T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/549 Esas
KARAR NO : 2024/814
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 24/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/07/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin maliki bulundukları, " ..... Mah. ....Bulv. Bina No: 4-C Beylikdüzü İstanbul " ve " ..... Mah. .... Cad. Bina No: 106-B Beylikdüzü İstanbul " adresinde mukim " ..... Cadde .... Projesi " kapsamında kullanmak üzere, aşağıdaki tabloda sayaç numarası, sayacın bağlı olduğu bağımsız bölüm ve bağımsız bölümün maliki bilgilerinden oluşan detay bilgilerin yazılı olduğu üzere davalı şirketin imalatı olan üç fazlı, dört telli, dört tarifeli, demantmetreli ön ödemeli (kontörlü) elektronik elektrik sayaçlar 2018 yılında satın aldıklarını, söz konusu sayaçlar ile müvekkillerimiz, maliki bulundukları ve üçüncü kişi ya da şirketlere kiralamış oldukları iş yeri nitelikli taşınmazların elektrik kw / birim fiyatları davalı şirket tarafından programa tanımlandığını, kiracılar tarafından kullanılan iş yeri nitelikli taşınmazlara kontörlü sistem ile ana sayaç üzerinden elektrik dağıtımı yapılmış ve bu iş yeri nitelikli taşınmazların kiracılarından kullandıkları kontör miktarı üzerinden elektrik bedellerini kiracılardan tahsil ederek, ortak kullanım alanlarında kullanılan elektrik bedelleri ile birlikte ana sayacın okuduğu toplam elektrik bedeli her ay düzenli şekilde, kendi adlarına gelen elektrik faturaları ile elektrik dağıtım şirketine (.....) ödediklerini, ..... Cadde ..... Projesindeki ortak alanlar ve dükkanlar, ilk zamanlarda tek sayaç üzerinden beslenmekte ise de, kiraya verilen dükkan sayısında artış olmaya başladıktan sonra ortak alanların sayacı ana sayaçtan ayrılıp, ..... ile sözleşmeli olunan ikinci bir ana sayaca bağlandığını, böylece dükkanlara giden elektrik ile ortak alana giden elektrik için müvekkillere .....'tan ayrı ayrı fatura gelmeye başladığını, dükkanlar ile ortak alanların sayaçları ayrıldıktan bir süre sonra, dükkanlar için .....'tan gelen ana fatura ile kiracılardan toplanan paranın denk gelmediğinin müvekkilerimiz tarafından fark edilmesi üzerine, müvekkillerimizin bu farkın neden kaynaklandığını araştırmaları üzerine, davalı şirketin ürettiği ve yine yazılımını davalı şirketin yüklediği yukarıdaki tabloda detaylı bilgileri verilen 35 adet sayacın ekranında görünen rakam üzerinden elektrik iletimi yapılmadığını, yani sayaçta 1 elektrik kontörü 5 TL birim fiyat olarak ayarlanmış olmasına rağmen, sayaçtan ve/veya sayacın yazılımındaki hatadan kaynaklı olarak, sayaçlar 1 elektrik kontörünü ortalama 5 TL birim fiyat yerine ortalama 1 TL birim fiyat üzerinden okuduğu için, müvekkillerimiz kiracılardan 1 elektrik kontörü için ortalama 1 TL tahsil etmesine rağmen, ......'a ortalama 5 TL ödeme yapmak zorunda kalmış ve bu nedenle her bir sayaçta her bir 1 elektrik kontöründe ortalama 4 TL zarara uğradıklarını, bu nedenlerle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; Müvekkil ......'ın uğradığı zarara mahsuben 500,00 TL'nin belirsiz alacak hükümleri çerçevesinde davalı şirketten tazmin ve tahsil edilerek müvekkil .....'a ödenmesine, müvekkil ......'ın uğradığı zarara mahsuben 500,00 TL'nin belirsiz alacak hükümleri çerçevesinde davalı şirketten tazmin ve tahsil edilerek müvekkil ..... 'a ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın işbölümü itirazları gereğince görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, esasa ilişkin olarak ön ödemeli sayaçların müşteriye yazılımı ile birlikte teslim edildiğini ve yazılım programının nasıl yükleneceğinin kullanım kılavuzunda detaylı bir şekilde belirtildiğini, dava konusu sayaçlar 2018 üretimi sayaçlar olduğunu, 2018 yılında elektrik birim fiyatı 27kr/kwh olduğunu, elektrik fiyatının son iki yılda 10 kat artırdığını, bu sebeple sayaçların yazılımının güncellenmesi gerektiğini, nitekim davacılar tarafından alınan yaklaşık 50 adet sayaçın yazılımı, davacıların talebi üzerine güncellenerek davacılara teslim edildiğini, davacıların dava konusu sayaçların yazılımını güncellemediği için söz konusu problemler yaşandığını, öte yandan yazılım güncellenmemiş olsa bile karta yükleme yapıldığında tahsilat makbuzunda kaç Kwh elektrik yüklendiği belirtilmekte olduğunu, elektrik birim fiyatının 5,00 TL iken davacıların bunu 1,00 TL üzerinden hesaplamaları davacıların kusurundan kaynaklanan bir durum olduğunu, davacı tarafın bir zararı söz konusu ise bu zararını müvekkilinden değil ucuz elektrik vermiş olduğu kiracı/alt tüketicilerinden talep etmesi gerektiğini, sayaç hafızasında Kwh olarak ne zaman ne kadar tüketim yapıldığı açıkça belli olduğunu, bunun yanında davacı tarafından kontör yüklemesi yapılırken kaç Kwh enerji yüklendiği hem yükleme programından hem de davacı tarafından kiracılara verilen tahsilat makbuzundan kolayca anlaşılabildiğini, davacı tarafın sadece eksik tahsilat yaptığını düşündüğü dönemlerde alt kiracıların kartına yüklemiş olduğu Kwh enerjiyi yükleme yaptığı zamanki elektrik birim fiyatı ile çarptığında gerçek tüketimin ve bedelinin ne kadar olduğunu çok rahat bir şekilde tespit edebileceğini beyan ederek Davanın işbölümü itirazımız gereğince görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine,belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davanın menfaat yokluğu sebebi ile reddine, davanın esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, ayıptan kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
-İş bu davanın ilk olarak 18/04/2023 tarihi itibariyle Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilerek açıldığı, ilgili mahkemenin 27/03/2024 tarihli kararı ile görevsizlik nedeniyle usulden ret kararı verildiği, kesinleşen dava dosyasının Mahkememizin yukarıda kayıtlı esasına tevzi edildiği görülmektedir.
-6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.
-Somut olayda, ayıptan kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, iş bu talep para alacağına ilişkin olduğundan dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvuru zorunluluğuna ilişkin dava şartı bulunduğu sabittir.
-Mahkememizce davacı vekiline bu doğrultuda çıkartılan muhtıra ile kesin süre verilmiş, davacı tarafça kesin süre içerisinde sunulan arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde; arabuluculuk başvuru tarihinin 12/05/2024 olduğu görülmüştür.
-Dava, görevsiz mahkemede açılmış ve görevsizlik kararı üzerine süresinde başvuru yapılarak görevli mahkemeye gönderilmişse görevli mahkemeye gelen dosya görevsiz mahkemede açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan davanın görevsiz mahkemede açıldığı tarih de dava tarihi olarak kabul edilir.
-Mahkememizce davacı tarafa dava tarihi itibariyle arabuluculuk başvurusu yapıldığı ve bu hususta varsa arabulucuk tutanağını ibraz etmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilince sunulan arabuluculuk tutanağının dava tarihini kapsamadığı, dava tarihinden sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun usulüne uygun olarak kabul edilemeyeceği, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte dava şartı olmadığının kanunun açık hükmü olduğu, davacının iddia ettiği şekilde görevsizlik kararı verilen mahkemeden görevli mahkemeye dosyanın gönderim aşamasında yapılan başvurunun dava tarihi itibariyle geçerli bir başvuru olarak kabul edilmesinin dava tarihi vs hususlar nazara alındığında kabulünün mümkün olmadığı, aksi yönde bir yorumun dava açılış tarihi ( zamanaşımı, hak düşürücü süre vb ) yönünden farklı yorumlara sebebiyet vereceği, bu nedenle iş bu davanın 6102 Sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasına aykırı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açılmış olması nedeniyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK'nin 114/2 ve 115/2. Maddeleriyle 6102 sayılı Ticaret Kanunu'nun 5/A-1 maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleşiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 24/07/2024
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim.....
e-imzalıdır