T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/470 Esas
KARAR NO : 2025/215
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2024
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında, 29.12.2020 Tarihli Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalı yana vermiş olduğu hizmet sözleşmesine istinaden 30.01.2024 tarih ve ..... nolu 148.556,52 TL miktarlı fatura bakiye alacağı olan 148.060,74 TL ve 29.02.2024 tarih ve ...... nolu 101.074,73 TL miktarlı fatura alacağına istinaden toplam 249.135,47 TL tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... E. sayılı dosyasına 19.04.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile birlikte itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... E. Sayılı dosyasında alınan 23.05.2024 tarihli dosya hesabı raporu uyarınca takibin 205.947,92 TL yönünden takibin devamını ve takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile tahsilini, itirazın haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyası ile iki adet fatura alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Celp edilen vergi dairesi kayıtlarında davacı tarafın 04/12/2017 tarihinden itibaren mükellefiyet kaydının bulunduğu, bilanço esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını karşıladığı anlaşılmakla davacının gerçek kişi tacir olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bu kabul doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 249.135,47 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "30.01.2024 tarih ve ...... nolu 148.556,52 TL miktarlı fatura bakiye alacağı, 29.02.2024 tarih ve ...... nolu 101.074,73 TL miktarlı fatura alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-Yine dosyaya celp edilen kapak hesabına göre 19/04/2024tarihinde icra dosyasına 100.000,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibariyle bakiye borç miktarının asıl alacak ve ferileriyle birlikte 196.756,75 TL olduğu görülmüştür.
-Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ve faturanın dayanağı olan "Hizmet Sözleşmesi" başlıklı 29/12/2020 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin tarafları ile işbu davanın taraflarının aynı olduğu, sözleşmenin konusunun danışma-yönlendirme hizmetlerine ilişkin olduğu görülmektedir.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, dava dilekçesinde belirtiliği üzere davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin borcu hangi miktarda sona erdirdiği, davacı alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarında toplanmaktadır.
-Bu haliyle davacı tarafın sözleşme ve fatura kapsamında üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini ispat etmesi gerekmektedir.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
-Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişi tevdi edilmiş, düzenlenen 24/10/2024 tarihli raporda özetle; Davacı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 249.135,47 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyası üzerinden 16.04.2024 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın iş bu takibe 19.04.2024 tarihinde itiraz ettiği, Takibe konu edilen cari hesaba ait davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılında 2 adet ve
KDV dahil 249.631,26 TL tutarlı faturanın olduğu, faturaların açıklama kısmına “2024 Ocak Ayı İşgücü Hizmet Bedeli-resmi Tatil Mesai 48 Saat + 2024 Şubat Ayı İşgücü Hizmet Bedeli-işgücü Hizmet Bedeli” bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan
kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların
tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, Takibe konu cari hesaba ait 2024 yılında 2 adet faturanın olduğu, tarafların 2024 yılı ocak ayı BS-BA Formu beyanlarının karşılıklı olarak birbirini teyit ettiği ve takibe konu olan 1 adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davacı tarafın 2024 yılı şubat ayında BS Formu ile takibe konu cari hesaba ait diğer faturayı beyan ettiği ancak davalı tarafın gerek BA Formu gerekse BS Formu ile hiçbir mükellefine ait hiçbir faturayı beyan etmediği, Takibe konu edilen cari hesaba ait davalı tarafın davacı tarafa yaptığı 2024 yılında 2 adet ve toplam 200.000,00 TL tutarlı ödemenin olduğu, iş bu ödemelerin tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 01.01.2023 tarihli 51.367,93 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2023-01.01.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 99.504,21 TL alacaklı olduğu, 21.03.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 249.135,447 TL alacaklı olduğu, 19.04.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 187.809,23 TL alacaklı olduğu, Davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 01.01.2023 tarihli 51.367,93 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 31.12.2023-01.01.2024 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 99.504,22 TL borçlu olduğu, 21.03.2024 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 249.135,448 TL borçlu olduğu, 19.04.2024 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 187.809,24 TL borçlu olduğu, Taraflar arasında imzalanan 29.10.2020 tarihli hizmet sözleşmesi başlıklı sözleşmenin, işverenin çalışma sahası olan ve adresi belirlenen işyeri sınırları içerisinde görev yapacak olan yüklenici personeli ve danışma-yönlendirme hizmetlerinin yürütülmesi için 6 personelin yüklenici tarafından temini ve istihdamını gerçekleştirmeyi kabul ve taahhüt ettiği hak ve yükümlülükleri olduğu, iş bu sözleşmede davacı tarafın yüklenici, davalı tarafın işveren konumunda olduğu, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 249.135,47 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 249.135,48 TL borçlu olduğu, Takip tarihi itibariyle taraflar arasında cari hesap farkının olmadığı, davacı tarafın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında 249.135,47 TL alacaklı olduğu, Takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 24913547 TL tutarlı alacağını talep edebileceği, Takip tarihinden sonra tarafların ticari defterlerinde 19.04.2024 tarihli ve 100.000,00 TL tutarlı davalı tarafın yaptığı ödemenin kayıtlı olduğu, dosya muhteviyatına sunulan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasının kapak hesabında da icra dosyasına 19.04.2024 tarihinde 100.000,00 TL tutarın ödendiğinin görüldüğü, Tarafların ticari defter kayıtlarda ve icra dosyasında başkaca yapılan herhangi bir ödemenin gözükmediği, Davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, 16.04.2024 takip tarihinden 100.000,00 TL ödemenin yapıldığı 19.04.2024 tarihine kadar 249.135,47 TL alacak üzerinden yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla 1.074,40 TL işlemiş faiz hesaplandığı, 100.000,00 TL tutarın mahsup edildiği, 19.04.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 150.209,87 TL alacaklı olduğu, (249.135,47 TL*1074,40 TL-100.000,00 TL) 19.04.2024 tarihinden 23.05.2024 dava tarihine kadar 150.209,87 TL alacaklı üzerinden yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla 7.341,51 TL işlemiş faiz hesaplandığı, Netice itibariyle dava tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 157.551,38 TL alacaklı olduğu, (150.209,87 TL4*7.341,51 TL) Davacı tarafın dava tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası, davacı vekilinin itirazları ve takip sonrası yapılan ödemelerin dosyada mevcut kapak hesabı uyarınca TBK 100.maddesi gereğince takipten sonra davalı tarafından yapılan ödemelerin her bir ödeme tarihi itibariyle o tarihe kadar işlemiş faiz ve masraflara, akabinde ana paraya mahsup edilmek suretiyle davacının davalıdan alacaklı olduğu tutarın tespiti ve bu hususta ek rapor düzenlenmesi amacıyla daha önce rapor veren bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi tarafından düzenlenen 18/12/2024 tarihli ek raporda özetle; Kök raporda, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 249.135,47 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 249.135,48 TL borçlu olduğu, Takip tarihi itibariyle taraflar arasında cari hesap farkının olmadığı, davacı tarafın her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarında 249.135,47 TL alacaklı olduğu, Takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 249.135,47 TL tutarlı alacağını talep edebileceği, Takip tarihinden sonra tarafların ticari defterlerinde 19.04.2024 tarihli ve 100.000,00 TL tutarlı davalı tarafın yaptığı ödemenin kayıtlı olduğu, Dosya muhteviyatına sunulan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasının kapak hesabında icra dosyasına 19.04.2024 tarihinde 100.000,00 TL tutarın ödendiğinin tespit edildiği, Kök rapora yapılan itirazlar ve sayın mahkemenin talepleri üzerine hesaplamanın dosya muhteviyatına sunulan kapak hesaplarıyla birlikte yeniden yapıldığı, 19.04.2024 tarihli icra dosyası kapak hesabına göre, 19.04.2024 tarihi itibariyle davacı tarafın alacağının 196.756,75 TL olarak hesaplandığı, 196.756,75 TL alacak üzerinden 19.04.2024 tarihinden 23.05.2024 dava tarihine kadar işlemiş faizin yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla 9.484,75 TL olarak hesaplandığı, 23.05.2024 dava tarihi itibariyle davacı tarafın alacağının işlemiş faizle birlikte 206.241,50 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafın dava tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği, davacı tarafın takip dosyası ile ilgili vekâlet ücreti, harç, Masraf vs. taleplerinin icra dosyasının infazı aşamasında icra dairesince hesaplanabileceği, ayrıca dava tarafından dava dilekçesi ekinde 23.05.2024 dava tarihli icra dosyası kapak hesabının sunulduğu, sayın mahkemenin takdirine bırakılarak 23.05.2024 tarihli kapak hesabına göre 23.05.2024 dava tarihi itibariyle davacı tarafın alacağının 205.947,92 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Tarafların ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi kök raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Yukarıda da ayrıntılarıyla belirtildiği üzere davacı tarafın öncelikle hizmet sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişkinin varlığını ve akabinde bu sözleşme kapsamında edimini ifa ettiğini ispat külfeti bulunmaktadır.
- Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir.
-Yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, taraflarca ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3. Maddesi uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekmektedir. Bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının takip tarihi itibariyle birbirini doğruladığı, davacı tarafından dava konusu edilen fatura ve cari hesap alacaklarının davacı ve davalı tarafından ticari defterlere uyumlu şekilde kaydedildiği görülmüştür.
-Buna göre dava konusu alacağın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, her iki tarafın ticari defter kayıtlarında mevcut olan cari hesap alacağı kapsamında bilirkişi raporuyla sabit olan 249.135,47 TL miktar yönünden davalı tarafın takip itibariyle borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
-İşbu kabulün akabinde davalı tarafça takipten sonra- dava tarihinden önce yapılan ödemelerin irdelenmesi gerekmektedir.
-Davacı tarafın davalı aleyhine 249.135,47 TL alacak üzerinden takibe geçildiği, taraf beyanları ve bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere davalı tarafça icra takibinden sonra - dava tarihinden önce 100.000,00 TL'lik kısmi ödeme yapıldığı görülmektedir.
-İtirazın iptali davasında davacının takipte ileri sürdüğü alacak istemlerinin takip tarihi itibariyle haklı olup olmadığı, bu alacaklar için kısmen veya tamamen takibin devamı gerekip gerekmediği hakkında değerlendirme yapılamayacağı gibi, icra takibi nedeniyle icra müdürünün takip hukukunu gözeterek takdir etmesi gereken, takip vekalet ücreti, takip harcı, takip giderleri gibi takibin ferisi niteliğindeki hususlar hakkında değerlendirme yapılamaz.
-Davacı tarafın davasını ikame ederken ödeme tarihi olan 19/04/2024 tarihi itibariyle kapak hesabını dikkate alarak davasını 205.947,92 TL üzerinden ikame ettiği görülmektedir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere takibin ferileri yönünden miktarların iş bu davaya konu edilmesi mümkün değildir.
-Dosyada mevcut kapak hesapları, bilirkişi ek raporu ve yapılan ödemeler dikkate alındığında 19/04/2024 tarihi itibariyle davacı tarafın takip konusu alacak miktarı 249.135,47 TL + 906,10 TL olmak üzere toplam 250.041,57 TL olarak görünmektedir. Davalı takip borçlusu tarafından yapılan 100.000,00 TL'lik ödeme dikkate alındığında iş bu ödemeden önce işleyen faiz akabinde ana paranın mahsubu sonucunda ödeme tarihi olan 19/04/2024 tarihi itibariyle bakiye alacak miktarının 150.041,57 TL olduğu görülmektedir. İş bu miktarın ise tamamının, işleyen faizin mahsup edilmesi nedeniyle ana para alacağı olduğu da kuşkusuzdur.
-Bu haliyle davacı tarafın ödemeden sonra 19/04/2024 tarihi itibariyle ana para alacağının 150.041,57 TL olduğu, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi bulunmadığından iş bu ana para alacağına ödeme tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla takibin 150.041,57 TL asıl alacak ve asıl alacağa 19/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir.
-Davacının dava konusu ettiği ve kapak hesabına göre harçlandırdığı faiz ve ferileri yönünden ise iş bu miktarlar itirazın iptali davasına konu edilemeyeceğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 150.041,57 TL asıl alacak ve asıl alacağa 19/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinden devamına,
-Takipteki vekalet ücreti, masraf, harç ve taleplerin takibin ferisi niteliğinde olduğu ve itirazın iptali talebine konu edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafın bu yöndeki taleplerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce değerlendirilmesine,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 30.008,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.249,34-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.271,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.977,94- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.271,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 123,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 5.550,60-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%72,85) göre hesap edilen 4.043,84-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%72,85) göre hesap edilen 2.622,75-TL'sinin davalıdan, 977,25-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/03/2025
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ......
e-imzalıdır