T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/76 Esas
KARAR NO : 2025/170
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/01/2024
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/03/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;Müvekkili firma tarafından Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... e. Sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine dair ödeme emrinin 09.10.2023 tarihinde tebliğ olup davalı borçlu tarafından 16.10.2023 tarihinde borca ve yetkiye itiraz edildiğini, söz konusu itiraz üzerine dava şartı zorunlu arabuluculuk süreci de tamamlandığını, davalı firmanın söz konusu ekspertiz işlemlerine devam ederken müvekkiline ait aracı liftten düşürdüğünü, söz konusu düşme neticesinde araç hasar aldığını ve müvekkilinin maddi zarara uğradığını, söz konusu zarar neticesinde müvekkilinin ...... plakalı aracı zarar gördüğünü,, söz konusu zarar sebebiyle müvekkili firmanın, satış aşamasında olduğu aracı hasar sebebiyle satamadığını, yine söz konusu zarar sebebiyle müvekkili firmaya ait araç değer kaybına uğradığını, araçtan mahrum kalındığını ve hasara uğradığını, söz konusu kaza trafik sigortası olmadığından müvekkili firmanın zararını sigortadan karşılayamadığını beyan ederek davanın kabulü ile değer kaybı, araçtan mahrum kalma ve hasar açısından zararlarının işleyecek ticari faiz ile tazminine, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyası ile davacıya ait ...... plakalı aracın 28/08/2023 tarihinde davalı nezdinde yapılan ekspertiz sırasında liftten düşmesi neticesinde hasar aldığı iddiası ile dava konusu araçta meydana geldiği belirtilen hasar bedeli, araç mahrumiyet bedeli ve değer kaybı bedelinin tahsili istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, araç tescil kayıtları, servis kayıtları, tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 8.000,00 TL mahrum kalınan gün bedeli, 16.200,00 TL hasar onarım bedeli, 15.000,00 TL değer kaybı ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.454,81 TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "fatura değer kaybı yoksun kalınan gün" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
-Haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Davacı tarafın dava dilekçesi ile dava konusu zarara sebebiyet verdiği iddiası ile davalı şirketten haksız fiil hükümleri çerçevesinde değer kaybı bedeli, hasar bedeli ile mahrumiyet edelinin tahsili istemiyle iş bu davayı ikame ettiği görülmektedir.
-Değer kaybı, aracın hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
-Mahkememiz dosyası, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile mevcut servis kayıtları, kaza sonrası fotoğraflar ve tramer kayıtları da nazara alınarak davacıya ait araçta dava konusu liftten düşme olayı nedeniyle değer kaybının mevcut olup olmadığı, varsa bu değer kaybı bedelinin belirlenmesi, dava konusu aracın kazadan sonra serviste kalmış olduğu sürenin kazanın ve hasarın oluş şekline uygun olup olmadığı, bu doğrultuda makul sürenin belirlenmesi, belirlenen bu süre ve dava tarihindeki piyasa rayiçleri üzerinden araç mahrumiyet bedelinin hesaplanması, davacının talep ettiği hasar tamirat bedelinin kazanın oluş şekline, meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiölerine uygun olup olmadığının belirlenerek varsa makul bedelin hesaplanması amacıyla makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 30/01/2025 tarihli raporda özetle; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile mevcut servis kayıtları, kaza sonrası fotoğraflar ve tramer kayıtları da nazara alınarak; davacıya ait araçta dava konusu liftten düşme olayı nedeniyle değer kaybı bedelinin 7.697,46 TL olduğu, dava konusu aracın kazadan sonra serviste kalmış olduğu sürenin kazanın ve hasarın oluş şekline uygun olmadığı, bu doğrultuda makul sürenin 8 gün olduğu, belirlenen bu süre ve dava tarihindeki piyasa rayiçleri üzerinden araç mahrumiyet bedelinin 4.180,00 TL olduğu, davacının talep ettiği 16.200.00 TL hasar tamirat bedelinin kazanın oluş şekline, meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar, dinlenen tanık beyanları ve davalı tarafın beyanları nazara alındığında dava konusu..... plakalı aracın ekspertiz işlemleri sırasında davalı şirket uhdesinde bulunduğu ve yine ekspertiz işlemleri sırasında liftten düşerek zarar gördüğü her iki tarafın da kabulündedir.
-Yine yukarıda belirtildiği şekilde söz konusu aracın davalı taraf uhdesinde iken zarar görmesi nedeniyle davalı tarafın haksız fiil hükümleri çerçevesinde zararı tazmin etmesi gerektiği kuşkusuzdur.
-Bu kapsamda alınan bilirkişi raporuyla yapılan tespitlere göre ...... plaka sayılı aracın güncel hasarsız ve huzurdaki davadaki hasarın onarılması ile ortaya çıkan piyasa rayiç değerleri, piyasada 2. El ticareti yapan esnaf ve internet siteleri üzerinden yapılan araştırmalar ve bulunan gerçek piyasa ortamında satış işlemlerinde huzurdaki davadaki piyasa rayiç değeri farkı olan değer kaybı oranı yönünden hasarsız 384.873,00 TL olarak tespit edildiği, bu araçlardaki tavan farkı, hasar durumu ve Km değeri göz önüne alındığında, değer kaybı oranı % 2 olarak bulunduğu, buna göre, hasar tarihi itibarıyla; hasarsız aracın piyasa rayiç değeri 384.873,00 TL, benzer hasarlı onarılmış piyasa rayiç değerinin 377.175,54 TL olduğu, bu nedenle değer kaybı zararı 7.697,46 TL olacağı görülmektedir.
-Makine mühendisi tarafından düzenlenen ve mahkememizce olayın oluş şekline uygun olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna göre, mevcut kazada davacı tarafın aracında meydana gelen hasar nedeniyle serviste onarım, ekspertiz süresinin toplam 8 gün olması gerektiği, yine bilirkişi tarafından yapılan tespitler ve meydana gelen hasarın niteliği nazara alındığında bu sürenin makul ve yeterli olduğu, dava konusu araca benzer araçların kaza tarihinde kiralama bedelinin ortalama 550,00 TL seviyelerinde olduğu, amortisman kazancı %5 olarak uygulandığında mahrumiyet zararının 4.180,00 TL olduğu sabittir. Ayrıca davacı tarafın tacir olması, dava konusu aracın ticari vasıflı araç olması nedeniyle ticari faaliyetlerinin bulunduğu, bu nedenle aracın serviste kaldığı gün sayısı doğrultusunda dava konusu aracı ticari faaliyetlerinde kullanamadığı sabit olup, bu kapsamda davacı tarafın aracı hangi faaliyetlerde kullanamadığı hususunda ayrıca ispat külfeti bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davacının hasar bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirmede; alınan bilirkişi raporuyla davacı tarafından talep edilen 16.200,00 TL kazanın oluş şekline, meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu görülmektedir.
-Bu kapsamda davalı tarafın ekspertiz raporu düzenlemek üzere uhdesinde bulundurduğu sırada dava konusu ..... plakalı aracın liftten düşerek zarar görmesine sebebiyet verdiği, meydana gelen zarar ile davalının kusurlu eylemi arasında illiyet bağının bulunduğu, davacı tarafın talep ettiği hasar bedeli, mahrumiyet bedeli ve değer kaybı bedelinin haksız fiil hükümleri kapsamında davalının tazmin etmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın yukarıda belirtilen miktarlar üzerinden kısmen kabulü ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından servis kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 7.697,46 TL değer kaybı bedeli, 4.180,00 TL mahrumiyet bedeli, 16.200,00 TL hasar tamirat bedeli olmak üzere toplam 28.077,46 TL asıl alacak, 254,81 TL işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 5.615,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.935,38-TL karar ve ilam harcından peşin harç olarak alınan 476,52-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.458,86- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 476,52-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti 1.171,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 10.599,10-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%71,80) göre hesap edilen 7.611,15-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 28.332,27-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 11.122,54-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%71,80) göre hesap edilen 2.240,45-TL'sinin davalıdan, 879,55-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
21/02/2025
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır