T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/728 Esas
KARAR NO: 2025/874
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 12/08/2024
KARAR TARİHİ: 26/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalısı davalı .... Araçlar İmal Ve Satış A.Ş. adına kayıtlı ..... plaka sayılı aracını 26.08.2021 tarihinde ....... poliçe numarası ile sigortalandığını, sigortalı bulunan davalı araca ait aracın, ..... 'ün kontrolü altında ve 06.02.2022 tarihinde trafikte drift yaptığı sırada, İstanbul/Küçükçekmece ..... Mah. .... Cad.. İstanbul suit önünde, seyir halinde olan .... plakalı bir başka araca arkadan çarparak yaralanmalı maddi hasarlı maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, bunun sonucu bedensel ve maddi hasar meydana geldiğini, kaza sonrası fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere kazaya sebebiyet veren sigortalı davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kazaya sebep olan araç sürücüsü ..... 'nün polis soruşturma raporlarından da anlaşılacağı üzere olay yerini terk etmesi nedeniyle, Karayolları trafik kanunu 81 madde uyarınca, sürücüler sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak kanıt ve izler dahil, kaza yerindeki durumu değiştirmemek yükümlüğü altında olup, aksi halde aynı kanunun 95. maddesi ve trafik sigorta poliçesinin genel şartlarının B.4/f maddesi gereğince, sürücünün olay yeri terk etmesi ağır kusuru nedeni ile sigorta şirketinin ödemek zorunda kaldığı tazminatı rücuen tazmin etmek zorunda olduğunu, sigorta şirketinin ödemek zorunda kaldığı(maluliyet ve hasar tazminatı) .... Plakalı motosiklet sürücüsü ..... için 225.105,14 TL tazminatın tamamı ..... plakalı araç sigortasınca karşılandığını, sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle ödenen bu tutarın rücuen tazmin edilmek zorunluluğunun hasıl olduğunu gerçekleşen kaza sonrası bedensel zarar gören şahısa, toplamda 225.105,14 TL tazminat ödemesi gerçekleştirdiğini, ödenen bu miktarın tamamından davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olması sebebiyle ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte sorumlu olduğunu, davalı tarafça muhtemel verilecek olan cevap dilekçesinde ilgili aracı uzun süreli kira ilişkisi ile kiraladıkları ve işleten sıfatının devrinden kaynaklı KTK maddeleri hükümlerince husumetin kendilerine yönlendirilemeyeceğine ilişkin itirazları olacak olsa da 2918 sayılı KTK'nın 95.maddesinde de "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." şeklinde düzenleme mevcut olduğunu, ZMM sigortacısı olan davacı şirket ile davalı sigortalı arasında, sigorta akdi mevcut olup, sözleşmenin tarafın araç maliki olduğunu, dolayısıyla KTK'nun 95/2 maddesine göre, davacı sigorta şirketinin zarar gören 3.kişi hak sahibine ödediği bedeli ancak akidine rücu edebileceğini, sigortalıya ödenen miktarın tahsili amacıyla ZMM sigortasının tarafı olan davalı şirkete İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı takip dosyası ile borçlu/davalıya ödeme emri gönderildiğini ancak davalı borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, ancak davalıların borca itirazının hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin ödemiş olduğu sigorta tazminatından ödeme tarihi itibariyle işleyecek faiziyle birlikte olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının haksız itirazlarının iptalini, bu miktarın % 20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkumiyetini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinde dava konusu .... plakalı aracın ".... Kiralama ve Servis A.Ş." adlı şirkete kiralandığını, .... Kiralama ve Servis A.Ş işleten sıfatıyla kendi hesabına ve tehlikesi şirketine ait olacak şekilde çalıştığını, sunulan protokol ile de aracın kendilerinde olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle, söz konusu davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu kazanın 26.08.2021 tarihinde gerçekleştiğini işbu davanın 12.08.2024 tarihinde açıldığını, süresinde ihvar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça ..... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, zira kazaya ilişkin tebliğ edilmiş bir kaza tespit tutanağı bulunmadığını, davacının zararın oluşması ve artmasında kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranının bilirkişiler veya ilgili resmi merciler tarafından belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla bir an için davanın kabul edileceğini düşünsek bile işbu hasara neden olan kazada kusur oranlarının belirlenmediğini, ayrıca hiçbir şekilde sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatı talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası ile ..... plakalı araç ile 06/02/2022 tarihinde gerçekleşen kaza sonrası olay yeri terk nedeniyle rücu istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce hasar dosyası, icra dosyası, KABİS kayıtları ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Mahkememizce davacı vekiline davaya ve takibe dayanak olarak bildirmiş olduğu hasara ve iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerini ayrı ayrı belirlemek ve işbu talepleri yönünden dava değerini bildirmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde HMK 31, 114 ve 115 maddeleri gerreğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına karar verilmiş, davacı tarafından sunulan beyan dilekçesinde rücuen tazminata konu tazminat kalemlerinin;
"Geçiçi bakıcı gideri tazminatı: Sigorta tahkim komisyonu ..... numaralı dosyasına ilişkin sulhen yapılan 2.380,00 TL'lik tutar.(Yargılama gideri ve vekalet ücretleri haricen vekile smm karşılığı ödenmiş ilgili tutara konu edilmemiştir.)
Geçici iş görememezlik tazminatı: Sigorta tahkim komisyonu ..... numaralı dosyasına ilişkin sulhen yapılan 7.650,00 TL'lik tutar.(Yargılama gideri ve vekalet ücretleri haricen vekile smm karşılığı ödenmiş ilgili tutara konu edilmemiştir.)
Sürekli iş görememezlilik tazminatı: Sigorta tahkim komisyonu .... numaralı dosyasına ilişkin sulhen yapılan 210.000,00 TL'lik tutar(Yargılama gideri ve vekalet ücretleri haricen vekile smm karşılığı ödenmiş ilgili tutara konu edilmemiştir.
Tedavi giderleri tazminatı : Sigorta tahkim komisyonu .....E...... E.- ..... K. Numaralı ilamına ilişkin 3.000,00 TL hükmedilen tedavi gideri tazminatı, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosyasına yapılan ödeme" olarak bildirildiği görülmüştür.
- İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 225.105,14 TL asıl alacak ve 22.146,65 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 247.251,79-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının " ..... plakalı araç ile 06/02/2022 tarihinde gerçekleşen kaza sonrası olay yeri terk " olduğu, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı araç malikinin dava konusu trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişilere ZMMS poliçesi uyarınca ödenen tazminattan sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.
-Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
-Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.
-Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır.
-Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B-4.f maddesine göre; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ödemede bulunan sigortacı sigortalıya rücu edebilir.
-TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
-Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti, davacı şirket tarafından dava dışı üçüncü kişiye ödenen tazminat bedellerinin mevcut raporlara ve dönem asgari ücretine uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığı hususlarının incelenerek davacının varsa talep edebileceği rücuen tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla bir adli trafik, bir doktor ve bir aktüerya bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 22/06/2025 tarihli raporda özetle; ..... plakalı mağdur motosiklet sürücüsü ...... ’nun kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ..... plakalı otomobil sürücüsü ..... ’nün mağdur motosiklet sürücüsü .....’nun yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 ( yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, her ne kadar dava dışı kazalının 06.09.2023 ödeme tarihi itibarı ile maddi zararları toplamı 315.427,73 TL ise de; davacı sigorta şirketinin rücuen asıl alacak tutarının dava dışı kazalıya yapmış olduğu ödeme tutarı olan 225.105,14 TL kadar olduğu, davalının maliki olduğu ..... plakalı aracın tescil belgesinde hususi kullanım tarzına haiz olduğu, bu durumda yasal faizin esas alınması gerekeceği, dosyada mevcut ödeme makbuzları esas alınarak yapılan ödemelerin ödeme tarihinden 16.04.2024 icra takip tarihine kadar işlemiş faizi nazara alındığında davacı .... Sigorta A.Ş.’nin rücuen alacağının 225.105,14 TL asıl alacak ve 12.469,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 237.574,93 TL olduğu, davacı tarafından İstanbul ..... İcra Dairesi ..... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 225.105,14 TL asıl alacak ve 12.469,79 TL işlemiş faiz olmak üzere 237.574,93 TL üzerinden devamının gerekeceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Alınan rapor ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere davalı şirkete ait araç sürücüsünün kaza akabinde olay yerini terk ettiği, kazadan sonra kaza tutanağının düzenlenmeden olayı yerinin terk edildiği ve bu hususta aksi yönde geçerli bir mazeret bildirilmediği görülmektedir.
-Bu haliyle ..... plakalı araç sürücüsünün kazadan sonra Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B-4.f maddesine göre; herhangi bir geçerli sebep olmadan olay yerini terk etmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi yönünden rücu hakkının kazadaki kusur oranları doğrultusunda yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere dava konusu kazada, olay anını gösterir kamera görüntüsü, izleme tutanağı, olay harici görgü tanığı ve mağdur motosiklet sürücüsünün beyanları doğrultusunda ..... plakalı otomobil sürücüsü ......’nün sevk ve idaresindeki otomobili ile taşıt trafiğine ait kaplama içerisinde taşıt trafiğini ve güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde aracının el frenini çekerek kaplama içerisinde aracını kendi etrafında döndürmesi (DRİFT) sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yön yol bölümüne geçip bu mahalde normal seyrini sürdüren ..... plakalı motosiklet sürücüsüne çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği görülmektedir.
-Bu haliyle davalıya ait araç sürücüsü .....'nün sevk ve idaresindeki ..... plakalı
otomobili ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile olay
mahalline yaklaştığı, taşıt trafiğini ve güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde yol
ortasında aracının el frenini çekerek aracının kendi etrafında döndürüp drift attığı, bu
hareketi sonucu da direksiyon hakimiyetini kaybederek sola yönelip karşı yön yol
bölümüne geçtiği, kendi seyir şeridi içerisinde normal seyrini sürdürün motosiklet
sürücüsüne çarptığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı
K.T.K.unun sürücü asli kusurların belirtildiği 84/G ( şerit ihlali ) ve yine aynı kanunun
47/1D (taşıt trafiğini ve güvenliğini tehlikeye sokmak) kuralını ihlal ettiği ve işbu kazada asli ve tam kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Dava dışı tazminat ödemesi yapılan araç sürücüsü ..... 'nun ise sevk ve idaresindeki ...... plakalı motosikleti
ile normal seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, seyir istikametine göre karşı yönden
gelen ve taşıt trafiğine ait kaplamada taşıt trafiğini ve güvenliğini tehlikeye düşürecek
şekilde drift yapan otomobil sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu
sola yönelerek şerit ihlalinde bulunup gelip idaresindeki motosiklette çarptığı olayda,
mevcut şartlarda olayı önlemek bakımından alabileceği bir önlem ve tedbir
bulunmadığı ve bu nedenle kusursuz olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Bu kapsamda Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da yer verildiği üzere, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı 3. Kişiye ödenen bedensel zarara ilişkin tazminat bedeli ve ferilerinin kazanın oluş şekline, meydana
gelen hasara, dava dışı 3. Kişinin engel oranına, ilgili dönemdeki gelir durumuna uygun olduğu, davacı tarafından yapılan fahiş ve yersiz bir ödemenin bulunmadığı, davacının talep edebileceği asıl alacak miktarının 225.105,14 TL olduğu, iş bu bedele ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz bedelinin 12.469,79 TL olduğu sabittir.
-Mahkememizce yukarıda ayrıntılarına yer verilen gerçek zarar miktarlarının toplamı olan 225.105,14 TL ve iş bu miktarların dava dışı 3. Kişilere ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarı olan 12.469,79 TL bedel yönünden takibin haklı ve yerinde olduğu anlaşılmakla takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Davalı tarafça kazaya sebebiyet veren aracın uzun süreli kiralama sözleşmesiyle dava dışı kişilere kiralandığının ve bu nedenle işleten sıfatının ortadan kalktığının iddia edilmektedir.
-2918 sayılı KTK'nın 95.maddesine göre "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
-Olay tarihini kapsayan geçerli bir sigorta poliçesi mevcut olup işletenin işletenlik sıfatının kalkması sigorta poliçesinin geçerliliğini ortadan kaldırmaz, sigorta poliçesi ve poliçe nedeni ile davalının sorumluluğu (K.T.K. 20/d-94. md.-107. ve vs. md. açıklanan bazı durumlar ayrık olmak üzere) devam eder.
-İş bu hususlara Yargıtay ..... HD'nin ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin .... Esas .... Karar sayılı ilamlarında da yer verilmiştir.
-Somut olayda, davacı ZMMS sigorta şirketi, kazada hasar gören karşı aracın sigortacısına ödediği meblağı, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasıyla, ZMMS poliçesinin tarafı olan davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.
-Bu doğrultuda sigorta şirketi ile davalı sigortalı arasında sigorta akti mevcut olup, sözleşmesinin tarafı davalı araç maliki olmakla, KTK'nın 95/2.maddesine göre davacı sigorta şirketinin zarar gören 3. kişiye ödediği bedeli akidi olan davalıya rücu etmesine engel bir husus bulunmadığından davalı tarafın bu yöndeki husumet iddiaları yerinde görülmemiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
-İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
-Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
-Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı)
-Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 225.105,14 TL asıl alacak, 12.469,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 237.574,93 TL alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz üzerinden devam olunmasına,
- Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine,
-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 16.228,74-TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 2.986,19-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.242,55- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.986,19-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 24.000,00 TL bilirkişi ücreti, 227,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 24.654,60-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%96,08) göre hesap edilen 23.689,68-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 38.011,99-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 9.676,86-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%96,08) göre hesap edilen 3.459,10-TL'sinin davalıdan, 140,90-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/09/2025
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır