T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/761 Esas
KARAR NO: 2025/91
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/08/2024
KARAR TARİHİ: 04/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ekte sunulan 20.05.2024 ve 30.05.2024 tarihli faturalardan da görüleceği üzere; davalı uhdesindeki ... ve .... marka iki adet araç için davalıya bir kısım servis hizmetleri vermiş olduğunu, yine ekte sunulan cari hesap ekstresinden; 20.05.2024 tarihli faturadan sonra davalı tarafından 20.000,00 TL, 30.05.2024 tarihli faturadan sonra ise 15.000,00 TL ödeme yapıldığının görülecek olduğunu, yapılan bu ödemeler akabinde davacı müvekkilinin 25.760,00 TL bakiye alacağının kalmış olduğunu, işbu hususun müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlarla da ispat edilecek olduğunu, müvekkilinin bakiye alacağının tahsili için Küçükçekmece İcra Dairesinin .... E. sayılı dosyası ile cebri icra yoluna başvurulmuşsa da davalının kötüniyetli olarak takibe itiraz ederek takibin durmasını sağlamış olduğunu, takip/dava konusu uyuşmazlık için zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; davalı tarafça Küçükçekmece İcra Dairesinin .... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren ticari reeskont avans faizi işletilmesine, alacağın likit olduğunu, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğu göz önüne alınarak davalı aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine; dava harç, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cari hesap ve fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında davacının davalıya araç servis işlemi vermesi şeklinde ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.
Küçükçekmece İcra Dairesinin .... E. sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 25.760,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun takibe itiraz ettiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında davacının davalıya araç servis işlemi vermesi şeklinde ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 16/12/2024 günü saat 14:30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ... 11/01/2025 tarihli raporunda özetle; Davacının Muavin defterinin incelenmesinde; davacı tarafın davalının hesabını 120 Alıcılar Ana hesabının altında
... hesap kodu ve ... LİMİTED ŞİRKETİ hesap adı ile
izlenmekte olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının davalıya iki adet fatura düzenlediğinin bu
faturaların toplam tutarının (55.000+5.760,00 =) 60.760,00 TL olduğunun, davalının bu
faturalara karşılık toplam (20.000,00+15.000,00 =) 35.000,00 TL ödeme yaptığının ve
davacının davalıdan olan alacağının 60.760,00-35.000,00=) 25.760,00 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacı tarafın davalıya iki adet e-fatura düzenlemiş olduğunu, davalı tarafından bu
faturalara karşılık bir miktar ödeme yapılmış olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan
kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda
bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” TTK nın 21. maddesine göre davalı
tarafından davacının düzenlediği faturalara karşı yasal 8 günlük süre içerisinde itiraz
edildiğine dair herhangi bir itiraz belgesi dosyaya sunulmamış olduğunu, davalı tarafından faturalara karşı sekiz günlük yasal itiraz süresinde itiraz edildiğine
dair herhangi bir belge dosyaya sunulmamış olduğunu, davalı inceleme defter sunmadığından herhangi bir tespit yapılamamış olduğunu SONUÇ OLARAK: taraflardan davacı tarafın duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmiş ve
yerinde inceleme talep etmiş olup, davalı tarafın ise incelemeye gelmemiş olduğunu, davacı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğunun T.T.K.'nun
amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari defterleri lehine delil teşkil ettiği
kanaatine varılmış olup, takdirin mahkememize ait olduğunu, davacının Muavin defterine göre davalının hesabının 25.760,00 TL borç bakiyesi
verdiğinin, davalının davacıya takip tarihi itibariyle takip tutarı kadar, 25.760,00 TL borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalı tarafından faturalara karşı sekiz günlük yasal itiraz süresinde itiraz
edildiğine dair herhangi bir belge dosyaya sunulmamış olduğunu, tarafların Vergi dairelerine verdikleri BA-BS bildirim formlarının incelenmiş olduğunu, davacının satış iddiasında bulunduğu faturalarını BS ile bildirdiğinin, aynı faturaları
da davalının yine BA Bildirimi ile alım olarak bildirdiğinin tespit edilmiş olduğunu, bu beyanlar KDV hariç tutarlar olduğundan davacının iddia ettiği faturaları BS
formları ile bağlı bulunduğu Vergi Dairesine satış olarak beyan etmiş olduğunun aynı faturaları da davalının yine BA bildirimi ile alım olarak bildirdiğinin tespit edilmiş olduğunu bildirmiştir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticari defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticari defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı )
Davacı tarafın delillerinde ticari defter ve belgelere delil olarak dayandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce usulüne uygun ihtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamış, delil olma niteliğine sahip olduğu belirlenen davacı ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının takip tarihi itibarıyla takip konusu fatuaralara dayalı olarak 25.760,00 TL alacak kaydının bulunduğu belirlenmiştir. tarafların vergi dairelerine verdikleri BA-BS bildirim formlarının incelenmiş olduğu, davacının satış iddiasında bulunduğu faturalarını BS ile bildirdiğinin, aynı faturaları
da davalının yine BA Bildirimi ile alım olarak bildirdiğinin tespit edilmiş olduğu, bu beyanlar KDV hariç tutarlar olduğundan davacının iddia ettiği faturaları BS
formları ile bağlı bulunduğu Vergi Dairesine satış olarak beyan etmiş olduğunun aynı faturaları da davalının yine BA bildirimi ile alım olarak bildirdiği tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmadığındın ticari defterlerin TTK hükümlerince birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, kayıtların düzgün tutulup tutulmadığı denetlenemediği gibi uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığı da belirlenememiştir.
Davacı taraf ticari defterlere diğer deliller ile birlikte dayanmış olup mahkemece de davalının ticari defterlerini ibrazı HMK 222/3 ihtarı ile birlikte davalıya duruşma zabtıyla gönderilmiş olmasına rağmen ticari defterler incelemeye sunulmamıştır. Bu durumda HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uyarınca; davalının HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, ibraz edilmeyen belgenin/ticari defterin içeriği hakkında, ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilerek ticari defterlerde kayıtlı fatura konusu malların teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği hususunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Eldeki davada, satın alınan ve faturası belirli alacak likit (belirlenebilir) olup, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.
Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 5.152,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafın Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin DEVAMINA,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 5.152,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 1.759,67 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.332,07 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 855,20 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 5.066,00 TL olmak üzere toplam 5.921,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 25.760,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davalı vekiline e-duruşma ortamında) İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸