T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/454 Esas
KARAR NO : 2025/23
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2024
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı satıcı sıfatıyla .... İnşaat Ve Yatırım A.Ş., 05.08.2020 tarihinde "Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin" imzalandığı, Müvekkili iş bu sözleşmenin 4. maddesi ve sözleşmenin eki Taşınmaz Satış Bilgisi ve Ödeme Planı uyarınca kendisine düşen edimleri zamanında yerine getirerek ödemelerini yaptığını, davalı şirketin iş bu sözleşme uyarınca kendisine düşen edimleri zamanında yerine getirmediğini ve taraflar arasındaki sözleşmeye konu dükkanı müvekkiline Sözleşme'nin 11. maddesinde teslim tarihi olarak yazılı olan 30.04.2021 tarihinde teslim etmediğini, davalı tarafından sözleşmeye konu taşınmazın müvekkiline devir işlemleri ancak 24.11.2023 tarihinde gerçekleştirildiğini, geç teslimi yapılan taşınmaz zamanında teslim edilmediğini, vadedildiği üzere Metro İnşaatı da tamamlanmadan tesliminin yapıldığını, bahse konu projenin satış aşamasında ve tanıtımlarında projenin içerisinde metro yer alacağının bilgisinin kamuoyuna duyurulduğunu, teslimle birlikte büyük bir ulaşım ağına sahip olacağını, vadedilen projede müvekkiline ait taşınmaz metro yapılmadan teslim edildiğini, hali hazırda da metro bulunmadığını, sözleşme konusu edimini yerine getirmediğini, aynı zamanda eksik bir şekilde ifa eden davalı, müvekkilinin sözleşme konusu taşınmaza yıllarca ulaşamamasına yol açarak taşınmazdan faydalanamamasına sebebiyet vermek suretiyle zarara uğramasına neden olduğunu, satıcının geç tesliminden kaynaklı olarak uğranılan kira kaybı da dahil olmak üzere gecikme kaynaklı müvekkilinin taşınmazı kullanamamasından kaynaklı tüm zararlarının tespiti ile tespit edilecek bu zarar miktarının müvekkili lehine davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, davalının temerrüde düştüğü 30.04.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, Neticeten müvekkilinin, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının edimini geç ifa etmesinden kaynaklı ve metro olmayışı ile eksik teslim etmesinden kaynaklı olarak öncelikle davalının temerrüde düştüğü tarih olan 30.04.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile beraber davalının geciktiği süre için ve eksik ifada bulunduğu nedeniyle, dava şartı arabuluculuk yolunda anlaşılamaması nedeniyle, müvekkilin uğradığı zararın tazminine hükmedilmesine karar verilmesini için işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla taleplerinin kabulüyle, toplanacak delillere göre müvekkilin uğradığı maddi zararların tam ve kesin olarak tespit edildiğinden sonra arttırılmak üzere, müvekkilinin uğradığı gecikme tazminatının/zararın ve metro olmayışından kaynaklı taşınmazın kaybettiğini şimdilik 1000 TL değerin, davalının temerrüde düştüğü tarih olan 30.04.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile beraber davalı tarafından giderilmesini/tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını, dosyada ibraz edilen arabuluculuk son tutanağı ile huzurdaki dava ikame edilemeyeceğini, davacının dava sonucunu açıklaması gerektiğini, müvekkili şirketin yüklenici olduğu bu projede her ne kadar işlerinin akışında gitmesi için gerekli eforu gösterse de tüm dünyayı etkileyen bir salgın hastalığı engelleyebilecek bir güce sahip olmamakla birlikte ilgili sözleşme madde 11.1 gereği de mücbir sebep teslim süresine ekleneceğini müvekkili şirketin teslimi süresinde yapmış olduğunu kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yüklenici olduğu bu projede her ne kadar işlerin akışında gitmesi için gerekli eforu gösterse de tüm dünyayı etkileyen bir salgın hastalığı engelleyebilecek bir güce sahip olmadığını, müvekkilinin iradesi dışında gerçekleşen idare aleyhine açılan davalar ve metro çalışmalarına uyum için belediyeden cevap beklenen sürelerin de teslim süresine eklenmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin proje içerisine metro inşaa edeceği ile ilgili davacı yana taahhüdü olmadığını, tanıtımlarda sadece projenin toplu taşıma imkanlarına yakınlığının vurgulandığını, sözleşme madde 16.3 ve madde 16.5 gereği tanıtımlara dayalı olarak müvekkili şirkete karşı herhangi bir talep yöneltilemeyeceğinin belirtildiğini, taraflar özetle sözleşme dışındaki tanıtım amaçlı afişlerin herhangi bir taahhüt anlamına gelmediğini karşılıklı olarak kabul ettiklerini, dolayısıyla tanıtımların taahhüt niteliği olduğu yönündeki iddialar müvekkili şirket açısından haksızlık teşkil ettiğini, metro projesi inşaası idare yetki ve sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin yetkisi ve gücü olmayan bu hususta müvekkili şirkete sorumluluk atfedilemeyeceğini, hiçbiri kabul anlamına gelmemekle beraber davacı iddiasına konu hususların "eksik ifa" olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığını, ancak "açık ayıp" olarak mütalaa edilmelerinin söz konusu olabileceğini, davacı bu kapsamda sözleşmede ve TTK'da yer alan hak düşürücü süre içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, bu sebeplerle öncelikle, usulüne uygun yapılmış arabuluculuk süreci bulunmadığını, dava değeri somutlaştırılmadığını ve davanın belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını davanın usulden reddini, aksi kanaatte varılması halinde, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Ön Ödemeli Gayrımenkul Satış Vaadi Sözleşmesinden kaynaklanan, davaya konu taşınmazın geç teslimi ve eksik ifası iddiasına dayalı gecikme tazminatı ve değer kaybının istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında sözleşme konusu taşınmazın geç tesliminin söz konusu olup olmadığı, geç teslim varsa ne kadarlık bir gecikmenin olduğu, eksik ifa olup olmadığı var ise miktarı davalının savunmasına göre, davalının zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığı geç teslime neden olan mücbir sebep bulunup bulunmadığı, sonuç itibariyle davacının gecikme tazminatı ve değer kaybı talebinin yerinde olup olmadığı ve talep edebileceği gecikme tazminatı ve değer kaybı miktarı ne kadar olduğu hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesinde, usulüne uygun dava dilekçesi belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 119/2. maddesinde, " Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Mahkememizin 24/10/2024 tarihli duruşmada Davacı tarafa, davacı vekiline dava dilekçesinde yer verdiği gecikme tazminatı ve değer kaybı yönünden her bir zarar talebini ayrı kalemler halinde ayrı ayrı açıklamak ve yine her bir zarar talebi yönünden dava değerini ayrı ayrı belirlemek üzere HMK 31 ve 119-1-ğ maddesi uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde istenilen hususların açıklanmaması halinde HMK 119/2 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılacağı ihtar edilmiş olup verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça belirtilen eksikliklerin ikmal edilmediği anlaşılmakla, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tespit olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/01/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır