T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/141 Esas
KARAR NO : 2025/205
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/03/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ...... Kargo Lojistik Dağıtım ve Depolama Sanayi Ticaret Ltd. Şti. arasında 16.06.2022 tarih ve ..... numaralı konusu "müşterinin belirleyeceği veya ileride müşterinin talebi üzerine değişecek mekanda, müşterinin istekleri doğrultusunda tasarlanmış ve mülkiyeti ..... 'e ait olan cihaz ve ekipmanlar ile elektronik güvenlik sistemlerinin temini, tesisi, sözleşme süresince müşteriye kiralanması" olan Güvenlik Sistemi Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması Sözleşmesi (EK-1) akdedildiğini, taraflar arasında bu nedenle cari ilişki ortaya çıktığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin üstüne düşen montaj kurulum ve kiralama edimini yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin hizmet bedelini kısmen ödemiş, hizmet bedelinin tamamını ödemekten imtina etmiş olduğunu, davalı şirketin ana sözleşme kuruluş tarihi olan 16.06.2022 tarihinden itibaren düzenli olarak ödenmemiş olan 269.082,33 TL tutarın cari kayda yansıtıldığını, ödenmeyen tutarlar nedeniyle davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Dairesi ...... E. Sayılı dosyası vasıtasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek icra takibini haksız ve kötü niyetli olarak durdurduğunu, açıklanan nedenlerle Bakırköy ..... İcra Dairesi ...... E. sayılı dosyasında mevcut ilamsız icra takibine davalı şirket tarafından yapılan haksız itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı şirket aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava; davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememiz dosyasında davanın açılmasından sonra yargılama devam ederken davalı ..... Kargo Lojistik Dağıtım Ve Depolama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile 04/04/2024 günü Tarih Saat 15:35 itibariyle iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin İstanbul ..... İflas Dairesi'nin ..... iflas sayılı dosyasında basit tasfiye yoluyla yürütüldüğü, ikinci alacaklılar toplantısının yapılmayacağı, iflas dairesi tarafından tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü görülmüştür.
-İflasın derdest davalara etkisi İcra ve İflas Kanunu'nun 194. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında ; "Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
-Bu ilkeler ve yasal düzenlemelerin bir arada değerlendirilmesinden ortaya çıkan sonuç şudur: Derdest bir alacak davası bulunan alacaklı davalının iflası üzerine (alacağını masaya yazdırmak zorunda olmaksızın) davasına devam edebilir ve dilerse alacağının masaya kaydı için de başvurabilir. Davacının masaya başvurması başlı başına davayı konusuz bırakmaz; bu ancak alacağın nizasız olarak masaya kaydıyla mümkündür.
-Davacı davasına devam etmek istiyorsa mahkeme yargılamayı ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar ertelemelidir. Nitekim İcra ve İflas Kanunu'nun 224. maddesinde birinci alacaklılar toplanmasının görevleri arasında "muallak davalar" hakkında acele karar verilmesi de sayılmıştır.
-Alacaklı eğer alacağını masaya yazdırmak için iflas idaresine başvurmuşsa iflas idaresi bu alacak hakkında red kararı vermeyip, bunu masaya "nizalı alacak" olarak kaydetmelidir zira ortada zaten derdest bir dava bulunmaktadır ve müflisin yerine iflas idaresince takip edilecek bu dava sonucunda verilecek karar doğrudan masaya etki edecektir. Davanın kabulü halinde niza kaydı silinecek ve bu tutar masaya kabul edilmiş olacak, davanın reddi halinde ise alacak tamamıyla sıra cetvelinden çıkartılacaktır.
-Mahkememiz dosyasında davalı şirketin dava tarihinden sonra iflasına karar verildiği nazara alınarak tebligat ve taraf teşkili işlemleri yönünden iflas dairesine tebligat yapılmış ve bu doğrultuda yargılamaya devam olunmuştur.
-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişi tevdi edilmiş, düzenlenen 04/09/2024 tarihli raporda özetle;
davacı şirketin BS formalarında incelendiğinde; davacı tarafın davalı yana 2022 yılında 157
adet kdv hariç 230.904,32 TL tutarında hizmet verdiği Davacı şirketin BS formalarında
incelendiğinde; davacı tarafın davalı yana 2023yılında 275 adet kdv hariç 498.570,51 TL
tutarında hizmet verdiği, davalı şirketin BA formalarında incelendiğinde; Davalı Yan 2022 yılında 157 adet kdv hariç
230.904,32 TL tutarında hizmet aldığı 2023 yılında 275 adet kdv hariç 498.570,51 TL
tutarında hizmet aldığı,
detaylıca verilen davacı taraf yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davacının ticari
ilişkilerinin 2022 yılında başladığı ve en son 2023 yılında sonlandığı bu hususta davacı şirket
davalı şirkete 430.267,35TL tutarında fatura kestiği davalı şirket tarafından da bu faturalara
istinaden 430.267,02TL tutarında ödeme yapıldığı ve son 31.12.2023 tarihi itibariyle davacı
şirketin davalıdan kaydi olarak 269.082,33 TL tutarında alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce davalı müflis şirkete 03/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasındaki ara karar doğrultusunda ticari defterlerinin ibrazı hususunda tebligat yapıldığı, tebligat tarihi itibariyle davalı müflisini iflasına karar verildiği anlaşılmakla, İstanbul ...... İflas Dairesinin ...... iflas sayılı dosyasına muhtıra çıkartılarak davalı müflis şirketin 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, muhtıranın tebliğinden itibaren belirlenen kesin süre içerisinde ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre karar verilebileceği hususunun ihtar edilmesine karar verilmiştir.
-İflas dairesi tarafından sunulan müzekkere cevabında; müflis şirketin ticari defterleri her ne kadar müflis yetkilisine teslimi için ihtarda bulunulmuş ise de; müflis şirketin son üç yıllık ticari defterleri teslim etmediğini, bu nun üzerine müdürlüğümüz kararı gereği konu ile ilgili savcılığa suç ihbarında bulunulmuş olup; istenilen ticari defterlerin hazır edilemediğini, söz konusu ticari defterlerin aşağıda yazılı müflis yetkilisinden temin edilmesinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce iflas dairesi yazı cevabı doğrultusunda şirket temsilcisine çıkartılan tebligatın iade döndüğü görülmüştür.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
-Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği ve ilgili döneme ilişkin ticari defter ve belgelerin iflas dairesinde bulunmadığı görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, bilirkişi raporuyla sabit olan 269.082,33-TL'lik alacağın davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır.
-Buna göre davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden ve sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedellerin usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ile ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu bakiye fatura ve cari hesap borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varılarak davanın kabulü ile 269.082,33 TL alacağının İstanbul ..... İflas Müdürlüğü'nün ..... iflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Davacı tarafın Davalı Müflis Tasfiye Halinde ..... Kargo Lojistik Dağıtım Ve Depolama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden olan 269.082,33 TL alacağının İstanbul ...... İflas Müdürlüğü'nün ..... iflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.249,85-TL haçrtan mahsubu ile bakiye 2.634,45- TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 375,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 6.802,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/02/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır