T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/655 Esas
KARAR NO : 2024/809
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 18/07/2024
KARAR TARİHİ : 19/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait .... plaka sayılı araç ... poliçe numarası ile davalı tarafça sigortalandığı, araç seyir halinde iken Bağcılar ilçe sınırları içinde bulunan ateş tuğla mevkkinde akşam saat 22.00 sularında müvekkilinin kusurunun olmadığını 18/02/2024 tarihinde yandığını, davalı tarafa yanma kaynaklı aracın kullanılamaz hale geldiğinden dolayı bedelinin ödenmesi yönünde 23/02/2024 tarihinde ihbar yapıldığını ve bunun üzerine davalı kurum bünyesinde ... hasar dosya numarası oluşturulduğunu, davalı tarafından müvekkiline olumlu yada olumsuz bir cevap verilmediğini ayrıca ödemede yapılmadığını, davalı kurum aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi .... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını davalı kurum vekili vasıtası ile icra takibine itiraz ettiğini, araç bedelinin ödenmesi yönünde davalı kurum ile İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... numaralı arabuluculuk dosyası üzerinden arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı ancak davalı kurum ile anlaşılamadığını, müvekkiline ait yanan araç bedelinin tespiti ile davalıdan faizi ile tahsili için iş bu belirsiz alacak davamızı açma zarureti hasıl olduğunu, müvekkiline ait araç bedelinin bilirkişiler marifeti ile tespiti ile ihbar tarihi olan 23/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan şu an için 10.000,00 tl nin faizi ile tahsiline, yargılama harç masraf ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacının maliki olduğu ... plakalı aracın yanma kaynaklı kullanılamaz hale geldiği iddiası ile kasko poliçesi kapsamında araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
-Dosyada mevcut sigorta belgelerinin incelenmesinde davacının maliki olduğu aracın davalı ... tarafından ... kasko poliçesi kapsamında sigortalandığı, davacıya ait aracın tescil kayıtlarında "hususi" kullanıma ait araçlardan olduğu görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde; “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre görev hususunun belirlenmesinde bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 154 vd. maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
-28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanunun 3/k maddesinde; "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı maddesinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.
-Aynı Kanunun 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
-Buna göre davacı taraf ile davalı arasında sigorta sözleşmesi kapsamında sözleşme ilişkisinin mevcut olduğu, davacının bu haliyle tüketici konumunda olduğu, aracın hususi kullanıma tescilli bir araç olduğu nazara alındığında ticari bir davanın söz konusu olmadığı, , dava konusu uyuşmazlığın tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan nitelikte bir uyuşmazlık olduğu anlaşılmaktadır.
-Bu kapsamda davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliği taşımadığı sabit olup, iş bu davaya bakmakta Mahkememiz görevli olmadığından, HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı davanın usulden reddine karar verilmiş, iş bu karar karşı görevsizlik mahiyetinde olduğundan aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,
2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde iş bu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına,
5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince iş bu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının ilgili tarafa iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 19/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır