T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/614 Esas
KARAR NO : 2024/750
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 08/07/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Süper Kobim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı .....'un işlettiği "... " unvanlı ... Mah. .... Cad. ... City AVM No:4F D:67 Beylikdüzü/İSTANBUL riziko adresli mahalde, 04.10.2023 tarihinde, davalı/borçlu ... AVM 'nin atık su tesisatından sızan suların sigortalı işyerine sirayet etmesi sonucu maddi hasar meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan Ekspertiz Raporuna istinaden meydana gelen hasar 29.025,00-TL olarak belirlenmiş ve bu tazminat bedeli 24.11.2023 tarihinde sigortalı .....'e ödendiğini, müvekkili sigorta şirketi TTK m.1472 hükmü gereği, işbu ödenen 29.025,00-TL tutarındaki tazminatın ödeme tarihi olan 24.11.2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, olay sonucu sigortalıya ait mahalde meydana gelen zarara ilişkin müvekkil şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere davalı/borçlu ... AVM Yönetimi, meydana gelen, atık su tesisatı borularındaki sızıntıdan kaynaklanan maddi zarardan Türk Borçlar Kanunu’nun 69. Maddesi gereğince sorumlu olduğunu, İşbu rücuen tazminat alacakları olan 29.025,00-TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 24.11.2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalı/borçlu aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davalı/borçlu yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini beyanla Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davacının talebi dava dışı sigortalısına yapmış olduğu hasar ödemesinin riziko mahallinin bulunduğu alışveriş merkezi yönetiminin TBK m.62 uyarınca yapı malikinin sorumluluğu esasları uyarınca davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir.
Haksız fiil 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş, tazminatın mahiyeti ve kapsamı hakkında çeşitli hükümlere yer verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih 37 Esas 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda davacı vekili, işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı olan işyerindeki (depo) emtianın, davalı ...’ye ait klima tesisatından sızan suların tahliye edilmemesi nedeniyle zarar gördüğünü iddia ederek, dava dışı sigortalısına ödediği bedelin davalı ... yönetiminden tahsilini talep etmektedir.Her ne kadar davalı ile sigortalı arasında işyerinin kiralanması hususunda kira sözleşmesi imzalanmış ise de, dava haksiz fiilden kaynaklanan rücuen tazminat davası olup, kira ilşkisinden kaynaklanmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/23609 E. 2014/19757 K. sayılı ilamı )
Somut olayda davacının 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca "Süper Kobim Paket Sigorta Poliçesi" kapsamında sigortalanan iş yerinde meydana gelen hasar nedeni ile sigortalısına ödenmiş olduğu tazminat talebinde bulunduğu, davalı alışveriş merkezinin atık su tesisatından sızan suların sigortalı iş yerine sirayet etmesi sonucu hasarın meydana geldiği, dava dışı sigortalının gerçek kişi olduğu, davalının alışveriş merkezi yönetimi olduğu ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşıldığından görevli Mahkemenin tayininde dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin nazara alınması gerekmektedir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E. ... K. sayılı ilamında da belirtiliği üzere dava dışı sigortalı ile davalı alışveriş merkezi yönetimi arasındaki ilişki haksız fiile dayanmaktadır. Açıklanan bu nedenlerle uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, uyuşmazlığın haksız fiile dayanılması sebebi ile genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul kurallarının HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğu, dava şartlarının ise kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olması sebebiyle dava şartı yokluğundan HMK'nun115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır