T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/270 Esas
KARAR NO : 2025/196
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketi tarafından 13.09.2023 tarihinde Küçükçekmece İcra Dairesi ...... Esas sayılı dosyası nezdinde davalı şirket aleyhine fatura alacağından kaynaklanan borcun için ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emri usulüne uygun şekilde 21.09.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalı şirket tarafından tebliğ edilen ödeme emrine 25.09.2023 tarihinde itiraz edildiğini, Müvekkili şirketi ile davalı şirket arasında 5.100 M2 polyester branda kumaşı satışı hususunda anlaşma sağlanmış olup taraflar arasında mal satımından doğan ticari iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkili şirketi bakımından işbu sözleşmeden doğan edimlerin tamamı gereği gibi ifa edildiğini ancak davalı şirket kendi edimini ifa etmekten imtina ettiğini, müvekkili şirketine olan borcunu vadesinde ödemediğini, davalı şirketin, 24.06.2023 vade tarihli ...... numaralı 41.860,80 EURO tutarlı fatura alacağının bakiye 25.674,74 EURO tutarı ile işbu faturanın geç ifasından kaynaklanan 227,91 EURO tutarlı işlemiş faizi ifa ettiğini beyan ederek davanın kabulünü, Küçükçekmece İcra Dairesi ..... E. Sayılı dosyasına yapılan borca itirazın iptali ile takibin devamını, kötüniyetli itiraz nedeniyle asgari %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın her türlü yapıların büyük açıklıklarını kapatan, rüzgar, yağmur, kar yağışı , güneş ışıkları gibi her türlü hava koşullarına dayanmasını sağlayan modern çadırlarının kaplama işi ile iştigal ettiğini, davacının, müvekkilinden 24.04.2023 tarihli ...... no'lu faturanın bakiyesinden dolayı alacaklı olduğunu iddia ettiğini, öncelikle, davacı ile müvekkili firma arasında anılan faturaya dayanak herhangi bir alım-satım sözleşmesi mevcut olmadığını, müvekkili firmanın projelerinde kullanmak üzere davacı firmadan ...... alımı yaptığını, müvekkili tarafından davacıdan alınan miktar davacının belirttiği gibi 5.100 metrekare olmadıkğını, davacıdan satın alınan ürünlerin ise ayıp ve kusurlu çıktığını, müvekkilince davacıdan alınan bu ürünlerin yapışma sorunu yaşadığını, satın alınmış ürünlerde oluşan bu sorunun davacı firmaya bildirildiğini ancak davacı firma tarafından bu sorun giderilmediği gibi ayıplı ürünler iade alınmadığını beyan ederek davacı yanuın davasının ve tüm taleplerinin reddini , %20'den az olmamak kaydı ile davacı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasıyla 24/06/2023 tarihli faturaya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş, keşif icra edilmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 25.674,74 Euro asıl alacak, 227,91 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.902,65 Euro üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "...... fatura nolu 24.06.2023 vadeli fatura" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda tarafların iddia ve savunmaları kapsamında davacı taraf davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında davalı yana 5.100 metre polyester branda kumaşının satış konusunda anlaştıklarını ürünlerin teslim edildiğini iddia etmekte iken davalı tarafın davacı yan tarafından anlaşmaya aykırı olarak ürünlerin teslim edildiğini, ürünlerde yapışma sorunu yaşadıklarını iddia etmektedir.
-Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.
-Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
-Bu kapsamda davacı tarafın öncelikle sözleşme ilişkisini, akabinde sözleşme kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı yana teslim eksiksiz ve ayıpsız şekilde teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.
-Her iki tarafın da tacir olduğu nazara alındığında uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya sayılı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
-Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur.
-TTK 23/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Türk Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223. Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
-6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükümleri yer almaktadır.
-Mahkememiz dosyası ürünler üzerinde keşif icra edilmesinin akabindet tarafların ticari defterlerinin incelenmesi, davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ve keşif mahallinde yapılan tespitlerle bağlı kalınarak dava ve takip konusu 24/04/2023 tarihli faturaya konu ürünlerin keşif mahallinde incelenen ürünler olup olmadığı, iş bu ürünlerde davalının iddia ettiği şekilde "yapışma sorununun" bulunup bulunmadığı, davalının iddia ettiği şekilde ayıbın varlığı halinde ürünün iadesinin gerekli olup olmadığı, davalının varsa ayıbı gidermek üzere "cilayı kazıma" yönteminin yerinde olup olmadığı, varsa bu hususta yapılan masrafların piyasa rayiçlerine ve ilgili ayıba uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bir tekstil mühendisi, bir SMMM bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen tarihli raporda özetle; Mali yönden yapılan incelemelere göre; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yanın incelemeye sunduğu Ticari defterler ile evrak ve belgelerinin incelenmesi, sonucunda yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;Dava konusunun, davacının davalıya yaptığı satış nedeni ile 235.674,74 EURO asıl alacak ve 227.91 EURO da işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.902,655 EURO alacaklı olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, Bu kez davacının talebi ile huzurda görülen İtirazın İptali davasının açılmış olduğu anlaşıldığı, b) Tarafların 2023 yılı Ticari defterleri incelendiği, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu, defterlerin birbirlerini doğruladığı, usulünce kayıtların yapıldığı ve taraf defterlerinin lehlerinde delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığı, tarafların incelenen ticari defterlerine göre, Davacı defterlerinde; Davacının davalıdan 460.194,36 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerinde ise davalının davacıya olan borcunun 460.194,36 TL olduğu tespit edildiği, dolayısı ile davacı ile davalı ticari defter bakiyeleri birbirleri ile mutabık oldukları tespit edildiği, tarafların BA-BS bildirimlerinin mutabık oldukları tespit edildiği, davacının iddia ettiği faturaları BS bildirimi ile, aynı faturaları davalı BA bildirimi ile Bağlı bulunduğu Vergi Dairesine beyan etmiş oldukları tespit edildiği, davacının faturasına Ödeme vade tarihi: 24.06.2023 yazdığı görüldüğü, faturada vade tarihinin yazılı olduğu, davalı tarafından faturaya yasal itiraz süresi içinde itiraz edildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığından, temerrüdün oluştuğu kanaati ile davacının davalıdan işlemiş faiz talepedebileceği kanaatine varıldığı, taraflar arasında dövizli alışveriş yapıldığı hususunda herhangi bir sözleşme sunulmamış olmakla birlikte, alıcısı tarafından 8 günlük yasal süresinde itiraz edilmemiş olan ve EURO Döviz olarak düzenlenmiş alışverişe konu fatura bulunduğu, davacının faturasını dövizli fatura olarak düzenlediği, Davalının Ödemelerini TL olarak yaptığı, Sayın Mahkemece Davacının alacağının TL olduğuna karar verilmesi halinde 460.194,36 TL alacaklı olacağı, Davacının alacağının EURO döviz olduğu kanaatine varılması halinde ise TL karşılığı olan döviz al: ise 25.645,59 EUROolarak hesaplandığı, teknik yönden yapılan incelemelere göre; keşif sırasında tarafların huzurunda, davalı tarafın beyan ettiği teknik şartlarda teste tabi tutulan 3 top 150 metre polyester branda kumaş cinsi eşyalar yönünden, eşyalardan beklenilen yapışma/kaynama — işlevinin karşılandığı, bu bakımdan keşif sırasında incelemeye sunulan 3 top kumaşın ayıplı olmadığı, dosya eki belge bilgi içerikleri ile keşif sırasında incelenen 3 top 150 metre kumaşın davacı tarafça davalıya 24.04.2024 tarih/...... nolu irsaliyeli fatura ile sevk edilen 5.100 m2 ..... kodlu kumaşlardan olduğu, davalı taraf 19.06.2023 tarihi itibarıyla kumaşlarda yapışma sorunu olduğu ve kazıma işlemi yapılacağını davacıya ilettiği, ancak dosya içeriği belge'bilgi kapsamında, yapışma sorununun ne kadar kumaşta olduğu, satılan kumaş rulolarının bir kısmında mı veya tamamında mi olduğu, sorunun kumaşa yapıştırma sırasında uygulanan teknik değerlerinden mi Kumaştan mı Kaynaklandığı, kazıma işinin uygulanıp uygulanmadığı tespit edilemediği, bu bakımdan faturaya konu 31 top kumaş (34 top-3 top) yönünden değerlendirme yapılamadığı, davalı tarafça 9.460,70 metre uzunluğunda kumaşa kazıma işi yapıldığı beyan edilmiş ise de, davacı tarafın 24.04.2024 tarihli faturasında 5.100 m2 (1.700) metre kumaş satışı yapıldığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
-Mahkememiz dosyası, tarafların hukuki olmayan itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen tarihli ek raporda özetle; dava konusunun, davacının davalıya yaptığı satış nedeni ile 25.674.74 EURO asıl alacak ve 227.91 EURO da işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.902,65 EURO alacaklı olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, Bu kez davacının talebi ile huzurda görülen İtirazın İptali davasının açılmış olduğu anlaşıldığı, tarafların 2023 yılı Ticari defterleri incelenmiştir. Tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu, defterlerin birbirlerini doğruladığı, usulünce kayıtların yapıldığı ve taraf defterlerinin lehlerinde delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığı, tarafların incelenen ticari defterlerine göre, Davacı defterlerinde; Davacının davalıdan 460.194,36 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerinde ise davalının davacıya olan borcunun 460.194,36 TL olduğu tespit edildiği, dolayısı ile davacı ile davalı ticari defter bakiyeleri birbirleri ile mutabık oldukları teppit edildiği, tarafların BA-BS bildirimlerinin mutabık oldukları tespit edildiği. Davacının iddia ettiği faturaları BS bildirimi ile, aynı faturaları davalı BA bildirimi ile Bağlı bulunduğu Vergi Dairesine beyan etmiş oldukları tespit edildiği, davacının faturasına Ödeme vade tarihi: 24.06.2023 yazdığı görüldüğü, faturada vade tarihinin yazılı olduğu, davalı tarafından faturaya yasal itiraz süresi içinde İtiraz edildiğine dair herhangi bir belge sunulmadığından, temerrüdün oluştuğu kanaati ile davacının davalıdan işlemiş faiz talep edebileceği kanaatine varıldığı, taraflar arasında dövizli alışveriş yapıldığı hususunda herhangi bir sözleşme sunulmamış olmakla birlikte, alıcısı tarafından 8 günlük yasal süresinde itiraz edilmemiş olan ve EURO Döviz olarak düzenlenmiş alışverişe konu fatura bulunduğu, davacının faturasını dövizli fatura olarak düzenlediği, Davalının Ödemelerini TL olarak yaptığı, Sayın Mahkemece Davacının alacağının TL olduğuna karar verilmesi halinde 460.194,36 TL alacaklı olacağı, Davacının alacağının EURO döviz olduğu kanaatine varılması halinde ise TL karşılığı olan döviz alacağının ise 25.645,59 EURO ve işlemiş faizde 227,85 EURO olarak hesaplandığı, sektörel inceleme ve değerlendirmede; Keşif sırasında davaya konu kumaşlar ısı, zaman ve basınç etkisi altında yapışma işlevini sağlayıp sağlamadığı yönünden teste tabi tutulduğu, davaya konu kumaşlara Mahkeme Heyeti huzurunda 3 farklı test uygulandığı, uygulanan testler neticesinde elde edilen verilerle, kök raporda belirtildiği üzere “Test numuneleri makinenin çalışma etki eni 5 cm genişlikteki bölgeye ısı ve pres etkisi ile işleme tabi tutulduğunda, yüzey incelemesi neticesinde her iki numunenin 5 cm genişlikteki en boyunca yapıştığı tespit edilmiştir.”kanaati hasıl olduğu, teknik değerler kıyaslandığında; ısı, zaman ve basınç değerlerinin uyumlu olduğu, bu bakımdan davacı tarafın belirttiği test değerlerinin tarafımızca uygulanan test neticesini değiştirmeyeceği kanaatine varıldığı, davalı tarafın 19.06.2023 tarihi itibarıyla kumaşlarda yapışma sorunu olduğu ve kazıma işlemi yapılacağını davacıya iletildiği ancak dosya içeriği belge/bilgi kapsamında, yapışma sorununun ne kadar kumaşta olduğu, ruloların bir kısmında mı veya tamamında mi olduğu, sorunun kumaşa yapıştırma sırasında uygulanan teknik değerlerinden mi kumaştan mı kaynaklandığı, kazıma işinin uygulanıp uygulanmadığı tespite dilememiştir. kanaati belirtildiği, tarafların kök rapora itiraz ve beyanların incelenmesi neticesinde; kök raporda ulaşılan kanaati değiştirecek bir hususun bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar, tarafların iddia ve savunmaları ve alınan bilirkişi raporları kapsamında Mahkememizce yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki ticari satışa konu olan 5.100 metre polyester branda kumaşın davacı satıcı tarafından davalı yana teslim edildiği ihtilafsızdır.
-İhtilaf konusu olan yapışma sorunu yönünden Mahkememizce keşif icra edilmiş, davalı tarafça keşif mahallinde toplam 150 metre kare olmak üzere 3 top branda kumaşın hazır olduğu görülmüş, davalı tarafça yapışma sorununa ilişkin sorunların ne olduğunun gösterilmesi istenmiş, yine keşif mahallinde fotoğraf ve video ile kayıt altına alınarak bilirkişi nezdinde brandaların yüksek frekans kaynak makinesinde işlem gerçekleştirilerek yapışma sorununu var olup olmadığının bilirkişi tarafından irdelenmesi istenmiştir.
-Bu incelemeler kapsamında bilirkişi tarafından kök ve ek raporlar ile incelemede incelenen 3 top branda kumaşta beklenilen yapışma / kaynama işlevinin karşılandığı, incelemeye sunulan kumaşların ayıplı olmadığı, kalan 31 top kumaşın ise incelemeye sunulmadığından inceleme yapılamadığı bildirilmiştir.
-Davalı tarafın sunduğu delil ve belgelerin incelenmesinde; ilgili ürünlerin teslim alınmasına rağmen ürünler üzerinde adli merciler tarafından yapılmış bir delil tespiti ya da incelemenin dosyaya ibraz edilmediği, yargılama sırasında 31 top kumaş ürünün davalı tarafça incelemeye sunulmadığı görülmektedir.
-Yine davalı tarafın iddia ve savunmalarında incelemeye sunulmayan kumaşlar yönünden cila kazım işlemi yapıldığı ve bu düzeltmeler akabinde ürünlerin kullanıldığı iddia edilmiş, keşif mahallinde alınan beyanlar ve incelemeler neticesinde davalı tarafa yapılan kazıma işlerine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin ibrazı için kesin süre verilmiş, davalı tarafça sunulan belgenin imzası yalnızca maliyetler içeren adi belge niteliğinde olduğu, iddialarını ispatlamaya elverişli nitelikte olmadığı görülmüştür.
-Bu kapsamda; taraflar arasındaki satış sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalı yana takip konusu fatura içeriği ürünlerin teslim edildiği, iş bu ürünlerdeki ayıp veya eksikler yönünden davalı tarafça herhangi bir tespit ya da inceleme yaptırılmadan ürünlerdeki bir kısım eksiklerin giderildiği iddiasıyla ürünlerin kullanıldığı, yapılan yargılamada ürünlerden yalnızca 3 top kumaşın incelemeye sunulduğu, incelenen kumaşlarda davalı tarafça iddia edildiği şekilde yapışma sorununun bulunmadığı, taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunmadığından davalının sözleşme ile elde etmek istediği yarar konusunda başkaca bir tespit yapılmasının bu haliyle mümkün olmadığı, davalı tarafın ayıba ilişkin iddialarını ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Bu haliyle davacı tarafından takip konusu edilen faturanın tarafların ticari defter kayıtları ile birbirini doğruladığı, vergi dairesi kayıtlarının mutabık olduğu, dava ve takip tarihi itibariyle davacı tarafın 25.645,59 Euro fatura alacağının bulunduğu, davalı tarafça ayıp iddialarının ispatlanmadığı, defter kayıtlarına göre iade faturasunın düzenlenmediği sabittir.
-Bu doğrultuda davacı tarafça sözleşmeye konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiği, davalı tarafça ürünlerin ayıplı veya eksik olduğuna ilişkin ispata elverişli herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmakla, davalı tarafın ayıba ilişkin iddialarına Mahkememizce itibar edilmemiş, bu kabul doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-Her ne kadar davacı taraf takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da davalı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğu anlaşıldığından, takip talebindeki işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve vergi dairesi kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 25.645,59 Euro asıl alacak ve takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun uyarınca devlet bankalarının euro cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz üzerinden devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 148.404,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 61.647,61-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 11.825,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 49.822,37 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 11.825,24-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 14.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.280,00 TL keşif yol ücreti, 3.030,30 TL keşif harcı, 235,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 20.022,90-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%99,00) göre hesap edilen 19.824,19 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin davanın kabul red oranına (%99,00) göre hesap edilen 60,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 138.345,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 9.045,94 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%99,00) göre hesap edilen 3.088,00 TL'sinin davalıdan, 31,20 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/02/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır