmetleri A.Ş.'nin, taşıma işleri organizatörü olarak yangının bulunduğu "... Mah. ... Cad. No:1561 Esenyurt/İstanbul" adresinde bulunan antrepo da ticari faaliyetini yangın olana kadar sürdürmüş, antrepo faaliyetlerini ise Antrepo Hizmeti ve Antrepo Kiralama Sözleşmesini imzalamış olduğu ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. tarafından almakta olduğunu, müvekkili şirketin alt kiracısı olduğu, müvekkil şirket ... Lojistik şirketinin ise 4458 sayılı Gümrük Kanunun 96 ve devamı maddelerinde öngörülen standartlara haiz Ticaret Bakanlığı Muratbey Gümrük Müdürlüğü'nün ... ruhsat numaralı “Antrepo İşletmecisi” lisansına sahip olduğunu, ilgili mevzuatlarda antrepo işletme lisansı alabilmek için sağlanması gereken çok ağır kriterler bulunduğunu, bu kriterlerden antrepo lisansı talep eden işletmecileri en çok yoran ve en önemli kriterin “YANGIN TEDBİRLERİ VE YANGIN ÖNLEMLERİ” olduğunu, müvekkilinin kiralayanı olarak bulunan diğer müvekkili ... Lojistik'in, mevzuatın öngördüğü tüm kriterleri sağladığı için antrepo işletmeci lisansı almış olduğunu, bu bağlamda yangın önleme, yangına karşı tedbirlerde herhangi bir eksikliği ve kusuru bulunmadığını, dava konusu somut olayın "yangın" sonucu meydana gelmiş olduğunu, 06.08.2021 tarihinde ... Ev Aletleri ve Mühendislik Hizm.Tic.Ltd.Şti ve ... Taş. Tic. Ltd.Şti'nde yangın başlamış ve yangının büyümesi sonucu alevlerin müvekkili şirketlerin deposuna sıçramış, akabinde depoda bulunan ürünlerin çoğunun zayi olmuş olduğunu, yangının çıkma sebebinin ve büyüme durumunun nedeninin henüz tam tespit edilememiş, ancak yangının müvekkili şirketlerin deposunda çıkmaması, itfaiye ekiplerinin yangını söndürmeye çalışması sırasında yangının müvekkil şirketlerin deposuna doğru ilerlemesi ile dava konusu malların zayi olmasına sebep olmuş olduğunu, müvekkili gümrüklü malları barındıran yeminli antrepo olarak tüm önlemleri alması neticesinde basiretli bir tacir olarak işini ifa etmiş olsa da davalı ... şirketinin ve diğer şirketlerin yeterli önlemleri almamış olması neticesinde dava konusu yangının çıkmasına sebebiyet vermiş olduklarını, müvekkillerinin kusur veya kusursuz sorumluluğu bulunmadığını, 06/08/2021 tarihinde meydana gelen yangına ilişkin Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ... Soruşturma no ve ... Karar nolu KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR verilmiş ve müvekkili şirketlerin yangının meydana gelmesinde KUSUR’unun bulunmadığı sabit hale gelmiş olduğunu, davalı ... A.Ş. ile müvekkili şirket ... Lojistik Hizm. A.Ş. arasında 01.01.2021 tarihinde "... Mah. ... Cad. No:1561 Esenyurt/İstanbul" adresine ilişkin kira sözleşmesi tanzim edilmiş olup, davalı ... Şirketi'nin yapı maliki olduğunu (... Lojistik şirketi ana kiracıdır.), müvekkili şirket ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. ile müvekkili şirket ... Lojistik Hizmetleri A.Ş., arasında 01.01.2014 tarihinde antrepo hizmeti ve atrepo kiralama sözleşmesi tanzim edilmiş, iş bu sözleşme neticesinde müvekkili şirket alt kiracı sıfatıyla taşıma işleri organizatörü olarak ... Lojistik Hizm. A.Ş. aracılığı ile İstanbul, ... "... Mah. ... Caddesi No:156 " adresinde antrepo işletmekte olduğunu, 01.01.2014 tarihli sözleşmede Sancaktepe de bulunan adres ... Lojistik şirketinin merkez adresi için düzenlenmiş olup, akabinde adres değişikliği yapılmış, şirket antreposu ".. Mah. .. Cad. No:1561 Esenyurt/İstanbul" adresi olarak yenilenmiş, ancak aralarındaki kira/depolama sözleşmesi ilişkisinin devam etmiş olduğunu, kiralayan ... Lojistik Hizmetleri A.Ş.'nin, Ticaret Bakanlığının, Muratbey Gümrük Müdürlüğünün .. Ruhsat numarası ile yeminli gümrük antreposu ve lojistik hizmetleri depolama faaliyetini 8500 m2 lik (7000 m² si depolama alanı ve 1500 m² si ofis alanı) yürütmekte olup, müvekkili şirketin alt kiracı olarak antrepo işletmekte olduğunu, 06/08/2021 tarihinde meydana gelen yangın sonucu işletmesinin kullanımında ve ticari faaliyetinde bulunduğu tüm alanların tamamen yanmış olduğunu, 06.08.2021 tarihinde meydana gelen yangının ... Ev aletleri ve Müh. Hizm. Ltd. Şti. ve davalı ... Taş. Tic. Ltd.Şti'nde yangının başladığını, çıktığı ve yangının büyümesi sonucu alevlerin müvekkili şirketlerin deposuna sıçraması sebebiyle antrepo müşterilerine ait ürünlerin çoğu zayi olmuş olduğunu, yangının çıkma sebebi tam tespit edilememiş olduğunu, ... ve ... başlayan yangının büyümesi, söndürülememesi, müvekkiline ait depoya sıçramasının tehlike, özen ve objektif kusur sorumluluğunun ... ve ... şirketinden kaynaklanmakta olduğunu, müvekkili ... Lojistik gümrüklü yeminli antrepo şirketi olarak gerekli tüm yangın önlemlerini almış ve basiretli bir tacir olarak işini ifa etmiş olsa da diğer davalı şirketlerin yangın söndürülmesine ve önlenmesine ilişkin yeterli önlemleri almamış olması neticesinde dava konusu yangının çıkmasında ... Ev aletleri ve Müh. Hizm. Ltd. Şti.'nin, davalılardan ... Taş. Tic. Ltd.Şti.'nin kusur sorumluluğu bulunmakta olduğunu, ... A.Ş. 'nin dava konusu yangında oluşan zararlardan dolayı özen, tehlike ve objektif sorumlulukları ve yapı malikinin kusursuz sorumluluğu mevcut olduğunu, ... şirketi yapı maliki olduğundan dolayı kusursuz sorumluluğu bulunmakta olduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen ... nolu soruşturma dosyasında hazırlanan 13.09.2021 tanzim tarihli bilirkişi raporunda da yapı sahibi ... şirketinin sorumlu olduğu dilekçenin 10.maddesinde açıklandığı üzere tespit edilmiş olup, mahkememizin iş bu raporu dikkate almasını talep ediyor olduklarını, somut olayda, binanın unsurlarından olan dış cephe ve bina içerisindeki ara bölme duvarı gibi yapılarda eksiklikten dolayı kiracıya sorumluluk atfedilmesinin mümkün olmadığını, yapı maliki ... Tic. A.Ş.'nin kusursuz sorumluğu bulunduğunu, yapı malikinin, kusuru olmasa dahi yangın nedeniyle sorumlu olduğunu, malikin bina yapımında bozukluk veya bakımındaki eksiklikte kusurlu ise, diğer kusursuz sorumluluk hallerinde olduğu gibi, ek kusur sayılır ve tazminatın hesaplanmasında göz önüne alınması gerektiğini, 06.08.2021 tarihli yangına ilişkin ... Sigorta Şirketi tarafından ikame edilen rücu tazminat talepli dava dosyaları derdest olup halen devam etmekte olduğunu, iş bu dava dosyası ile davacı sigorta şirketi tarafından açılan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyasının tarafları aynı olan bu davalarda, konu birliği de bulunduğu gibi, delillerin birlikte incelenmesi, farklı gibi görünen her davaların daha kolay aydınlanmasını ve sonuçlanmasının sağlayabilecek olduğunu, ayrı karar çıkması halinde bir diğerlerini etkileyecek olan bu davaların birleştirilmesini talep ediyor olduklarını, davacı yanın dava dilekçesinde talep ettiği zarar miktarı haksız ve fahiş olmakla birlikte Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosya ile icra takibi başlatmış olup söz konusu icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, talep edilen faiz miktarı da fahiş olmakla birlikte faiz miktarı, faiz oranı, faiz başlangıç tarihi, tüm borç, asıl alacak ve ferileri ile tüm takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla; ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. ile davacı arasında herhangi bir hizmet sözleşmesi mevcut olmadığından ve dava dilekçesinde somut maddi bir delile dayanılmadığından dolayı HMK.md.50 gereğince taraf ehliyeti bulunmayan müvekkili şirket ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. ve taraf olarak eklenmesinde hukuki yararı bulunmayan, davacı arasında herhangi bir hizmet sözleşmesi olmayan ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. yönünden sıfat yoksunluğu (husumet) sebebiyle davanın reddine, HMK 61. maddesi uyarınca yangının çıkmasında ve zararın oluşmasında kusurlu olan ve davaya dahil edilmesi gereken ; ... Lojistik Hizmetleri A.Ş.'nin Sigortacısı (Poliçede belirlenen teminat ile sorumlu) ... Sigorta A.Ş.'nin, ... Ev Aletleri Ve Mühendislik Hizm. Tic. Ltd. Şti. 'nin Sigortacısı (Poliçede belirlenen teminat ile sorumlu) ... Sigorta A.Ş.'nin, davaya dahil edilmesine, dava konusu çıkan yangında müvekkiline atfedilebilecek bir kusur veya kusursuz sorumluluk hali bulunmadığından müvekkili şirket yönünden kurtuluş beyyinesi ile sorumluluğu bulunmadığından dolayı müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, haksız ve hukuka aykırı başlatılan icra takibi sebebiyle davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesine, mahkememizin iş bu dava dosyası ile davacı sigorta şirketi tarafından açılan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı rücuen tazminat talepli dava ile birleştirilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının, huzurdaki dava ile aynı ve birbirine benzer sebeplere dayanarak, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. E., ... E., ... E., ... E., ... E., ... E., .. E. sayılı dosyaları nezdinde de itirazın iptali davaları ikame etmiş olup mezkur dosyaların tümünde; ''Mahkememize açılan işbu dava ile yine mahkememizin ... Esas sayılı davası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, işbu dosya incelendiğinde, davanın 02/08/2023 tarihindemahkememizde açıldığı,her iki dosyada da taraflarının aynı olduğu, ayrıca konu birliğinin mevcut olduğu, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bağlantı bulunduğu anlaşılmakla, işbu dava dosyasının mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin aşağıdaki şekildekarar vermek gerekmiştir.'' şeklinde açıklanmak sureti ile yargılamanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine dair hüküm kurulmuş olduğunu, davacının var olduğu iddia edilen zararı bakımından müvekkili şirketin herhangi bir kusur veya kusursuz sorumluluğu bulunmamakta olup huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmek gereği doğmuş olduğunu, müvekkili şirketin, yangının meydana geldiği depoda diğer davalılardan ...'ten depolama hizmeti satın almakta olup, binada yangına ilişkin alınması gereken önlemlerden ve koruyucu tedbirlerden sorumlu olmadığını, söz konusu sorumluluğun bina maliki olan diğer davalı ... Ticaret ve müvekkilinin depolama hizmeti satın aldığı ...'e ait olduğunu, davalı konumunda olan işbu firmalar tarafından yangın önleyici sorumlulukların yerine getirilmemesi, bina dış cephesinin yangın yönetmeliklerine uygun olmaması sebepleri ile bahse dair olayın vuku bulmuş ve yangın esnasında da yine bu firmaların ihmalleri neticesinde yangının önlenemez şekilde büyümüş olduğunu, bahsedilen hususların Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı' nın ... soruşturma numaralı dosyasına ibraz edilen bila tarih bilirkişi raporunda da tespit edilmiş olduğunu, depoda muhafaza edildiği sırada zayi olduğu iddia edilen ürünlerin yandığına dair somut bir delil olmamakla beraber yangın anında o ürünlerin hepsinin ya da bir kısmının hala depoda tutulduğuna dair de herhangi bir somut delil de dosyaya sunulmamış olduğunu, dolayısıyla ürünlerin tamamının depoda bulunduğu ve zayi olduğu hususunun bir iddiadan öteye geçmemekte olduğunu, ayrıca ürünlerin depoda olduğu veya olmadığı ihtimallerinin herhangi birinin kabulü halinde dahi davacı ve dava dışı şirket ile müvekkili şirket arasında hiçbir ticari ilişki bulanmaması ve müvekkilinin kusur veya kusursuz olarak da bir sorumluluğunun doğmaması sebepleri ile de taraf sıfatının bulunmadığının sabit olduğunu, davacının talep ve iddialarını hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile işbu taleplerin zamanaşımına uğradığı sabit olup reddi gerektiğini, mezkur yangının 06.08.2021 tarihinde yaşandığı dikkate alındığında, zamanaşımı dolan alacaklar yönünden itirazlarını sunar ve hukuka aykırı davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ediyor olduklarını, ayrıca iddia edilen ve dava açılırken talep edilmeyen alacaklar yönünden de zamanaşımı itirazlarını saklı tutuyor olduklarını, müvekkili şirketin yangının meydana geldiği depoda depolama hizmeti satın alan taraf olduğundan mütevellit yangının meydana gelmesinde kusur veya kusursuz sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin beyaz eşya perakendeciliği alanında faaliyet gösteriyor olup piyasanın önde gelen firmalarından biri olduğunu, müvekkili şirketin, maliki diğer davalılardan ...'e ait olan depoda yine diğer davalılardan ... ile arasında akdedilen 01.02.2018 tarihli "Depolama Sözleşmesi"ne istinaden nitelikli depolama hizmeti satın almakta olduğunu, işbu sözleşmenin konusunun müvekkiline ait çeşitli ürünlere ... tarafından iyi, düzenli ve amaca uygun şekilde depolama alanı tahsis edilmesi olduğunu, taraflar arasında akdedilen depolama sözleşmesinin niteliği ve maddeleri gereği, müvekkili şirketin çeşitli ürünlerinin ... tarafından iyi, düzenli ve amaca uygun şekilde depolanması için gereken önlemleri alacağı, ... tarafından işin gerektirdiği işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat gereği alınması gereken bütün emniyet tedbirlerini alacağı ve alana ait tüm yapısal sorunlardan (alt ve üst yapı) ...'in sorumlu olacağı hüküm altına alınmış olduğunu müvekkili şirketin 01.02.2018 tarihli sözleşme hükümleri gereği alt ve üst yapıya ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı sabit olup binanın yangın önlemlerine ilişkin de herhangi bir sorumluluğunun bulunmayacağı izahtan vareste olduğunu, zira dava dosyası kapsamına sunmuş olduklarını Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen uzman görüşünde; ''... Ev Aletleri Müh. Hizm. Tic. Ltd. Şti.'nin de ... firmasının alt kiracısı olduğu belirtilmekte ise de, taraflar arasında akdedilmiş olan 01.02.2018 tarihli Depolama Sözleşmesi hükümlerinin incelenmesinden, taraflar arasındaki ilişkiyi alt kira olarak nitelendirmenin isabetli olmayacağı anlaşılmaktadır.'' şeklinde izah edilmek sureti ile müvekkili şirketin 01.02.2018 tarihli sözleşme gereği salt depolama hizmeti aldığına dikkat çekilmiş olduğunu, müvekkili şirketin kendisine ... tarafından tahsis edilen depolama alanında malını depolamakta olup alana ilişkin alt ve üst yapı sorumluluğu diğer davalı ...'e ait olduğunu, yapı maliki ...'in ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ''Yapı Malikinin Sorumluluğu'' başlıklı 69. maddesi gereğince kusursuz sorumluluğu bulunmakta olduğunu, zira 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ''Yapı Malikinin Sorumluluğu'' başlıklı 69. Maddesi; "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü haiz olduğunu, dolayısıyla diğer davalılar ... ...'in yapı maliki ve depolama hizmeti sunan taraf olmaları sebebi ile yangının meydana geldiği bina ve tüm alanlar ile ilgili; alt üst yapı, elektrik, ısınma, taşıma, su, yangın önlemleri gibi potansiyel olarak yangına sebep olma ihtimali bulunan bütün sabit ve geçici tesis ve tesisatların ... ve ... tarafından işletildiğinin aşikar olduğunu, dava dosyası kapsamına sunmuş oldukları Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen uzman görüşünde; '' 3. maddede ''...'un Yükümlülükleri'' başlığı altında (A) bendinde '' ... Kiralama süresi zarfında karalanan alan ile ilgili yapısal sorunlar (alt ve üst yapı) hariç bütün sorumluluk ...'undur.'' denilmektedir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, alt ve üst yapı gibi yapısal sorunlar ...'in sorumluluğundadır.'' şeklinde izah edilmek sureti ile somut olay nezdinde meydana gelen zarardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığına değinilmiş olduğunu, ayrıca bahse dair depolama sözleşmesi gereğince, müvekkili şirketin depolama alanına giriş çıkışının tamamen diğer davalı ...'in tasarrufunda olduğu ve müvekkili şirketin depolanan ürünler nezdinde dolaylı zilyet olduğuna dikkat çekilmiş olduğunu, tüm açıklanan sebepler neticesinde, diğer davalı ... ile müvekkili şirket arasında TBK mad. 322 anlamında bir alt kiralama söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin sözleşmeye konu alana dair herhangi bir ruhsat ve fatura aboneliği dahi bulunmadığı gibi depo alanına ilişkin yangın önlemleri alma ve önleme sorumluluğu da bulunmadığını, diğer bir deyişle, müvekkili şirketin işbu hizmetlerden tamamen yararlanabilmek maksadıyla depolama hizmeti satın almakta olduğunu, müvekkilinin satın aldığı hizmetin depolama hizmeti olduğu, diğer davalılardan ... tarafından müvekkili nezdinde kesilen ve açıklamasında "depolama bedeli" yazan fatura ile de sabit olduğunu, yangının müvekkili şirket alanında ve işbu alanda bulunan paletlerdeki arızalı aletlerden kaynaklı olarak başladığına ilişkin beyanlar varsayıma dayalı olup bu hususta resmi makamlarca yapılan bir tespit bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin, Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası ile yerinde keşif yapılmak sureti ile tespit edildiği üzere buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve fırın gibi paketli beyaz eşyaları depolamakta olup, kapalı halde (aktif olmayan) bulunan malların yangına sebebiyet vermesinin mümkün olmadığı gibi sebebiyet verdiğine dair yapılan bir tespit de mevcut olmadığını, bina maliki ... A.Ş.'nin, bina işleteni ... Ltd. Şti. olan ve müvekkili şirketin depolama hizmeti satın aldığı ve yangın olayının meydana geldiği "... Mahallesi, ... Cad. No:156 Esenyurt" adresindeki depoda 02.09.2017 tarihinde ...'in ihmali neticesinde yangın çıktığı ve itfaiye ekiplerince yapılan müdahale neticesinde söndürüldüğünün sabit olduğunu, 02.09.2017 tarihli İtfaiye Yangın Raporu dilekçe ekinde dosyaya sunulmakta olup dosyada yapılacak değerlendirmelerde işbu raporun dikkate alınmasını talep ediyor olduklarını, işbu rapor incelendiğinde görüleceği üzere, yangının çıkış sebebi tespit edilememiş olup adli mercilerce tahkik ve tetkik edilmesi kanaatine varılmış olduğunu, buna karşılık, müvekkili şirkete sorumluluk yüklenirken her ne kadar işbu itfaiye raporuna atıf yapılmışsa da aslen söz konusu raporda yangının çıkış sebebi dahi tespit edilememiş olduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. Nolu dosyasına sunulmuş olan İş Güvenliği I-Uzmanı Y.Müh. ... tarafından hazırlanan 16.11.2021 tarihli Bilirkişi Raporunda; ''Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması yönünden ilgililere sorumluluk yüklenebilmesi için de taksirle yangına neden olan kişiye sorumluluk yüklenmesi/kusur atfedilmesi gerektiği; somut olayda, yangın olayına sebebiyet verecek açık ateş kaynağı tespit edilemediğinden, ortamda bulunması muhtemel elektrikli/elektronik cihazlar, diz üstü bilgisayar yahut cep telefonu pilleri, klima sistemi, genel elektrik tesisatı gibi etmenlerin yangına sebebiyet verdiği düşünülmekle birlikte, herhangi bir kişiye sorumluluk yüklemeyi gerektirecek yangın başlangıcını gösterir net veriye ulaşılamadığı (...)'' şeklinde ifade edilmek sureti ile somut olay nezdinde herhangi bir kişiye sorumluluk yüklenebilmesi için net ve kesin verilere ulaşılamadığının dile getirilmiş olduğunu, dava dosyası kapsamına sunmuş oldukları Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen uzman görüşünde işbu husus hakkında; ''Ağır ihmal, bir kimsenin aynı olayda göstermesi gereken en basit dikkat ve özenin gösterilmemesidir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, ... Ev Aletleri ve Müh. Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin ağır kusurundan söz edilemeyeceği çok açıktır. Aksine ...'un yangının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı düşünülmektedir. Çünkü yangının çıkış sebebi tespit edilememiştir.'' ''(...)Görüldüğü gibi gerek itfaiye raporunda, gerekse savcılık soruşturma dosyasına sunulan raporlarda yangının başlamasında ...'un kusurlu olduğuna dair hiçbir ibare yer almamaktadır. şeklinde görüş bildirilmiş olduğunu, ayrıca yangının müvekkili alanında başladığı iddiaların tam aksine, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. numaralı dosyasına ibraz edilen ve Elektrik Mühendisi ... tarafından tanzim edilen resmi bir rapor da bulunmakta olduğunu, işbu dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında, müvekkili şirketin yangının çıkmasında kusurlu olduğuna dair bir tespit bulunmadığını, müvekkili şirketin bahse konu yangına dair hiçbir kusur veya kusurusuz sorumluluğunun olmadığının, yürütülen soruşturma ve tahkikatlar ile de sübuta ermiş olduğunu, davacı yan tarafından 03.08.2023 tarihli dava dilekçesinde her ne kadar itfaiye ve ekspertiz raporlarının bilahare sunulacağı izah edilmişse de meydana gelen yangın olayının çıkış nedeninin tespiti amacı ile tanzim olunan olay yeri inceleme raporu ve itfaiye olay raporunda yangına müvekkili şirketin sebebiyet verdiğine dair herhangi bir bilgi yer almadığını, zira Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. numaralı dosyası huzurunda, Kasten Yangın Çıkarma ve Taksirle Yangına neden olma suçlarından soruşturma yürütülmüş olup, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporları ve dosya muhteviyatınca sabit olduğu üzere, olayda herhangi bir kişiye kusur izafe edilemediği, bu itibarla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 171/1. maddesindeki suçun unsurlarının oluşmadığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde olayda kimseye atfı kabil kusur bulunmadığı ya da kasıt varlığına dair herhangi bir tespitin yapılamadığı, soruşturmaya konu suç ve suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA dair karar verilmiş olduğunu, takipsizlik kararı hukuki mahiyeti gereği kesin delil niteliği taşımakta olup, aslen somut olaya ilişkin verilen ve kesinleşen ilk kararda müvekkilinin herhangi bir kusur veya kusursuz sorumluluğu olmadığı hususu da sübuta ermiş olduğunu, bahse dair soruşturma dosyasına ibraz edilen ve dava dilekçesi ekinde de yer verilen Elektrik Mühendisi ... tarafından tanzim edilen Bilirkişi Raporu'nda; yangının bina dışında başlayıp akabinde bina içerisine sirayet ettiği, binanın yangın algılama ve söndürme sistemleri yetersizliği ve var olan yangın söndürme sisteminin çalışmaması, binanın yangından korunmaya dair yönetmeliği uygun bir dış cephe ile inşa edilmemesi ve ara bölmelerin aynı yönetmeliğe uygun düzenlenmemesi, su deposunun yetersizliği nedenleriyle söndürülememesi neticesinde hızla ilerlediği, normal şartlarda hızlıca söndürülüp az hasar ile atlatılabilecekken 20.000 m2 alanın tamamının yandığı tespit edilmiş olduğunu, bilirkişi tarafından yangına yönelik önemlerin alınmamış olduğunun ve yangının başlangıç noktasının bina dışı olduğunun şüpheye mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin daha önce de izah ettikleri üzere, depo alanında salt depolama hizmeti satın almakta olup halihazırda zaten binaya dair alınması gereken önlemlere dair hiçbir sorumluğu da bulunmadığını, binanın dışarısı yukarıda izah edildiği üzere binaya ait tüm alanlar gibi tamamen diğer davalı ... ve bina maliki ... tarafından işletilen bir alan olup müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, zira mahkememizin takdir edeceği üzere bir yapı eserinde herhangi bir bakım bozukluğu bulunmasa bile ek güvenlik ve koruma tertibatının bulunmamasının da bir bakım eksikliği olduğunu, dava dosyası kapsamına sunmuş oldukları Prof. Dr. ... tarafından tanzim edilen uzman görüşünde işbu husus hakkında; ''(...)depo olarak kullanılan alanın genişliği ve verilen hizmetin niteliği de dikkate alınarak, binanın yangını önleyici tedbirleri içerecek şekilde inşa edilmemesi nedeniyle yapım eksikliğinden ve yangınla ilgili gerekli tedbir ve güvenlik önlemlerinin alınmaması (yangınla ilgili bazı sistem ve ekipmandaki eksiklikler, yangın sistemlerinin çalışmaması, depoda yeterli su bulunmaması vs.) nedeniyle bakım eksikliğinden dolayı sorumluluğu söz konusu olabilecektir.'' şeklinde izah edilmek sureti ile diğer davalı ...'a bakım eksikliğinden kaynaklı sorumluluğunun olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının taleplerini hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, iddia edilen hasar miktarına, faiz talep ve türüne ve faiz başlangıç tarihine itiraz ediyor olduklarını, müvekkili şirketin kusur ve kusursuz sorumluluğunun bulunduğu manasına gelmemek kaydı ile; davaya konu ürünün yangın anında depoda bulunup bulunmadığı tam olarak sübuta ermeden davacı yan tarafından var olduğu iddia edilen zararlar bakımından müvekkili şirkete rücu edilmeye çalışılmasının hukuka ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu, bu doğrultuda öncelikle davacı şirket tarafından var olduğu iddia edilen hasar miktarına itirazla, ayrıca davacı yanın faiz talebine, türüne ve başlangıç tarihine itiraz ediyor olduklarını, davanın müvekkili şirket sigortacısı konumunda olan ... Sigorta'ya ihbarını talep ediyor olduklarını beyanla; birleşen dava dosyaları yönünden; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, öncelikle davacının hiçbir talep ve iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, mezkur taleplerinin zamanaşımına uğramış olması sebebi ile huzurdaki davanın reddine, mahkememiz aksi kanaatte olması halinde, haksız ve dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, davanın müvekkili şirketin sigortalısı olduğu ... Sigorta'ya ihbarına, müvekkili şirket aleyhine haksız icra takibi başlatıldığından dolayı müvekkili şirket lehine, İİK uyarınca alacak miktarının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ticaret A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosya ile yangın nedeniyle müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde borca itiraz süresi geçtiğinden müvekkili şirketin borçlu ve sorumlu olmadığının tespiti için taraflarınca menfi tespit davası ikame edilmiş ve ekte ibraz edilen bilirkişi raporunun hüküm oluşturmaya elverişli kabul edilerek 13.06.2023 tarihli duruşmada menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş, yani müvekkili şirketin yangın nedeniyle sorumluluğu olmadığı yönünde hüküm oluşturulmuş olduğunu, ayrıca yine müvekkili şirketin yangın nedeniyle sorumlu olmadığının tespit edildiği İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı davada rapora itirazlar reddedilerek bilirkişi raporunun hüküm oluşturmaya elverişli olduğuna hükmedilmiş ve dosya zarar konusu eşyanın değerinin tespiti için bilirkişiye tevdi edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin davalı sıfatı bulunmadığından pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatları ve mevzuat ışığında, müvekkili ... şirketinin yangının gerçekleştiği binanın maliki olup davacının sigortalısının ürünlerinin depolandığı davalı ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. ile müvekkili şirket arasında yangının gerçekleştiği tarihte kiralama veya herhangi başkaca bir hukuki ilişki bulunmadığından ve ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. müvekkili şirkete ait taşınmazda haksız ve yetkisiz olarak bulunduğundan müvekkili şirketin işbu davada davalı sıfatı ve sorumluluğu bulunmamakta ve resen nazara alınacak bu husus nedeniyle davanın pasif husumet yokluğundan müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, bina maliki müvekkili şirketin kusur veya kusursuz sorumluluğunu doğuran hukuki sebepler bulunmamakta olduğunu, ayrıca müvekkili şirkete ait taşınmazda haksız ve yetkisiz olarak bulunan ... Lojistik Hizmetleri A.Ş.'nin hukuka aykırı hareket etmesi nedeniyle yangının sebep olduğu zarardan sorumlu olup müvekkili şirketin davacının sigortalısının eşyalarının zarara uğradığı iddiası nedeniyle hiçbir hukuki sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, davacının sigortalısının ürünlerinin bulunduğu bölüme ilişkin olarak müvekkili şirket ile ihbar edilen ... Lojistik Hizmetleri A.Ş. arasında kira sözleşmesi akdedilmiş olup davacının sigortalısının ürünlerinin bu bölümde bulunmasının hukuki dayanağının anlaşılamamış olduğunu, ayrıca davacı sigortalısının ürünlerinin taşınmazda bulunduğuna dair sözleşme veya başkaca belge ibraz edememiş olup emtianın depoda olduğunu ve ayrıca zararı da usulüne uygun olarak ispat edememiş olduğunu, davacı zarara uğradığı iddia edilen emtianın müvekkiline ait taşınmazda bulunduğunu, zayi olduğunu ve hak ehliyeti olduğunu ispatlayamadığından aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, bu sebeple de davanın reddi gerekmekle birlikte kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının sigortalısının kusuru nedeniyle müterafik sorumluluğu bulunmakta olduğunu, davacının sigortalısı tarafından antrepoya teslim edildiği iddia edilen ürünlerin ithal edilip edilmediği, ithalat işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, ithalat işlemleri tamamlanmışsa ürünlerin depodan alınmama sebebi ve davacının sigortalısının ürünlerin depodan alınmamasında kusurunun bulunup bulunmadığı hususları araştırılmalı ve ayrıca ürünlere sigorta yaptırılması gerekirken bu yükümlülük yerine getirilmediğinden davacının sigortalısının kusur durumunun irdelenmesi gerektiğini, davacının sigortalısının meydana gelen zararda kusuru bulunmasından dolayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müterafik kusur indirimine gidilmesini talep ediyor olduklarını, dava dilekçesinde HMK m. 119/1-e ve f fıkralarına aykırı olarak deliller gösterilirken hangi delilin hangi hususta ve hangi vakıaları ispat için gösterileceği açıkça belirtilmemiş, işbu nedenle usul eksikliliklerinin giderilmesi için davacı tarafa kesin süreli ihtar verilmesini ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmekte olduklarını, dava her ne kadar Bakırköy adliyesinde açılmış olsa da HMK m. 6/1'de davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu öngörülmüş olup müvekkili şirketin merkezi Fatih/İstanbul olduğundan yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının yetkisiz mahkemede ikame etmiş olduğu davanın esası incelenmeksizin usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerini hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte, davacının davaya konu taleplerine karşı zamanaşımı itirazları bulunduğunu haksız ve hukuki dayanağı bulunmayan davaya konu talepler zamanaşımına uğramış olduğundan öncelikle bu yönüyle davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının faiz talebine, türüne, başlangıç tarihine, ayrıca müşterek ve müteselsil tazmin talebine itiraz ediyor olduklarını, müvekkili ... Ticaret A.Ş.'nin maliki olduğu ... Mah. ... Cad. No: 156 Esenyurt/İstanbul adresinde bulunan taşınmazdaki kiracılardan davalı ... Taşımacılık Ltd. Şti.'nin bulunduğu ve davalı ... Ev Aletleri ve Mühendislik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'nin alt kiracı olarak kullandığı kısımda 06.08.2021 tarihinde yangın olayı gerçekleşmiş olduğunu, yangın olayına ilişkin tanık beyanları, kamera kayıtları, fotoğraflar, tanzim edilen bilirkişi ve uzman raporları birlikte değerlendirildiğinde yangının çıkmasına iki ihtimal neden olmuş olduğunu, bunlardan birincisi yangının başladığı bölümde malik'in müvekkili şirketin bilgi ve onayı olmaksızın ve gerekli şartlara uyulmaksızın lityum-iyon pilli elektronik ürünlerin, arızalı ve ikinci el elektronik ürünlerin, yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı malzemelerin gayrinizami olarak istiflenmiş olması, ikincisi yangının başladığı bölümün hemen yakınında davalı ... şirketinin kullandığı alana ve ayrıca alt kiracı ... Ev Aletleri şirketinin kullandığı tellerle örgülü alandaki büroya, elektrik projesine aykırı olarak topraklama yapılmaksızın elektrik uzatma/nakil kabloları çekilmiş olması olduğunu, yangın olayına ilişkin olarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası ile kasten yangın çıkarma ve taksirle yangına neden olma suçlarına dair yürütülen soruşturmada yangının başlama sebebinin tespit edilemediği, olayda kimseye atfı kabil kusur bulunmadığı veya kasıt varlığına dair herhangi bir tespitin yapılamadığı bahsiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar oluşturulmuş olduğunu, Savcılık makamının kararına karşı dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarının eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu düzenlendiği ve raporları düzenleyen bilirkişilerin ehil olmadığı, olmayan verilerle gerçeğe aykırı rapor tanzim ettikleri, tarafımızca dosyaya ibraz edilen uzman raporları/mütalaalarının incelenmediği ve nazara alınmadığı, soruşturmanın genişletilmesi talebimizin değerlendirilmediği, dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmesi ve rapor düzenlenmesi yönünde müzekkere yazılmasına rağmen ilerleyen aşamalarda savcılık makamınca gerekçesiz olarak adli tıp kurumundan rapor alınmasına gerek olmadığının takdir edildiği, savcılık makamının gerekli araştırmayı yapmadığı gerekçeleriyle 13.12.2021'de itiraz kanun yoluna başvurulmuş ve itiraz incelemesi sonucunda itirazın kesin olarak reddine karar verilmiş olduğunu, mezkur nihai karara karşı Adalet Bakanlığı nezdinde kanun yararına bozma başvurusunda bulunulmuş olup incelemenin henüz sonuçlanmamış olduğunu, ayrıca itirazın reddi kararına karşı Anayasa Mahkemesi nezdinde bireysel başvuru yoluna da başvurulmuş olup başvurunun reddedilmiş olduğunu, soruşturma dosyasına 13.09.2021'de ibraz edilen ve elektrik mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda her ne kadar binanın yangın algılama ve söndürme sistemlerinin yetersiz olduğu ve var olan yangın söndürme sistemlerinin çalışmadığı, binanın ve bina içi bölmelerin Binaların Yangından Korunmasına Dair Yönetmeliğe uygun malzemeden yapılmadığı, su deposunun yetersiz olduğu ve bu nedenlerle de yangının yayıldığı yönünde tespitlerde bulunulmuşsa da; BYKHY (2007-2009) Yönetmeliği Hazırlama Teknik Komisyon Üyesi, Yangın Güvenlik Uzmanı, Kimya Mühendisi, Eski İstanbul İtfaiye Müdür Yardımcısı, İş Güvenliği Uzmanı titrlerini haiz bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16.09.2021 tarihli uzman mütalaasında, söz konusu tespitlerin hiçbir temel bilgi/belgeye dayandırılmaksızın iddia edildiği, bilirkişinin uzmanı olmadığı konularda değerlendirmelerde bulunduğu tespit edilmiş ve teknik ayrıntılarıyla yangının başlamasına ve yayılmasına sebep olan asıl hususların belirtilmiş olduğunu, ayrıca bilirkişi ...'nin olay yeri inceleme raporu, itfaiye raporları, tanık anlatımları ve soruşturma dosyasındaki diğer bilgi ve belgelerle uyumlu olmayan şekilde sübjektif değerlendirmeler ile denetime elverişsiz ve bilirkişilik müessesine aykırı olarak mevcut olmayan verilerle hazırladığı, tanzim edilen diğer raporlarla yangının başlangıç yeri, zamanı ve sebeplerine dair faiş hatalar içeren ve davacı ile davalıların iddialarına dayanak olarak gösterdiği 13.09.2021 tarihli rapor nedeniyle 'gerçeğe aykırı bilirkişilik' suçu kapsamında şikayetçi olunduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. numaralı dosyası ile soruşturma başlatılmış ancak hiçbir araştırma ve inceleme yapılmaksızın şikayet dilekçesinin ibraz edildiği aynı gün kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olduğunu, karara karşı itiraz kanun yoluna başvurulmuş ve kısa bir süre içinde yine gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan itirazın reddine karar verilmesinin akabinde hak arama hürriyeti ile adil yargılanma hakkının ihlal edilmiş olması nedenleriyle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda ve ayrıca kanun yararına bozma yoluna başvuruda bulunulmuş olduğunu, kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiş olduğunu, bu hususların yanı sıra davacı ile davalıların iddialarının aksine müvekkili şirkete ait taşınmaz ilgili mevzuata uygun olarak inşa edilmiş olup olası bir yangın sırasında bulunması gereken tüm teçhizatlara sahip ve bu durumun ... Üniversitesi akademisyenleri olan Makine Yüksek Mühendisi Öğr. Gör. Dr. ..., İnşaat Yüksek Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi ... ve Elektrik/Elektronik Yüksek Mühendisi Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan 30.11.2021 tarihli inceleme ve gözlem raporu/uzman heyeti mütalaasında da ayrıntıları ile açıklanmış olduğunu, alanında uzman akademisyenler tarafından hazırlanan raporda; "... AŞ’ye ait olan ... ve diğer firmaların kullandığı binanın beyaz eşya depolama kriterlerine uygun olarak inşa edilmiş olduğu, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin gerektirdiği tüm mekanik, elektrik, ihbar, algılama ve söndürme sistemlerine sahip olduğu, yönetmeliğin gereklerini karşılayacak hacimde su deposunun mevcut olduğu tarafımızdan görülmüştür. Kolluk kuvvetlerinin aldığı ifadelerde yer aldığı şekilde, saha çalışanları tarafından yangın alarmlarının devreye girdiği, sesli uyarı verdiği ve yangın sistemlerinin çalıştığı kayda geçirilmiştir. Yangın sırasında ... çalışanları tarafından çekilen video görüntüleri incelendiğinde yangın söndürme (sprinkler) sisteminin çalışmış olduğu belgelenmiştir. Söz konusu yapıda, yapısal bir kusur olmadığı tarafımızca tespit edilmiş olup, yangının arızalı ürünlerin depolandığı ve yönetmeliklere uygun olmayan elektrik kablosu çekilen bölümde başladığı görüldüğünden, yangın nedeni olarak bu bölümde olan arızalı ürünlerin gayri nizami elektrik beslemeleri veya elektrikli scooter araçlarının şarj edilebilir lityum iyon pillerinden kaynaklandığı kanaatimizdir." şeklinde görüş bildirilmiş olduğunu, ... A.Ş. 'nin Hasar Servisi Müdürlüğü'ne ibraz edilmek üzere hazırlanan 14.01.2022 tarihli uzman heyeti raporunda; "Mülk sahibi firma açısından irdelendiğinde söz konusu taşınmazın hasar öncesindeki durumunun gerek Binaların Yangın Korunması Hakkındaki Yönetmelik gerekse kullanılan ekipmanların bağlı oldukları standartları karşılar durumda ve faal vaziyette olduğu, dolayısıyla bahse konu yangının meydana gelmesinde ya da yayılmasında mülk sahibine atfedilebilecek bir kusur unsurunun bulunmadığı, yangın hasarının meydana gelmesinde depo içerisindeki elektrik tesisatında değişiklik yapan ve muhafaza edilen malların yangın açısından güvenliğini sağlama sorumluluğu olan kişi ya da kurumların sorumlu olacağı" sonuç ve kanaatine varılmış olduğunu, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 15.08.2022 tarihli hukuki mütalaada yangın olayı nedeniyle müvekkil şirketin kusursuz sorumluluğunun doğmadığı ve illiyet bağının kesilmiş olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. olduğunu, İtfaiye Amiri Adli Bilirkişi ..., Elektrik Mühendisi A Sınıfı İG Uzmanı Adli Bilirkişi ... ve İnşaat Mühendisi Adli Bilirkişi .. tarafından tanzim edilen uzman heyeti teknik mütalaasında binanın yapımında herhangi bir bozukluk veya bakımında herhangi bir eksiklik olmadığı, yangın önlemlerinin tam ve çalışır durumda olduğu, yangın sırasında devreye girdiği ve önlemlerin mevzuata ve standartlara uygun olduğu, bina malikinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş olduğunu, yangında zarar gördüğünü iddia eden başka taraflarca ikame edilen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında düzenlenen 23.11.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyada tanzim edilen 04.04.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu, İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. E. sayılı dosyada tanzim edilen 06.04.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyada tanzim edilen 06.04.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyada tanzim edilen 17.05.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda yangın ve zarar nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığı yönünde tespit ve kanaat bildirilmiş olduğunu, bina maliki müvekkili şirketin yangın ve zarar nedeniyle kusuru bulunmadığı gibi binanın yapımında bozukluk veya bakımında eksiklik söz konusu olmadığından ve aksi kanaatte ise illiyet bağının kiracı ve alt kiracının ağır kusurları sebebiyle kesilmesinden ve ayrıca mücbir sebep halinin mevcut olmasından dolayı TBK m. 69 anlamında kusursuz sorumluluğu da bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının sigortalısının eşyalarının yangın tarihinde taşınmazda bulunduğunu ve zararı ispat yükü davacıda olup bu hususlar usule uygun olarak ispatlanamamış olduğunu, davacının eşyaların taşınmazda bulunduğuna ilişkin herhangi bir belge ibraz edememiş olduğunu, başkaca davalarda tanzim edilen bilirkişi heyeti raporlarında binada yapısal nitelikte bir eksiklik bulunmadığı gibi yangından korunma ve yangınla mücadele tesisatı bulunduğunun ve çalışır vaziyette olduğunun tespit edilmiş olduğunu, yine mezkur bilirkişi raporlarında binanın inşasında kullanılan yapı elemanlarının yönetmeliklerde belirtilen standartlara uygun olduğunun, binanın su deposu kapasitesinin yönetmeliklere uygun olduğunun ve düzenli olarak depoya su ikmalinin yapıldığının, su pompalarının faal ve gerekli kapasiteye sahip olduğunun, yağmurlama sisteminin çalıştığının tespit edilmiş olduğunu, yapılıştaki bozukluk veya bakımdaki eksiklik olgularının tespitinde; yapının tahsis edildiği amaç, objektiflik, beklenebilirlik ve makul olma kriterleri gözönünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerekli olduğunu, beklenebilirlik ve makul olmadan anlaşılması gereken, olağanüstü, özellikle aşırı masraf gerektiren yahut teknik anlamda mümkün olmayan önlemlerin alınmamış olmasının bakımdaki eksikliğe sebebiyet vermeyecek oluşu olduğunu, bu bağlamda belirtilen kriterler çerçevesinde yapılacak değerlendirmede binada herhangi bir bakım eksikliğinin bulunmadığının anlaşılacak olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalılar her ne kadar savcılık dosyasındaki bilirkişi raporuna atıfta bulunarak müvekkili şirketin sorumlu olduğunu iddia etmişse de, mahkememizin kural olarak ceza dosyasındaki tespit ve kararlarla bağlı olmadığını, TBK m. 74 uyarınca zarar, kusur ve sorumluluk bakımından soruşturma dosyasındaki tespitler ve kararlar bağlayıcı olmayıp mahkememizin bu hususlara ilişkin yeniden araştırma yaparak karar vermesi gerektiğini, müvekkilinin mülkiyetinde olan binanın yapımında herhangi bir bozukluk veya bakımında herhangi bir eksiklik söz konusu olmadığını, binanın yapımında herhangi bir bozukluk ve bakımında herhangi bir eksiklik olmadığından illiyet bağının oluşmasının da mümkün olmadığını, ancak aksi kanaatte ise illiyet bağının ağır kusurlu davranışın varlığı halinde kesilecek olması sebebiyle, somut olayda yangının çıkmasında kiracılar/kullanıcıların sorumlu olduğu ağır kusurlar neticesinde illiyet bağı kesilmiş olduğundan müvekkilinin sorumluluğu söz konusu olmayacağını, müvekkili şirket hakkında TBK m. 69 kapsamında kusursuz sorumluluğunun doğduğuna ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığını, hatta itfaiye raporu, tanık ifadeleri, taraflarınca yapılan incelemeler ve düzenlenen raporlar ile uzman görüşleri bu durumun aksinin mevcut olduğuna delalet etmekte olduğunu, 30.11.2021 tarihli heyet raporu ile yangının arızalı ürünlerin depolandığı ve yönetmeliklere uygun olmayan elektrik kablosu çekilen bölümde başladığı görüldüğünden, yangın nedeni olarak bu bölümde olan arızalı ürünlerin gayri nizami elektrik beslemeleri veya elektrikli scooter araçlarının şarj edilebilir lityum iyon pillerinden kaynaklandığının tespit edilmiş olduğunu, ... A.Ş. Hasar Servisi Müdürlüğü'ne ibraz edilmek üzere hazırlanmış 14.01.2022 tarihli uzman mütalaasında; "Teknik değerlendirmesi yapılan İstanbul İli ... İlçesi ... Mah. ... Cad. No: 156/1 riziko adresinde yerleşik depoda, 06.08.2021 tarihinde vuku bulan yangın hasarına ilişkin olarak, açıklamalar kısmında detaylı olarak anlatıldığı üzere çeşitli kullanım eşyalarının depolandığı ve bahse konu yangın olayının kiracı firma ... tarafında başlamış olduğunun tespit edilmiştir. Dosya mevcuduna sunulan bilumum evrak, ifade ve raporların yanı sıra olay esnasında çekilen video görüntüleri ile tanık ifadelerinin tetkiki neticesinde herhangi bir dış müdahale (kasıtlı ateş kaynağı vs.) emaresinin tespit edilmediği hasarlı deponun başlangıç noktasına yakın kısmına sonradan kiracı firma tarafından eklenmiş olduğu bilgisi alınan ve genellikle nakliye için gelen araç sürücülerinin kısa süreli kullanımına tahsis edildiği bilgisi alınan konteyner içerisinde klima, aydınlatma ve elektrik enerjisi için depo içerisinden tali hatlarla enerji çekilmiş olduğu, bu kısımdaki tesisatların herhangi bir projeye bağlı olmadan tesis edildiği tespit edilmiştir. Depo içerisinde yangın başlangıç bölgesinde daha çok ... marka elektrik-elektronik malların ve elektrikli scooter ile yoğun olarak diz üstü bilgisayar istiflerinin mevcut olduğu, bulunduğu bölgede meydana geldiği, başlangıç noktası olduğu düşünülen bölgede yoğun olarak bilgisayarların bulunduğu yine çalışanlardan öğrenilmiştir. Bu cihazlara ait bataryalarda meydana gelecek minimal bir kısa devre yalnızca pilin kendi kendine deşarjına neden olacak ve deşarj gücü çok düşük olduğundan açığa çıkan ısı da düşük seviyede kalacaktır. Ancak pil içerisinde yeterince mikroskobik metalik parçacık belirli bir noktada birleşirse, hücrenin elektrotları arasında büyük bir akım geçişi ve devamında yoğun bir ısı meydana gelecektir. Açıklanan şekilde meydana gelebilecek noktasal bir ısı artışı da hücredeki yalıtım katmanına zarar verebilir ve elektrik kısa devresine neden olabilir. Böyle bir durumda sıcaklık çok hızlı bir şekilde 500°C seviyelerine ulaşarak alevlenmeye hatta patlamaya sebep olabilir. Ayrıca ilgili noktada masa ve sandalye kalıntılarının mevcut olması bu kısımda 'idari ofis' olarak nitelendirilebilecek ve kuvvetle muhtemel bilgisayar, yazıcı vs. Cihazların aktif olarak kullanıldığını, dolayısıyla elektrik enerjisi kullanımının da mevcut olduğunu göstermektedir. Oysa ki yapının elektrik projesi incelendiğinde mülk sahibi tarafından ilgili kısımlara herhangi bir priz tesis edilmediğini göstermektedir. Tesisin elektrik projesinde ilgili kısımda herhangi bir priz çıkışı bulunmamasına rağmen başlangıç noktasında enkaz kaldırma çalışmaları esnasında üçlü priz uzatmasına ait kalıntılar tespit edilmiştir. Bu durum ilgili alana daha sonradan uzatma şeklinde çekilmiş elektrik enerjisini teyit etmektedir. Hangi panodan çekildiği ve ne şekilde çekildiği tespit edilemeyen uzatma kablosunun izlediği yol da bilinmemekle beraber olası fiziki sıkışma ve kablo zedelenmelerine açık olacağı izahtan varestedir. İşbu hasar dosyasına konu yangının başlangıç noktasının ... adlı firmanın kullanımında olan kısımda olduğu, vaki yangın olayına sebep olan ana etkenin ise; söz konusu kısımda bulunan arızalı/sevke hazır elektronik cihazların barındırdıkları bataryalarda, yukarıda açıklandığı şekilde meydana gelmiş olacak elektriksel arızanın yanı sıra kiracı firma tarafından tesisin elektrik projesine aykırı olarak tesis edilmiş olan enerji nakil kablolarının (3'lü priz, dış cephedeki konteyner için çekilen hatlar) gerekli bağlantı standartlarını karşılamaması ya da kullanıma bağlı fiziki sıkışma, bağlantı noktalarında gevşeme neticesinde akım yükselmesine bağlı direnç ve ısının yükselmesiyle oluşacak kıvılcımlanmalar olacağı değerlendirilmiştir. Mülk sahibi firma açısından irdelendiğinde söz konusu taşınmazın hasar öncesindeki durumunun gerek Binaların Yangın Korunması Hakkındaki Yönetmelik gerekse kullanılan ekipmanların bağlı oldukları standartları karşılar durumda ve faal vaziyette olduğu, dolayısıyla bahse konu yangının meydana gelmesinde ya da yayılmasında mülk sahibine atfedilebilecek bir kusur unsurunun bulunmadığı, yangın hasarının meydana gelmesinde depo içerisindeki elektrik tesisatında değişiklik yapan ve muhafaza edilen malların yangın açısından güvenliğini sağlama sorumluluğu olan kişi ya da kurumların sorumlu olacağı" sonuç ve kanaatine varılmış olduğunu, bina sahibi müvekkili şirketin, kiralananı, kullanıma elverişli, ayıpsız ve ruhsatları alınmış vaziyette, bakımlı halde teslim ettiği sabit olup taşınmazda kiracının ve kanun ile sözleşmeye aykırı kullanımının söz konusu olduğu kati olarak ortaya çıkan ... şirketi ve ... Ev Aletleri şirketinin müşterek ve müteselsil ağır kusuru ile yangının meydana geldiği ve illiyet bağının kesildiği dikkate alınması gerektiğini, TBK m. 70 uyarınca bir bina veya yapı eserinin taşıdığı tehlike sebebiyle zarara yol açması ihtimali mevcut ise malikten tehlikenin giderilmesi için gerekli önlemlerin alınmasının istenebileceğini ve tehlikenin giderilmesi için dava da açılabileceğini, ancak söz konusu şirketlerce müvekkili şirkete herhangi bir tehlike bildirimi olmadığını, binlerce metrekareden oluşan depo ve antrepo olarak kullanılan binanın bütün elektrik prizlerini, yeni hat çekilip çekilmediğini, malikin gün be gün denetlemesinin fiilen mümkün olmadığını, hukuken de malike böyle bir külfet yüklenemeyeceğini, aynı şekilde malik müvekkili şirketin binada depolanan ürünlerin tamamını denetleyip tahsis amacına ve gerekli şartlara aykırı ve tehlike oluşturacak şekilde depolama yapılıp yapılmadığını denetlemesinin de mümkün olmadığını, zira malik'in bina veya yapı eserinin içerdiği normal tehlikelerden sorumlu, anormal tehlikelerden sorumlu olmadığını, bununla birlikte, .. Lojistik şirketinin, yangın panolarının önüne ve yakınına istif yapılmaması konusunda Ocak 2021'de mail ve ... aracılığıyla gönderilen mesaj ile uyarılmış olduğunu, ikaz mail ve mesajı delilleri ile birlikte dosyaya ibraz edilecek olduğunu, bu hususun da müvekkili şirketin gerekli denetim ve bakım yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getirdiğini göstermekte olduğunu, somut olayda lityum-iyon pillerden kaynaklanan yangınların su ile söndürülmemesi gerektiğinin, özel söndürme sisteminin mevcut olduğunun ve lityum-iyon pillerin depolanmasında uyulması gereken özel şartların bulunması hususları mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiğini, zira gerek binanın gerekse itfaiyenin mevcut teknik imkanları ile lityum-iyon pillerden kaynaklanan yangını ve yayılmasını önlemenin mümkün olmadığını, binada lityum-iyon pillerin depolandığı yönünde müvekkili şirkete bildirimde bulunulmadığı ve bu hususta müvekkili şirketin bilgi ve onayının da bulunmadığı nazara alındığında müvekkili şirketin lityum-iyon pillerden kaynaklanabilecek bir tehlike nedeniyle önlem almasını beklemenin de mümkün olmadığını, kaldı ki; özellikle aşırı masraf gerektiren yahut teknik anlamda mümkün olmayan önlemlerin alınmamış olması bakımdaki eksikliğe sebebiyet vermeyecek olduğunu, izah edilen sebeplerle binada müvekkilinin bilgi ve onayı olmaksızın lityum-iyon pillerin gerekli şartlar sağlanmaksızın istiflenmiş olması yangının başlaması, yayılması ve söndürülememesi hususlarında mücbir sebep hali teşkil etmekte olduğunu, dolayısıyla mücbir sebep halinin mevcut olması sebebiyle de illiyet bağı kesileceğinden müvekkilinin kusur veya kusursuz sorumluluğu söz konusu olmadığını, bu hususların yanı sıra davacının sigortalısı tarafından antrepoya teslim edildiği iddia edilen ürünlerin ithal edilip edilmediği, ithalat işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, ithalat işlemleri tamamlanmışsa ürünlerin alınmama sebebi ve davacının sigortalısının ürünlerin alınmamasında kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılması gerektiğini, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyadaki davacı iddialarına göre; ... Lojistik şirketinin antreposunda alınan izin ve ruhsatlara aykırı ve idareye beyan edilenin çok üstünde mal bulundurduğu hususlarının araştırılması gerektiğini, başkaca bir şirketin yangın nedeniyle tazminat talebiyle ikame etmiş olduğu İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dava dosyasından edindikleri bilgilere göre; davalı ... Lojistik şirketinin gümrük sahası işletmecisi olduğu ve antreposunda alınan izin ve ruhsatlara aykırı ve idareye beyan edilenin çok üzerinde mal bulundurduğu, ... Lojistik şirketinin sigorta poliçesinin 10.000.000,00 TL ile sınırlı olmasına ve işlettiği antrepoya bunun üzerinde hiçbir ürün almaması gerekmesine rağmen bu miktarı aşan ürünleri depoladığı hususlarının araştırılmasını talep etmekte olduklarını, mevzuat ve idari izinler hususunda bu durumun araştırılması ve ilgili makamlara ihbarda bulunulması gerektiğini, antrepo işletmecisi olan davalı ... Lojistik şirketinin yangın sigortası yaptırma ve yangın önlemlerini özenle almak konusunda sorumluluğu bulunmakta olduğunu, sorumluluk ve yükümlülüklerine aykırı hareket eden davalı ... Lojistik şirketinin kusuru nedeniyle yangın ve zarardan sorumlu olduğunu, gümrük sahası işletmesi olarak kullanılan bölüme ilişkin olarak mevzuat ve idari izinler hususunda eksiklik olup olmadığı ve eksikliklerin var olması halinde kusur durumuna etkisinin araştırılmasını talep ediyor olduklarını, bu hususta müvekkillinin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmamakla birlikte ... Lojistik şirketine karşı ileri sürebilecekleri tüm talep, dava ve alacak hakları saklı tutuyor olduklarını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla ... Lojistik şirketinin Muratbey Gümrük Müdürlüğü ve ilgili bakanlık nezdinde, mevzuat ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik Ek-80 kapsamında ibraz etmiş olduğu belgelerin celbini talep ediyor olduklarını, delil olarak ibraz ettikleri fotoğraf ve videoların bilirkişi incelemesi ile netleştirme, çözümleme ve analizinin yapılmasını talep etmekte olduklarını, netice itibariyle, davacı ile davalıların iddia ve taleplerine dayanak olarak gösterdiği bilirkişi raporunun; inceleme konusu alanda uzmanlığı bulunmayan bir bilirkişi tarafından tanzim edilmiş, hatalı, sübjektif ve denetime elverişsiz olup, uzman ve bilirkişi raporlarında ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; müvekkili şirkete ait binanın yapımında, bakımında, elektrik tesisatında, yangın algılama ve söndürme sistemlerinde herhangi bir bozukluk/eksiklik bulunmadığından ve kiracılar/kullanıcıların ağır kusuru nedeniyle yangının gerçekleştiği, mücbir sebep halinin mevcut olduğu ve illiyet bağının bu iki sebeple de kesildiği hususları nazara alınarak davanın müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla; fazlaya ilişkin her türden talep, tazminat, rücuen tazminat, dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla, flash bellek ile delil olarak ibraz edilen tüm fotoğraf ve videoların bilirkişi incelemesi aracılığıyla netleştirme, çözümleme ve analizinin yapılmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın müvekkili şirket yönünden öncelikle usulden reddine aksi kanaatte ise esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....Ltd. Şti. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili .... Taş. Tic. Ltd. Şti.'nin dilekçesi ekinde sunulan vekaletnameden de görüleceği üzere ticari faaliyetlerini “... Mah. ... Cad. No: 102 Kaynaşlı/DÜZCE” adresinde sürdürmekte olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın yetkili ve görevli Düzce İcra Daireleri yerine Bakırköy İcra Dairelerinde başlatılan takibe karşı yetki itirazında bulunulmuş olduğunu, davacı tarafça yetkili icra dairesinde icra takibi yapılmadığından yetki itirazları nazara alınmak suretiyle öncelikte davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile müvekkili şirkete ait kayıtlar incelendiğinde müvekkili şirketin faaliyet merkezinin “... Mah. ... Cad. No: 102 Kaynaşlı/DÜZCE” adresi olması nedeniyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığının anlaşılmakta olduğunu, izah edilen nedenlerle davanın Düzce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerekmekte iken yetkisiz Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olması nedeniyle açılan davaya karşı da ayrıca yetki itirazında bulunuyor olduklarını, davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte, huzurdaki davanın yasal süresi içerisinde açılmamış olduğunu, bu nedenle açılan davaya karşı tüm talep kalemleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunuyor ve davanın reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, dava dilekçesinde ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait bulunan emtianın alıcıya teslim edilmek üzere geçici olarak depolandığı adreste meydana gelen yangında tamamen yanarak zayi olduğu iddia edilmiş bulunduğunu, Karayolu taşımacılığına hakim olan teamüller ile ticari örf ve adetler gereğince yükün fiili taşıyıcısı konumunda olan müvekkili şirketin, üst taşıyıcının talimatı ve yönlendirmesi ile hareket etmekle yükümlü olduğunu, zira yükün gönderme adresinden teslim alınarak teslim adresine sevk edilmesi, birden fazla taşımacının yer alabildiği ve tümüyle üst taşıyıcıların organize ettiği bir süreç olduğunu, bu aşamada üst taşıyıcının ekonomik ve organizasyondan kaynaklı nedenlerle iletmiş olduğu talimatı doğrultusunda ara yüklemeler yapılabilmekte ve yükler gönderme adresinden varış adresine kadar farklı farklı alt taşıyıcılar tarafından nakledilebilmekte ve farklı adreslerde depolanabilmekte olduğunu, bu kapsamda fiili taşıyıcının, emtianın üst taşıyıcı tarafından kendisine bildirilen adrese teslimi sonrasında sorumluluğunun sona ermekte, başka bir deyişle müvekkili şirketin emtiayı kendisine bildirilen adrese teslim etmesi ve emtianın kendi fiili kontrolünden çıkması akabinde emtianın antrepoda beklediği sırada ya da diğer fiili taşıyıcıların hakimiyetinde iken hasarlanmasından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde de ayrıntılı olarak izah edildiği üzere müvekkili şirket ile yükün göndericisi ya da sahibinin herhangi bir sözleşme ilişkisi mevcut olmadığını, taşıma konusu yükün, üst taşıyıcı olan dava dışı ... Lojistik tarafından müvekkili şirkete taşıma işi yapılması için yönlendirilmiş ve yükün teslim yeri “... Mahallesi .... Cad. No:156/1 Esenyurt/İSTANBUL” adresinde bulunan “...' olarak bildirilmiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından ... plaka sayılı araç ile teslim alınan yük, üst taşıyıcının bildirmiş olduğu adreste yer alan ...'ya 03/08/2021 tarihinde hasarsız bir biçimde teslim edilmiş, müvekkili şirketin taşıma işi ile ilgili sorumluluğunun bu şekilde sona ermiş olduğunu, bu hususun taşıma işine ait CMR senedinden de açık bir şekilde görülmekte olup, CMR senedinde malın kısmen ya da tamamen hasarlı olduğuna dair hiçbir kayıt yer almadığını, söz konusu yükün, müvekkili şirket tarafından ilgili antrepoya tesliminden sonra diğer taşıyıcılara ya da yükün alıcısına sağlam bir biçimde teslim edilmesi hususunun asıl taşıyıcı ve antrepocunun sorumluluğunda olduğunu, zira müvekkili şirketin, kendisine teslim edilen yükü herhangi bir hasar ya da kayba uğramaksızın boşaltma noktasına bırakmış bulunduğunu, müvekkili şirketin antrepoda meydana geldiği iddia edilen yangının ortaya çıkışında herhangi bir kusur ve sorumluluğu da bulunmadığını, dava konusu yük antrepoya 03/08/2021 tarihinde teslim edilmiş olup, dava dilekçesinden yangının malın tesliminden üç gün sonra, 06/08/2021 tarihinde meydana geldiğinin görülmekte olduğunu, bu bakımdan müvekkili şirkete atfedilecek hiçbir kusurun bulunmadığını, yangının meydana gelmesinde ve ortaya çıkan zarardan tüm sorumluluğun davalı ... Lojistik A.Ş.'ye ait olduğunun anlaşılmakta olduğunu, müvekkili şirketin, fiili taşıyıcı olarak asıl taşıyıcı veya diğer üst taşıyıcıların talimatları hilafına hareket etme ya da antrepoda bulunan malın saklanma koşulları konusunda müdahale etme yetkisi ya da imkanı bulunmadığını, davacı şirket tarafından söz konusu zararın hangi kapsamda sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilerek hasar bedelinin ödendiği izah edilmiş, ancak sigorta poliçesinin bir suretinin dosyaya biraz edilmemiş olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında ödenen bedelin rücuen tahsili talep edilmiş ise de sigortacının söz konusu bedeli ödemek ile sorumlu olup olmadığı hususunun dosya kapsamındaki delillerden anlaşılamamakta olduğunu, sigortacının ödemekten kaçınabileceği, sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınmamış bir bedeli müvekkili şirkete rücu edebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava dilekçesinde meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya 202.498,04-TL ödendiği iddia edilmiş ise de dava dilekçesi ekinde sigortalıya yapılan ödeme ile ilgili herhangi bir belge ibraz edilmemiş, ayrıca söz konusu sigorta bedelinin ne şekilde hesaplandığına dair herhangi bir delil de sunulmamış olduğunu, dosya kapsamındaki belgelerden taşıma sözleşmesine konu yükün ne kadarının zayi olduğu, mevcut hali ile kullanılıp kullanılamayacağı ve muhtemel sovtaj bedeline ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge de bulunmadığını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketten talep edilen bedelin fahiş olduğunun anlaşılmakta olduğunu, dava dilekçesindeki iddia ve talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı şirketin alacaklı olduğu nihai miktar hasarın meydana geliş biçimi, tarafların kusur durumu, yükün değeri ve hasar miktarı gibi hususlar nazara alınmak suretiyle ancak yargılama sonucunda belirleneceğinden alacak likit ve muayyen de olmadığını, davacı tarafça talep edilen bedellerin fahiş olduğunu, davacının müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı gibi yapmış olduğu takibin açık bir şekilde haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla; yapılacak yargılama neticesinde haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine, davacının alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi'ne usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin işbu dava dosyası ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, maddi olayın ve kusur durumunun tespiti açısından birleşmenin gerekli olduğu, davalı .... Ltd. Şti.'nin ve davalı ... A.Ş. vekillerinin birleştirme talebinin bulunduğu anlaşılmakla; usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak mahkememiz dosyasının Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememiz dosyası ile Bakırköy ... ATMnin ... E sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmakla HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca davaların BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamanın Bakırköy ... ATM'nin ... E sayılı dosyası dosyası üzerinden yürütülmesine,
3-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
4-Yargılama gideri, harç, vekalet ücreti vs. hususların birleşen dosyada ele alınmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, birleştirme kararının esas hükümle birlikte İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/11/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸