T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/425 Esas
KARAR NO : 2025/134
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2024
KARAR TARİHİ : 14/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından satılan ve 08/11/2023 tarihinde faturalandırılan 91.104,00 TL tutarındaki süt satış bedelinin davalı tarafça ödenmediğini, Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafın borcun varlığını bildiği halde kötü niyetli olarak yapılan takibe itiraz ettiğini, takibin bu sebeple durduğunu, Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin iptalini, takibin devamını, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesinı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile icra takibi
başlatıldığını, icra takibine konu alacağın gerçek dışı ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafa
borçlarının olmadığını, davacı tarafın kendilerine satış yapmadığını, aksine davalılardan alacaklarının bulunduğunu, takip dayanağı olarak icra dosyasına sunulan ve gerçek dışı bir ticaret
varsayımı olan faturaya konu bir satış gerçekleşmediğini, haklı itirazın kabulünü, borçlu
olmadıklarından dolayı kötü niyetli davacı taraf aleyhine iddia edilen alacağın %20’sinden az
olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin
davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile süt satış bedeline dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, SGK ve ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip alacaklısı aleyhine 91.104,00 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının " süt satışına ilişkin fatura alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Tarafların iddia ve savunmaları ile takip dayanağı fatura ve belgeler nazara alındığında somut olayda davacı tarafın davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında davalı ... süt satışı yapıldığını, fatura konusu mallar teslim edilmesine rağmen davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini iddia ettiği görülmekte iken davalı ... davacı ile aralarında süt satışı kapsamında fatura yönünden bir ticari ilişkinin bulunmadığı, kendilerine fatura konusu ürünlerin teslim edilmediğini iddia ettiği görülmektedir.
-Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.
-Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
-Bu kapsamda davacı tarafın öncelikle sözleşme ilişkisini, akabinde sözleşme kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı ... teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
-Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen hususlarda ticari defterlerin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 12/12/2024 tarihli raporda özetle; davacı tarafın 2023 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2023 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 2023 yılında davacı tarafın davalı tarafa toplam 62 adet ve KDV hariç 24.172.960,15 TL tutarlı fatura düzenlediği, 2023 yılı BS-BA Formu beyanlarında tarafların karşılıklı olarak her ne kadar 51 adet ve KDV hariç 23.043.382,50 TL tutarlı faturayı beyan etse de yapılan incelemede 50 adet faturanın KDV hariç 23.043.382,50 TL tutara denk geldiği, bu durumda geriye kalan 12 adet ve KDV hariç 1.129.577,64 TL tutarlı faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edilmediği, takibe konu edilen 1 adet ve KDV hariç 90.201,98 TL faturanın da BS-BA Formu ile beyan edilmeyen faturalar arasında yer aldığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 459.310,17 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı taraftan 3.076.337,75 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları karşılaştırıldığında takip tarihi itibariyle taraflar arasında 3.535.647,92 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın davacı tarafın ticari defterlerine yaptığı tek taraflı fatura kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında tek taraflı olarak kendi lehine 3.535.647,92 TL tutarlı fatura kayıt işlemi yaptığı, iş bu kayıt işlemlerinin 2023 yılı ekim ayına ait 5 adet ve KDV dahil 2.390.459,92 TL tutarlı ile 2023 yılı kasım ayına ait 12 adet ve KDV dahil 1.145.188,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 17 adet ve KDV dahil 3.535.647,92 TL tutarlı fatura kayıt işlemine ait olduğu, takibe konu olan 1 adet ve KDV dahil 91.104,00 TL tutarlı faturanın da davacı tarafından yapılan iş bu tek taraflı kayıt işlemlerinin içerisinde yer aldığı, davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan 1 adet flash bellek içerisinde, davalının söz konusu sütleri teslim aldığının ispatı açısından “... plaka sayılı araç ile süt alan davalı çalışanı ...”, “.... plaka sayılı araç ile süt alan davalı çalışanı ....”, “... plaka sayılı araç ile süt alan davalının kendisi” ne ait görüntülerin olduğunun iddia edildiği, davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan dekontlar olduğu, iş bu dekontlara ait tutarların tarafların ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan ... yazışmalarının “...” olarak kayıt edilen kullanıcı ile yapılan yazışmalara ait olduğu, iş bu yazışmalarda 05.10.2023-14.11.2023 tarihleri arasında “İkitelli” yazılmak suretiyle süt adet ve litre miktarlarının belirtildiği, ayrıca ödeme talebine ilişkin ifadelerin yer aldığı, netice itibariyle, davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen ve takibe konu edilen 08.11.2023 tarihli, .... numaralı ve KDV dahil 91.104,00 TL tutarlı 1 adet fatura olduğu, iş bu faturanın açıklama kısmına SÜT 3 LT-569 ADET + SÜT 5 LT-510 ADET diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İş bu faturanın davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenmediği, taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edilmediği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
-Mahkememizce davacı tarafın sözleşme ve teslim iddiasını ispatlayabilmesi için ticari defterler üzerinden inceleme yapılmış, her iki tarafın ticari defterleri incelenmiş, ve fakat davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde yer alan kayıtların davalı ... defterlerinde yer almadığı, tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıtların birbiri ile uyumlu olmadığı, dava konusu faturanın davalı ... kayıtlarında bulunmadığı görülmüştür. Yine tarafların vergi dairesi kayıtlarının incelenmesinde; davalı ... dava ve takip konusu faturaların vergi dairesine bildirilmediği görülmektedir.
-Bu haliyle davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkinin varlığını ve yine iş bu ticari iş kapsamındaki edimlerini yerine getirdiğini ticari defter ve vergi dairesi kayıtlarıyla ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davacı tarafın davalı ile aralarındaki sözleşme ilişkisini ve sözleşme ilişkisi kapsamında fatura konusu edimlerini yerine getirdiğini fatura bedeli de nazara alınarak yazılı delil ile ispatı gerekmektedir.
-Her ne kadar davacı tarafça kamera kayıtlarının incelenerek teslim hususunun ispatı talep edilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ispat edilemediği, faturaya konu borcu cins borcu niteliğindeki süt ürünleri olması nedeniyle kamera kayıtlarıyla teslim olgusunun ve sözleşme ilişkisinin varlığının ispatının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı ... bu yöndeki talepleri yerinde görülmemiştir.
-Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ticari defter ve vergi dairesi kayıtları ve/veya yazılı belge ile davacı ... iddiaları ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.100,31-TL harçtan mahsubu ile bakiye 484,91-TL harcın davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2025
Katip ... Hakim ...
E-imzalıdır E-imzalıdır