T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/220 Esas
KARAR NO : 2025/557
DAVA : Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/03/2024
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ile davalı .... Seyahat ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. 27.06.2010 tarihli "Araç Sözleşmesi Taahhütname" başlıklı bir sözleşme imzalandığını, Bu sözleşme ile ... Kiralama A.Ş.'den Beyoğlu ... Noterliğinin 20.04.2010 tarih ... yevmiye ve ... nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi ile alınan 2007 model ... plaka sayılı ... marka ... motor ve ... Şasi nolu çekici ile 2006 motel ... plaka sayılı ... marka ... Şasi nolu yarı römork araçların kira borçları bitinceye kadar ... Seyahat adına geçici tescili konusunda anlaştıklarını, Davacı müvekkil tarafından yukarıda belirtilen araçların alımı için yapılan ödemeler araçları müvekkile teslim etmeyen davalı şirketin malvarlığında sebepsiz bir zenginleşmeye neden olduğunu, Müvekkilin belirtilen araçlar nedeniyle yaptığı ödemelerin aşağıda sayıldığını, "Araç Sözleşmesi Taahhütname" başlıklı sözleşmede araçların teslim alınması sürecinde 10.000.EURO nakit ödemesinin davacı ... tarafından yapıldığı belirtildiğini, 19.04.2010 tarihinde 473.00 Euro .... A.Ş.'nin tahsilat makbuzu, 21.05.2010 tarihinde müvekkil tarafından davalı Şirkete lehtar olarak .... Kiralama A.Ş. Gösterilerek gönderilen 473.00 Euro'ya ilişkin dekont, 02.07.2010 tarihinde müvekkil tarafından davalı Şirkete lehtar olarak .... Kiralama A.Ş. Gösterilerek gönderilen 500.00 Euro'ya ilişkin dekont, Müvekkilin çalıştığı .... Nakliyat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkile yapması gereken ödemeden ... Seyahat hesabına .... AŞ'ne ödenmek üzere 20.10.2011 tarihinde yaptığı 2.399,43 USD'lik havaleye ilişkin ... bank ... Şubesine ait dekont, Yine müvekkilin çalıştığı ... Ltd. Şti. Tarafından müvekkile yapması gereken ödemeden ... Seyahat'in TR... nolu IBAN'a ... Bankasından yapılan 15.09.2012 tarihli 10.700 USD'ye ilişin havale dekont, 12.11.2010 tarihli ... A.Ş.'nin 2.100 USD tutarlı tahsilat makbuzu, 01.04.2011 tarihli müvekkil tarafından .... A.Ş.'nin lehtar olarak belirtilmek suretiyle ... Seyahat hesabına yapılan 2.100 USD'ye ilişkin .... bank dekont, Davacı müvekkil tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden finansal kiralama yöntemi ile alınan yukarıda bilgileri verilen araçların kendi adına tescil ve teslimi yapılmayınca araç bedeli ve sözleşmede belirtilen cezai şartın ödenmesini teminin Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E., .... K. Sayılı kararıyla 215.777,10 TL asıl alacak, 18.308,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 234.085,18 TL yönünden davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verdiğini, Davalılar tarafından Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi .... E. ve ... K. Sayılı kararıyla Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine miktar açısından kesin olarak karar verdiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi .... E. Ve ... K. Sayılı kararında taraflar arasındaki inanç sözleşmesi gereği davacı .... tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin sebepsiz zenginleşme ilkesi gereği davalıdan isteme hakkı olduğuna hükmedildiğini, Davacı müvekkilin, taraflar arasındaki 27.06.2010 tarihli inanç sözleşmesine istinaden davalı şirket ve ... Kiralama A.Ş.' arasındaki Beyoğlu ... Noterliği'nin 20.04.2010 tarih ve ... yevmiye nolu .... nolu Finansal Kiralama Sözleşmesine istinaden finansal kiralama usulüyle alınan araçlar için yapmış olduğu 17.299,43 USD (Amerikan Doları) ve 11.446.00 EURO'luk ödeme inanç sözleşmesine konu araçların davacıya teslim edilmemiş olması itibariyle davalı şirketin malvarlığında sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, Bu nedenle müvekkil tarafından yapılan bu ödemelerin davacıya iadesini teminen fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla 17.299,43 USD ve 11.446,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek yabancı paralara uygulanan faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere davaya mesnet olarak 27/06/2010 tarihli sözleşmeye dayandırılmış ve inaç sözleşmesi olarak nitelendirilmiştir. Bilindiği üzere İnanç sözleşmesinden kaynaklı davalar, BK. md.125 gereği 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, Sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı davalarda ise zamanaşımı süresi 2 yıl olduğunu, Bu hükümler gereği dava zamanaşımına uğramış olduğunu, öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği Dava dilekçesinde belirtilen hususlar gerçeği yansıtmadığını, Konuyla ilgili olarak davacı müvekkil aleyhine Bakırköy ... İcra Müd. .... E. sayılı dosyası ile İcra takibi başlatılmış tarafımızca yapılan itiraz üzerine takip durmuş davacı Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... E. sayılı dosyası ile İtirazın iptali davası açıldığını, Yapılan yargılama sonucu Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, Karara karşı İstinaf kanun yoluna gidilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... E. ... K. Sayılı kararıyla yerel mahkemenin kararını kaldırmış ve davanın reddine kesin olarak karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi .... HD. ... K. sayılı kararından da anlaşılacağı üzere dava haksız olup konuyla ilgili olarak açılan mahkemenizdeki davanın reddi gerektiğini, Mahkemeye sunulan sözleşme müvekkilden hatıra ve güvene binaen alınan boş imzalı kağıt davacı tarafından sonradan doldurulmak suretiyle işleme konulduğunu, davacı aracın tüm borçları bittikten sonra (müvekkil tarafından ödendikten sonra) haksız olarak icra takibi, itirazın iptali ve son olarak ta huzurunuzdaki davayı açıldığını, davayı bu tarihten sonra açmaktaki maksadı aracın tüm borçlarının bitmesini beklediğini, Davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemeler Müvekkil ve dava dışı ... tarafından yapıldığını, Hatta Finansal kiralama şirketi Müvekkil ... Seyahat Ltd. Şirketine karşı İcra takipleri başlatmış ve İcra dosya borçları müvekkil tarafından ödendiğini, Mahkemece Finansal Kiralama şirketi tarafından Müvekkil ... Seyahat Ltd. Şti. ve ... aleyhine yapılmış icra takiplerini tespitini talep ettiklerini, Ayrıca Finansal Kiralama Şirketinden ödemelerin kim tarafından hangi hesaplardan gönderildiğinin sorulmasını ve ilgili banka hesaplarının dökümünün tespitini talep ettiğini, Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, delillerimizin toplanmasına tanıklarımızın dinlenmesine haksız ve mesnetsiz davanın reddiyle mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davanın inanç sözleşmesinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup taraflar arasında davaya konu edilen taraflar arasındaki 27.06.2010 tarihli inanç sözleşmesine istinaden davalı şirket ve .... Finansal Kiralama A.Ş. arasındaki Beyoğlu .... Noterliği'nin 20.04.2010 tarih ve ... yevmiye nolu ... nolu Finansal Kiralama Sözleşmesine istinaden finansal kiralama usulüyle alınan araçlar için davacı tarafça ödeme yapıp yapılmadığı, yaptı ise ödemelerin iadesinin davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bakırköy ... ATM'nin ... esas .... karar sayılı dosyasının UYAP üzerinden celp edilmiş incelenmesinde ;davacısının ..., davalılarının ..., ... Seyahat ve Oto San. Ve Tic. Ltd. Şti. Olduğu, dosyada İstanbul BAM ... H.D'nin ... esas .... karar 09/02/2023 tarihli kararı ile Bakırköy ... ATM'nin 14/01/2020 tarih .... esas .... karar sayılı ilamının kaldırılmasına, yerinde olmayan davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar verildiği anlaşıldı.
... Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü'nden,.... bank Anonim Şirketi'nden , ... Bankası Anonim Şirketi'nden, ödemelere ilişkin dekont sureti celp edilmiştir.
İstanbul(kapatılan) ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden .... esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden bir sureti celp edilmiş incelenmesinde ; davacının .... Kiralama A.Ş., davalının ... Seyahat ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, malın iadesi istemli davada, 12/09/2012 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
Bakırköy .... Noterliği'nden Noterliğinizin 29/01/2014 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ şerhinin bir sureti celp edilmiştir.
Mahkememizce alınan 08/10/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
MALİ İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Tarafların Yasal Defter Bilgileri, Davacı tarafın 09.09.2024 tarihli defter inceleme günü incelemeye katıldığı, bilirkişi teslim tutanağında tacir olmadığı gerekçesiyle defter sunmadığını beyan ettiği, Davalı tarafın 09.09.2024 tarihli defter inceleme günü incelemeye katılmadığı, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, Tüm bu nedenlerle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme, tespit ve değerlendirme yapılamamıştır.
DOSYADA BULUNAN BELGELERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HESAPLAMA
Dosyada Bakırköy ... ATM .... E. / .... K. Sayılı 03/02/2020 tarihli bulunmaktadır. İlam (özetle) şöyledir; “Taraflarca inkar edilmeyen 27/06/2010 tarihli araç sözleşmesi taahhütnamesinin 2.maddesinde araçların 49 aylık kira ödemesi bittiğinde mülkiyetinin ... Seyahat tarafından ...'a devredileceği veya ....'ın tayin ettiği kişi veya şirketlere devredileceği, bu sözleşmeye uyulmazsa araçlar için ....'a 77.000,00 EURO ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt ettikleri kararlaştırılmış olup, davaya konu takibe dayanak taahhütname de imza itirazında bulunulmadığı, dava konusu araçların celbedilen trafik tescil kayıtlarına göre davacıya devredilmediği, davacı tarafından ödemelerin yapılacağı taahhütnamenin 5.maddesinde kararlaştırılmış ise de, yine bu madde de ödemenin davalı şirket tarafından yapılmasının araçlar üzerinde davalı şirketi hak sahibi yapmayacağının kararlaştırıldığı dikkate alındığında, 27/06/2010 tarihli taahhütnamede kararlaştırılan 77.000,00 EURO yönünden davalıların sorumluluğunun bulunduğu, .... her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de, taahhütnamede şirket ve şahsı adına imzası bulunmakta olup, husumet itirazı kabul edilmeyerek davanın takip tarihi itibariyle hesaplanan 77.000,00 EURO'nun TL karşılığı olan 215.777,10 TL asıl alacak yönünden ve davalıların 29/01/2014 tarihli ihtarnamenin 03/02/2014 tarihinde tebliğ edilmesiyle birlikte 12/02/2014 tarihinde temerrüde düşmüş oldukları ve temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan işlemiş faiz alacağının 18.308,08 TL olduğu anlaşılmakla 18.308,08 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 234.085,18 TL yönünden davalıların itirazlarının iptali ile takibin bu miktar yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takibe konu alacak taahhütnameyle kararlaştırılmış, belirlenebilir bir alacak olduğundan hükmedilen alacağın 9620'si üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” Dosyada BAM .... HD .... E. / .... K. Sayılı 09/02/2023 tarihli ilamı bulunmaktadır. İlam (özetle) şöyledir: “Finansal kiralama sözleşmesinin 49 ay taksitle yapıldığı, 28.7.2012 tarihinden sonra finansal kiralama — borçlarının tamamının davalı şirket tarafından yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı; taşınmazını bu borç için ipotek ettiğini ileri sürmekte ise de; davacının asli edim borcu gerçekte kendi adına yapılan finansal kiralama bedellerini ödemektir. Finansal kiralama borcu bittiğine göre ipotek bedelsiz kalmış olup, kiralayan tarafından ipoteğe de başvurulmadığı anlaşılmakla davacının taşınmazını ipotek vermesi davalı şirket yararına maddi bir külfete katlanmak olarak kabul edilemez. Davalı şirketin ise, kira bedeli ödeme borcu bittiğinde Mülkiyeti devir borcu bulunmaktadır. Davacı kira bedellerini ödeyecek, inançlı işlem gereği finansal kiralama borcu bittiğinde mülkiyeti devir alacak davalı şirket taahhüt ettiği üzere Mülkiyeti davacıya veya göstereceği kişiye devir edecektir. Davacının ödemelerini yaptığını iddia ettiği dönemde (.28.7.2012 )ödeme yapılmadığından davacı adına borçlanan davalı şirket icra takibine ve finansal kiralama konu araçların iadesi davasına muhatap olmuş, bu tarihten sonra davalı şirket tarafından finansal kiralama borçları düzenli olarak ödendiği anılan icra takibinin ve malın iadesi davasının takipsiz bırakıldığı anlaşılmaktadır. 28.7.2012 tarihinden sonra ise davacının ödeme yaptığına ilişkin bir iddiası bulunmamaktadır. Davacı tarafından ödeme yapılması, ancak davalı tarafından araçların mülkiyetinin devir edilmemesi halinde davalı şirketin kararlaştırılan cezai şartı ödemekle yükümlü tutulacağında şüphe bulunmamaktadır. 2012 yılında yapılan icra takibinden sonra davalı şirket tarafından araçların davacının elinden alındığı, akabinde finansal kiralama borçlarının davalı tarafından ödenerek malın iadesi davasının takipsiz bırakıldığı, bu dönemde davacının davalıya yönelik hiçbir talebi olmadığı, 2012 yılından sonra finansal kiralama borçları ödenip bitirilinceye kadar davacının sessiz kaldığı bu durumda tarafların yaptıkları protokolü zımnen sona erdirdikleri anlaşılmaktadır. Buna göre davacı lavalıdan isteme hakkı bulunmaktadır. Sözleşmede davacının yurtdışında bulunduğu dönemlerde davalı şirketin kira bedellerini ödemesinin davalı şirkete araç üzerinde bir bir talep hakkı vermeyeceği kararlaştırılmış ise de dört yıllık kira sözleşmesinin en az iki yıllık döneminde hiç bir ödeme iddiası olmayan, ilk iki yıllık dönemde ise temerüdün gerçekleştiği kiralayanın malı geri alma hakkı doğduğu bu meyanda ödenen kira bedellerini de geri isteme hakkı olmadığı düşünüldüğünde taahhütnamenin davacı tarafından ihlali sabit olduğundan davacının davalıda cezai şart talep hakkı bulunmamaktadır. Davalının yaptığı ödemelerin arızi ödeme olarak kabulü mümkün değildir. Buna göre davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. TBK 14.madde uyarınca yazılı olan sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunlu olup 27/06/2010 tarihli "Araç Sözleşmesi Taahhütname" başlıklı sözleşme Davacı ... ile davalılardan ... ve Oto San ve Tic Ltd Şti arasında akdedilmiş, ....'ın kendini temsilen, davalı ... Seyahat ve Oto San ve Tic Ltd Şti'nin ise şirket kaşesi üzerine şirket yetkilisi ....'nın temsilen imzalarına havi olduğu fakat cezai şart kısmında "şirketim ve şahsım adına" ibaresi mevcut ise de imzalar bölümünde ....'nın kendi adına ayrıca imzasının bulunmadığı, davalının kendini şahsen alacaklı veya borçlu duruma sokacak imzaya havi olmayan sözleşme yönünden şahsen sorumluluğu bulunmadığı, "şirketim ve şahsım adına” ibaresinin bunun için yeterli olmadığı, Davalı .... vekilinin husumete yönelik itiraz ve istinaf sebebi yerindedir. Yine İİK 67 maddesi, "Davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir” hükmüne haizdir. Alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmasına bağlıdır.Somut olayda ise davacı takipte haksız olsa da kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.” Davacının Leasing Ödemeleri yaptığı ve Davalı ... Seyahat Ltd. Şti.'ne para gönderdiği görülmektedir. Gönderilen para: 17.299,43 USD ve 1.450,00 Eurodur. Hesaplama: Dolar hesaplama: Dava tarihi itibariyle davacının alacağının -faiz dahil- 25.231,31 USD olarak bulunmuştur. Euro Hesaplama: Dava tarihi itibariyle davacının alacağının -faiz dahil- 2.473,82 EURO olarak bulunmuştur. 2010-2024 arası faiz oranları TCMB Kamu Bankalarınca 1 yıl kadar olan yabancı para mevduata (Dolar ve Euro) uygulanan En yüksek faiz oranları alınmıştır. Yapılan hesaplamanın detayları aşağıda tabloda halinde sunulmuştur.
SONUÇ VE KANAAT Takdirler Sayın Mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle; Davacı tarafın 09.09.2024 tarihli defter inceleme günü incelemeye katıldığı, bilirkişi teslim tutanağında tacir olmadığı gerekçesiyle defter sunmadığını beyan ettiği, davalı tarafın 09.09.2024 tarihli defter inceleme günü incelemeye katılmadığı, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, davacının alacağının, dava tarihi 07/03/2024 itibariyle faiz dahil 25.231,31 Dolar ve 2.473,82 Euro olarak hesaplandığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan 27/12/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;
MALİ İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Tarafların Yasal Defter Bilgileri, Davacı tarafın 09.09.2024 tarihli defter inceleme günü incelemeye katıldığı, bilirkişi teslim tutanağında tacir olmadığı gerekçesiyle defter sunmadığını beyan ettiği, Davalı tarafın 09.09.2024 tarihli defter inceleme günü incelemeye katılmadığı, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, Tüm bu nedenlerle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme, tespit ve değerlendirme yapılamamıştır.
DOSYADA BULUNAN BELGELERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dosyada Bakırköy .... ATM .... E. / ... K. Sayılı 03/02/2020 tarihli ilamı bulunmaktadır. İlam (özetle) şöyledir; “Taraflarca inkar edilmeyen 27/06/2010 tarihli araç sözleşmesi taahhütnamesinin 2.maddesinde araçların 49 aylık kira ödemesi bittiğinde mülkiyetinin .... Seyahat tarafından ....'a devredileceği veya .... 'ın tayin ettiği kişi veya şirketlere devredileceği, bu sözleşmeye uyulmazsa araçlar için ....'a 77.000,00 EURO ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt ettikleri kararlaştırılmış olup, davaya konu takibe dayanak taahhütname de imza itirazında bulunulmadığı, dava konusu araçların celbedilen trafik tescil kayıtlarına göre davacıya devredilmediği, davacı tarafından ödemelerin yapılacağı taahhütnamenin 5.maddesinde kararlaştırılmış ise de, yine bu madde de ödemenin davalı şirket tarafından yapılmasının araçlar üzerinde davalı şirketi hak sahibi yapmayacağının kararlaştırıldığı dikkate alındığında, 27/06/2010 tarihli taahhütnamede kararlaştırılan 77.000,00 EURO yönünden davalıların sorumluluğunun bulunduğu, .... her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de, taahhütnamede şirket ve şahsı adına imzası bulunmakta olup, husumet itirazı kabul edilmeyerek davanın takip tarihi itibariyle hesaplanan 77.000,00 EURO'nun TL karşılığı olan 215.777,10 TL asıl alacak yönünden ve davalıların 29/01/2014 tarihli ihtarnamenin 03/02/2014 tarihinde tebliğ edilmesiyle birlikte 12/02/2014 tarihinde temerrüde düşmüş oldukları ve temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan işlemiş faiz alacağının 18.308,08 TL olduğu anlaşılmakla 18.308,08 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 234.085,18 TL yönünden davalıların itirazlarının iptali ile takibin bu miktar yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, takibe konu alacak taahhütnameyle kararlaştırılmış, belirlenebilir bir alacak olduğundan hükmedilen alacağın 9620'si üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” Dosyada BAM ... HD ... E. / ... K. Sayılı 09/02/2023 tarihli ilamı bulunmaktadır. İlam (özetle) şöyledir: “Finansal kiralama sözleşmesinin 49 ay taksitle yapıldığı, 28.7.2012 tarihinden sonra finansal kiralama borçlarının tamamının davalı şirket tarafından yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı; taşınmazını bu borç için ipotek ettiğini ileri sürmekte ise de; davacının asli edim borcu gerçekte kendi adına yapılan finansal kiralama bedellerini ödemektir. Finansal kiralama borcu bittiğine göre ipotek bedelsiz kalmış olup, kiralayan tarafından ipoteğe de başvurulmadığı anlaşılmakla davacının taşınmazını ipotek vermesi davalı şirket yararına maddi bir külfete katlanmak olarak kabul edilemez. Davalı şirketin ise, kira bedeli ödeme borcu bittiğinde mülkiyeti devir borcu bulunmaktadır. Davacı kira bedellerini ödeyecek, inançlı işlem gereği finansal kiralama borcu bittiğinde mülkiyeti devir alacak davalı şirket taahhüt ettiği üzere mülkiyeti davacıya veya göstereceği kişiye devir edecektir. Davacının ödemelerini yaptığını iddia ettiği dönemde (.28.7.2012 )ödeme “yapılmadığından davacı adına borçlanan davalı şirket icra takibine ve finansal kiralama konu araçların iadesi davasına muhatap olmuş, bu tarihten sonra davalı şirket tarafından finansal kiralama borçları düzenli olarak ödendiği anılan icra takibinin ve malın iadesi davasının takipsiz bırakıldığı anlaşılmaktadır. 28.7.2012 tarihinden sonra ise davacının ödeme yaptığına ilişkin bir iddiası bulunmamaktadır. Davacı tarafından ödeme yapılması, ancak davalı tarafından araçların mülkiyetinin devir edilmemesi halinde davalı şirketin kararlaştırılan cezai şartı ödemekle yükümlü tutulacağında şüphe bulunmamaktadır. 2012 yılında yapılan icra takibinden sonra davalı şirket tarafından araçların davacının elinden alındığı, akabinde finansal kiralama borçlarının davalı tarafından ödenerek malın iadesi davasının takipsiz bırakıldığı, bu dönemde davacının davalıya yönelik hiçbir talebi olmadığı, 2012 yılından sonra finansal kiralama borçları ödenip bitirilinceye kadar davacının sessiz kaldığı bu durumda tarafların yaptıkları protokolü zımnen sona erdirdikleri anlaşılmaktadır. Buna göre davacı ödediğini iddia ettiği kira bedellerini bulunmaktadır. Sözleşmede davacının yurtdışında bulunduğu dönemlerde davalı şirketin kira bedellerini ödemesinin davalı şirkete araç üzerinde bir bir talep hakkı vermeyeceği kararlaştırılmış ise de dört yıllık kira sözleşmesinin en az iki yıllık döneminde hiç bir ödeme iddiası olmayan, ilk iki yıllık dönemde ise temerüdün gerçekleştiği kiralayanın malı geri alma hakkı doğduğu bu meyanda ödenen kira bedellerini de geri isteme hakkı olmadığı düşünüldüğünde taahhütnamenin davacı tarafından ihlali sabit olduğundan davacının davalıdan cezai şart talep hakkı bulunmamaktadır. Davalının yaptığı ödemelerin arızi ödeme olarak kabulü mümkün değildir. Buna göre davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. TBK 14.madde uyarınca yazılı olan sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunlu olup 27/06/2010 tarihli "Araç Sözleşmesi Taahhütname" başlıklı sözleşme Davacı ... ile davalılardan .... Seyahat ve Oto San ve Tic Ltd Şti arasında akdedilmiş, .... 'ın kendini temsilen, davalı ... Seyahat ve Oto San ve Tic Ltd Şti'nin ise şirket kaşesi üzerine şirket yetkilisi ....'nın temsilen imzalarına havi olduğu fakat cezai şart kısmında "şirketim ve şahsım adına" ibaresi mevcut ise de imzalar bölümünde ....'nın kendi adına ayrıca imzasının bulunmadığı, davalının kendini şahsen alacaklı veya borçlu duruma sokacak imzaya havi olmayan sözleşme yönünden şahsen sorumluluğu bulunmadığı, "şirketim ve şahsım adına" ibaresinin bunun için yeterli olmadığı, Davalı .... vekilinin husumete yönelik itiraz ve istinaf sebebi yerindedir. Yine İİK 67 maddesi, "Davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir” hükmüne haizdir. Alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmasına bağlıdır.Somut olayda ise davacı takipte haksız olsa da kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.”
¸ Davacının Leasing Ödemeleri yaptığı ve Davalı ... Seyahat Ltd. Şti.'ne para gönderdiği görülmektedir. Gönderilen para: 17.299,43 USD ve 1.450,00 Eurodur. HESAPLAMA (2010-2024 arası faiz oranları TCMB Kamu Bankalarınca 1 yıl kadar onal yabancı para mevduata (Dolar ve Euro) uygulanan En yüksek faiz oranları alınmıştır. Dolar hesaplama: Dava tarihi itibarıyla davacının alacağının -faiz dahil- 25.231,31 USD olarak bulunmuştur - Euro Hesaplama: Dava tarihi itibarıyla davacının alacağının -faiz dahil- 2.473,82 EURO olarak bulunmuştur.
İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Davalı taraf; " Davacının Leasing ödemeleri yaptığı ve davalı .... Seyahat Ltd. Şti.'ne para gönderdiği görülmektedir" dedikten sonra Gönderilen para miktarının 17.299,43 USD ve 1.450,00 Euro olduğunu beyan etmiştir. Bu beyan bizzat kendi tespiti ile açık çelişki oluşturmaktadır. Çünkü Bilirkişinin tespitini yaptığı ve davalı .... Seyahate gönderildiğini beyan ettiği para miktarı 10.700,00 USD + 2.399,43 USD olmak üzere Toplam 13.099,43 USD 'dir.” Şeklinde açıklama yapmış olup, Bulunan 17.299,43 USD ve 1.450,00 Euro “leasing ödemeleri + .... Seyahat Ltd. Şti'ne gönderilen tüm paraları” göstermektedir. Bu paranın içinde .... Seyahat Ltd. Şti'ne gönderilen 10.700,00 USD de yer almaktadır. Davalı taraf; “Bilirkişi 02/07/2010 tarihli 500 Euro bedelli ve 01/04/2011 tarihli 2.100,00 USD bedelli ödemelerin haricindeki kalemlerin davacı tarafından gönderildiği kanaatine nasıl varıldığı tarafımızca anlaşılamamıştır. Kaldı ki ... Ltd. Şti tarafından yapılan ödemelerle davacı arasında nasıl bir bağlantı kurulduğu rapordan anlaşılamamaktadır” şeklinde açıklama yapmış olup, Davalı itirazındaki ödeme belgelerini davacı taraf ibraz etmiştir. .... Ltd. Şti.nin kendisini ilgilendirmeyen bir konuda ödemeler yapmış olması ticari hayatın olağan akışına ve kurallarına uygun değildir. Bu durumda, bu ödemelerin davacı tarafın ödemeleri olduğu kabul edilmiş olup, takdir sayın mahkemenindir. Davacı taraf; “Taraflar arasında yapılmış olan 27.06.2010 tarihli "Araç Sözleşmesi Taahhütname" başlıklı inanç sözleşmesinde davacı ... tarafından araçların alımı için yapılmış olduğu belirtilen 10.000 Euro'ya ilişkin hiçbir. Hesaplama yapılmadığından rapora itirazlarımızı sunuyor ve belirtilen sözleşmedeki 10.000.Euro'nun hesaplamasının yapılması" şeklinde beyanda bulunmuş olup, ilgili belge ve sözleşme incelenmiştir: - Araç Sözleşmesi Taahütname başlıklı belgenin 1. Maddesi “Araçların kiralanması teslim alınması süresinde 10.000,00 Euro nakit ödemeleri ... yapmıştır.” şeklindedir. Davacı, “.... SEYEHAT ARAÇ GİDER HARCAMALAR!” başlıklı bir belge ibraz etmiş olup, belgede “..... kiralama A.Ş. kaşesi -Belgin Sidal imzası 15/06/2010 tarihi” yer almaktadır. Belgenin TL olarak çeşitli giderleri giderlerin toplam değerinin 21.929,00 TL olduğu, bu toplama 9.000,00 TL “2 aylık kar kaybının eklendiği” ve toplamın 30.929,00 TL'na çıktığı görülmektedir. Gider olarak gösterilen 21.929,00 TL nin 15/06/2010 tarihi itibarı ile Euro değerinin (Kur:1 euro- 1,9699 TL) 11.132,03 Euro olduğu görülmektedir. İşbu belgenin davacının yaptığı ödeme olarak kabul edilmesi halinde davacının ödemesi 11.450,00 Euro olacaktır. Dava tarihi itibarıyla hesaplama yapıldığında davacının alacağının -faiz dahil- 20.462,55 Euro olacaktır.
SONUÇ VE KANAAT
Takdirler Sayın Mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle; Davacı tarafın 09.09.2024 tarihli defter inceleme günü incelemeye katıldığı, bilirkişi teslim tutanağında tacir olmadığı gerekçesiyle defter sunmadığını beyan ettiği, Davalı tarafın 09.09.2024 tarihli defter inceleme günü incelemeye katılmadığı, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, Davacının alacağının, dava tarihi 07/03/2024 itibarıyla faiz dahil 25.231,31 Dolar; 20.462,55 Euro olarak hesaplandığı; sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan 07/05/2025 tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporunda özetle;
MALİ İNCELEME- DEĞERLENDİRME
Sayın mahkemeniz tarafından 11.04.2025 tarihli ara kararı ile, 05.05.2025 tarihi ve 10:30 saati olarak belirlenen defter inceleme günü ve saati dava dışı tarafın gelmediği, Dava dışı .... Uluslararası Nakliyat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 24.04.2025 tarihli beyanında, sayın mahkeme tarafından tebligat yapılan adresin şirketin eski adresi olduğunun, güncel adresin ... Mah.,... Cad., .... İş Merkezi, No:11/501, İstanbul olduğunun, dosyaya konu olan ödemelerin 2011 yılında gerçekleştiğinin, yasal evrak saklama süresi 10 yıl olduğu için 2011 yılına ait tüm kayıtların 14 yıl öncesine ait olduğu için zayi olduğunun, bu nedenle dava konusu ile ilgili herhangi bir kayıt ve evrak bulunmadığının beyan edildiği, Netice itibariyle, dava dışı .... Uluslararası Nakliyat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği, ek rapordaki sonuç ve kanaati değiştirecek herhangi bir durum bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
SONUÇ VE KANAAT
Takdir sayın mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve raporu içinde açıklanan nedenlerle, Sayın mahkemeniz tarafından 11.04.2025 tarihli ara kararı ile, 05.05.2025 tarihi ve 10:30 saati olarak belirlenen defter inceleme günü ve saati dava dışı tarafın gelmediği, Dava dışı .... Uluslararası Nakliyat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 24.04.2025 tarihli beyanında, sayın mahkeme tarafından tebligat yapılan adresin şirketin eski adresi olduğunun, güncel adresin ... Mah., .... Cad., ... İş Merkezi, No:11/501, İstanbul olduğunun, dosyaya konu olan ödemelerin 2011 yılında gerçekleştiğinin, yasal evrak saklama süresi 10 yıl olduğu için 2011 yılına ait tüm kayıtların 14 yıl öncesine ait olduğu için zayi olduğunun, bu nedenle dava konusu ile ilgili herhangi bir kayıt ve evrak bulunmadığının beyan edildiği, Netice itibariyle, dava dışı .... Uluslararası Nakliyat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği, ek rapordaki sonuç ve kanaati değiştirecek herhangi bir durum bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
TÜM DOSYA KAPSAMI HEP BİLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDE ;
Davanın sözleşmeden kaynaklanan sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup uyuşmazlığın taraflar arasında davaya konu edilen taraflar arasındaki 27.06.2010 tarihli sözleşmeye istinaden davalı şirket ile dava dışı ... Finansal Kiralama A.Ş. arasındaki Beyoğlu .... Noterliği'nin 20.04.2010 tarih ve .... yevmiye nolu ... nolu Finansal Kiralama Sözleşmesine istinaden finansal kiralama usulüyle alınan araçlar için davacı tarafça ödeme yapıp yapılmadığı, yaptı ise ödemelerin iadesinin davalıdan talep edip edemeyeceği hususlarında olup uyuşmazlık davacının gönderilen bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri konusunda isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
TBK'nın 136. maddesi uyarınca borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşır ise borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkansızlık sebebi ile borçtan kurtulan borçlu karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlüdür.
İmkansızlık, sözleşmelerde ifa engeli sebeplerinden birini oluşturur. Gerçekten de, imkansızlık, sürekli, kalıcı, temelli bir ifa engelidir. Bu niteliğiyle imkansızlık, temerrütün karşıtıdır. İmkansızlığın pratik önemi, borçluya karşı aynen ifanın zorla sağlanamamasında ortaya çıkar.
Diğer bir ifadeyle imkansızlık, borçlanılan edimin ya baştan itibaren geçerli olarak doğmasını ya da sonradan borçlu veya diğer herhangi bir kimse tarafından objektif, sürekli ve kesin olarak yerine getirilmesini önleyen, fiili veya hukuki engellere verilen isim olarak tarif edilebilir. İmkansızlık, bir insan fiilinden veya tabiat olayından doğması yanında, mantıki, hukuki veya fiili sebeplerden de kaynaklanabilir. BK'nın 20.maddesine göre, bir akdin konusu mümkün değilse, o akit imkansızdır. Burada söz konusu olan imkansızlık, başlangıçtaki, yani sözleşme yapıldığı sırada mevcut olan imkansızlıktır. Bu halde, konusu hukuki veya fiili sebeplerden dolayı imkansız olan sözleşme butlan yaptırımına tabiidir ve başlangıçtan itibaren geçersizdir. BK'nın 117. maddesine göre; edimin yerine getirilmesi sözleşme yapıldıktan sonra imkansız olursa ve bu imkansızlıkta borçlunun kusuru bulunmazsa borçlu borcundan kurtulur. Burada sözleşme, başlangıçtaki imkansızlık gibi butlan yaptırımına tabii olmamakla birlikte, borçlu borcundan kurtulmaktadır. Borçluyu borcundan kurtaran imkansızlığın objektif veya subjektif olması önemli değildir. Sözleşme yapıldıktan sonra ortaya çıkan imkansızlık, ister objektif, ister subjektif olsun borçlunun kusuruna dayanmadıkça, borçlu borcundan kurtulur. Sözleşmesinin kurulmasından sonra ortaya çıkan imkansızlık borçlunun kusuruna dayanırsa borçlu, BK'nın 96.maddesi uyarınca bundan sorumlu olur.
İmkansızlık, borçlunun kusuruna dayanıp dayanmamasına değil, genel olarak borçlunun bu imkansızlıktan sorumlu tutulup tutulmayacağına göre tasnif edilmelidir. Nitekim BK'nın 117.maddesinde kullanılan tabirler de bu görüşü desteklemektedir. Yani kanun, kusursuz olmayı değil, sorumlu olmamayı aramaktadır.
Dosya kapsamı ve Bakırköy .... ATM'nin ... esas ... karar sayılı dosyasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin .... H.D'nin ... esas.... karar 09/02/2023 tarihli kararı dikkate alınarak somut olayda "Araç Sözleşmesi Taahhütname" başlıklı sözleşmede "...'ın kredi sicilinin yeterli gelmemesi nedeni ile araçlar için finansal kiralama sözleşmesi yapamadığı, bu kira sözleşmesinin .... Sey. ve Oto San ve Tic Ltd Şti adına yapılması hususunda anlaştıkları, 20.04.2010 tarihinde finansal kiralama sözleşmesinin yapılarak araçların ...'a teslim edildiği, taahhütnamenin 2.maddesinde araçların 49 aylık kira ödemesi bittiğinde mülkiyetinin .... Seyahat tarafından ...'a veya ...'ın tayin ettiği kişi veya şirketlere devredileceği, finansal kira ödemelerinden ... 'ın sorumlu olacağı, araçların çalıştırılmasına .... Seyahat tarafından karışılmayacağı, araçlara ihtiyaç olursa .... Seyahat'in aylık 3000- USD kira bedeli ödeyeceği, bu sözleşmeye davalılar tarafından uyulmazsa araçlar için ....'a 77.000-euro ödemeyi taahhüt ettikleri" düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, araçların başka bir ile götürülmesi ve rızası dışında kullanılması nedeniyle Bakırköy ... Noterliği'nin 29/01/2014 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile araçların derhal teslimi ve kira borçlarının ödenmesini ihtar ettiği, ihtara uyulmadığı takdirde 77.000-euro'nun tahsili için yasal yollara başvurulacağı ihtaren davalı tarafa tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının asli edim borcu gerçekte kendi adına yapılan finansal kiralama bedellerini ödemektir. Davalı şirketin ise, kira bedeli ödeme borcu bittiğinde mülkiyeti devir borcu bulunmaktadır. Davacı kira bedellerini ödeyecek, inançlı işlem gereği finansal kiralama borcu bittiğinde mülkiyeti devir alacak davalı şirket taahhüt ettiği üzere mülkiyeti davacıya veya göstereceği kişiye devir edecektir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... H.D'nin ... esas .... karar 09/02/2023 tarihli ilamında '' davacının ödemelerini yaptığını iddia ettiği dönemde (..28.7.2012 )ödeme yapılmadığından davacı adına borçlanan davalı şirket icra takibine ve finansal kiralama konu araçların iadesi davasına muhatap olmuş, bu tarihten sonra davalı şirket tarafından finansal kiralama borçları düzenli olarak ödendiği anılan icra takibinin ve malın iadesi davasının takipsiz bırakıldığı anlaşılmaktadır. 28.7.2012 tarihinden sonra ise davacının ödeme yaptığına ilişkin bir iddiası bulunmamaktadır Buna göre davacı ödediğini iddia ettiği kira bedellerini ancak sebebsiz zenginleşme kurallarına göre davalıdan isteme hakkı bulunduğu ''şeklinde olup bu kapsamda mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporunda dava tarihi itibarıyla sunulan dekontlar dikkate alınarak ödemelerin 25.31,31 USD , 20.462,55 Euro olduğu tespit edilmiştir. Ödeme dekontlarının incelemesinde 02/07/2010 tarihli 500 EURO ve 01/04/2011 tarihli 2.100 USD ödemenin davacı tarafından yapıldığı , ayrıca taraflara arasında yapılan 27/06/2010 tarihli Araç Sözleşmesinin ....'a taahhüt ettikleri başlıklı kısmın 1.maddesinde :Araçların kiralanması ve teslim alınması sürecince 10.000 EURO nakit ödemeleri .... yapmıştır. Şeklinde kaydın yer aldığı anlaşılmakla bu kapsamda davacının davalıdan 10.500 Euro ve 2.100 USD alacağını sebepsiz zenginleşme hükümleri de dikkate alınarak talep edebileceği ,fazlaya ilişkin istemine ilişkin iddialarını ispata yarar delil sunulmamış olup fazlaya ilişkin talebi yerinde olmadığı anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 10.500 Euro alacağın dava tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre devlet bankalarının EURO cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki merkez bankasının efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2.100 USD alacağın dava tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki merkez bankasının efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
A-)10.500 Euro alacağın dava tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre devlet bankalarının EURO cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki merkez bankasının efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
B-) 2.100 USD alacağın dava tarihi olan 07/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki merkez bankasının efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
1-Alınması gereken 29.324,97-TL harçtan peşin alınan 16.134,31-TL harcın mahsubu ile 13.190,66-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
2-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 16.622,71-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça sarf edilen tebligat, posta masrafı ve bilirkişi ücreti olarak toplam 11.409,00-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 5.183,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 68.393,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 81.321,58-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin, kabul ret oranı üzerinden hesaplanan 2.072,80-TL'nin davacıdan, 1.727,20-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/06/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır