T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/789 Esas
KARAR NO : 2024/769
DAVA : Ticari Ünvanın Korunması
DAVA TARİHİ : 11/08/2023
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Ünvanın Korunması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tarımsal girdi alanında, Türkiye'nin en büyük özel kuruluşu olduğunu ve uzun yıllar hem kendi faaliyetlerinde, hem de iştiraklerinde .... ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, 2023 yılında kurulan davalının müvekkilleri şirketin ticari unvanı ile iltibas oluşturucak derece bir ticaret unvanı altında kurulduğunu, müvekkilleri şirketin birçok iştiraki bulunmakta olduğunu ve ... ibaresini kullanıldığını, merkezi dışında 10 farklı şubesinin .... unvanını kullandığını, müvekkilleri şirketin dört farklı okulu bulunduğunu, Türkiye’nin birçok farklı yetine bayilikler verdiğini, Türk Patent nezdinde tescilli markalarının bulunduğunu, müvekkillerine ait web sitelerinin de olduğunu, davalının ticaret unvanının da sicilden terkinine, ihtiyati tedbir karar verilmesini bildirmişlerdir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilleri şirketin tamamen ilaç sektöründe faaliyet göstermek üzere, 02.02.2023 tarihinde kurulduğunu, ilaç ticaretini yapmak, ecza deposu açma, ilaç ruhsatı alma veya kiralama, ilaç hammaddesi, ameliyat malzemesi, serum, aşı, bebek besleme ve bakım ürünleri, hijyenik ürünler ticaretini yapmak olduğunu, davacı şirketin tarım sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, davacı şirketin ticaret unvanı ile davalı müvekkilllerinin unvanının farklı olduğunu, ... ibaresinin zayıf bir ibare olduğunu, ... ibaresi barındıran 600 ün üzerinde marka tescilinin olduğunu, İstanbul ilinde ... unvanı ile kayıtlı yüzlerce ticaret unvanı olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddini talep ettiğini, sonuç olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, TTK’nun 50 ve 52.maddeleri gereğince açılan ticaret ünvanına korunması, davalının ticaret ünvanında yer alan ibarenin sicilden çıkarılması istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın davalının ticaret ünvanının davacının ticaret ünvanı ile haksız şekilde iltibasa neden olup olmadığı, davacının ticaret ünvanına haksız tecavüzün söz konusu olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 03/06/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
Davacının, "..." ibareli, .... tescil numaralı “tanınmış markasının” bulunduğu, yine incelenen ve “...” asıl ibareli olan, ...., ...., 2018 ..,..,..,... vb çok sayıda tescilli markasının bulunduğu, bu markaların “ilaç, tarım ilaçları, deniz taşımacılığını da kapsayan hizmetlerde” tescilli olduğu, Davalının, TPMK online kayıtlarına göre, tescilli markasının bulunmadığı, Davacının ve davalının, İTO kayıtları ve sunmuş olduğu deliller neticesinde, iş ve faaliyet alanlarının “kimyevi maddeler, ilaçlar, tarımsal ilaçlar, limancılık hizmetleri vb” bir çoğunun ortak olduğu, tarafların, çoğunlukla, bire bir aynı ve bazen de oldukça benzer faaliyetlerde bulunmakta olduğu, davacının Oda sicil kaydının 12.06.1974 ve davalının oda sicil kaydının 02.02.2023 tarihi olduğu, davalının, davaya konu olan ve “...” asıl ibareli olan ticari ünvanlarının, davacının ticari ünvanı ve tescilli markaları ile, ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, yukarıdaki tüm kriterler de bir arada değerlendirildiğinde, haksız şekilde iltibasa neden olabileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı SMK.'nın 156. maddesi uyarınca, "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır."
Somut uyuşmazlıkta davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davacı şirketin markası olan "... " markasına dayalı olarak ve "... " ibaresinin kullanılması sureti ile haksız rekabetin tespiti ve men'i, ticaret unvanının sicilden terkin edilmesi isteminde bulunmuş olup talep "..." ibaresinin kullanımında kaynaklanmaktadır. iş bu davada da davacının tescilli markaya dayanmış olması nedeniyle, bu konudaki delilerin takdirinin ihtisas mahkemesince görülmesi gerekmektedir. (aynı yönde Ankara BAM 20. Hukuk 2024/313 E. 2024/312 K., Ankara BAM 20. Hukuk 2022/620 E. 2022/616 K., ) Davada 6769 sayılı SMK kapsamında kalan bir hukuki koruma talebi bulunduğundan, davanın fikri sınai haklar hukuk mahkemesinin görev alanına giren bir dava olduğu kabul edilmelidir. Açıklanan bu nedenlerle dava konusu uyuşmazlığın Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sonuçlandırılması gerektiğinden Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine, mahkememizin görevsizliğine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır