T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/170 Esas
KARAR NO : 2025/699
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/08/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı .... Ltd. Şti. arasında 08/07/2023 tarihinde Anlaşma ve Taahhütname sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye konu bonoların, Tanzim tarihi 08/07/2023 - Vade tarihi 20/09/2023 olan 50.000,00 TL bono, Tanzim tarihi 08/07/2023 - Vade tarihli 30/09/2023 olan 65.000,00 TL, Tanzim tarihi 08/07/2023 - Vade tarihli 10/10/2023 olan 75.000,00 TL, Tanzim tarihi 08/07/2023 - Vade tarihi 20/10/2023 olan 75.000,00 TL, Tanzim tarihi 08/07/2023 -Vade tarihi 30/10/2023 olan 55.000,00 TL tutarlı bonolar şirket yetkilisi ... adına düzenlendiğini, sözleşmenin 4. maddesi gereği 50.000,00-TL ön ödeme (peşinat) ödeme 4 ayrı havale ile yapıldığını, Sözleşmenin dökümünde kararlaştırılan KDV için 5.000,00-TL yatırıldığını, toplamda 100.000,00-TL'lik fatura vefaturanın ödendiğini gösterir dekontun ekte mevcut olduğunu, Sözleşmenin 4. maddesinde kararlaştırılarak verilen 5 senetten 4 tanesinin banka kanalı ile şirket yetkilisine ödenerek senedin asıllarının alındığını, son senet olan 55.000,00-TL ise sipariş edilen malların eksik getirilmesi ve defolu olduğu tespit edilen malların iadesi sonucu bu malların da yenisi getirilmediğinden tamamının ödenmediğini, 55.000,00-TL tutarlı senede konu malların tamamını da teslim edilmediğini, taraflar arasındaki sözleşme ve tarafların edimleri dikkate alındığında karşı tarafın müvekkile teslim ettiği toplam ürünlerin ve bu ürünlerin toplam değerleri ile iade edilen defolu ürünlerin bedellerinin toplamı, yapılan ödemeler düşüldükten sonra müvekkilin bakiye borcunun takibe konu 55.000,00 TL tutardan 35.515,00 TL si ödenmiş olup kalan bakiye borcunun 19.485,00 TL olduğunu, Tanzim tarihi 08/07/2023 - Vade tarihi 30/10/2023 olan 55.000,00 TL lik bononun 35.515,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takibin 35.515,00 TL yönünden iptaline karar verilmesini, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu takip dayanağı bononun bir kısmının ödendiği ve/veya zaten borçlu olmadığı iddiasının asılsız, mesnetsiz olduğunu, bu hususta hiçbir yazılı delil de sunulmadığını, davacı tarafça ileri sürülen eksik, kusurlu ifa ve sair ödeme, borcu olmama iddialarını kabul etmediklerini, mübrez dekontların açıklama kısımları ve banka hesap hareketleri incelendiğinde gelen ödemelerin ne için geldiği, davaya konu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Es. sayılı icra dosyasına dayanak 08/07/2023 tanzim, 30/10/2023 vade tarihli ve 55.000,00 TL miktarlı bonoyla ilgili takip öncesi herhangi bir ödeme olmadığını, yersiz ve mesnetsiz iddiaların dayanak oluşturduğu haksız ve kötü niyetli davanın tüm talepler yönünden öncelikle usulden aksi halde esastan reddini, kötü niyetli davadan ötürü müvekkilleri lehine alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niye tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davalı ...tarafından davacı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takibe dayanak olan 08/07/2023 düzenleme tarihli, 30/10/2023 vade tarihli, 55.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacı yanın davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, tarafların ticari defter ve belgelerin incelenmiş, keşif icra edilmiş ve taraf delilleri toplanmıştır.
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı aleyhine asıl alacak ve ferileri olmak üzere 62.194,85 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 55.000,00 TL bedelli, 08/07/2023 Tanzim Tarihli,3 0/10/2023 Vade Tarihli bono olduğu, 20/02/2024 tarihli kapak hesabına göre takipte kesinleşen miktarın 19.485,00 TL, bakiye borç miktarının 27.583,76 TL olduğu, dosya muhteviyatına sunulan dekontta davacı tarafın icra dosyasına 27.583,76 TL tutarı ödediği görülmüştür.
-Somut olayda davacı tarafın, 08/07/2023 tarihli Anlaşma ve Taahhütname uyarınca bonoların düzenlendiğini, dava konusu edilen bononun da bu kapsamda olduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafça ürünlerin eksik ve ayıplı olarak teslim edildiğini iddia ettiği ve bu nedenle senet kapsamında ödenen bedelin iadesi ile borçlu olmadığının tespitini talep ettiği görülmektedir.
-Davalı tarafın ise sözleşme ilişkisini inkar etmediği, bono nedeniyle ödeme almadıklarını iddia ettiği görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 TTK' nın 778, eTTK. 690, 730).
-Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür.
-Her senedin düzenlenmesinin altında yatan bir neden/ilişki vardır. İlletten mücerret olan kambiyo senetleri “ifa amacıyla” ya da “ifa yerine” düzenlenebilir. İfa amacıyla düzenlendiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece asıl borç ilişkisi ortadan kalkmaz. Kambiyo senedinin bu iki nedenden hangisi için düzenlendiğinin açıkça belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin ifa amacıyla düzenlendiği kabul edilir. Bir başka anlatımla, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlenmesi esastır (Bozer, Ali/Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2018, s.68).
-Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.
-Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
-İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, dava ve takip konusu senedin tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıtlı bulunuıp bulunmadığı, ilgili kaydın hangi açıklamayla kaydedildiği hususunun tespit edilerek rapor düzenlenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 23/07/2024 tarihli raporda özetle; davacı tarafın 2022-2023-2024 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, davalı tarafın 2022 yılına ait ticari defterler ve kayıtlarının (HMK md.222TTK 64 m/mülga TTK 85 m.) sahibi lehine delil niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin sayın mahkemeye bırakıldığı, 2023-2024 yılına ait ticari defterler ve kayıtlarının (HMK md.222TTK 64 m/mülga TTK 85 m.) sahibi lehine delil niteliği bulunduğu, davalı tarafından takibe, davacı tarafından davaya konu edilen, 08.07.2023 düzenleme tarihli, 30.10.2023 keşide tarihli, 55.000,00 TL tutarlı 1 adet senedin olduğu, iş bu senedin davacı tarafından davalı ... adına düzenlediği, davalı tarafın 55.000,00 TL senet tutarının tamamı üzerinden takibe geçtiği, davacı tarafın senetle ilgili borcunun olmadığının tespitini talep ettiği, iş bu senedin tarafların yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafın dosya muhteviyatına sunulan BS-BA Formu bilgilerinde herhangi bir faturayı beyan etmediği, davalı tarafın 2023 yılında BS Formu ile davacı tarafa ait 1 adet ve KDV hariç 50.000,00 TL tutarlı faturayı beyan ettiği, BA Formu ile herhangi bir faturayı beyan etmediği, davacı ve davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmede, davacı tarafın satıcı, davalı .... Ltd. Şti.’nin üretici konumunda yer aldığı, söz konusu sözleşmenin toplam tutarının 375.000,00 TL olduğu, ödeme şeklinin 55.000,00 TL nakit, 320.000,00 TL senet olarak belirlendiği, Davacı tarafından taraflar arasındaki anlaşma ve taahhütnameye istinaden belirlenen tutarların tamamının davaya ve takibe konu olan 55.000,00 TL tutarlı senet dışında ödendiği, davacı tarafından davalı tarafa toplam 320.000,00 TL ödemenin yapıldığı, dosya muhteviyatına sunulan dekontlarda 55.000,00 TL nakit tutarın davacı tarafından davalı tarafa 55.000,00 TL olarak nakden ödediği, dosya muhteviyatına sunulan dekontlarda 265.000,00 TL senet tutarının davacı tarafından davalı tarafa 262.000,00 TL olarak nakden ödediği, davacı tarafından 3.000,00 TL tutarın 8 gün erken ödeme iskontosu olduğunun, bunun için .... yazışmalarının sunulduğunun ve senetlerin asıllarının ellerinde olduğunun beyan edildiği, dosya muhteviyatına sunulan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının 20.02.2024 tarihli kapak hesabında, takipte kesinleşen miktarın 19.485,00 TL, bakiye borç miktarının 27.583,76 TL olduğu, dosya muhteviyatına sunulan dekontta davacı tarafın icra dosyasına 27.583,76 TL tutarı ödediği, Davacı tarafın 2022-2023-2024 yılı defterlerinin işletme usulüne göre tutulduğu, işletme defterinin tek düzen hesap planına haiz olmadığından taraflar arasında cari hesap ilişkisinin muhteviyatı gereği tutulamadığı/takip edilemediği, bu nedenle taraflar arasındaki borç alacak bakiye durumunun tespitinin mümkün olmadığı, davalı tarafın 2022-2023-2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında davacı taraf ile ilgili herhangi bir kaydın, borç ve alacak hareketinin bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği herhangi bir faturanın olmadığı, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı herhangi bir fatura olmadığı, davaya ve takibe konu senetle ilgili davalı tarafından dosya muhteviyatına sunulan herhangi bir faturanın olmadığı, tarafların ticari defterlerinde davaya ve takibe konu senetle ilgili herhangi bir faturanın kayıtlı olmadığı, davaya ve takibe konu senetle ilgili herhangi bir kaydın olmadığı, davalı tarafın 2023 yılında BS Formu ile beyan ettiği 55.000,00 TL tutarlı faturaya karşılık davacı tarafın BA Formu ile herhangi bir beyanda bulunmadığı, dosya muhteviyatına sunulan e-fatura ekran görüntüsünde davalı tarafın düzenlediği ve sisteme yüklediği 55.000,00 TL tutarlı faturanın davacı tarafından kabul edilmediği, davalı tarafın davaya ve takibe konu senet üzerinden 55.000,00 TL asıl alacak tutarlı icra takibi başlattığı, dosya muhteviyatına sunulan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasının 20.02.2024 tarihli kapak hesabında, takipte kesinleşen miktarın 19.485,00 TL, bakiye borç miktarının 27.583,76 TL olduğu, dosya muhteviyatına sunulan dekontta davacı tarafın icra dosyasına 27.583,76 TL tutarı ödediği, davacı tarafın takibe konu edilen 55.000,00 TL tutarlı senedin, 19.485,00 TL tutarlı kısmını ödediği, geriye kalan 35.515,00 TL yönünden borcunun olmadığı, davalı tarafın alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce sözleşme konusu olan ve ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin incelenmesi amacıyla keşif icra edilmiş, keşif sonrası tekstil mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 09/02/2025 tarihli raporda özetle; davalının davacıya satmış olduğu 71 adet kapüşonlu swet’in ön cep kumaşı ile ana
beden kumaşı renk tonu farklılığı, sağ – sol kol boyu uzunluk farklılığı, cep dikişinin
düzgünsüz (yamuk) dikilmesi veya kol ribanası rengi ile beden renk farklılığı hataları
nedeniyle ayıplı olduğu,
davalının davacıya satmış olduğu 50 adet pantolonun sağ – sol bacak kumaşı renk tonu
farklılığı hatası nedeniyle ayıplı olduğu,
davalının davacıya satmış olduğu 23 adet lakost tunik ürününde 3XXL – XL beden
ürüne küçük bedene ait yakaların dikilmiş olduğu, büyük bedenlere küçük bedene ait
yakalar dikildiğinden çocukların kafasından geçmeyeceğinden ayıplı olduğu,
ayıplı 71 adet kapüşonlu swet, 50 adet pantolon ve 23 adet lakost tunik ürünlerindeki
hataların açık ayıp olduğu,
71 adet kapüşonlu swet, 50 adet pantolon ve 23 adet lakost tunik ürünlerinin ayıplı
olması nedeniyle davacının 31.780,00-TL zararının oluştuğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Dosyada mevcut "Anlaşma ve Taahhütname" başlıklı belgenin incelenmesinde; sözleşmenin konusunun kıyafet satım işi olduğu, sözleşmenin taraflarının alıcı .... Kırtasiye ... ile üretici ... olduğu, sözleşme bedelinin 375.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, nakit 55.000,00 TL ödeme yapıldığının belirtildiği, bakiye 320.000,00 TL yönünden ise 5 adet farklı ödeme tarihli senet düzenleneceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir.
-Bu kapsamda dava ve sözleşme konusu senetlerin sözleşmenin tarafı olmayan davalı ... lehine düzenlendiği ancak tarafların iddia ve beyanlarına göre senetlerin sözleşme kapsamında düzenlendiğinin tarafların da kabulünde olduğu nazara alınarak, bu yönde inceleme yapılmıştır.
-Tarafların iddia ve savunmalarına göre dava konusu edilen 08/07/2023 düzenleme tarihli, 30/10/2023 vade tarihli, 55.000,00 TL bedelli bononun yukarıda yer verilen sözleşme kapsamında düzenlenerek davalı yana verildiği ihtilafsızdır. Bu haliyle senedin illetten mücerretlik halinin ortadan kalktığı, ifa uğruna düzenlenerek davalıya teslim edildiği sabittir. Yine bu doğrultuda, sözleşme kapsamında eksiksiz olarak edimlerin ifa edildiği hususunda tarafların ispat külfeti bulunmaktadır.
-Mahkememizce davacı tarafın iddiaları doğrultusunda sözleşme konusu ürünler keşifte incelenmiş, incelenen ürünlerden, 71 adet kapüşonlu swet, 50 adet pantolon ve 23 adet lakost tunik ürünlerindeki
hataların açık ayıp olduğu,
ayıplı ürünler nedeniyle zararın 31.780,00 TL olduğu belirlenmiştir.
-Yine Mahkememizce davalı tarafa; davacı tarafın dava dilekçesinde eksik olarak teslim edildiğini bildirdiği 229 adet pantolon ve etek yönünden varsa teslime ilişkin bilgi ve belgelerini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde davalı tarafça teslime ilişkin bir belge sunulmadığı görülmüştür.
-Bu kapsamda alınan raporlar, ödeme belgeleri ve tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında davalı tarafından toplam 345.915,00 TL bedelli ürünün teslim edildiği her iki tarafın da kabulündedir. Fazlaya ilişkin ürünler yönünden davalı tarafça teslime ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge ibraz edilmemiştir.
-Yine dosyada mevcut ödeme belgelerine göre dava tarihi itibariyle davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin toplamı her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere 320.000,00 TL olduğu sabitir. ( 55.000,00 TL nakit ödeme ve 4 adet vadesi gelen ve ödemesi yapılan senet bedellerinin toplamı olan 265.000,00 TL )
-İşbu kabuller doğrultusunda davalı tarafından teslim edilen ürünlerin toplam bedelinin 345.915,00 TL olduğu, iş bu miktardan ayıplı olan ürünlerin toplam bedeli olan 31.780,00 TL'nin mahsubu gerektiği, davalı tarafın sözleşme nedeniyle talep edebileceği tutarın 314.135,00 TL olduğu görülmektedir. Yine yukarıda belirtildiği üzere davacı tarafından sözleşme kapsamında 320.000,00 TL ödeme yaptığı sabit olmakla, sözleşmede yer alan ve dava konusu edilen 08/07/2023 düzenleme tarihli, 30/10/2023 vade tarihli, 55.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacı tarafın davalıya borcunun bulunmadığı, işbu senedin teslimin gerçekleşmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-İlgili senet yönünden davacı tarafça haciz baskısı altında Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'n ... esas sayılı takip dosyasında ödeme yapıldığı, İcra dosyasına ödenen 27.592,62 TL'nin ödeme tarihi olan 20/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatının gerektiği anlaşılmakla, iş bu talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Her ne kadar davacı tarafın yargılama sırasındaki beyanlarında ayıplı ürünler nedeniyle fazladan yapılan 5.865,00 TL tutarın iadesi talep edilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinde yalnızca ilgili takip ve senet yönünden borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyası kapsamında istirdat isteminde bulunduğu, dava dilekçesinde yer verilmeyen bu talebin ancak ıslah veya ek dava yoluyla talep edilebileceği anlaşılmakla davacı tarafın bu yöndeki talepleri yerinde görülmemiştir.
-Davacı tarafın işbu davayı ... ile birlikte ... aleyhine ikame ettiği görülmektedir. Yine davacının dava dilekçesindeki netice-i talebinin incelenmesinde senet ve icra dosyası yönünden menfi tespit isteminde bulunduğu, ilgili senedin ve icra dosyasının alacaklısının ... olduğu görülmektedir. Bu haliyle davacı tarafın sözleşme yönünden menfi tespit isteminin bulunmadığı, bu nedenle icra dosyasına taraf olmayan ... 'ne husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmakla iş bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'n .... esas sayılı takip dosyası ile iş bu takibe dayanak olan 08/07/2023 düzenleme tarihli, 30/10/2023 vade tarihli, 55.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davacı tarafın davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine,
-İcra dosyasına ödenen 27.592,62 TL'nin ödeme tarihi olan 20/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadı ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.757,05-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 606,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.150,54- TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 606,51-TL harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 427,60-TL başvurma harcı, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.010,00 TL keşif yol ücreti, 3.030,30-TL keşif harcı ve 295,00 tebligat ve posta masrafı olmak üzere 17.862,90-TL yargılama giderinin ...'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00- TL vekalet ücretinin ...'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır