T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1017
KARAR NO: 2025/184
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 04/12/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2025
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ..... Sağlık Hizmetleri Turizm Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi'nin özel sağlık kurumları tarafından poliklinik ve yatılı olmayan tıp merkezlerinde sağlanan uzman hekimlik ile ilgili uygulama faaliyeti gösterdiğini, müvekkili ...... 'nin müvekkili şirketin %50 pay sahibi ve ortağı olduğunu, gerek ülke ekonomisindeki dalgalanmalar gerekse dünya genelinde yaşanan likidite sıkıntısının müvekkili şirketi olumsuz etkilediğini, müvekkili şirketin ve şirket ortağı müvekkilinin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288, 294 ve 295. maddeleri ve devamı gereğince; öncelikle İcra ve İflas Kanunu’nun 287. Maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesini ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasını, geçici mühlet kararının İİK.’nın 288. maddesi çerçevesinde ilanını, İİK.’nin 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, tedbir tarihinden itibaren, müvekkilleri hakkında yeni takip yapılmasının yasaklanmasını, yapılmış takiplerin iptalini, evvelce başlayan takiplerin - ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, e-haciz kararları dâhil durdurulmasını, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasını, rehinli menkullerin muhafazasının önlenmesine, davacıların teminatlı taşınmazlarının paraya çevrilmesinin talep edilmesi halinde İİK. 150/b.Maddesi kapsamında kira bedellerinin icra kasasına ödenmeyip, davacı şirkete ödenmesine, davacı ait muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındakimakine ve diğer hak ve alacakların davacı şirkete iadesine, davacı leasingli mallarının elinden alınmasını ve üzerine haciz, ihtiyati haciz ve muhafaza tedbirleri uygulanmasını engelleyecek nitelikte koruyucu tedbir kararı verilmesine, davacı geçici mühlet talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühlet kararınınilanından sonra 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. Maddesi gereğince, üzerinde yazılı bulunandüzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına, davacı bankalarda mevcut hesaplarındaki paraların - konkordato sürecinde hesaplara gelecek paralar da dahil olmak üzere üzerine herhangi bir haciz, e-haciz, ihtiyati haciz ve bloke konulmasının yasaklanmasına ve bankalarca tek taraflı olarak bu hesaplara blokaj,takas, mahsup, rehin haklarının uygulanmasının yasaklanmasına, davacı adına açılacak olan banka hesabına veya mevcut banka hesaplarının koruma altına alınmasına, bu hesaplara gönderilecek hacizlerin geri çevrilmesi yönünde tedbir kararı verilmesine, davacının tüm kurumlar ve şirket nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dâhil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı şirkete ödenmesine, davacıların 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendilerine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, tensiben derhal ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve şirkete komiser tayinine, davacıya tahsis edilen elektrik, su, doğalgaz aboneliklerine ilişkin olarak tedbir kararından evvel doğmuş elektrik, su ve doğalgaz borçları ile ilgili sunulan kamu hizmetlerinin tedbiren kesilmemesine, davacı konkordato taleplerinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararlarının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
Mahkememiz ..... Esas sayılı dosyasında 06/12/2024 tarihli tensip zaptı ara kararı ile davacı .....e yönünden tefrik edilmiş ve mahkememizin ..... Esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememiz 09/12/2024 tarihli tensip tutanağı ile davacı şirket hakkında 09/12/2024 tarihinden itibaren 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiştir.
Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 13/01/2025 tarihli ön raporda özetle: borçlu şirketin, işletme ve şahsın mevcudunun belirlenmesi ve bu mevcudun kıymetinin tespit edilmesi amacıyla 23.12.2024 tarihli 1 no’lu karar alındığı, bilirkişi ataması yapıldığı, iş bu rapor tarihi itibari ile henüz bilirkişi raporlarının dosyaya sunulmamış olduğu, borçlu .....Sağlık Hizmetleri Danışmanlık Ticaret Limited Şirketinin, Sağlık Bakanlığı’na A Sınıfı Seyahat Acentası olarak Call Center faaliyeti ile iştigal ettiği, borçlu ....... Sağlık Hizmetleri Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi’nin Eylül /2024 itibariyle 24, kişi çalıştığı, çalışanların bir kısmının evden çalışma yürüttüğü, borçlu tarafından oluşturulan 30.09.2024 tarihli rayiç bilançoya göre, ....... Sağlık Hizmetleri Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi’nin şirketinin rayiç özvarlığının (+)11.282.310,12 TL olduğu, teknik bilirkişilerden rapor alınmasının ardından şirketin rayiç özvarlıklarının heyetimizce de hesaplanacağı, sunulan konkordato ön projesinde çok sayıda çelişki, eksiklik ve hata bulunduğu, örneğin, Rayiç Öz Varlık hesaplamasında, Öz Kaynakların da borç olarak dikkate alındığı, şirketin 2022 ve 2023 yıllarında yüklü zarar raporladığı halde proje kapsamında Net %23,75 Karlılık hedeflendiğinin raporlandığı ve heyetce bu durumun gerçekçi görülmediği, nakit akım tablosunda stokların nakde dönüşmesi başlığı altında kaynak girişi yazılı olduğu halde şirketi stokunun bulunmadığı üstelik stoklu çalışan bir şirket olmadığı, izah edilen nedenlerle ön projeden revize yapılması gerektiği ve projede yer alan bu tip eksiklik, çelişki ve hataların rapor içerisinde ayrıntılarıyla gösterildiği,Ön Projenin ana kaynak kaleminin karlılık olduğu, kuruluşunun üzerinden çok kısa süre geçen ve 2022 ve 2023 yıllarını zarar ile kapayan şirketin gelecek dönemdeki karlılık beklentilerine ihtiyatle yaklaşılması gerektiği; görevlendirilmemizin üzerinden geçen 1 aylık zaman zarfında sınırlı faaliyetin gözlendiği ve şirket merkezinde ofis çalışma ortamının akamete uğradığının anlaşıldığı, şirket yetkilileri tarafından, çalışanların evden çalışma şeklinde çalışmaya devam ettikleri ve yakın zamanda adres değişikliği yapılacağının beyan etmiş oldukları, borçlu şirketin konkordato başvuru tarihinden kısa bir süre önce (16.09.2024 tarihinde) ..... Bankası A.Ş’den 10.000.000,00 TL kredi kullanmış olduğu ve kredi bedelinin aktiflere aktarımı sonrası muhtelif çıkışların izlendiği, konu ile ilgili detaylı değerlendirme ve incelemenin sonraki raporlarda değerlendirileceği ve konu hakkında şirket yetkililerinden yazılı beyanda bulunmalarının talep edildiği, sunulan makul güvence veren denetim raporlarında eksiklikler bulunduğu, makul güvence veren denetim raporlarındaki çelişki ve eksikliklerin rapor içerisinde ayrıntılarıyla ortaya konulduğu belirtilmiştir.
Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 21/02/2025 tarihli raporda özetle: borçlu şirket, işletme ve şahsın mevcudunun belirlenmesi ve bu mevcudun kıymetinin tespit edilmesi amacıyla23.12.2024 tarihli 1 no'lu karar alındığı, bilirkişilerin çalışmalarına başladığı ve raporlarını tamamladığı, borçlu ....... Sağlık Hizmetleri Danışmanlık Ticaret Limited Şirketinin, Sağlık Bakanlığı’na A Sınıfı Seyahat Acentası olarak Call Center faaliyeti ile iştigal ettiği, borçlu ....... Sağlık Hizmetleri Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi’nin Eylül /2024 itibariyle 24 kişi, Aralık 2024 itibariyle 9 kişi çalıştığı, çalışanların bir kısmının evden çalışma yürüttüğü, borçlu tarafından oluşturulan 30.09.2024 tarihli rayiç bilançoya göre, ....... Sağlık Hizmetleri Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi’nin şirketinin rayiç özvarlığının (+)11.282.310,12 TL olduğu, teknik bilirkişilerce tespit edilen rayiç değerler dikkate alındığında, şirketin 31.12.2024 itibarıyla rayiç özvarlıklarının heyetimizce 4.190.248,800 TL olarak tespit edildiği, bu itibarla şirketin borca batık olmadığı, ön projede yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel görünmediği rayiç değerler itibariyle (+4.190.248,80 TL Özvarlık) borca batık olmayan şirketin, konkordato ön projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı /kesin mühlete geçmesinin uygun olmadığı yönünde kanaat oluştuğu belirtilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesine göre konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir.
Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir. Mahkeme henüz tasdik aşamasında kötüniyeti fark ettiğinde konkordatoyu tasdikten kaçınmalıdır.
"...İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesine göre konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir.
Düzenlemeden de anlaşılabileceği gibi konkordato mühleti verilmesinin ve dolayısıyla konkordatonun temel koşulu vadesi geldiği hâlde borçların ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunmasıdır (İİK m.285). Borçlarını vadesinde ödeyebilecek olan borçlunun konkordato başvurusu kabul edilemez.
Konkordatonun temel amacı borçların ödenmesi olmakla birlikte 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle borçlunun işletmesinin iyileşmesi de bir işlev olarak konkordatoya yüklenmiştir. Ancak bu işlev alacaklıların alacaklarının çeşitli yollarla yok edilmesi suretiyle borçlunun borçlarından kurtulması ve buna ek olarak işletmenin kalkındırması maksadıyla kullanılamaz. Borçlu alacaklılarına mümkün olan en yüksek tatmini sağlamak zorundadır.
Konkordatoya başvuru için geçmişte aranan dürüstlük koşulu 4949 sayılı Yasa'nın İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesinde yapılan değişiklikle, tasdik için aranan dürüstlük koşulu da 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Ancak bu değişiklikler kötü niyet boyutuna gelmiş konkordato taleplerine göz yumulacağı şeklinde yorumlanamaz.
Davacı şirket, Sağlık Bakanlığı'na bağlı A sınıfı seyahat acentesi olarak call center faaliyeti ile iştigal etmektedir. Şirket rayiç değerler itibariyle (+) 4.190.248,80 TL olup borca batık durumda değildir. Konkordato projesinde ödemelerin yapılması için borçlunun mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanıp sağlanamayacağının belirtilmesi gerekmektedir. Şirketin konkordato projesinin ana kaynak kalemi "karlılık" olarak bildirilmiş olup, şirketin 2022-2023 yılını zararla kapattığı, karlılık beklentisinin gerçekçi olmadığı, kaynak kalemlerinin de gerçeğe uygun olmadığı tespit edilmiştir. Davacı tarafın nakit akım tablosunda "stokların nakde dönüşmesi" başlığı altında 2024 yılının son 3 ayında 6.505.014,47 TL ve 2028 yılı sonuna kadar 49.988.523,19 TL kaynak girişi olacağı öngörülmüştür. Şirketin mali kayıtlarında stok bulunmadığı gibi, faaliyeti gereği stoklu çalışan bir firma da olmadığı halde bu şekilde bir nakit giriş kaynağının gerçekçi ve doğru olmadığı değerlendirilmiştir. Şirket alacaklarının 34.463.569,50 TL olduğu ve bu tutarın % 78'inin şirket ortağı ......'den olan alacak olduğu tespit edilmiştir. Yine şirketin çek ve senet borcu toplamı 15.999.556,00 TL olup, bu tutarın 9.885.000,00 TL kısmı şirket ortağı .....'ye verilen çeklerden oluşmaktadır. Bu çeklerin, .....nin ortağı olduğu diğer şirketin kredi kullanması amacıyla verildiğinin şirket yetkilileri tarafından bildirildiği, son bilanço itibariyle şirketin ortağından 4.866.411,08 TL alacaklı durumda olduğu anlaşılmıştır. Yerleşik Yargıtay uygulamasında (iflasın ertelenmesinin yürürlükte olduğu dönemde) şirketin ortaklarından alacaklı olması halinde projenin ciddi ve inandırıcı olmadığı kabul edilmekte idi. Benzer bir bakış açısı ile ortağın borçlarını ne zaman ifa edeceğine ilişkin hiçbir açıklamanın yapılmaması, şirket ortağının çekleri ortağı olduğu diğer şirket için kullanması, şirket ortaklarının şirket varlıklarını kendileri için bir kaynak olarak kullanmalarından doğan olumsuz sonuçlara alacaklıların katlanmasını istemeleri dürüstlük kuralına uygun kabul edilemez. Zira, şirketin son bilançosunda kısa ve uzun vadeli borçlar toplamı 24.444.187,82 TL olan şirketin mühlet içi borçları ile kamu ve personel borçları indirgendiğinde 17.260.650,50 TL düzeyine düşen borcunun önemli bir kısmının ortağa olan çek borcundan ibaret olduğu, bu ilişkinin şirket faaliyetine dayalı bir sebepten yoksun olduğu tespit edilmiştir. Mahkememize ibraz olunan komiser raporunda, şirketin mali tablolarında kayıt dışılığın bulunduğu, bir çok ödeme ve tahsilatın ortaklar hesabı üzerinden yürütüldüğü ve bu sebeple mali tablo ve kayıtların gerçeği yansıtma kabiliyetini yitirdiği tespit edilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle şirketin konkordato projesinin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddine, mühletin kaldırılmasına karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Davacı hakkındaki mühletin ve konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, kaldırıldığının ilanına, komiser heyetinin görevine son verilmesine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile karşı bir kısım müdahil vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.26/02/2025
Başkan ......
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Katip .....
¸e-imzalıdır