T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/759 Esas
KARAR NO: 2025/194
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 22/08/2024
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı- borçlu "..... Cad.No:......İST. adreste ticari iş yapmakta olduğunu, perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek kaçak elektrik enerjisi kullandığını 18.03.2024 Tarihli, ..... Seri No'lu Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespiti Tutanağı ile tespit edildiğini, bu kapsamda, borçlu kaçak elektrik kullanımdan kaynaklanan elektrik faturası borcunu ödemediğinden hakkında Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılığını, davalıya ödeme emrinin 10.05.2024 tarihinde tebliğ edildiğini ancak borçlu vekili aracılığı ile süresi içerisinde itiraz ettiğini, itirazın iptali davası öncesinde dava ön şartı olarak öngörülen arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve anlaşmama tutanağının tutulduğunu, bu kapsamda işbu davayı açma zaruriyetlerinin doğduğunu, esasa ilişkin beyanlarımız davalı-borçlu tarafından kaçak elektrik kullanımı yapıldığını, Yukarıda da belirtildiği üzere, Davalı- borçlu "...... Cad.No:16 Gaziosmanpala-İST" adreste ticari iş yapmakta olup sözleşmesi bulunmaksızın dağıtım sistemine müdahale etmek suretiyle kaçak elektrik kullandığını 18.03.2024 Tarihli, ...... Seri No'lu Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespiti Tutanağının tespit edildiğini, ilgili tutanağa bağlı olarak düzenlenen, 28.03.2024 Son ödeme tarihli, 13.819,67 TL. bedelli fatura düzenlendiğini, hukuka uygun olarak faiz ve kdv taleplerinin olduğunu, bu sebeplerle Borçlunun Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı dosyada yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %54,00 yıllık (6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden) gecikme zammı, işbu gecikme zammına işleyecek % 20 KDV ile birlikte takibin devamını, haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Dosya kapsamında açılan dava bir tüketici ilişkisi olup görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olduğunu, Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan davanın her aşamasında ileri sürülebileceğini, bu kapsamda davaya görev yönünden itiraz ettiklerini, Esasa İlişkin Müvekkili dava konusu taşınmazları 31.03.2022 tarihinde satın aldığını, Bahis mevzu taşınmazların adresleri şu şekilde olduğunu:...... Mah. ..... Ada..... Apartman Niteliğindeki 43-44-45-46-47 bağımsız bölüm adresli taşınmazlar olduğunu, Müvekkili, taşınmazları satın almadan önce burayı kullanan kişilerin E-Ticaret işi ile meşgul olduğunu bildiğini, yoksa kendilerinin kaçak kumar oynattığını yahut başkaca kaçak faaliyet yürüttüklerini bilmediğini, Müvekkili her ne kadar taşınmazı satın alsa da bahis mevzu taşınmazlarda hiç ticari faaliyet yürütmediğini, Müvekkilinin taşınmazları satın alma tarihinden önce bu adres, kaçak kumar oynatılan bir mekan olarak kullanılmakta olduğunu, bu kapsamda adresleri kanunsuz kullanan kişiler hakkında da soruşturma yürütüldüğünü, fakat tarafımızca soruşturma bilgilerinin bilinmediğini, Müvekkili, kaçak elektrik kullanımı yapmadığını fakat müvekkilinden önceki maliklerin kaçak kullanım yapması muhtemel olduğunu, kanaatimizce kaçak elektrik kullanan kişide hataya düşüldüğünü, bu sebeplerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) istemine ilişkindir.
Beylikdüzü Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabından 01/01/2022 tarihinden itibaren kira gelirinden dolayı GMSİ mükellefi olduğundan bahisle cevap vermişlerdir.
İstanbul Ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığından bahisle cevap verilmiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Mahkememizce davalı ile ilgili tacir araştırması yapılmış olup yazı cevaplarına göre davalınınkira gelirinden dolayı GMSİ mükellefi olduğu ve davalının tacir kaydının bulunmadığı ayrıca davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının da bulunmadığı, bunun yanında davanın mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası (nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.27/02/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır