T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/559 Esas
KARAR NO : 2025/250
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2022
KARAR TARİHİ : 14/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı tarafa 28.01.2022 tarihinde banka kanalıyla borç olarak 121.000,00 TL para gönderdiğini, bu bedelin 60.000,00 TL'sinin ödendiğini, kalan bakiye olan 61.000,00 TL ödenmediğini, davacının davalıdan olan alacağına ilişkin Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçlu takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, borçlu itirazında haksız olup itiraz kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 115.600,00- TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "28/01/2022 tarihinde verilen borç para iadesi" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Mahkememizce 20/12/2024 tarihli duruşmasında tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş, bu doğrultuda 13/01/2025 günü saat 14:20 inceleme gün ve saati olarak belirlenmiş, bilirkişi ücreti olarak takdir edilen 6.000,00 TL delil avansının ikmal edilmesi husunda davacı vekiline iki haftalık kesin süre süre verilmesine, verilen kesin sürede delil avansının ikmal edilmemesi halinde 6100 s. HMK m. 324/2 gereğince başvurulan ticari defter incelemesi ve bilirkişi delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağının ve dosya kapsamına göre karar verilebileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilmiştir.
-Akabinde Mahkememizin duruşma ara kararı gereğince tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 13/01/2025 günü saat 14:20'de SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediğine ve inceleme yapılamadığına dair tutanak imza altına alınmıştır.
-Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 21/10/2014 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re' sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.
-Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir.
-Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.
-Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.''
-Yine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/1. Maddesi'nde "- (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
-Somut olayda davacı tarafın iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden ticari defter ve belgelerin ibrazı zorunlu olup, davacı tarafça da ticari defterlere delil olarak dayanıldığı görülmektedir.
-Mahkememizce tesis edilen ara kararlar ile davacı tarafa delil avansının yatırılmaması ve ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde halinde sonuçlarının ne olacağı açıkça belirtilmiş ve fakat davacı vekili tarafından süresi içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği, ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür.
-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafın dava konusu takip yönünden davalının itirazının haksız olduğu ve bu doğrultuda takibin ferileri yönünden yapılan itirazın iptaini talep ettiği sabit olup, ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğu, davacının iddialarını ispat ile yükümlü olduğu kuşkusuzdur.
-Bu haliyle her ne kadar davacı şirket tarafından davalı aleyhine borç para verildiği iddiası ile iş bu dava ikame edilmiş ise de dosyada mevcut dekontta .... 'e verilen borç açıklamasına yer verildiği, davalı yönünden bir açıklamanın yer almadığı, mevcut deliller ile davacı tarafın davalı yana borç verdiğini yazılı delil ve belgelerle ispat edemediği, davacı tarafa verilen kesin süreler içerisinde davacı tarafça eksik delil avansının yatırılmadığı, bu nedenle ticari defter ve belgelerin de incelenemediği anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70- TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.14/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır