T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/768 Esas
KARAR NO: 2023/1224
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 04/08/2023
KARAR TARİHİ: 29/11/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 01/12/2023
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirketin kuruluşunda şirket hissesi devralmak suretiyle şirket ortağı olduğunu, akabinde annesi ve babasından veraseten intikal eden hisseler ile hisse oranının arttığını, müvekkili tarafından hisselerinin akıbetini araştırmak istediğinde hem kendisinin hem de annesinin kayıtlarda şirket ortağı olarak görünmediğini öğrendiğini, müvekkilinin hissesinin devrine ilişkin bir belge sunulması halinde altında imzayı kabul etmediklerini, ilanlar incelendiğinde müvekkilinin 13/08/2002 tarihli genel kurul toplantısından sonra ortaklığının yok sayıldığını tespit ettiklerini, 13/08/2002 tarihli hazirun cetvelinde müvekkilinin yer aldığını, bu tarihten sonraki genel kurullara müvekkili çağrılmadığı için usulsüz olduğunu, müvekkilinin şirket ortaklığının ihtilaflı olmadığı dönemdeki genel kurulların da yoklukla malul olduğunu, 18/10/1995 tarihli genel kurul toplantısında kendisi vekaletname vermediği halde kardeşi tarafından imza atıldığını, 23/05/1997 tarihli genel kurul toplantısında çağrı yapılmadığını ve müvekkilinin katılamadığını, diğer toplantıların da usulsüz olduğunu, müvekkilinin payının hukuken çıplak nama yazılı pay niteliğinde olup çıplak payların devrinin TBK m.184/1 gereğince alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu ve yazılı yapılmasının gerektiğini, 13/08/2002 tarihine kadarki toplantılara çağrı yapılmadığını, temsil yetkisi bulunmadığı halde imza atıldığını belirterek müvekkilinin davalı şirkete ortaklığının tespitine, ortaklık oranının tespit edilmesine, yokluğunda alınan kararlara ilişkin genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davanın 3 aylık süresinde açılmadığını, davacının husumet ehliyetinin bulunmadığını, zamanaşımı defilerinin olduğunu, davacı kötüniyetye paye çıkarmaya çalıştığını, davacının şirketten ayrılmadan önceki payının yüzbinde 4 olduğunu, şirketten ayrılmasından çok sonra 2017 senesinde Fransız bir ortak alındığını, davacının bu ortağın çekineceğini düşünerek bu davayı açtığını, Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasına kayıtlı olarak da ortaklığının tespiti davası açtığını, geçmişte de defalarca menfaat elde edebilmek için müvekkiline ve yönetim kurulu üyesi ...’a başvurduğunu, davacının müvekkili şirketi ibra ettiğini, İstanbul .... Noterliği’nden ibraname verdiğini, ibranamenin kesin delil niteliğinde olduğunu, davacının hissedar olarak gözükmemesi sebebiyle annesinin vefatı sonrasında haberdar olduğunu iddia etse de 26/11/2019 tarihinde şirkette hissedarlığı bulunmadığına dair ibraname düzenlediğini, davacının şirketteki pay sahipliğinin 2002 yılı Ekim ayı itibariyle son bulduğunu, devir işleminin Katip... ile davacı arasındaki trampa sözleşmesine dayandığını, bu trampa sözleşmesine göre Katip ...’ın .../... sicil numarası ile kayıtlı ... Ltd Şti hisselerini davacıya devrettiğini, devir işlemi tamamlandığında davacının pay sahipliğinin de son bulduğunu, dava konusu genel kurul kararlarının yasaya uygun olduğunu, bakanlık komiseri ve onayından geçmiş kararlar hakkında yokluk iddiasında bulunulamayacağını, aradan geçen süreden sonra dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, ticaret sicil kayıtlarının bilinmediğinin iddia edilemeyeceğini, davacının annesinin ölüm tarihi itibariyle şirket hissedarı olmadığını, ispat yükü davacı üzerinde olup şirkete ait payların iktisabına dair delil sunmadığını, davacının talebinin açıklatılması ve somutlaştırılmasının gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP;Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği cevaba cevap dilekçesinde, davanın müvekkilinin şirket ortağı olduğunun tespiti ve genel kuru kararlarının yokluk veya butlanla malul olmasına ilişkin olduğunu, davanın iptal davası olmadığını, davalı tarafça müvekkilinin pay sahipliği sıfatının sona erdiği iddia edilmiş ise de bu hususa ilişkin yazılı delil sunulmadığını, müvekkilinin iddia edilenin aksine sermaye arttırımından önce ortaklık payının % 10 olduğunu, annesinin vefatı sonrasında kendisine intikal edecek hisse payları gereğince de artış meydana geldiğini, davacının annesinin de şirket ortağı olduğuna ilişkin ihtilaf bulunmadığını, müvekkili tarafından verilen 26/11/2019 tarihli ibranamenin hisse devrine yönelik bir fonksiyonunun olmadığını, müvekkilinin 2019 yılına kadar belirli aralıklarla Katip ... tarafından kendisine gönderilen kar payına mahsuben yapılan ödemeler neticesinde şirketten maddi bir alacağa kalmadığı beyanı ile ibra verdiğini, söz konusu ibranamede şirket ortaklığının sona erdiğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, davalı taraf pay defterinin saklanmadığını beyan etmiş ise de önemine binaen saklama süresinden sözedilemeyeceğini, trampa sözleşmesi iddiasının gerçek olmadığını, çıplak payın devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, müvekkilinin şirket ortaklığının sona erdiğinin davalı tarafça ispatlanmasının gerektiğini, ATK raporu alındığında bakanlık temsilcisinin bulunduğu toplantıda müvekkil adına sahte imza atıldığının tespit edileceğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava şirket ortaklığının tespiti ve şirket genel kurul kararlarının butlan/yokluğunun tespiti istemine ilişkin olup uyuşmazlık konularının davacının davalı şirkette pay sahibi olup olmadığı, mirasçı sıfatıyla iktisap ettiği payının olup olmadığı, dava konusu genel kurul kararlarının butlan/yokluğunu talep edip edemeyeceği, butlan koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davaya son veren taraf işlemlerinden olan davadan feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.(HMK.307/1) Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (HMK.309/1) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK.309/2)
Davacı 23/11/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmiş olmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
1-Feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 269,85 TL karar ve ilam harcının 2/3'üne tekabül eden 179,90 TL'nin davacı tarafça peşin yatırılan 269,85 TL'den tenzili sonucu fazla yatırılan 89,95-TL'nin hüküm kesinleştikten sonra talebi halinde davacıya iadesine,
2-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde ilgili tarafa iadesine,
4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/11/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır