T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/770 Esas
KARAR NO : 2024/1053
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 04/08/2023
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava dışı ..... TURİZM TAŞ. GID. İNŞ. TEM. HİZ. SAN. VE TİC. A.Ş ile müvekkili şirket arasında "....." plakalı, ..... marka, ..... tipi, 2020 model otomobilin sigortalanması adına 15.12.2021başlangıç, 15.12.2022 bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Poliçesi imzalanmış, 01.10.2022 tarihinde saat 18:42 sıralarında Zeytinburnu ..... Mahallesi ..... Sokak istikametinde seyir halinde olan davalı ..... BANKASI A.Ş.'ye ait ve sürücüsü tespit edilemeyen "....." plakalı aracın,.... Sokak üzerinde park halinde bulunan müvekkil şirket nezdinde sigortalı "........" plakalı aracın sol arka çamurluk ve arka kapı kısımlarına çarpması ve çarpmanın etkisiyle savrulan "........" plakalı sigortalı aracın sağ ön kapı kısımlarıyla sıfır atık kutusuna çarpması, ardından "....." plakalı aracın kendi ekseni (ters) etrafında dönüp sol yan kısımlarını "........" plakalı aracın ön kısımlarına çarpması sonucu iki araçlı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, Dava dışı sigortalının talebi üzerine müvekkil şirket tarafından "........" plakalı araçta meydana gelen hasarın tespiti için ekspertiz işlemi yaptırılmış ve düzenlenen eksper raporu uyarınca kaza sonrası sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı toplamda 139.976,12-TL olarak belirlenmiş, bu kapsamda müvekkil şirket tarafından aşağıdaki ödemeler yapıldığını, dava dışı ..... PARÇA SERVİS SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ.'ye 04.01.2023 tarihinde yapılan toplu ödeme kapsamında 19.454,00-TL; dava dışı ....... OTOMOTİV SAN.VE TİC. A.Ş.'ye 24.10.2022 ve 17.11.2022 tarihli faturalara istinaden 26.12.2022 tarihinde yapılan toplu ödeme kapsamında 3.948,60-TL; dava dışı ..... OTOMOTİV TAM. BAKIM VE PARK İŞL. MÜŞ. HİZ. A.Ş.'ye 18.10.2022, 31.10.2022, 12.11.2022, 14.11.2022 ve 19.11.2022 tarihli faturalara istinaden 26.12.2022 tarihinde yapılan toplu ödeme kapsamında 108.840,57-TL; dava dışı ..... OTOMOTİV BİLİŞİM HİZMETLERİ A.Ş.'ye 18.11.2022 tarihli faturaya istinaden 26.12.2022 tarihinde yapılan toplu ödeme kapsamında 342,00-TL; dava dışı ...... İNŞAAT OTOMOTİV TİCARET LTD. ŞTİ.'ye 20.10.2022 tarihli faturaya istinaden 26.12.2022 tarihinde yapılan toplu ödeme kapsamında 2.562,17-TL; dava dışı ..... OTO SERVİS HİZMETLERİ A.Ş.'ye 19.10.2022 tarihli faturaya istinaden 06.06.2022 tarihinde yapılan toplu avans ödemesi kapsamında 1.325,99-TL; dava dışı ..... OTO HASAR EĞİTİM AR-GE HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.'ye 09.12.2022 tarihli faturaya istinaden 29.12.2022 tarihinde yapılan toplu ödeme kapsamında 7.665,73-TL ve 916,41-TL tevkifat ödemesi olmak üzere, toplamda 145.055,47-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin dava dışı sigortalının kaza sonucu ortaya çıkan maddi hasarını gidermekle ve hasara ilişkin olarak zararını tazmin etmekle, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının halefi konumuna gelmiş, kazanın gerçekleşmesinde sorumluluğu bulunan davalının, hasar tazminatı miktarını müvekkil şirkete ödemesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davalının kusurlu davranışları nedeni ile müvekkilinin zarara uğradığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyası üzerinden açılan takibin devamını, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ..... Araç Kiralama ve Servis A.Ş. arasında Beyoğlu ...... Noterliği’nin ..... yevmiye numaralı ve 17.11.2021 tarihli Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi ile ..... yevmiye numaralı ve 23.11.2021 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin Tadiline Dair Protokol ve 18.8.2022 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin Tadiline Dair 3 Numaralı Protokol imzalandığını, müvekkili ile ..... Araç Kiralama ve Servis A.Ş. arasında akdedilen 17.11.2021 tarihli Sözleşme’nin 7. Maddesi uyarınca; kiracı, Trafik Kanunu m.85 uyarınca işleten olup müvekkil salt malik olduğundan dolayı müvekkilin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, her ne kadar araç maliki banka olsa dahi, bankanın yalnızca finansman sağlayan sıfatına haiz olup, Sözleşmeler’de açıkça düzenlendiği üzere araç ile ilgili üçüncü kişilere, mallara, eşyalara, çevreye ve doğaya verilecek her tür, cins, nitelik ve derecedeki hasar ve zarar ile birlikte ancak bunlarla kısıtlı olmamak üzere hukuki ve cezai bütün sorumluluk tamamen ..... Araç Kiralama ve Servis A.Ş.’ye ait olduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi mevcut olmadığını, davacının aracına çarptığını iddia ettiği araç yönünden de rent-a car firması ile müvekkil şirket arasında akdedilen sözleşme gereğince tüm sorumluluğun ........ Araç Kiralama ve Servis A.Ş.’de olduğu düzenlenmiş, dolayısıyla müvekkili şirketin, davacının talep ettiği alacaklardan kaynaklanan sorumluluğu bulunmadığını, uzun süreli kira ilişkisi ile işleten sıfatının kiracıya geçtiğini ispat eden, malikin sorumluluğunun doğmayacağına ve araç malikinin hakimiyetinin kalktığı durumlarda meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluğuna gidilemeyeceğine dair kararlar kapsamında davanın müvekkil yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine, takip tutarına, faiz ve faiz türüne itirazlarımızı tekrarla; davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından dava konusu ........ plakalı araçta meydana gelen hasar ve otomobilde oluşan değer kaybına ilişkin tespitlere ve bedellere ayrıca itiraz ettiklerini, araçta meydana gelen kazada kusur oranlarının ve zararın tespitinin mahkeme tarafından yapılması gerekmekte olup davacı tarafından kabul edilen kusur oranı ve zarar miktarlarını kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirket huzurdaki davada taraf olmayıp üçüncü kişi konumunda olduğundan davacının taleplerinden sorumlu olmayan müvekkili şirket açısından pasif husumet yokluğunun kabulü ile davanın usulden reddini, davacı taraf; açıkça kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğinden davacı aleyhine talebinin %20 ‘sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmektedir.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafın genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sigortacısı olduğu ........ plakalı araç ile davalının maliki olduğu ...... plakalı araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı üçüncü kişiye ödenen bedelinin ilgili trafik kazasında davalıya ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu iddiası ile rücuen tazminat istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, aracın tamirine ilişkin servis kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip alacaklıları aleyhine 145.055,47TL asıl alacak, 6.621,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 151.677,35 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "01/10/2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle ........ plakalı araca ilişkin yapılan ödemenin rücuen tazmini" olduğu, davalı borçlar tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davacının Kasko Poliçesi kapsamında sigortaladığı araçta meydana gelen hasar nedeniyle dava dışı 3. Kişilere ödediği bedel yönünden davalı tarafın araç maliki sıfatıyla rücuen tazminat bedelinden sorumlu olup olmadığı, davalı tarafın davaya konu edilen sigortalı aracın dava dışı 3. Kişiye kiraya verildiği ve bu nedenle işleten olmadıkları yönündeki iddiaların değerlendirilmesi noktasında toplanmaktadır.
-Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
-Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.
-01.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı 4.3. maddesi; "Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta şirketi ilgiliye karşı sahip olduğu rücu hakkını ilgili risk için sigorta teminatının bulunmadığı durumda kullanabilir. Sigorta ettiren ve sigortalı, sigortacının açabileceği davaya veya takibe yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri vermeye zorunludur. " düzenlemesini içermektedir.
-İş bu düzenleme gereği davacının rücu talebini öncelikli olarak zarara sebep olan aracın trafik sigortacısına yöneltmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28.03.2016 Tarihli, 2015/9080 E. ve 2016/3878 K. Sayılı ilamı).
-İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
-2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
-Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şartı aranmakta ise de sözleşmenin noter aracılığıyla yapılması şartı aranmamaktadır.
-Bu kapsamda yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda; Mahkememizce, davalı vekiline cevap dilekçesinde yer verdiği finansal kiralama sözleşmelerinin ve ilgili araçların teslim tarihlerini gösterir evrakların onaylı örneklerini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, davacı vekiline davanın açılmasından önce dava dışı ..... Sigortaya ZMMS kapsamında başvuru yapılıp yapılmadığına ilişkin tüm bilgi ve belgeleri ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
-Davalı vekilinin sunmuş olduğu beyanlarında finansal kiralama sözleşmeleri ile teslime ilişkin belgelerin ibraz edildiği görülmüştür.
-Davacı vekili tarafından süresi içerisinde sunulan beyan dilekçesinde ", davaya konu olay çarpıp kaçma olduğundan sigorta şirketleri arasındaki protokol gereği başvuru yapma olanağı bulunmamaktadır. " şeklinde beyanda bulunulduğu, davanın açılmasından önce ZMMS poliçesi kapsamında dava dışı sigorta şirketine başvuru yapılmadığı görülmüştür.
-Bu kapsamda her ne kadar davacı tarafça dava dışı 3. Kişi ve kişilere Kasko Poliçesi kapsamında yapılan ödemelerin rücuen tahsili istemi ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmış ise de ZMMS poliçesi kapsamında dava dışı ..... Sigorta'nın sorumluluğunun 65.000,00 TL olduğu, davacı tarafça öncelikle sigorta şirketine başvuru yapılması gerekirken iş bu davanın açıldığı, sigorta şirketleri arasında yapılan genel protokolün Mahkememiz ve dava dışı 3. Kişiler yönünden hukuken bir geçerliliğinin bulunmadığı, bakiye zarar talebi yönünden ise ..... plakalı aracın maliki her ne kadar davalı şirket olsa da dava dışı ........ Araç Kiralama ve Servis A.Ş. Finansal kiralama yoluyla kiralandığı ve teslim edildiği, kiralama sözleşmesinin uzun süreli olduğu, kaza anında aracın hakimiyetinin dava dışı şirket ve/veya kişilerde bulunduğu, bu nedenle davalı yönünden işleten sıfatının ortadan kalktığı anlaşılmakla davalının bakiye miktar yönünden sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.831,88-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.404,28-TL harcın davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2024
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ......
e-imzalıdır