T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/628 Esas
KARAR NO : 2024/842
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/06/2022
KARAR TARİHİ : 16/08/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/08/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili alacaklı alacağını tahsil edebilmek için Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden ..... Mah. ..... Cad. No:51/8 Beylikdüzü İstanbul adresine hacze çıktığını, bu haciz adreslerinde davalı olarak belirtilen gerçek ve tüzel kişilerin namı müsteat oldukları, borçlu şirketin alacaklılarının alacaklarını tahsil etmesini engellemek amacıyla hareket ettiklerini, hacze gidilen borçlu şirket yetkilisi davalı ..... 'nin eşi davalı .......'nin yetkilisi olduğu yine davalı ..... Otomasyon Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Şirketi'nin yer aldığını, resmi evraklarda her ne kadar ..... Otomasyon davalı ....... adına kayıtlı olsa da aslında davalı işlerinde borçlu şirket yetkilisi davalı ..... borçlu şirketin faaliyetlerini devam ettirdiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalmak kaydı ile, Öncelikle duruşma günü ve davalıya tebligat gönderilmesi beklenmeksizin davalı namı müstearların alacaklı müvekkilden mal kaçırma kastı içerisinde olabileceği hususu göz önüne alınarak davaya konu edilen (fazlaya ilişkin tüm talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla) alacağımızın tahsilini teminen teminatsız olarak, davalıya ait menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, mahkeme teminat hususunda aksi kanaatte ise teminatın teminat oranında ölçülülük ilkesine uygun olarak belirlenmesi, alacağımızın (dava değeri) tamamına dair talepleri dikkate alınarak teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile davalı gerçek ve tüzel kişilerin namı müstear olarak hareket ettiğinin tespit edilip müvekkil davacının alacağının davalı namı müstearlardan faizi ile birlikte tahsil edilebileceğine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava muvazaa ve nam-ı müstear ilişkisinin tespiti ile alacağın müsteardan muvazaa nedeniyle tahsili istemine ilişkindir.
-İş bu davanın ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla ikame edildiği, Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı sonrasında Mahkememiz esasına kaydedildiği görülmektedir.
-Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalar ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanun'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.
-6100 sayılı HMK’nın 2.maddesinin 1.fıkrasına göre malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Yine aynı maddenin 2.fıkrasına göre HMK’da ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.
-Muvazaaya dayanan davalar ile İİK'nın 277. vd. maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davaları için gerek HMK, gerek TBK, gerekse İİK'da görevli mahkemeye ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmediğinden genel hükümlere göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekecektir.
-Yargıtay HGK'nun 10.02.2016 gün, ..... Esas ve ..... Karar sayılı kararında "...tasarrufun iptali davasında ya da somut olayda olduğu gibi TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nın kıyasen uygulanması istemli olarak açılan davalarda alacaklı ile borçlu taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım ya da banka alacağını oluşturan ticari ya da genel kredi sözleşmeleri görevin belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır. Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır." şeklinde karar verilerek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirlenmiştir.
-Yine emsal nitelikteki Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 09/04/2018 tarih, ..... E. ve ..... K. sayılı kararında " ... Dava, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali, davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan asliye hukuk mahkemelerinin görevine girmektedir." hususlarına yer verilmiştir.
-Yukarıda yer verilen hususlara İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin güncel tarihli ..... esas ..... karar sayılı ilamında yer verilmiştir.
-Somut olayda, davacı taraf, TBK'nın 19. maddesinde düzenlenen genel muvazaanın bir alt kategorisi olan nam-ı müstear iddiası ve ayrıca, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi kapsamında, dava konusu alacaktan, takip borçlusu konumunda olmayan diğer davalıların da sorumlu tutulmasını talep etmektedir.
-Bu kapsamda somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde TBK'nın 19. maddesi hükmüne muvazaa ilişkisi ve nam-ı müstear ilişkisinin tespiti talebine ilişkin olduğu, talebin tek başına mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, muvazaa iddialarının emsal Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatlarında da açıklandığı üzere Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla karşı görevsizlik karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,
2-Davaya bakmaya Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olduğuna,
3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı karşı görevsizlik mahiyetinde olup, verilen kararın taraflarca yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, masrafların davacı yanca karşılanmasına,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 16/08/2024
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır