T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/510 Esas
KARAR NO : 2025/212
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/06/2024
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketi diş hekimlerinin kullandığı dental sarf malzemeleri, teknik cihazlar ve teknik donanımların tedariği ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, bu bağlamda hizmet verdiği firmalar arasında davalı konumunda bulunan ...... Sağlık Hizmetleri San. Ve Tic. A.Ş.'de bulunduğunu, müvekkili şirketi tarafından davalı ..... Sağlık Hizmetleri San. Ve Tic. A.Ş.'nin tüm siparişleri eksiksiz ve zamanında teslim edildiğini ve karşılığı olan faturalar düzenlenerek ..... Sağlık Hizmetleri San. Ve Tic. A.Ş.'ne gönderildiğini ancak davalı ........ Sağlık Hizmetleri San. Ve Tic. A.Ş müvekkili şirketle olan ticari ilişkisinden kaynaklanan 382.789,00 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, müvekkili şirket yetkilileri tarafından söz konusu borcun ödenmesi konusunda davalı şirket ile yapılan görüşmelerden olumlu bir sonuç alınamayınca davalı şirket hakkında Büyükçekmece ...... İcra Müdürülüğü'nün ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun borca itiraz ettiğini beyan ederek davalı tarafından Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile takibin devamını, alacak likit ve muayyen olduğu için davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretimizin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iş bu davayı açmakta haklı hukuki yararı bulunmadığını, öncelikle dava konusu edilen herhangi bir fatura veya cari hesap bulunmadığını, davacı dilekçesinde müvekkiline tüm siparişleri eksiksiz ve zamanında teslim edildiğini ve karşılığı olan faturalar düzenlediğini belirtse de buna ilişkin ne fatura ne de malların teslim edildiğine dair irsaliye fişleri sunduğunu, davacının, müvekkilinin ticari ilişkisinden kaynaklanan 382.789 TL tutarındaki borcunu ödemediğini belirtse de davacının dava konusu ettiği tutarın dayanağı belli olmadığını, müvekkili şirketinin basiretli bir tacir gibi hukukun ve ticaretin doğurduğu yükümlülükleri yerine getirdiğini ve hukuki sorumluluktan kurtulduğunu, davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek davacının kötü niyetli olarak başlattığı icra takibi nedeniyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, davacı tarafından kötü niyetli olarak talep olunan icra inkar tazminatının reddini, davanın reddini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 382.789,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "asıl alacak" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı tarafın iddiası davalıya yapılan satışlardan kaynaklanan ve satışlardan dolayı düzenlenen fatura borçlarını ödemediği hususuna dayanmakta iken davalı taraf davacı ile aralarında satış ilişkisi bulunmadığını, kendilerine ürün teslim edilmediğini iddia etmektedir.
-Bu kapsamda davacı tarafın öncelikle sözleşme ilişkisini, akabinde sözleşme kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.
-Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.
-Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişi tevdi edilmiş, düzenlenen 13/05/2024 tarihli raporda özetle; dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, tarafların 2023-2024 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler değerlendirmeler neticesinde; dava konusunun, davacının davalıya yaptığı satışlar nedeni ile 382.789,00 TL lik alacağı olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, Bu kez davacının talebi ile huzurda görülen İtirazın İptali davasının açılmış olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, davacının 2023-2024 yılları ticari defterlerinin incelendiği, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu ve lehinde delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığı, davalı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, davalının 2023-2024 yılları ticari defterlerinin incelendiği, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu ve lehinde delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığı, davacının 26.02.2024 tarihi itibariyle davalıdan olan alacağı 382.789,00 TL olduğu tespit edildiği, davacının icra takibini 22.03.2024 tarihinde başlattığı davacının ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalıdan 382.789,00 TL takip tutarı kadar alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının ticari defter kayıtlarında 26.02.2024 tarihi itibariyle davalının davacıya 1.038.342,61 TL borçlu olduğu şeklinde kayıtlı olduğu tespit edildiği, 22.03.2024 takip tarihi itibariyle davalının ticari defter kayıtlarında davalının davacıya 1.038.342,61 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında 01.05.2024 tarihinde 1532 yevmiye maddesi kaydı ile davalı davacıya 382.789,00 TL borçlu duruma geldiği, davalının 01.05.2024 tarihli 1532 yevmiye düzeltme kaydı ile davacı ile hesap bakiyesinin mutabık hale geldiği ve davacının davalıdan 382.789,00 TL alacaklı olduğu şeklinde kayıtlı olduğu tespit edildiği, daha sonra davalı yine 01.05.2024 tarihinde 1534 yevmiye numaralı kaydı ile 145.000,00 TL davacının borç hanesine kayıt yaparak davacıya olan 382.789,00 TL lik borcunu (382.789,00-145.000,00-) 237.789,00 TL ye düşürdüğü, kabul görmüş Yüksek yargı kararlarında itirazın iptali davalarının takip ile sıkı sıkıya bağlı olduğu bilinmektedir. Netice olarak Tüm bu incelenen izah edilen hususlar ile davacının davalıdan olan alacağının takip tarihi itibariyle takip tutarı olan 382.789,00 TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir.
-Yukarıda ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere, taraflarca ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3. Maddesi uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekmektedir. Bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının takip tarihi itibariyle birbirini doğruladığı, davacı tarafından dava konusu edilen fatura ve cari hesap alacaklarının davacı ve davalı tarafından ticari defterlere uyumlu şekilde kaydedildiği görülmüştür.
-Buna göre dava konusu alacağın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı görülmektedir.
-Alınan bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davalı tarafın ticari defter kayıtlarında davalının davacıya 1.038,342,61 TL borçlu göründüğü, 01/05/2024 tarihinde yapılan düzeltme kaydı ile davacı ve davalı defterlerinin birbiri ile uyumlu hale geldiği her iki tarafın ticari defterinde de bu tarih itibariyle davacı tarafın davalı yandan 382.789,00 TL alacaklı olduğu görülmektedir.
-Davalı tarafın 01/05/2024 tarihinde yeniden düzeltme yaparak 145.000,00 TL davacının borç hanesine kayıt yaptığı anlaşılmaktadır.
-Bu husus dikkate alınarak Mahkememizce davalı vekiline; ticari defterlerinde yer alan 01.05.2024 tarihinde ..... yevmiye maddesi kaydı ve 01.05.2024 tarihinde ...... yevmiye numaralı kaydına ilişkin delillerini, buna ilişkin bilgi ve belgelerini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde dosyada bulunan mevcut deliller itibariyle karar verileceği ve bu hususta yeniden delil bildirilemeyeceği hususunun ihtarına karar verilmiş, davalı tarafça sunulan beyan dilekçesinde dava dışı şirket temsilcisi tarafından farklı tarihlerde yapılan ödemelere ilişkin belgelerin ibraz edildiği görülmüştür.
-Her ne kadar davalı tarafça bir kısım ödeme belgeleri sunularak ticari defter kayıtlarında yer alan 145.000,00 TL'lik borç kaydı açıklanmış ise de yapılan ödemelerin davalı şirket tarafından yapılmadığı, ödemelerin açıklamasında davalı şirketin borcuna mahsuben ödeme yapıldığına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, iş bu ödemelerin davacı kayıtlarında yer almadığı, bu haliyle borçlu davalı şirket tarafından takip konusu alacağa ilişkin ödemeler olduğunu ispat edemediğinin kabulü gerekmiştir.
-Her ne kadar davalı tarafça icra takibine yapılan itirazda davacı ile aralarında dava konusu takip dosyasına ticari ilişkinden kaynaklı borcunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, bu hususun her iki tarafın ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedelin 382.789,00-TL'lik kısmının usulüne uygun olduğu, bu hususların birbirini doğrulayan ticari defterler kayıtları, davalı tarafça herhangi bir ihtirazı kayıt olmadan defterlere işlenmesi ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davacı tarafından başlatılan ilamsız icra takibinde takip dayanağının asıl alacak olarak belirtildiği ve bu kapsamda açıklayıcı olunmadığı, takip tarihi itibariyle alacağın tereddütsüz bir şekilde davalı takip borçlusu tarafından tereddütsüz şekilde belirlenemeyeceği anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından inkar tazminatı taleplerinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 26.148,32-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.623,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.525,24- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.623,08-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 91,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.518,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 61.246,24- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/03/2025
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır