T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/672 Esas
KARAR NO : 2024/1093
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/09/2020
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/12/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı ile aralarında ticari ilişki çerçevesinde fatura alacağından kaynaklanan 6.785,00 TL tutarındaki borcun ödenmediğini, davalı tarafa alacağın tahsili için icra takibine geçildiğini, davalı tarafın itirazı ile takibin durdurulduğunu beyanla açılan davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, faturaya dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir.
-Mahkememizin 15/10/2021 tarih ...Esas - ... Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; “kapanış tasdiki bulunmayan 2019 yılı yevmiye defterinin usulüne uygun şekilde tutulduğundan bahsedilemeyeceği gibi davalı tarafın ticari defterleri incelenemediğinden, davacının ticari defterlerinde yer alan kayıtların lehine delil olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Davacı tarafından sunulan ve davalı tarafından inkar edilen teslim belgesindeki imza yönünden ise Mahkemece her ne kadar davalı tarafa imza inkarı kapsamında medarı tatbik imzalarını içerir belgelerin bulunduğu yerleri bildirmesi için süre verilerek, bu süre içerisinde ilgili yerlerin bildirilmemesi nedeniyle imza inkarından vazgeçmiş sayılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen ara karar 6100 Sayılı HMK'nın yazı ve imza inkarı halinde inceleme usul ve sırasını düzenleyen 211. maddesine aykırı olmuştur. Zira anılan maddede imza inkarında bulunan tarafın medarı tatbik imzalarının Mahkemece dosyaya getirtileceği düzenlenmiş olup, ilgili tarafa imzaların bulunduğu yerleri bildirmek konusunda bir yükümlülük yüklenmemiştir. Bu sebeple ispat yükünün imza inkarında bulunan tarafa yüklenmesi ve bu sebeple davanın reddine veya kabulüne karar verilmesi mümkün değildir. Anılan madde uyarınca Mahkemece, öncelikle aslı celp edilen belge gösterilmek suretiyle davalının isticvap edilmesi, bu konuda davalıya usulüne uygun şekilde tebligat çıkarılması, isticvap işlemi ile bir kanaat edinilememesi halinde davalının imza örneklerinin dosya arasına alınması ile teslim belgesinde yer alan imza ile bunların karşılaştırılması, başka bir incelemeye gerek duyulmadığının anlaşılması halinde bunun gerekçeleri ile açıklanması, bu şekilde yapılan incelemenin yeterli görülmemesi halinde yine davalıya ait medarı tatbik imza örneklerini içerir belge asıllarının bulunduğu kurumları bildirmek üzere her iki tarafa süre verilmesi ve re'sen araştırma yapılması, bu belgeler celp edildikten sonra teslim belgesindeki imzanın sahteliği hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, alınacak rapor ile davacı tarafından sunulan delil tespiti raporu, savcılık soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
-Mahkememizce kaldırma kararı akabinde dosyanın yukarıda yer alan Mahkememiz esasına kaydı yapılmış, akabinde;
Davalı asilin güncel adresine isticvap davetiyesi çıkartılmasına, tebligatın iade dönmesi halinde şahsın mernis adresine Tebligat Kanunu 21/2. Maddesi uyarınca mernis şerhli davetiyenin tebliğ edilmesine, çıkartılacak tebligata "Hukuk Muhakemeleri Kanunu 211. Maddesi uyarınca imza ve yazı örnekleriniz alınmak üzere tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememizde hazır olmanız aksi takdirde imzaya ilişkin itirazınızdan sarfı nazar etmiş sayılacağınız hususu ihtar olunur" şerhinin eklenmesine,
Davalı asilin hazır olması halinde ilgilinin Mahkeme huzurunda imza incelemesine esas olmak üzere yeterli miktarda oturarak, ayakta, sağ ve sol el ile yeteri miktarda imza, isim-soyisim, yazı ve rakam örneklerinin alınmasına,
Davacı ve davalı tarafa, davalının ıslak imzalarını içeren evrak asıllarının bulunduğu ilgili kurum ve kuruluşları bildirmek üzere 2 haftalık süre verilmesine, bildirildiğinde davalıya ait ıslak imzalı evrak asıllarının ilgili kurumlardan celbine,
Küçükçekmece İlçe Nüfus Müdürlüğü, Küçükçekmece Belediye Başkanlığı, İstanbul İl Seçim Kurulu Başkanlığı'na, ... ve ....'a müzekkere yazılarak davalıya ait ıslak imzalı evrak asıllarının Mahkememize gönderilmesinin istenmesine karar verilmiştir.
-Mahkememizce celp edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalının temin edilen imza örnekleri ile dosya arasına teslim belgesindeki imzaların açık bir şekilde farklı olduğu, bu farklılığn bilirkişi incelemesine gerek duyulmaksızın tespit edilebileceği görülmüştür.
-Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
-Bu haliyle Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarıyla takip konusu alacağın varlığını ispat edemediği, teslim belgesinde yer alan imzanın davalı yana ait olmadığının sabit olduğu, davacı tarafın takip konusu faturadaki ürünleri davalı yana teslim ettiğini ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiş, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 115,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 311,72-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen 180,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 6.785,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve dosyada mevcut evrak asılların iadesi akabinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
01/11/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır