T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/771 Esas
KARAR NO : 2024/770
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 07/08/2023
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ..... Tarım Peyzaj İnşaat Turizm San. Ve Tic. A.Ş'nin davacı müvekkili şirket nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, Türkiye'den Kazakistan'a gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 12 kap giyinme dolabı üniteleri emtiasının .... nolu navlun faturasına istinaden 1740 nolu CMR senedi kapsamında ... / .... plakalı araç ile davalı borçlunun sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlandığının tespit edildiği, bunun üzerine taşıma senedi üzerine hasarlı şerhi düşüldüğünü ve sürücü imzalı hasar tutanı tanzim edildiğini, davalı taşıyıcının emtiaları sağlam, eksiksiz ve hasarsız bir vaziyette, yüke ilişkin yazılı hiçbir çekince içermeyen temiz taşıma senedi ile teslim aldıklarını, ancak emtiaların davalı taşıyıcının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlandığını, bu nedenlerle Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi'nin ilgili hükümleri gerek TTK'nın ilgili hükümleri gereği eksiksiz ve hasarsız olarak emtiaları teslim alan davalının kendi sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlanan emtialara ilişkin olarak doğan zarar nedeniyle sorumlu olacağının kabulü gerekeceği, ekspertiz raporuna istinaden müvekkili tarafından poliçe teminatı kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalı firmaya 4.756,50 USD tazminat bedeli ödendiğini ve dava dışı firmadan temlik iradesini içerir ibraname alındığını, bu nedenlerle Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli tüm itirazlarının iptali ile takibin icra takibindeki takip talebinde belirtilen şartlarda devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Hasarın ambalaj yetersizliği, istif ve sabitleme hatasından doğduğunu, dosyaya sunulan hasar fotoğraflarından, paletlerin iki sıra olarak yüklendiği, ancak alttaki paletin üstteki paletin ağırlığına dayanamayarak bozulduğu ve dağıldığı, alttaki paletin dağılması ile üstteki paletin de kaydığı ve hasarın oluştuğunun görüldüğü, yükün ağır bir yük olduğunu, paletlerin üzerine başka bir palet konması için yeterli kalınlık ve şekilde yapılmadığının görüldüğünü, taşımanın komple taşıma olduğunu, diğer bir deyişle araçtaki tüm yükün tek gönderene ait olduğunu, yükleme ve istif ile ambalajlamanın gönderen tarafından yapıldığını, CMR Konvansiyonun da yükleme ve istif ödevini gönderene verildiğini, bunun yanında malların uygun şekilde ambalajlanması görevinin de gönderene ait olduğunu, gönderene verilen bu ödevin uyuşmazlık konusu taşımanın icra edildiği, Bursa - Kazakistan arasındaki 4.800 km mesafesindeki bir taşımaya uygun ifa edilmesi gerektiğini, görüldüğü üzere hasar, istifin ve ambalajın yüküm ağırlık ve özelliğine aykırı olarak yapılmış olmasına bağlı oluştuğunu, hasardan davalı nakliyecinin sorumlu olmadığını, bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen TTK’nun 1472.maddesi gereğince sorumlularından tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın emtianın hasarlanmasında davalı taşıyıcının kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise kusur oranının tespiti, emtia hasarı için ödenen bedelin gerçek zarar bedeli olup olmadığı, ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmininin talep edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 18/02/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
Dava konusu anlaşmazlığın çözülmesinde Türk Ticaret Kanunu ile taşımanın uluslararası karayolu taşıması olması nedeniyle CMR Konvansiyonu’nun ilgili hükümlerinin değerlendirilmeye alınması uygun görülmüştür.
Dava dosyasında yapılan incelemede .... Ekspertiz Hizmetleri firması tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda yer alan değerlendirmeler incelenmiştir. Ekspertiz raporunun kesin delil niteliğinin takdiri Yüce Mahkemede olmakla beraber bu rapora göre emtianın hasara uğramasında araç sürücüsünün aracını yol güzergahı ve emtianın özelliğine göre uygun biçimde kullanmamasının neden olduğu ifade edilmiştir.
Türkiye-Kazakistan arasında gerçekleşen bir taşımada yol güzergahının oldukça uzun ve farklı yapıda olduğu inkar edilemez olduğundan sürücü tarafından aracın yol güzergahına uygun biçimde kullanılmadığı genellemesi ispat edilmeye muhtaç hale gelmektedir.
Sürücünün aracını emtia özelliğine göre kullanmadığı iddiası da aynı şekilde ispat edilmek durumundadır. Dava dosyasında yer alan görseller incelendiğinde büyük ebatlı ve kaygan ürünlerin üst üste ve fazla sayıda istiflendiği görülmüştür. Taşınan paletlerin kendi içinde sağlamlaştırılmadan yükleme yapıldığı görülmektedir. Palet ve sandık ile paketlenmiş ürünlerin araca yüklendikten sonra araç içinde sabitlenmesi gerektiği açıkken bu sabitlenmenin yeterli miktarda yapılmadığı dikkat çekmektedir. Kenarlara fazla sayıda bağlanmayan paletlerin araç içinde dağıldığı görseller incelendiğinde tespit edilebilmektedir.
CMR Konvansiyonu Madde 17 Fıkra 4 Madde 18 paragraf 2 ila 5'e uygun olmak üzere kayıp veya hasar durumları aşağıda belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz. Bent c) Yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması, şeklindedir. Bu durumda dava konusu olayda taşıyıcı emtia hasarının yükleme hatasından olduğunu iddia eder ve davacı taraf bu iddiayı CMR Madde 18 Fıkra 2 Taşımacı, durumun koşulları bakımından kayıp veya hasarın Madde 17 paragraf 4 de öngörülen özel risklerin bir veya daha fazlasına atfedilebildiğini belirlendiğinde, bunların bu nedenlerden ileri geldiği kabul edilir. Hak iddia eden kimse, kayıp veya zararın bu risklere kısmen veya tamamen bağlı olmadığını kanıtlamak hakkına sahiptir. Bağlamında çürütemezse taşıyıcı ve sigortacısı tazminat yükümlülüğünden kurtulur.
Dava dosyasında yapılan incelemede taşıyıcının emtia hasarına ilişkin CMR Madde 29 Fıkra 1 Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. Hükmüne dahil edilebilecek bir durumunun bulunmadığı kanaati bilirkişi nezdinde oluşmaktadır.
Yüce mahkeme davalı taşıyıcıyı emtia hasarından sorumlu tutarsa davalı taşıyıcının hasar sorumluluk sınırının Türk Ticaret Kanunu Madde 882 Fıkra (1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Hükmünce belirlenmesi gerektiği kanaati bilirkişi nezdinde oluşmaktadır.
Yüce mahkeme davada taşıyıcı firmayı emtia hasarından kusurlu bulursa Türk Ticaret Kanunu Madde Türk Ticaret Kanunu Madde 883 Fıkra (1) Taşıyıcı, zıya veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, 880 ilâ 882 nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar. hükmünün uygulanması gerektiği kanaati bilirkişi nezdinde oluşmaktadır.
Taşıma yönünden sonuç: CMR konvansiyonu Madde 17 ve CMR konvansiyonu Madde 18 hükümleri uyarınca taşıyıcının sorumlu bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmaktadır.
MOBİLYACILIK YÖNÜNDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME;
EKSPERTİZ RAPORU: .... ekspertiz hizmetleri tarafından düzenlenen 26.11.2021/.... sayılı ekspertiz raporuna göre “12 adet Giyinme Dolabı cinsi emtianın tüm parçaları ile toplam bedeli 462,99 EUR’dır. Fatura kümül adet olarak düzenlenmiş olduğundan, demonte haldeki parçaların birim fiyatları görülememiştir. Öte yandan bu parçalar tekrar satın alınıp, Kazakistan’a gönderilecektir. Bu parçalar için alınan teklife istinaden talep edilen tutar 4.756,50 USD uygun bulunarak hesaplamada dikkate alınmıştır” ve “ aynı ambalaj yapısı ile nakliye aracına yüklenen 12 Kap emtianın yalnızca 245 adet Emanet Dolap Kapağı ve 10 Adet Ayakkabı ara bölmesi, ... (çekici) – ... (Römork) plakalı araçla Türkiye’den Kazakistan’a yapılan taşıma esnasında araç şöforü aracı, yol güzargahı ve emtianın özelliğine göre uygun olarak kullanmaması sonucu hasarlanmıştır.” olduğu belirtilmiştir.
Dava dosyasında bulunan görseller dikkate alınarak;
Araç yükleme sorumluluğunun sadece araç şoförüne ait olmadığı, yüklemeyi yapan firmanın da yüklemeye eşlik ederek ürün çevre boşlukları, palet ve sandıkların bağlanmasına eşlik etmesi gerektiği, resimlerden görülebildiği kadarıyla büyük ebatlı ve kaygan ürünlerin üst üste ve fazla sayıda istiflendiği, istiflerin araç hareketleri sırasında kayabileceği düşünülerek paletlerin kendi içinde sağlamlaştırılmadan yükleme yapıldığı, kullanılan sandık malzeme kalınlıklarının az olduğu ve bu ağırlıkta ürünleri taşımaya uygun olmadığı, nitekim nakliye sırasında da kayarak sandığı parçalayarak dağıldığının görüldüğü, palet ve sandık ile paketlenmiş ürünlerin araca yüklendikten sonra araç içinde sabitlenmesi gerektiği, bu sabitlenmenin yeterli miktarda yapılmadığı, yükleyen tarafından eksik yapılan işlerin taşıyıcı tarafından yanlışta devamı sebebiyle zararın arttığı, kenarlara fazla sayıda bağlanmayan paletlerin araç içinde dağıldığı, sorunun sürücü değil, paketleme ve yükleme sorunu olduğu, hasarlı ürünlerin ölçülerini bilinmemesi, kullanılan laminat ve kompakt laminatın yerli veya ithal ürün olup olmadığını belli olmamasından dolayı net hesaplama yapılamamış olup, üründe kullanılan malzeme fiyatlarının (ham mdf m2’sinin 180 TL (Bir plaka mdf 5,88 m2 olup plakası 1062 TL’dir), Yerli laminat m2’sinin 141,70 TL, PVC bantı mtülü 3,00 TL, Kompakt Laminat m2’sinin 1479,84 TL’dir ) olması sebebiyle ekspertiz raporunun baz alınabileceği kanaatindeyim.
SİGORTA YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER;
1-Poliçe Üzerinde Yapılan İnceleme:
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı .... Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına, 12.07.2021 tanzim tarihli, .... numaralı Nakliyat Emtea Blok Abonman Sigorta poliçesi ile 09.07.2021-09.07.2022 tarihleri arasında, sigortalının faaliyet konularında bulunan Muhtelif İnşaat Malzemesinin (Kullanılmamış) Kamyon, Gemi, Uçak taşımacılığı ile Tüm Dünya Ülkeleri → Türkiye, Türkiye → Tüm Dünya Ülkeleri taşınması sırasında meydana gelebilecek rizikolar için yıllık tahmini kapasite 16.500.000,00 USD, araç başına azami limit 7.500.000,00 USD pesin kuvertür limitli olarak sigorta teminatı sağlandığı ve geçerli bir poliçe olduğu tespit edilmiştir.
Dekont: Dosya içerisinde Davacı ... Sigorta AŞ. tarafından dava dışı sigortalısı .... firmasına ... Bankası aracılığıyla 17.12.2021 tarihinde 4.756,50-USD tutarında ödeme yapıldığı görülmüştür. Bu ödemenin ve sunulu evrakın dosyada yer bulan talepler, sav ve savunmalar yönünden nihai tahlili ve hukuki tavsifi muhterem Mahkemeye aittir.
2-Rücuen Tazminat Talebi Açısından İnceleme:
Davacı sigorta şirketi tarafından TTK’un 1472nci maddesi gereği halefiyete dayanan rücuen tazminat talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali için iş bu dava dava dosyası açılmıştır.
Davacı sigortacının, sigortalısına ödemeyi gerçekleştirdiğine dair bir kanıt sunabildiği takdirde bu ödeme ile dava dışı sigortalısının davalı taşıyıcıya karşı sahip olduğu haklara TTK. 1472’nci madde uyarınca kanunen halef olabilmesi için sigorta tazminatının geçerli bir sigorta sözleşmesinden doğan borç olarak ödenmiş olması şarttır.
6012 sayılı T.T.K’nın 1472’nci maddesi gereğince “Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vâkı zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dâva hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder.” maddesine yer verilmiştir.
Davacı sigorta şirketinin halef sıfatını kazanabilmesi için bir sigorta sözleşmesinin (poliçe) mevcut olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve dava dışı sigortalının talepte bulunabileceği zararın ortaya çıkmasından üçüncü bir kişinin varlığı /dava hakkının varlığı gereklidir.
Birinci koşul bakımından, yukarıda detayları verilen poliçenin incelenmesi sonucunda, davacının dava dışı sigortalısı .... Sanayi ve Ticaret A.Ş’ nin sigortalı sıfatına sahip olduğu, düzenlenen poliçenin geçerli bir poliçe olduğu ve dava konusu hasarı teminat altına aldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Dolayısı ile ilk koşul sağlanmıştır. İkinci koşul bakımından, Sigortacının himaye ve teminat kapsamında yer alan riziko sebebiyle ödeme yapmış olma koşulu bakımından dosya içeriğindeki belgeler arasında yer alan dekont incelendiğinde; Davacı .... Sigorta AŞ'nin eksper raporuna dayanarak, ... Bankası hesabından, 17.12.2021 tarihinde dava dışı sigortalısı .... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş’ hesabına 4.756,50-USD ödediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda teknik ve sektörel incelemeler sonucu meydana gelen hasarın mezkur poliçe ile teminat altına alınmış olduğu, davacı sigorta şirketinin de eksper raporuna dayanarak, sigortalısına gerçek zarar tutarını 17.12.2021 tarihinde 4.756,50-USD sigorta tazminatı ödemesi yaptığı, ödeme yaptığı tutar kadar ibraname ile ayrıca BK 182 ve müteakip maddeleri gereğince temlik aldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla halefiyetin ikinci şartı yerine getirildiği görüşüne varılmıştır. Davacının usulüne uygun olarak yazılı şekilde almış olduğu temlik ile akdi halefiyet elde ettiği açıktır. Davacı ayrıca ödemiş olduğu tazminatın rücuen talebinde TTK 1472’nci maddesindeki halefiyete dayanmaktadır. Davacının TTK 1472’nci maddesi gereği akdi halefiyet şartlarını haiz olabilmesi için, tazminat ödemesine konu olan poliçenin geçerli ve meydana gelen rizikoyu teminat altına almış olması, meydana gelen rizikoda hak ve menfaat sahibi olana ödeme yapmış olması ve meydana gelen rizikoda sigortalı haricinde 3.bir kişinin sorumluluğunun bulunması gerekmektedir.
Üçüncü koşul bakımından, Taşıma yönünden yukarıda 2. bölümde yapılan tespitlerde “CMR konvansiyonu Madde 17 ve CMR konvansiyonu Madde 18 hükümleri uyarınca taşıyıcının sorumlu bulunmadığı” tespit edilmiştir.
Yukarıda detaylı olarak incelendiği üzere, davacının tazminat ödemesine konu olan Nakliyat Sigorta poliçesi geçerli ve meydana gelen rizikoyu teminat altına almaktadır. Davacı meydana gelen riziko sonrası, hak ve menfaat sahibi olan sigortalısına ödeme yapmıştır. Meydana gelen hasarda sigortalı dışındaki 3.kişi olan taşıyıcının sorumlu olmadığı/ kusuru olmadığı teknik-
sektörel bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Bu durumda davacının, davalıya rücu hakkı olmadığı sonuç ve görüşüne ulaşılmaktadır.
SONUÇ: Verilen görev çerçevesinde ve uzmanlık alanlarımız dahilinde aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır.
1-CMR konvansiyonu Madde 17 ve CMR konvansiyonu Madde 18 hükümleri uyarınca taşıyıcının sorumlu bulunmadığı, taşıyıcı hasar sorumluluk sınırının Türk Ticaret Kanunu Madde 882 Fıkra (1) kapsamında belirlenebileceği,
2-Emtia için ödenen bedelin ekspertiz raporu doğrultusunda gerçek zarar bedeli olarak 4.756,50-USD kabul edildiğinin,
3-Taşıyıcının sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davacının, davalıdan rücuen talep hakkı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan 04.05.2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;
Davalı ...Anonim Şirketi, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ilirkişi raporunun savunmalarını teyit ettiğini ifade etmişlerdir. Davalı ....Anonim Şirketi, bilirkişi raporuna itirazını halefiyet ilişkisi ile davacı .... Sigorta Anonim şirketi’nin hak sahibi olduğu görüşüne karşı yapmaktadır. Davalı .... Uluslararası Nakliyat ve Ticaret Anonim Şirketi, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacı ... Sigorta firmasının sigortalısı ... firmasının mal bedelini tahsil ettiyse hak sahibi durumunun gönderilene geçtiğini iddia etmektedir. Bu durumda davacı ... Sigorta firmasının ödemeyi hak sahibine yapmaması nedeniyle aktif husumet hakkı kazanamayacağını iddia etmektedir. Davalı ... firması ayrıca aracı ...bank ... Şubesi’ne ulaşılarak ihracat faturasının karşılığında ödeme gelip gelmediğinin ispatlanmasını da talep etmiştir.
Aracı ...bank ... Şubesi’ne ulaşmak hususu Yüce Mahkeme takdirindedir.
Davacı .... Sigorta firmasının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi incelendiğinde öncelikle taşıma uzmanı bilirkişinin uzmanlığı üzerinden sadece karayolu taşımacılığı konusunda uzman bir bilirkişinin jüriye eklenmesi istenmiştir. Bununla beraber heyette yer alan taşıma bilirkişisinin hangi taşıma türlerinde uzmanlığının bulunduğu Bilirkişilik Bölge Kurulu kayıtlarında açıktır. Bilirkişinin sadece havayolu taşımacılığı konusunda uzman olduğu iddiası doğru değildir.
Davacı .... Sigorta firmasının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi incelendiğinde davalı .... Anonim Şirketi’nin emtiayı sağlam, eksiksiz ve hasarsız biçimde temiz bir taşıma belgesiyle teslim aldığı ifade edilmiştir. Bu durumun malı sağlam biçimde alıcıya teslim etme yükümlülüğünü davalı ... Uluslararası Nakliyat firması üzerine bıraktığı ifade edilmektedir. Davacı .... Sigorta firması itiraz dilekçesinde CMR Konvansiyonu’nun 8 ve 9.maddeleri ile Türk Ticaret Kanunu 858 ve 869.maddeleri’ne atıflar yaparak davalı .... Nakliyat firmasının kusurlu durumundan kurtulamadığını iddia etmektedir. Davacı .... Sigorta firmasına göre yükün teslim alınmasından sonra kendilerince belirtilen tespitler ve alınması gereken önlemlerin gereği davalı ... Nakliyat firmasınca yerine getirilmemiştir. Davacı ... Sigorta firması bilirkişi raporuna karşı itirazını sorunsuz olarak teslim edilen yükün ambalaj ya da istifleme hatası nedeniyle değil başka sebepler ile hasarlandığını ve bu hasardan davalı .... Nakliyat firması’nın sorumlu bulunması gerektiği iddialarına dayandırmaktadır. Bu iddiaya dayanak olarak en büyük kanıt, taşıma belgesinde davalı .... Nakliyat firması tarafından her hangi bir şerh kaydı bulunmaması olmuştur. Bunun dışında bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davalı Troyka Nakliyat firmasını kesin biçimde hasardan sorumlu tutacak bir kanıt ortaya konulmamıştır.
Davacı ... Sigorta firması, CMR Konvansiyonu ile Türk Ticaret Kanunu’nun kimi maddelerine atıflar yapmıştır. Bununla beraber bu maddeler derinlemesine irdelendiğinde taşıyıcı firmanın “istiflemenin durumu, yüke ya da yola uygunluğunu denetlemek” gibi bir sorumluluğu bulunduğuna dair en ufak bir ifade bulunmadığı açıkça ortadadır. Bu maddeler içinde istifleme kelimesi bile geçmezken davalı ... Nakliyat firması’nın bu hususta sorumluluğu bulunduğu iddiasına bilirkişi nezdinde katılmak mümkün olmayacaktır. Davacı .... Sigorta firması, itiraz dilekçesinde birçok tespitte(Yükün taşıyıcı tarafından yol koşullarına uygun şekilde bağlanması ve araç içi boşlukların doldurularak yola çıkılması, bu hususta aksi bir durum var ise taşıyıcı temsilcisi olan araç şoförünün yükleme işini kontrol ederek sabitlemede ve istifte bir eksiklik var ise önlemini almadan yola çıkmaması vb.) bulunmuştur. Belirtilen tespitlerin taşıyıcı sorumluluğu olduğuna dair yasal zemin sadece Basiretli Tacir kuralı üzerinden ortaya konulmuştur. Basiretli Tacir Kuralının bu genişlikte yorumlanıp yorumlanamayacağının takdiri Yüce Mahkemededir.
Davacı .... Sigorta firmasının bilirkişi raporuna itirazında belirttiği hususların CMR Konvansiyonu Madde 18 Fıkra 2 … Hak iddia eden kimse, kayıp veya zararın bu risklere kısmen veya tamamen bağlı olmadığını kanıtlamak hakkına sahiptir. Koşulunu karşılayıp karşılamadığının takdiri Yüce Mahkemedir.
SONUÇ VE KANAAT:
Uluslararası Taşımacılık açısından kök raporda belirtilen sonuç ve kanaatler aynen korunmakla beraber; Yüce mahkeme davalı .... Uluslararası Nakliyat firmasının yükün uğradığı hasardan sorumlu olduğunu kabul ederse; Davalı .... Uluslararası Nakliyat firmasının hasar sorumluluk sınırının Türk Ticaret Kanunu Madde 882 Fıkra (1) kapsamında belirlenmesi gerektiği şeklinde rapor düzelemişlerdir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesin de ;Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen TTK’nun 1472.maddesi gereğince sorumlularından tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı taraf her ne kadar davaya konu Türkiye'den Kazakistan'a gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 12 kap giyinme dolabı üniteleri emtiasının .... nolu navlun faturasına istinaden 1740 nolu CMR senedi kapsamında ... / .... plakalı araç ile davalı borçlunun sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlandığını iddia etmişse de davacının TTK 1472’nci maddesi gereği akdi halefiyet şartlarını haiz olabilmesi için, tazminat ödemesine konu olan poliçenin geçerli ve meydana gelen rizikoyu teminat altına almış olması, meydana gelen rizikoda hak ve menfaat sahibi olana ödeme yapmış olması ve meydana gelen rizikoda sigortalı haricinde 3.bir kişinin sorumluluğunun bulunması gerekmektedir. Dosyada alına bilirkişi raporuna göre Türkiye-Kazakistan arasında gerçekleşen bir taşımada dava dosyasında yer alan görseller incelendiğinde büyük ebatlı ve kaygan ürünlerin üst üste ve fazla sayıda istiflendiği taşınan paletlerin kendi içinde sağlamlaştırılmadan yükleme yapıldığı Palet ve sandık ile paketlenmiş ürünlerin araca yüklendikten sonra araç içinde sabitlenmesi gerektiği açıkken bu sabitlenmenin yeterli miktarda yapılmadığı kenarlara fazla sayıda bağlanmayan paletlerin araç içinde dağıldığı , nakliye sırasında da kayarak sandığı parçalayarak dağıldığının , palet ve sandık ile paketlenmiş ürünlerin araca yüklendikten sonra araç içinde sabitlenmesi gerektiği, bu sabitlenmenin yeterli miktarda yapılmadığı, yükleyen tarafından eksik yapılan işlerin taşıyıcı tarafından yanlışta devamı sebebiyle zararın arttığı, kenarlara fazla sayıda bağlanmayan paletlerin araç içinde dağıldığı, sorunun sürücü değil, paketleme ve yükleme sorunu olduğu, taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş olup bu kapsamda toplanan deliller ve dosyada alınan bilikişi raporu dikkate alınmasında dava konusu anlaşmazlığın çözülmesinde Türk Ticaret Kanunu ile taşımanın uluslararası karayolu taşıması olması nedeniyle CMR Konvansiyonu’nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği , dava konusu taşıyıcının emtia hasarına ilişkin CMR Madde 29 Fıkra 1 Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. hükmüne dahil edilebilecek bir durumunun bulunmadığı, davacının iddialarını ispata yarar delilde dosyaya sunulmadığı, bu kapsam ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davanın sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 1.768,78-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.341,18-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
4-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 20.581,26-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır