T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/587 Esas
KARAR NO : 2024/763
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/11/2016
DAVA :Tapu İptal ve Tescil
DAVA TARİHİ : 18/01/2021
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacıların babası ...... ile davalı amcaları ..... arasında 09/06/2010 tarihli inanç sözleşmesinde yer aldığı şekilde ...... üzerinde kayıtlı bulunan ve dilekçe içeriğinde ve eklerinde belirtilen taşınmazlardaki Muris ....... hissesinden davacıların .......' in mirasındaki payları olan 3/16 payın davalı ...... üzerinden iptali ile ....... adına yine mirastaki payı olan 3/16 payın iptali ile ..... adına tescillerini teminatsız olarak 6100 sayılı HMK 'nın 389.maddesi ve müteakip maddeleri uyarınca dava konusu taşınmazların ahara devir ve temlikinin önlenmesi için tapu kayıtları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilerek uygulanmasını talep ve dava etmiştir.
Birleşen Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası yönünden; Müvekkilinin murisi babası .... ile davalı amcaları ...... arasında 09/06/2010 tarihli inanç sözleşmesinde yer aldığı şekilde davalı ...... üzerinde kayıtlı bulunan ve dilekçe içeriğinde ve eklerinde belirtilen taşınmazlardaki davacı müvekkilinin murisi babası ..... payından dolayı davacı müvekkilinin miras hissesine tekabül eden 1/4 payın davalı ...... üzerinden iptali ile davacı müvekkil ..... adına tescillerine ve öncelikle 6100 sayılı HMK'Nun 389 ve müteakip maddeleri uyarınca dava konusu taşınmazların ahara ve devir temlikinin önlenmesi için tapu kayıtları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilerek uygulanmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasının 20/11/2020 tarihli kararı ile Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin çift esaslı dosyalarının HSK kararı ile Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne aktarılmasının ardından dosyanın ..... sayılı esası aldığı anlaşılmıştır.
Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyası ile Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında davanın dayanağı hukuki sebeplerin ve dava konularının farklı olması nedeniyle işbu dosya ile arasında HMK 166. maddesi kapsamında bir bağlantı bulunmadığı, dosyaların birlikte görülmesinin yargılamayı açıkça uzatacağı, inceleme konularının farklı olduğu, birlikte görülmesinin açıkça usul ekonomisine aykırı olduğu ve verilen birleştirme kararının sonuç itibariyle hatalı olduğu anlaşıldığından 09/03/2021 tarihli ara karar ile işbu dosya ile birleşmesine karar verilen Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas dosyasının tefrikine karar verilmiş olup Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... sayılı esasına kaydedilmiştir.
Tefrik ara kararının akabinde Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasının işbu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19/01/2022 tarih ..... esas ..... karar sayılı görevsizlik ilamı üzerine mahkememize tevzi edilen dosyanın yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda, asıl ve birleşen davanın hukuki sebebinin dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimi dikkate alındığında inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın çözümünde 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmadığı, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dosyada Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19/01/2022 tarih ..... esas ...... karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olduğundan, görev hususunda merci tayini için dosyanın İstanbul Bölge İstinaf Mahkemesi ilgili dairesine gönderilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın HMK'nun 115/2 , HMK'nun 114/1-c maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
1-Davaya bakmaya görevli mahkemenin Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,
2-Mahkememiz nezdinde verilen görevsizlik kararının istinaf denetiminden geçmeden kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığının halli bakımından dosyanın yargı yerinin belirlenmesi amacıyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK nun 331/2.maddesi gözetilerek davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır