T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1113 Esas
KARAR NO: 2025/298
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 26/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2025
DAVA; Davacı vekili tarafından açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: davacı şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve diğer davacılar ile birlikte malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince derhal tensip kararı ile birlikte 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, İİK.’nin 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, davacılar aleyhine takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, yeni takip yapılmamasına, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulması, davacılarının tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesi, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesi, geçici mühlet tarihinden sonra üçüncü kişilere İİK m. 89 uyarınca tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, üçüncü kişilerin davacılara doğmuş ve doğacak alacaklarını blokede tutmaları halinde blokenin kaldırılarak bu alacağın davacı müvekkili şirkete ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, geçici mühlet tarihinden önce üçüncü kişilere tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, geçici mühlet tarihinden sonra doğmuş ve doğacak alacakların davacılara ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, davacıların, borçlu olduğu banka hesaplarına geçici mühletin karar tarihi ve sonrasında gelecek olan paraları üzerinde gerek bankaların kendi alacakları yönünden takas-mahsup işlemi yapmalarının gerekse haciz ihbarnameleri nedeniyle bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, alacaklı olsun veya olmasın bankaların mühlet kararını gerekçe göstererek davacıların hesabında bulunan paraların üzerine bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, başta bankalar olmak üzere idare ve tüm alacaklıların takas mahsup haklarının kullanmasının önlenmesine ve Mahkemeniz tarafından uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasına, davacı şirkete ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmamasına, işbu dava tarihinden önce icra takipleri başlamış ve ihtiyati haciz/haciz ile birlikte muhafaza işlemleri yapıldığından dolayı davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesine, davacı şirketin alacaklılarınca haczedilen ve muhafaza altına alınan araçlar, hammadde, demirbaş, tesis, makine ve cihazlar ile diğer levazım ve malzemelerin davacı şirket yetkilisine teslimine, İİK 289. maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesine, davacı müvekkillerinin konkordato talebinin kabulüne ve yasada belirtilen sair kararların alınmasına sonuç olarak yapılacak yargılama neticesinde konkordato taleplerinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında 30/12/2024 tarihli tensip zaptı ara kararı ile davacı .... yönünden tefrik edilmiş ve mahkememizin .... Esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememiz 30/12/2024 tarihli tensip tutanağı ile davacı şirket hakkında 30/12/2024 tarihinden itibaren 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiştir.
Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 30/01/2025 tarihli ön raporda özetle:Borçlu şirketin, Siparişe Göre Ölçü Alınarak Dış Giyim Eşyası İmalatı, Dokuma, Örgü (TRİKO) ve Tığ İşi (Kroşe), Vb. Kumaştan Olanlar (Terzilerin Faaliyetleri) (Giyim Eşyası Tamiri ile Gömlek İmalatı Hariç) şeklinde temelde tekstil alanında faaliyet gösterdiği, şirketin mevcut makine tesisat ve demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, Aralık/2024 tarihi itibariyle şirket merkez adresinde 16 ve Bingöl şube adresinde ise 2 toplamda 18 çalışanın istihdam edildiği, şirketin yönetim şekli, çalışan sayısı, Muhasebe kayıtlarının şirket merkezinde dışında yürütülmesi, şirket faaliyet ölçeğiyle uyumlu olmadığı, ilk incelemelerde, Borçlu .... İç ve Dış Ticaret’in ön projede esas alındığı 30.11.2024 tarihli, kaydi değer bilançosunda öz kaynaklarının (+) 99.410.253,00 TL ile Borca Batık durumda olmadığı, ön projede yer alan rayiç değer bilançosuna göre öz varlığı (+) 34.619.024,10 TL ile Borca Batık durumda olmadığı, Rayiç değer öz varlıktaki azalma ticari alacaklarda 42.432.000 TL ve verilen sipariş avanslarında 22.320.000 TL ile iki hesaptaki 64.750.000 TL alacak tutarlarının alınamayacağı varsayımıyla düzenlendiği, bilanço kalemlerinin denetiminin tamamlanması ve rayiç değerlemeye ilişkin bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi sonrası bir sonraki raporda konkordato ön projesinin kesin değerlendirmesinin yapılacağı belirtilmiştir.
Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 14/03/2025 tarihli raporda özetle: sunulan ön projede yer alan borç ve kaynak yapısı geçici mühlet tarihine kadar 57.754.000 TL önemli tutarda azalma olduğu, güncel rayiç değer bilançosu ile tespit edilen özkaynak tutarının (+) 87.806.000 TL olduğu mevcut öz varlık içerisinde likit alacakların mevcudu borç yapısını karşılayabilecek düzeyde oluşu nedeniyle konkordato süreci adi alacaklar yönüyle hak mağduriyetine uğratacağı geçici mühlet öncesi yapılan borç ödemelerinden sonra kalan 32.671.110 TL borcunu ödeyebilecek öz varlık ve likit yapıya sahip olduğu, kesin mühlet sürecinin adi alacaklar lehine durum oluşturmadığı, borçlu davacı şirketin kesin mühlete geçmesinin uygun görülmediği belirtilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesine göre konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir.
Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir. Mahkeme henüz tasdik aşamasında kötüniyeti fark ettiğinde konkordatoyu tasdikten kaçınmalıdır.
"...İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesine göre konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir.
Düzenlemeden de anlaşılabileceği gibi konkordato mühleti verilmesinin ve dolayısıyla konkordatonun temel koşulu vadesi geldiği hâlde borçların ödenememesi veya ödenememe tehlikesinin bulunmasıdır (İİK m.285). Borçlarını vadesinde ödeyebilecek olan borçlunun konkordato başvurusu kabul edilemez.
Konkordatonun temel amacı borçların ödenmesi olmakla birlikte 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle borçlunun işletmesinin iyileşmesi de bir işlev olarak konkordatoya yüklenmiştir. Ancak bu işlev alacaklıların alacaklarının çeşitli yollarla yok edilmesi suretiyle borçlunun borçlarından kurtulması ve buna ek olarak işletmenin kalkındırması maksadıyla kullanılamaz. Borçlu alacaklılarına mümkün olan en yüksek tatmini sağlamak zorundadır.
Konkordatoya başvuru için geçmişte aranan dürüstlük koşulu 4949 sayılı Yasa'nın İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesinde yapılan değişiklikle, tasdik için aranan dürüstlük koşulu da 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Ancak bu değişiklikler kötü niyet boyutuna gelmiş konkordato taleplerine göz yumulacağı şeklinde yorumlanamaz.
Komiser heyeti tarafından mahkememize ibraz olunan raporda, şirketin satış ve karlılık hedeflerinden uzak olduğu, öngörülen kar toplamında geçmiş yıllar verilerine göre yapılan hesaplamada yaklaşık (-) 19 milyon TL kaynak eksikliği bulunduğu, güncel rayiç bilançosu ile tespit edilen özkaynak tutarının (+) 87.806.000 TL olduğu, mevcut özvarlık içerisinde likit alacaklarının mevcudunun borç yapısını karşılayacak düzeyde olduğu, konkordato sürecinin alacaklılar yönünden hak mağduriyetine sebep olacağı, geçici mühlet öncesi yapılan borç ödemelerinden sonra kalan 32.671.110 TL borcunu ödeyebilecek öz varlık ve likit yapısına sahip olduğu, şirketin kesin mühlet sürecine geçmesinin uygun olmadığı belirtilmiş olmakla konkordato tasdik koşullarını taşımayan davacı şirketin talebinin reddi ile konkordato mühletinin kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Davacı hakkındaki mühletin ve konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, kaldırıldığının ilanına, komiser heyetinin görevine son verilmesine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.26/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır