T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/725 Esas
KARAR NO: 2025/717
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 12/08/2024
KARAR TARİHİ: 18/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde .... numaralı ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin kiracısı olduğu .... San. Sit. Çarşısı 5. Blok C/221 Başakşehir/İstanbul adresinde bulunan iş yerinde, davalının sorumluluğunda bulunan binaya ait şaft içerisinde geçen ortak alan atık su giderindeki kaçak nedeniyle sızan suların, sigortalı işyerine sirayet etmesi nedeniyle hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkil şirket tarafından sigortalısına 14.392,43 TL tazminat ödendiğini, hasarın meydana geldiği binanın yönetim, bakım onarım ve koruma hizmetlerinin davalı tarafından yürütüldüğünü, bu nedenle ödenen tazminatın işlemiş faizi ile birlikte tazminat yükümlüsü davalıdan rücuen tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. (Eski Esas: Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... E.) sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibine girişildiğini, davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, sigortalı iş yerindeki su hasarının, davalının sorumluluğunda bulunan binaya ait şaft içerisinde geçen ortak alan atık su giderine ait tesisattan sızan sular nedeniyle meydana geldiğini, davalı, sorumluluğunda bulunan yapının gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirleri almakla yükümlü olduğunu, davalı tarafın bu yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu, bağımsız ekspertizlerce yapılan inceleme neticesinde düzenlenen ekspertiz raporunda hasarın, binaya ait şaft içerisinde geçen ortak alan atık su giderine ait tesisattan sızan sular neticesinde meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu nedenle meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu, öte yandan 6098 sayılı TBK'nın 69. maddesi uyarınca davalının kusursuz sorumluluğunun da söz konuş olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının icra takibine yaptığı tüm itirazların reddi ile takiplerin, takip taleplerindeki şartlarla devamını, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde meydana gelen söz konusu hasarın davalı sorumluluğunda bulunan binaya ait şaft içerisinde geçen ortak alan atık su giderine ait tesisattan sızan sular nedeniyle meydana gelmiş olduğunun ifade edildiğini, ancak zararın söz konusu yerden gelip gelmediğinin dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılamadığın, hasarın nedeni belli olmadan zararın müvekkili kooperatiften talep edilmesinin mümkün olmadığını, davalı müvekkili kooperatifin gereken tüm tedbirleri tam ve eksiksiz olarak aldığını, dava dilekçesinde talep edilmiş olan 14.392,43-TL tazminatın, söz konusu rakamlar ve bedellerin fahiş ve hukuka aykırı olarak hesaplandığını, söz konusu meblağın neye ve hangi kriterlere, hangi bilimsel ve somut verilere göre yapılmış olduğunun net olarak belli olmadığını, sigorta şirketinden alınan ekspertiz raporunda sigorta ettiren tarafından talep edilen tutarlara ilişkin detaylı incelemeler yapılmadığını, genel geçer ifadeler kullanıldığını, nitekim ekspertiz raporunda dekorasyon demirbaş ve emtia kıymetlerinde hasar meydana geldiğinden bahisle tespitlerde bulunulduğu belirtilmesine rağmen söz konusu dekorasyon demirbaş ve emtianın ne olduğu, alışlarına ilişkin faturanın bulunup bulunmadığı dekorasyon için ne kadar para harcandığı ve bunun yerine konulması için gereken miktarın belirtilmediği, demirbaş ve emtia kıymetlerinin nelerden ibaret olduğunun yazılmadığının görüldüğünü, dolayısıyla davacı şirketin hiçbir şekilde somut verilerinin bulunmadığı eksper raporuna dayanarak müvekkili kooperatiften kendi yaptırdığı tespitle talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacının beyanlarını kabul anlamına gelmemek kaydı ve şartıyla, dava konusu olan alacağın yargılamayı ve hesaplamayı gerektirmekte olduğunu, likit ve belirli olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, davacı alacaklı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davacının dayanaksız beyanlarını kabul anlamına gelmemek kaydı ve şartıyla, dava konusu olan alacak likit ve belirli olmayıp, yargılamayı ve hesaplamayı gerektirdiğinden ötürü davalı müvekkili kooperatif aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce hasar dosyası, taşınmaza ilişkin tapu ve belediye kayıtları, ödeme evrakları ve hasara ilişkin belgeler dosya arasına alınmış ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 14.392,43 TL asıl alacak, 819,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.212,21 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "08.11.2021 Tarihinde müvekkil sigorta şirketine Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... San.Ve Tic.Ltd.Şti. nin maliki/kiracısı olduğu işyerine, duvar içinden geçen binaya ait atık su giderinden sızan suların oluşturduğu dahili su hasarı neticesinde meydana gelen zarardan dolayı müvekkil şirketçe sigortalısına ödenen tazminatın tarafınızdan rücuen tahsili" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; davacı şirket nezdinde sigortalı iş yerinde şaft içerisinde meydana gelen atık su gideri kaçağı nedeni ile sigortalıya ait iş yerinde meydana gelen hasarda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, hasarın meydana gelmesinde kusur durumu, dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin kadri marufunda olup olmadığı, davacı sigorta şirketi bakımından rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, hasarın teminat kapsamında olup olmadığı, davacı tarafından talep edilebilecek rücuen tazminat alacağının tespiti ile talep edilebilecek aşacak bulunması halinde miktarı ile takip talebinde yer alan işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
-Somut olayda davacı tarafın dava dışı sigortalısına "Kapsamlı İş Yeri Sigorta Poliçesi" kapsamında ödeme yaptığı ve söz konusu hasara sebebiyet verdiği belirtilen su baskını nedeniyle beyaz eşya emtiasının zarar gördüğü ihtilafsızdır.
-TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
-Buna göre davacı sigorta şirketi, sigortalısının uğradığı zararı karşılamış olmakla, halefiyet ilkesine göre, (TTK. m.1472) maddesi kapsamında, ödediği tazminat dolayısıyla sigortalının haklarına sahip olur ve zarardan sorumlu olan üçüncü kişilere karşı kusuru ölçüsünde doğrudan doğruya dava açarak rücu hakkını kullanabilir.
-Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.
-Mahkememiz dosyası yukarıdaki hususlar dikkate alınarak davacı şirket nezdinde sigortalı iş yerinde şaft içerisinde meydana gelen atık su gideri kaçağı nedeni ile sigortalıya ait iş yerinde meydana gelen hasarda davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, hasarın meydana gelmesinde kusur durumu, dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin kadri marufunda olup olmadığı, davacı sigorta şirketi bakımından rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, hasarın teminat kapsamında olup olmadığı, davacı tarafından talep edilebilecek rücuen tazminat alacağının tespiti ile talep edilebilecek aşacak bulunması halinde miktarı ile takip talebinde yer alan işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığı hususlarının tespiti amacıyla mimar, inşaat mühendisi ve sigortacı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen 14/01/2025 tarihli raporda özetle; taraflar arasında oluşan uyuşmazlıkla ilgili olarak davaya konu edilen taşınmazın tesisat şaftında bulunan pissu borusunun patlamasından kaynaklı sızıntı nedeni ile taşınmazda oluşan sigorta poliçesine konu hasardan; hasarın meydana geldiği binanın yönetim ve bakım-onarım hizmetleri davalı tarafından yürütülmekte olduğundan davalı ... %70 oranında, dava dışı sigortalının ise oluşan hasarın alt katta ciddi oranda zarar verecek boyutta yayılması nedeniyle %30 oranında sorumlu olduğu, dosya kapsamı kül olarak göz önüne alındığında; dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin kadri marufunda olmadığı, heyetimiz teknik üyelerince rapordaki; - 2 kattan oluşan işyerinin tüm laminat döşeme kaplamasının tamamının yenilenmesi, ekspertiz raporunda sovtaj bedeli düşülmemiş olması, raporda eskime payı/taşınma/kullanma payının %10 olarak alınmış olması, hususlarının hakkaniyet esaslarına uygun olmadığı ve dava konusu taşınmazda oluşan hasarla ilgili raporda çelişkili ve ispata muhtaç tespit ve hesaplama yapıldığı, sayın mahkemece ödenmesi yönünde hüküm kurulması halinde, dava dışı sigortalıya yapılabilecek maksimum ödeme tutarının (hesaplama kriterleri az yukarıya sunulmuştur); 7.205,40 TL olabileceği; davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile dava dışı ... İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait poliçede belirtilen riziko adresinde bulunan işyeri, Yangın Sigortası Genel Şartları kapsamında gerçekleşecek rizikoların teminat altına alınması maksadıyla 16.10.2021 başlangıç 16.10.2022 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ... numaralı .... Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği;15.11.2021 tarihinde meydana gelen dahili su hasarı sonucunda gerçekleşen zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; gerçekleşen zararın, davacı .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile dava dışı ... San ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait poliçede belirtilen riziko adresinde bulunan işyerinin dahili su muhataralarına karşı Yangın Sigortası Genel Şartları kapsamında tanzim edilen ... numaralı ... Sigorta Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi hükümleri gereğince, poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu; davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen ... Sigorta Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesinin Ek Teminat Dâhili Su limitinin dekorasyon için 60.000,00-TL, demirbaş için 70.000,00-TL, emtia için 650.000,00-TL olduğu davacı ... Sigorta A.Ş.'nin, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu; artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; dava dışı .... San ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinde gerçekleşen hasar neticesinde oluşan zararın, Yangın Sigortası Genel Şartları kapsamında davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ... numaralı ... Sigorta Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi özel şart, kloz ve hükümleri gereği, poliçe primlerinin ödenmiş ve poliçenin hasar tarihinden önce herhangi bir sebeple iptal edilmemiş olması kaydıyla ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; mezkür hadise sonucunda dava dışı .... San ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinde gerçekleşen, maddi zararın, davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından dosyada mübrez 14.12.2021 tarihli dekont ile 14.392,43-TL olarak ödendiği; dava konusu işyerinde gerçekleşen maddi zararı davacı ... Sigorta A.Ş. dosyada mübrez ödeme dekontu ile ödemek suretiyle tazminat yükümlülüğünü yerine getirdiği, ödediği ana para tazminat miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla halefiyet hakkına sahip olduğu; davacı ... Sigorta A.Ş.'nin halefiyet hakkına dayanarak dava dışı .... San ve Ltd. Şti.'ne ödediği tazminat bedeli üzerinden, heyetimizde görevli uzman bilirkişiler tarafından tespit edilen 7.205,40-TL tutarındaki gerçek zararı, zararın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunan davalı .... San. Sitesi Yapı Kooperatifi'nin %70 oranındaki kusuru nispetinde (7.205,40-TL/100x70)-5.043,78-TL tutarındaki ana para kısmını, davalı ... San. Sitesi Yapı Kooperatifi'ne karşı rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşeceği, görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası kök rapora yapılan itirazlar da nazara alınarak tespit edilen kusur oranlarının hangi esaslar dairesinde tespit edildiğinin ve hasar miktarının tespitine ilişkin kalemlerin ayrı ayrı tespit edilmesi, taraf vekillerinin rapora karşı yapmış oldukları beyan ve itirazların irdelenmesi suretiyle ek rapor tanzimi amacıyla yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 06/03/2025 tarihli ek raporda özetle; Taraf itirazları üzerinden tüm dosya kapsamı tekrar incelendiği; nihai takdir münhasıran sayın mahkemenize ait olmak üzere, dava konusu işyerinde pissu borusunun patlamasından kaynaklı olarak oluşan sigorta poliçesine konu hasar ile ilgili taraf sorumluluk oranları yönünden görüş değiştirecek bir durum tespit edilmediğini, Mahkemece davalı ... %70 oranında kusurlu olduğu yönünde kanaatte olması durumunda gerçekleşen toplam 7.203,70-TL tutarındaki hasar üzerinden rücuya konu tazminat miktarı (7.203,70-TL/100x70)-5.042,59-TL tutarında olacağı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Dosyada mevcut ödeme yapan davacının sigortalıdan aldığı hasar tazminat makbuzu ve ibranameyle sigortalının dava haklarını temlik alması karşısında TBK'nın 183 ve devamı maddeleri kapsamında, yazılı temlik sözleşmesi gereğince davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
-Buna göre davacı sigorta şirketi, sigortalısının uğradığı zararı karşılamış olmakla, halefiyet ilkesine göre, (TTK. m.1472) maddesi kapsamında, ödediği tazminat dolayısıyla sigortalının haklarına sahip olur ve zarardan sorumlu olan üçüncü kişilere karşı kusuru ölçüsünde doğrudan doğruya dava açarak rücu hakkını kullanabilir.
-Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ait iş yerinin zarar görmesi nedeniyle dava dışı sigortalıya ödeme yaptığı sabittir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu hasarın meydana geldiği iş yerinin bakım-onarım hizmetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü sabittir. Yine alınan raporda ve ekspertiz raporlarında da tespit edildiği üzere dava konusu zararın asıl sebebinin binanın ortak alanı olarak kabul edilen tesisat şaftı içinde yer alan atık su giderinden kaynaklandığı görülmektedir.
-Bu doğrultuda bilirkişi raporlarında da yer verildiği üzere iş yerinin bakım-onarım hizmetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü ve söz konusu hasarın davalının bakım ve kontrol yükümlülüğünde olan ortak alandan kaynaklandığı sabittir. Yine olayın su baskınından değil de su sızıntısından kaynaklanması nedeniyle dava dışı sigortalının alt kata ciddi oranda zarar verecek şekilde yayılmasında tali olarak kusurlu olduğu sabittir. Bu tespitler ışığında bilirkişi raporunda davalı yönünden belirlenen %70 ile dava dışı sigortalı yönünden %30 olarak belirlenen kusur oranlarının olayın oluş şekline ve hakkaniyete uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-İşbu kabul doğrultusunda davacı tarafından gerçek zararın kusurlu davranışıyla hasara sebebiyet veren davalıdan talep edilebileceği, ancak alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere davacı tarafından dava dışı 3. Kişiye ödenen bedelin hasarın oluş şekline ve meydana gelen hasara uygun olmadığı görülmektedir. Davacı sigorta tarafından dava dışı 3. Kişiye ödenen bedeller hesaplanırken eskime/aşınma ve kullanma payının eksik uygulandığı, bilirkişi raporunda yapılan ilave tenzilat ile birlikte davacı tarafından rücuen tazminat bedelinin 7.205,40 TL olduğu sabittir. İş bu bedele davalının kusur oranı olan %70'lik oranın uygulanması ile davacı tarafın talep edebileceği gerçek zarar miktarının 5.042,59 TL olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Yine davacı tarafın ödeme tarihinden takip tarihine kadar talep ettiği faizin usulüne uygun olduğu ancak bu bedelin asıl alacak miktarının daha düşük olması nedeniyle yeniden belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, asıl alacaklar birlikte ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen 573,84 TL faiz üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
-İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
-Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
-Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı)
-Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas (yeni esas: Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...) sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 5.042,59 TL asıl alacak, 573,84 TL işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına,
- Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 513,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 15.940,60-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%36,92) göre hesap edilen 5.885,36-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 5.616,43-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 9.595,78-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%36,92) göre hesap edilen 1.329,14-TL'sinin davalıdan, 2.270,86-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
18/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır