T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/238 Esas
KARAR NO : 2025/382
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/03/2024
KARAR TARİHİ : 25/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilin aracında, davalı yanın sorumluluk sahası içerisinde meydana gelen trafik kazası sonucu yapılan tamiratlar neticesinde 77,698.30 TL hasar meydana geldiğini, mevcut kaza sebebiyle aracın bir kısım parçaları yenileriyle değiştirilmiş, bir kısım parçaları ise tamir görerek onarılmış olup, aracın gördüğü iş bu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi tramer kayıtlarına işlendiğini, söz konusu kusur değerlendirmesine ilişkin trafik kazası tespit tutanağı ve tramer sorgusun ekte sunduklarını, davalı yanın zararın meydana gelmesinde kusurunun olması zaruri olmadığını, otoyol işletmeciliği vazifesini üstlenen davalının, otoyol içerisinde meydana gelen zararlardan da kusursuz olarak sorumlu olacağını, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun'da Otoyollardan bahsedildiğini, ..... ve İşletme A.Ş, otoyolu kullanan kişilerden belli bir ücret almakta ve bu şekilde aldığı ücret karşılığında taşıtlara hizmet sağladığını, dolayısı ile ..... Anonim Şirketi yolun işletimini yaparken otoyolu kullanan kişilere güvenlikli, emniyetli bir şekilde yolculuk yapmayı da sağlaması gerektiğini, kaldı ki kullanıcıların tercih nedeni de bilakis güvenli ve hızlı ulaşım imkanı olduğunu, hal böyleyken davalı sorumluluk sınırları içerisinde meydana gelen zararlardan kusurlu olmasa dahi kusursuz sorumluluk kapsamında zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, bu nedenlerle müvekkiline ait araçta meydana gelen hasara binaen ikame araç bedeli ve değer kaybı zararları ile birlikte müvekkilin personel masrafının tanzimini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle trafik kazası neticesinde araçta oluşan değer kaybına binaen şimdilik 100,00 TL’nin; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, trafik kazası neticesinde araçtan mahrum kalması sebebiyle şimdilik 100,00TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 11.402,32'den az olmamak şartı ile personel masrafının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile ödenmesini, diğer yargılama giderleri ile lehimize hükmedilecek vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığından bahisle bir özel yetki kuralının varlığından da söz edilemeyeceğini, bu itibarla davacının genel yetki kuralına aykırı olarak davayı yetkisiz Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açması kanuna aykırılık teşkil ettiğini ve işbu davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, müvekkilinin dava konusu kazada kusurunun bulunmadığını, üzerine düşen bakım ve denetim görevlerini yerine getirdiğini ve davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve personel masraflarının tahsili istemine ilişkindir.
-Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; davalının işletmekte olduğu otoyolda 23.10.2023 tarihinde yola yabani hayvan çıkması nedeni ile gerçekleşen trafik kazasına bağlı davacı tarafın aracın değer kaybının meydana gelip gelmediği, araç mahrumiyet bedelinin ve personel çalıştırılmamasından kaynaklı zararının oluşup oluşmadığı, meydana gelen kaza nedeni ile davalının kusurlu olup olmadığı, gerekli tedbirleri alıp almadığı, işaret levhalarını koyup koymadığı, kaza nedeni ile davalı tarafa kusur atfedilebilip edilemeyeceği, buna bağlı olarak davacının talep etmiş olduğu zarar kalemlerinden davalının sorumlu tutulabilip tutulamayacağı, tutulabilecek ise miktarı hususlarında toplanmaktadır.
-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
-Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.
-Değer kaybı, aracın hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
-Davalının işletmekte olduğu otoyolda 23.10.2023 tarihinde yola yabani hayvan çıkması nedeni ile gerçekleşen trafik kazası nedeni ile davalının kusurlu olup olmadığı, tabi olduğu 6001 sayılı Kanun ve 2918 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli tedbirleri alıp almadığı, işaret levhalarını koyup koymadığı, kaza nedeni ile davalı tarafa kusur atfedilebilip edilemeyeceği, buna bağlı olarak davacının talep etmiş olduğu zarar kalemlerinden davalının sorumlu tutulabilip tutulamayacağı hususlarında tespiti için kazanın gerçekleştiği adreste talimat mahkemesi aracılığı ile keşif icra edilmiş, keşif sonrasında düzenlenen 06/08/2024 tarihli raporda özetle; sürücü ...... idaresindeki kamyoneti ile kazanın meydana geldiği İzmir-Gebze otoyolunu ücreti karşılığında kullandığı, sürücülerin otoyolları kullanmasının sebeplerinden bir tanesinin de yüksek güvenlikli yol özelliğinde olması olduğu, fakat meydana gelen kaza olayında sürücünün otoyol üzerine aniden çıkan tilkiyi çarptığı anlaşılmak ile birlikte otoyolda sürücülerin güvenli bir şekilde seyahat etmesini sağlayacak kurum/kuruluş olan Otoyol Yatırım ve İşletme Anonim Şirketinin gerekli ve yeterli tedbirleri almadığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Yükümlülük" başlıklı (19/uncu maddesinin(a) bendinde yazan; “İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, İŞLETİLMESİ ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında; karayolunun yapısını trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler.” kuralında belirtilen hususları yerine getirmediği değerlendirilmek ile birlikte, bu kural ihlalinin dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde teknik olarak %100 (Yüzde yüz) oranında etken olduğu, sürücü .......’nın sevk ve idaresindeki kamyoneti ile yüksek güvenlikli İzmir-Gebze otoyolu üzerinde seyrini sürdürdüğü esnada taşıt yoluna bir anda çıkan hayvana karşı etkin tedbir almasının mümkün olmayacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Tarafların talep, beyan ve itirazları dikkate alınarak rapor düzenlenmesi amacıyla dosya makine ve adli trafik bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25/11/2024 tarihli raporda özetle; Hayvan girişinin yasak olduğu otoyolda taşıt yolu üzerinde yabani hayvan ( tilki ) bulunmasına rağmen tedbir almayan; Önceden teknik olarak belirlenmiş ( KTK’ nun 3, 13 Md. ile KT. Yönet. 19. Md. Otoyol, Trafik Güvenliği)) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen, görevini ihmal ederek kazaya sebebiyet veren, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen yolun yapım, bakım ve işletilmesinden sorumlu olan kuruluş olan davalı ..... Yatırım ve İşletme A.Ş. görevlilerinin hizmet sebebiyle “%100 Oranında Asi ve Tam Kusurlu” olacağı; Otoyolda sol şeritte seyretmekte iken önüne çıkan yabani hayvanın ( tilkinin) yarattığı kaza tehlikesi öngörülemez ve önlenemez olduğu düşünülen ..... plakalı kamyonet sürücüsü dava dışı .....’ nın kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı; kaza tarihinde ..... plakalı kamyonetin maliki olan davacı .....’ nın ise ( KTK’ nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı .....’ nın kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; ancak yukarıda açıklanan şekilde adı geçen sürücünün kazada kusuru olmayacağının tespit edildiği; bu nedenle aynı aracın maliki olan davacı .....’ nın da kazada sorumluluğu bulunmayacağı; ...... plaka sayılı aracın, 23.10.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile oluşan hasarının onarımı ile 38.202,00 TL değer kaybı zararı ve 6.080,00 TL araç mahrumiyet zararının olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 21/01/2025 tarihli raporda özetle;
dosyanın tarafların bilirkişi raporuna karşı yapmış
oldukları yazılı beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim edilmesi talep edilmiş olup
yapılan değerlendirmelere göre, kök raporda herhangi bir değişikliğe sebep olacak
itiraz görülmediği, görüş ve kanaatlerin değişmediğinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Manisa İli Soma İlçesi Cumhuriyet Mah.’ de, İzmir- İstanbul Otoyolunda, Soma- Savaştepe arasında, Savaştepe yönünde, 3 şeritli yerde ve sol şeritte seyreden sürücü ..... ’nın sevk idaresindeki ..... plakalı kamyonet ile anılan yere geldiği esnada aracının ön kısımları ile; Aynı yerde taşıt yolunun trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak; Gerekli engel ve trafik işaretleriyle trafik güvenliği için tedbir alması gereken yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluş görevlilerinin “Hizmet Sebebiyle” görevini ihmal etmesi ve sebebiyet vermesi esnasında; Taşıt yolu üzerinde seyreden adı geçen sürücünün yola aniden fırlayan yabani hayvana ( tilkiye) durumunu fark edemeyerek çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği ihtilafsızdır.
-Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK. 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK'nun 50/1 fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
-2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde, ''Erişme kontrollü karayolu (otoyol): özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıtların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur.'' şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun Karayolları Genel Müdürlüğünün Görev Yetkileri başlıklı 7/1-a bendine göre; ''Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmakla'' yükümlü olduğu belirlenmiştir. Yine, aynı kanunun 7/1-m maddesinde "Otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarını önlemek maksadı ile kafes tel çit yapmak," hükmü düzenlenmiştir.
-6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un tanımlar başlıklı 2. maddesinin (k) bendinde ise ''Otoyol: yüksek standartlara sahip trafik seyrinde asgari hız sınırlaması uygulanan seyahat hızı yüksek ve üzerinde erişme kontrolünün uygulandığı karayolu'' olarak tanımlanmıştır.
-Davalı şirketin dava konusu kazanın gerçekleştiği yap-işlet-devret modeli ile yapımı ve işletilmesini üstlendiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
-Her ne kadar davalı tarafça kazanın gerçekleşmesinde kusurlarının bulunmadığı iddia edilmiş ise de erişme kontrollü yolun işletilmesini üstlenen davalı şirketin başıboş hayvanın otoyola girmesine engel olacak şekilde yolun niteliğine uygunluğunu sağlamakla yükümlüdür. Bu durumda, erişme kontrolünün uygulandığı otoyolun sürekli bakım, onarım ve denetiminden sorumlu olan, tel çitlerdeki boşluğu zamanında tespit edip onarmayarak başıboş hayvanın otoyola girmesine engel olamayan, can ve mal güvenliği açısından trafik güvenliğini sağlayamayan işletmeci şirketin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise herhangi bir kural ihali söz konusu olmadığından ani gelişen durum karşısında önlem alma imkanı da bulunmadığından kusurlu olmadığı sabittir.
-Bu haliyle kaza nedeniyle meydana gelen zararlardan işletme sorumluluğuna dayalı haksız fiil kapsamında sorumlu olması gerektiği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Makine mühendisi v bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkememizce olayın oluş şekline uygun olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna göre, mevcut kazada davacı tarafın aracında meydana gelen hasar nedeniyle aracın hadise yerinden servise çekilmesi, ekspertiz yapılması, kaporta işçiliği, boya işçiliği, elektrik işçiliği, tatil zamanları dikkate alındığında toplam 8 gün araçtan yoksun kalma süresinin olması gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan tespitler ve meydana gelen hasarın niteliği nazara alındığında bu sürenin makul ve yeterli olduğu, dava konusu araca benzer araçların kaza tarihinde kiralama bedelinin ortalama 800,00 TL seviyelerinde olduğu, motosikletin kullanılmamasından doğan amortisman kazancı % 5 oranında
kadri maruf belirlenmesi halinde talep edebileceği araç mahrumiyet bedelinin 6.080,00 -TL olduğu sabittir. Ayrıca davacı tarafın tacir olması nedeniyle ticari faaliyetlerinin bulunduğu, bu nedenle aracın serviste kaldığı gün sayısı doğrultusunda dava konusu aracı ticari faaliyetlerinde kullanamadığı sabit olup, bu kapsamda davacı tarafın aracı hangi faaliyetlerde kullanamadığı hususunda ayrıca ispat külfeti bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Yine alınan bilirkişi raporuyla yapılan tespitlere göre ..... plaka sayılı aracın güncel hasarsız ve huzurdaki davadaki hasarın onarılması ile ortaya çıkan piyasa rayiç değerleri, Renault markasının yetkili bayilerinin 2. El departmaları, piyasada 2. El ticareti yapan esnaf ve internet siteleri üzerinden yapılan araştırmalar ve bulunan gerçek piyasa ortamında satış işlemlerinde huzurdaki davadaki piyasa rayiç değeri farkı olan değer kaybı oranı yönünden hasarsız ve sadece muadil hasarlı araçlar, bu araçlardaki tavan farkı, hasar durumu, araçtaki önceki hasarlar ve Km değeri göz önüne alındığında, değer kaybı oranı % 4 olarak bulunduğu, buna göre hasar tarihi itibarıyla değer kaybı zararının 38.202,00 TL olacağı görülmektedir.
-Davacı tarafın personel masrafı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; iş bu zarar bedelinin doğrudan veya dolaylı zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacı tarafça ilgili personelin kaza nedeniyle işletmede sigortalı çalışanı olduğu ve başka faaliyetlerde faydalanma imkanının bulunduğu, davacı tarafın iş bu zarar kalemi yönünden zarar ve illiyet bağının varlığını ispat edemediği sabit olduğundan iş bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-Bu kapsamda davalının işletmecisi olduğu otoyolda meydana gelen kazada, kazanın gerçekleşmesinde davalı şirketin haksız fiil hükümleri kapsamında kusurlu olduğu, dava konusu kazaya tam kusuru ile sebebiyet verdiği, davacı tarafın kaza kapsamında talep edebileceği değer kaybı bedeli ve mahrumiyet bedelinin haksız fiil hükümleri kapsamında talep edilmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığından, davanın davacının sunduğu değer arttırım dilekçesi doğrultusunda kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Sabit olan 38.202,00 TL değer kaybı bedelinin 23/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Sabit olan 6.080,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 23/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.024,90-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.597,30-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin harç ve tamamlama harcı yatırılan toplam 1.427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 13.282,80 TL talimat, keşif yol ücreti ve keşif harcı ve 627,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 23.444,20-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%79,52) göre hesap edilen 18.643,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen miktar yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddine karar verilen miktar yönünden davalılar taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 11.402,32-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%79,52) göre hesap edilen 2.862,84-TL'sinin davalıdan, 737,16-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/04/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....