T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/940 Esas
KARAR NO : 2025/971
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/03/2023
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun TTK 55. Maddesi uyarınca müvekkili şirketin iş ürünlerinden yetkisiz olarak yararlanma ve iş ürünlerinin izinsiz olarak ele geçirme şeklindeki dürüstlüğe ve rekabete aykırı eylemlerle kendisine çıkar sağlayan davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle, davalı şirketin fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, haksız rekabetin meni ve önlenmesi, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin uğradığı şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet teşkil eden fillerin işlendiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu hizmetin Kültür bakanlığı nezdinde tescili gerçekleştirilen programın kullanıcı, satın almayı veya kiralamayı düşündüğü bir taşınmaza ilişkin ada, parsel vs. bilgileri sisteme girmesi akabinde müvekkili tarafından geliştirilen yüksek teknoloji ve yapay zeka hizmetleri sayesinde söz konusu taşınmaza ilişkin detaylı bir risk analiz raporu oluşturularak kullanıcıya sunulduğunu, müvekkilinin kuruluş amacının tüm ilan siteleri, ihale ve icra portalları, meclis kararları, haritalar, gazeteler, deprem risk bölgeleri, trafik bilgi akışı ve satış kiralama sitelerini de yakından takip eden yapay zeka sistemleri anlık olarak risk analizi sağlamak olduğunu, 200'ün üzerinde başlıkta ... ortamında geliştirilen teknolojiler ile risk izlemesi yapılmakta ve gayrimenkul konusunda tüketicilere detaylı bir rapor sunulmakta olduğunu, müvekkili tarafından sunulan hizmetin davacı şirket tarafından sunulan hizmetten bambaşka bir kulvarda olduğunun görüleceğini, davacı şirketin yer sağlayıcısı olduğu internet sitesi üzerinden müvekkili şirketin haksız menfaat elde ettiği iddialarının abesle iştigal olduğunu, davacı şirketin dava takip yetkisi olmadığı halde www......com alan adlı internet sitesi kullanıcıların kişisel verilerinin ihlal edildiği gerekçesiyle talepte bulunduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı şirketin kendisi tarafından bizzat beyanlarında ve ihtarnamelerinde ikrar edildiği üzere, 5651 sayılı kanun kapsamında salt yer sağlayıcı olduğunu sağlayıcının ise, içerikte yer alan veriler üzerinde hak iddia etmesi hukuken ve yasal olarak mümkün olmadığını, içerikte yer alan verilerin, kullanıcılar tarafından girilen ve erkesin erişimine açık olan, davacı şirketin uhdesinde bulunmayan veriler olduğu için davacı şirkete ait iş ürünleri olarak görülebilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından .... internet sitesinde yer alan verilerin kullanımının kısıtlanması ve engellenmesine yönelik işbu davanın açılmasının davacı şirketin emlak ve e-ticaret sektöründeki hâkim olması nedeniyle kabul edilebilir değildir, bir diğer ifadeyle davacı şirketin haksız rekabet iddiasının, bizatihi rakabet ortamını zedelemeye yönelik olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karat verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davalı tarafın eylemlerinin TTK 54 ve 55. Maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği iddiası ile haksız rekabetin tespiti/meni ile bu kapsamda maddi ve manevi tazminat talebi istemine ilişkindir.
-Hem 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (6762 sayılı TTK) hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (6102 sayılı TTK) haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Olay ve dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nin 54. (6762 sayılı TTK’nin 56.) maddesinde haksız rekabete ilişkin amaç ve genel hükme yer verildikten sonra, aynı Kanun’un 55. (6762 sayılı TTK’nin 57.) maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır (Arkan, s. 350.).
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54/2. maddesinde; "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu madde ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiştir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, 55. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar gösterilmiştir. Haksız rekabet hükümleri, sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzenin de korunmasını amaçlar.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/(1)-a-4 maddesi gereğince “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet hâli olarak belirtilmiştir. Buna göre, kişinin bir başkasının mal veya iş ürününün ya da ticaret unvanı veya markasının aynısını ya da benzerini kendi iş ve faaliyetinde ticari amaçla kullanması, ilgili malı veya iş ürününü piyasaya sunması karıştırılmaya (iltibasa) yol açar ve haksız rekabet teşkil eder.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/(1)-c maddesinde ise; Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle;
1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,
2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak,
3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak.
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur.
e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.... düzenlemelerine yer verilmiştir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
-Mahkememiz dosyası, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma dosyası evrakları ve tarafların bilişim sistemleri üzerinde yapılacak incelemeler üzerinde bağlı kalmak kaydıyla;
Davalı şirket tarafından davacı şirkete ait verilerin kullanılıp kullanılmadığı, verilerin kullanıldığının kabulü halinde davalı tarafın verdiği hizmetlerin niteliği de nazara alınarak işbu veriler ile menfaat veya kazanç sağlanmasının mümkün olup olmadığı,
Davacı ile davalı şirket tarafından sunulan hizmetlerin birbirleriyle benzerlik gösterip göstermediği, davalı tarafça risk izlemesi ve gayrimenkul konusunda tüketicilere sunulduğu belirtilen raporlarda davacıya ait verilerden izinsiz yararlanıp yararlanmadığı, davacı tarafça yer sağlayıcı hizmeti kapsamında depolanan verilerin davalı ve/veya dava dışı üçüncü kişilerle paylaşımının yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda verilen izin ve paylaşımların hangi kapsamda olduğu,
Davacıya ait internet sitesinde kullanıcılar tarafından sunulan bilgilerin davalı tarafça hangi suret ve yöntemle elde edildiği, davalı tarafın bu kapsamda yetkisiz erişim sağlayıp sağlamadığı, sızma vb. bir müdahalenin bulunup bulunmadığı ve varsa davalı tarafça elde edilen veriler üzerinde davacı tarafın emek veya mesaisinin bulunup bulunmadığı,
Varsa davalı tarafça elde edilen bilgilerin kişisel veri kapsamında olup olmadığı, neticeten davalı tarafından yapıldığı iddia edilen eylemlerin haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği hususlarının belirlenmesi amacıyla bir haksız rekabet alanında uzman hesap bilirkişiye, bir yazılım/biliişim alannda uzman bilirkişi, bir ekonomi/işletme alnında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, 09/05/2024 tarihli raporda özetle; davalı şirket tarafından davacı şirkete ait verilerin kullanılıp kullanılmadığı, verilerin kullanıldığının kabulü halinde davalı tarafın verdiği hizmetlerin niteliği de nazara alınarak işbu veriler ile menfaat veya kazanç sağlanmasının mümkün olup olmadığı yapılan tespitler neticesinde Davacı firmaya ait .... sitesi üzerinden İlan Numarası, İlan Tarihi, Emlak Tipi, m2(Brüt), m2(Net), ayiç, Kategori, Oda Sayısı, Bina Yaşı, Bulunduğu Kat, Kat Sayısı, Eşyalı, Kullanım, Durumu, Aidat (TL), Krediye Uygun, Takas, Harita Konum bilgilerinin kullanıldığı , bu bilgiler üzerinden teknik analiz çalışmaları eklenerek kullanıcılara hizmet verildiği, davacı ile davalı şirket tarafından sunulan hizmetlerin birbirleriyle benzerlik gösterip göstermediği; yapılan tespitler neticesinde Davacı firmaya ait sitenin ilan sitesinin olduğu, Davalı firmaya ait sitenin bir çok emlak sitesinden toplanan verilerin teknik incelemeler neticesinde risklerinin tespit edilmesine yönelik hizmet sağladığı, davalı tarafça risk izlemesi ve gayrimenkul konusunda tüketicilere sunulduğu belirtilen raporlarda davacıya ait verilerden izinsiz yararlanıp yararlanmadığı; davalı taraf Web Scraping, Web kazıma, web sitelerinden bilgi çıkartmanın bilgisayar programı tekniğini kullanarak, davacı tarafça noterlikten çekilen 2 ihtarnameye ve İP adreslerin engellenmesine rağmen her seferinde diğişik İP adresleri kullanarak , davacı tarafın emlak sitesinden rızası alınmadan veri toplamış olduğu, davacı tarafça yer sağlayıcı hizmeti kapsamında depolanan verilerin davalı ve/veya dava dışı üçüncü kişilerle paylaşımının yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda verilen izin ve paylaşımların hangi kapsamda olduğu; davacının web sitesinde yayımlanan reklamların davalı tarafından kopyalandığı ve üçüncü şahıslarla paylaşıldığı dosya kapsamından anlaşıldığı, internet ortamında yapılan işlemlerin düzenlenmesini sağlayan 5651 sayılı kanun Yer Sağlayıcıyı “Yer Sağlayıcı İnternet ortamında, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişilerdir. Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir” şeklinde tarif edildiği, bu anlamda davaya konu kopyalama eyleminde, web sitesindeki bilgileri izinsiz kopyalanan davacının şikayetinin belirleyici olduğu, davacıya ait internet sitesinde kullanıcılar tarafından sunulan bilgilerin davalı tarafça hangi suret ve yöntemle elde edildiği, davalı tarafın bu kapsamda yetkisiz erişim sağlayıp sağlamadığı, sızma vb. bir müdahalenin bulunup bulunmadığı ve varsa davalı tarafça elde edilen veriler üzerinde davacı tarafın emek veya mesaisinin bulunup bulunmadığı; davalı firma tarafından geliştirilmiş yazılımda Web Scraping yöntemi ile verilerin çekildiğinin tespit edildiği, dış dünyaya açık olan verilerin çekilmesi yöntemi olması sebebiyle sistemlere sızma veya hukuk dışı müdahale kapsamında işlem sayılmasının teknik olarak mümkün olmadığı, varsa davalı tarafça elde edilen bilgilerin kişisel veri kapsamında olup olmadığı, neticeten davalı tarafından yapıldığı iddia edilen eylemlerin haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği hususlarının belirlenmesi; dava konusu uyuşmazlık yukarıda açıklanan bilgiler çerçevesinde ele alındığında uyuşmazlık konusu ilanlarda yer alan bilgilerin gerçek kişiler ile ilişki kurulmasına yol açması halinde kişisel verilerin ihlal edildiğinin kabul edilebileceği, ancak bu hususta bir tespit bulunmaması nedeniyle ihlal tespitinin yapılamadığı, davalı eylemlerinin TTK 55-1-c kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişi heyeti ile birlikte pazarlama / işletme alanında uzman mahkememizce re'sen belirlenecek bilirkişiye tevdi edilerek davalı tarafın hukuki nitelikte olmayan beyan ve itirazları doğrultusunda heyet halinde ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, düzenlenen 23/09/2024 tarihli ek raporda özetle;
kök raporda yer verilen tespit, değerleme ve görüşlerde değişikliği gerektirecek bir hususun
bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
-Ek raporda heyete dahil edilen pazarlama işletme alanında uzman bilirkişi tarafından rapora bir katkı sağlanmadığı anlaşılmakla, dosyanın yeniden heyete tevdi edilerek heyet halinde eksiksiz ve usulüne uygun taraf itirazları da gözetilerek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen 06/07/2025 tarihli raporda özetle; bir web sitesinin genel olarak kazanç kalemlerinin reklam geliri, abonelik geliri, Affilate marketing , site üzerinden ürün ve hizmet satarak para kazanma, danışmanlık yaparak veya eğitim vererek para kazanma olduğunu, web sitesinin para kazanabilmesi için en önemli kriterlerden biri, sitenin ziyaret sayısı olduğunu, web site analizi yapan bir sitede 2025 yılı itibariyle davacı firmanın web sitesine ait ziyaretçi trafiğinin incelenmesinde davacı firmaya ait web sitesinin ziyaretçi sayısında herhangi bir azalma olmadığının görüldüğünü, bir an için ziyaretçi sayısının azaldığı görülmüş olsa bile, bu azalmanın davalı firmanın faaliyetlerine bağlanamayacağını, ziyaretçi sayısının azalmasının, sitede yapılan değişiklikler, manuel arama motoru cezaları, siber saldırılar, algoritma güncellemeleri, backlink kaybı, rekabet gibi nedenlerin biri veya birkaçından kaynaklanabileceğini, sayının azalmasıyla ilgili çeşitli analiz teknikleri kullanılarak site sahibine tahmini azalma sebeplerini gösterebileceğini, dava dosyasında, davacı firmanın web sitesinin ziyaretçi sayısının düşüşüyle ilgili veya gelirlerinin davalı firma web sitesi nedeniyle azaldığını gösteren herhangi bir belge bulunmadığını, alınan raporlarda yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre; davalı firmanın, davacı ve diğer dava dışı sitelerden web scrapping metoduyla, ilanı verenlerin kişisel bilgileri de dahil olmak üzere verileri kendi bünyesine kopyaladığı, veri kopyalamayı, sitelerden izin almadan gerçekleştirdiği, davalı firmanın internet sitesine satış ilanı verilemediği, emlak, arsa, tarla vb. satış yapacak kişilerin davacı ve diğer dava dışı sitelere ilan vermeleri gerektiği, bu nedenle davacının sitesine giriş yapacak, satış yapacak kişilerde bir azalma meydana gelmeyebileceği, davacının internet sitesinde ilanı veren kullanıcının kişisel bilgileri de kopyalandığı için, satın alım yapacak olan bir kullanıcının, davalı firmanın sitesine girerek gerekli araştırmayı yapabileceği, satın almayı düşündüğü kişilere/firmalara, diğer siteleri açmadan ulaşabileceği, dolayısıyla satın alma yapmak isteyen kullanıcıların davacı siteyi ziyaret etmesine gerek olmadığı, dolayısıyla satın alma yapacak kişilerde, davacı firma sitesine girişlerde azalma olabileceği, yargıtay kararlarına göre, veri tabanının eser niteliğinde olduğu, dolayısıyla internet sitesi sahibinin izni olmadan veri kopyalayamayacağı, davacının web sitesinin ziyaretçi sayısının, davalı firmanın web sitesi nedeniyle düşüş yaşandığını gösteren herhangi bir belge veya bulgunun bulunmadığı, son altı aylık ziyaretçi sayısına göre, davacının ziyaretçi sayısının devamlı yükseldiği, davacının web sitesinin ziyaretçi sayısı düşmüş olsa bile, bu düşüşün davalı firmanın web sitesi nedeniyle düştüğünün söylenemeyeceği, aynı şekilde, davacının gelir kalemlerindeki düşmeyi gösteren herhangi bir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, böyle bir belgenin veya gelir düşüşünün varlığı halinde ile, gelir kaybının davalı firmanın çalışmaları nedeniyle olup olmadığının belirlenemeyeceği, davalı firmanın web sitesi ve çalışma yöntemleri nedeniyle, davacı firmayı zarara uğrattığını gösteren herhangi bir somut delilin bulunmadığı, kök raporda haksız rekabet yönünden yapılan incelemede davacı şirkete ait olan web sitesinin sui generis koruma çerçevesinde ele alındığı ve haksız rekabete ilişkin taraf iddialarının tamamının incelendiğini, bununla birlikte raporda haksız rekabet incelemesini yapıldığını, başlık altında konu FSEK m. 6/11 çerçevesinde ele alınmadığını, bu sebeple haksız rekabet incelemesi bakımından herhangi bir çelişki söz konusu olmadığını, davalı vekili tarafından davacı tarafa ait internet sitesindeki verilerin iş ürünü olarak belirtilmesi hususunda kısa ve yüzeysel inceleme yapıldığı belirtilmekle birlikte ilgili husus kök raporda zaten oldukça detaylı şekilde incelendiğini, davalı tarafın internet sitesine üçüncü kişilerce girilen ilan verileri olması sebebiyle iş ürünü olarak değerlendirilemeyeceğini itirazı bakımından ilan içeriklerinin bireyler tarafından girilseler dahi, söz konusu platformun ilgili verileri işleme, sunma biçimi, sınıflandırması, kullanıcı deneyimine ilişkin yatırımları, söz konusu içeriklerin ticari faaliyet kapsamında iş ürünü olarak kabul edilmesini gerektirmektedir. Bu anlamda emeğin doğrudan veride değil, verinin sunumuna yönelik olması da iş ürünü olarak korunmasını gerektirdiğini, davalı vekili itirazlarında içeriğin kullanıcılar tarafından oluşturulmasına dayandığını, ancak bu durum davacı şirketin bu içeriği derleyip sınıflandırarak bir veri tabanı oluşturduğu gerçeğini ortadan kaldırmadığını, söz konusu verilerin, davacı tarafından yapılandırılmış sistematik bir düzende, filtreleme, kategori oluşturma, gibi teknik katkılarla işlenerek sui generis veri tabanı niteliğine kavuşturulduğunu, davacı tarafın kullanım koşullarında dahi verilerin doğruluğunu garanti etmemesi, veriler üzerinde teknik ve organizasyonel denetim ve yatırım yapmadığı anlamına gelmediğini, bu tür feragat hükümleri sorumluluktan kurtulma amacı taşımakla birlikte emek iddiasından vazgeçildiği anlamına gelmediğini, iş ürünü kavramı, yalnızca içerik üretimini değil, bu içeriğin sunulabilir, pazarlanabilir, anlamlı bir bütün haline getirilmesini de kapsadığını, kullanıcı tarafından girilen içeriğin, kategori sistemine oturtulması, doğrulama algoritmalarından geçirilmesi gibi tüm süreçler davacı şirketin emeğinin sonucu olduğunu, kök raporda yer verilen tespit, değerleme ve görüşlerde değişikliği gerektirecek bir hususun bulunmadığını bildirdikleri görülmüştür.
-Mahkememizce yargılama sırasında davacı vekiline dava ve itiraz dilekçelerinde talep ettiği maddi tazminata ilişkin dayanaklarını ibraz etmek ve her bir tazminat talebi yönünden dava değerini bildirmek üzere HMK 31 maddesi uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde bildirimde bulunulmaması halinde dosyanın mevcut talepler doğrultusunda karara çıkartılacağı hususunun ihtarına karar verilmiş, kesin süre içerisinde davacı tarafça beyan dilekçesi ibraz edildiği görülmüş, dilekçe ekinde herhangi bir bilgi ya da belgenin dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar, alınan bilirkişi raporları kapsamında Mahkememizce yapılan değerlendirmelerde; davacıya ait internet sitesindeki ilan Numarası, ilan tarihi, emlak tipi, m2(brüt), m2(net),
rayiç, kategori, oda sayısı, bina yaşı, bulunduğu kat, kat sayısı,
eşyalı, kullanım, durumu, aidat (tl), krediye uygun, takas, harita
konum bilgilerinin davalı tarafça kullanıldığı, işbu bilgilerin temin edilmesi akabinde teknik analiz çalışmaları eklenerek kullanıcılara hizmet verildiği, davacıya firmaya ait sitenin ilan sitesi olduğu, davalı tarafça bir çok emlak sitesinden toplanan verilerin teknik incelemeler neticesinde risklerinin tespit edilmesine yönelik hizmet sağlandığı, davalı tarafın Web Scraping, Web kazıma, web sitelerinden bilgi çıkartmanın bilgisayar programı tekniğini kullanarak, davacı tarafça noterlikten çekilen 2 ihtarnameye ve İP adreslerin engellenmesine rağmen her seferinde değişik İP adresleri kullanarak , davacı tarafın emlak sitesinden rızası alınmadan veri toplamış olduğu, davacının web sitesinde yayımlanan reklamların davalı tarafından kopyalandığı ve üçüncü şahıslarla paylaşıldığı görülmektedir.
-Bu haliyle davalı tarafın eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/(1)-c maddesine aykırılık teşkil ettiği, davacının yer sağlayıcısı olduğu ve içeriklerine kategorilere ayırarak işlediği verilere ettiği yetkisiz olarak erişim sağlanarak yararlanıldığı, davacıya ait hazır verilerin teknik çoğaltma yöntemleriyle ele geçirilip yararlanıldığı, davalının işbu eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğu sabittir. Bu kapsamda davalı tarafın davacı şirkete aitinternet sitesindeki verilerin kullanılarak, kullanıcılara ait İlan Numarası, İlan Tarihi, Emlak Tipi, m2(Brüt), m2(Net), Rayiç, Kategori, Oda Sayısı, Bina Yaşı, Bulunduğu Kat, Kat Sayısı, Eşyalı, Kullanım, Durumu, Aidat (TL), Krediye Uygun, Takas, Harita Konum bilgilerini kullanma, Web Scraping, Web kazıma, web sitelerinden bilgi çıkartmanın bilgisayar programı tekniğini kullanarak, İP adreslerin engellenmesine rağmen her seferinde değişik İP adresleri kullanarak, davacı tarafa ait siteden rızası alınmadan veri toplama şeklinde eylemlerinin haksız rekabet ihlali oluşturduğunun tespitine ve menine karar vermek gerekmiştir.
-Her ne kadar davalı tarafça davacı tarafın yer sağlayıcısı olduğu, sitede yer alan verilerin davacıya ait olmadığı, davacını iddialarının haksız rekabete bizatihi aykırılık teşkil ettiği iddia edilmiş ise de alınan raporda da yer verildiği üzere; ilan içeriklerinin bireyler tarafından girilseler dahi, söz konusu platformun ilgili verileri işleme, sunma biçimi, sınıflandırması, kullanıcı deneyimine ilişkin yatırımları, söz konusu içeriklerin ticari faaliyet kapsamında iş ürünü olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı şirketin bu içeriği derleyip sınıflandırarak bir veri tabanı oluşturduğu gerçeğini ortadan kaldırmadığı, söz konusu verilerin, davacı tarafından yapılandırılmış sistematik bir düzende, filtreleme, kategori oluşturma, gibi teknik katkılarla işlenerek sui generis veri tabanı niteliğine kavuşturulduğu anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.
-Davacının maddi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; davacının web sitesinin ziyaretçi sayısının, davalı firmanın web sitesi nedeniyle düşüş yaşandığını gösteren herhangi bir belge veya bulgunun bulunmadığı, son altı aylık ziyaretçi sayısına göre, davacının ziyaretçi sayısının devamlı yükseldiği, gelir kalemlerindeki düşmeyi gösteren herhangi bir belgenin dava dosyasında bulunmadığı, Mahkememizce verilen kesin süreye rağmen davacı tarafın maddi zarara ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge ibraz etmediği, davalının eylemleri yönünden maddi bir zararın varlığının ortaya konulmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın ispat edilmeyen maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-6102 sayılı TTK'da TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği öngörülmüştür.
-Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
-TMK'nun 24. ve Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişilik haklarına saldırı teşkil eden eylem, kişide elem ve üzüntü oluşturmamış, manevi olarak kişinin dünyasında herhangi bir etki yaratmamış ise yine manevi tazminattan bahsedilemez.
-Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi davalı tarafın izinsiz erişim sağlayarak menfaat elde ettiği ve haksız rekabet eylemlerine aykırı davranıldığı iddiası ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 56. Maddesinin ihlal edildiği hususuna dayanmaktadır.
-Tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Ekonomik itibar da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsüdür. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetleri de toplum tarafından değerlendirilmektedir. Tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir. Gerçek kişilere özgü olanlar dışında kalan kişilik haklarında tüzel kişilerin de manevi zarara uğrayabileceğini ve bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunabileceğini kabul edilmektedir. (HGK 22/01/2016 tarih, 2014/4-213 E., 2016/70 K. sayılı kararı). (HGK 01.02.2012 tarih, 2011/4-687 E. 2012/26 K.) Tüzel kişi kurumsal kültürünün bir parçası olarak sosyal sorumluluk üstlenmiş ise onur ve saygınlığın "sosyal itibar" ve "ticari itibar" yönleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.
-Bu kapsamda açıklamalarda da yer verildiği üzere davacının yer sağlayıcısı konumunda bulunduğu internet sitesine davalı tarafından izinsiz erişim sağlandığı ve sitede yer alan bir kısım verilerin kullanıldığı, bu eylemlerin haksız rekabete aykırılık niteliği yanında haksız fiil kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafın ticari itibarını ve saygınlığını zedeleyebileceği kuşkusuzdur.
-Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Davalı şirket tarafından davacı şirkete aitinternet sitesindeki verilerin kullanılarak, kullanıcılara ait
İlan Numarası, İlan Tarihi, Emlak Tipi, m2(Brüt), m2(Net), Rayiç, Kategori, Oda Sayısı, Bina Yaşı, Bulunduğu Kat, Kat Sayısı,
Eşyalı, Kullanım, Durumu, Aidat (TL), Krediye Uygun, Takas, Harita Konum bilgilerinin kullanıldığı,
-Davalı taraf Web Scraping, Web kazıma, web sitelerinden bilgi çıkartmanın bilgisayar programı tekniğini kullanarak, İP adreslerin engellenmesine rağmen her seferinde değişik İP adresleri kullanarak , davacı tarafa ait siteden rızası alınmadan veri toplamış olduğu ve bu eylemlerin haksız rekabet ihlali oluşturduğunun tespitine,
-İş bu haksız rekabet eylemlerin men edilmesine ve davalı tarafından yapılan tecavüzün giderilmesine,
2-Davacı tarafın maddi yönden zarara uğradığını hususunu ispat edemediği anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine,
3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, haksız rekabet eylemleri 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde, hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan bir gazetede masrafı daha sonra infaz aşamasında davalıdan tahsil edilmek üzere talep eden tarafça karşılanmak üzere ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru yapılması gerektiğinin, 3 ay içinde başvurulmadığı takdirde ilan hakkının düşeceğinin davacı tarafa ihtarına,
-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
5-Davacının maddi tazminat talebi bakımından Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.707,75 TL harçtan mahsubuna,
6-Davacının manevi tazminat talebi bakımından Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcından davacı tarafın peşin yatırdığı harcın bakiye kısmı 1.092,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.323,15 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından manevi tazminat talebi yönünden yatırılan 1.092,35-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 179,90 TL başvurma harcı, 30.000,00 TL bilirkişi ücreti, 705,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 16.826,65-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%50,00) göre hesap edilen 15.442,45-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 30.000,00 TL bilirkişi ücretine ilişkin yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%50,00) göre hesap edilen 15.000,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Tespit ve tecavüz talebi bakımından davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
11-Reddine karar verilen maddi tazminat talebi bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12-Kabul edilen manevi tazminat talebi bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, (Bilirkişilere takdir edilen bir kısım ücretler sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişiye ödeme yapıldıktan sonra bakiye miktarın iadesi kaydıyla)
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır