T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/778 Esas
KARAR NO: 2025/646
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 28/08/2024
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; 17.03.2023 tarihinde saat 22.50 sıralarında sürücü ..... 'un sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı araç ile ..... Bulvarı üzerinden Beykent istikametine doğru seyir halindeyken aynı istikamette seyir halinde olan ..... plakalı araca, kendi aracının ön kısımları ile çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza meydana gelirken ..... plakalı aracın sürücüsü ..... 'un, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.48 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği m.97 uyarınca yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunun tespit edildiğini, kazaya sebebiyet veren aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde zorunlu trafik sigortası bulunduğunu, davalı ..... Kiralama A.Ş'ye ait ..... plakalı aracın müvekkili ..... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunduğunu, poliçe başlangıç tarihinin 06/01/2023, bitiş tarihi 06/01/2024 olmakla kazanın işbu tarihler aralığında gerçekleştiğini, trafik sigortası kapsamında, müvekkili ....SİGORTA A.Ş tarafından kazada maddi hasara uğrayan araç malikine değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, konu trafik kazasında maddi hasara uğrayan ..... plakalı araç için vekaleten araç maliki adına Av. ..... tarafından değer kaybı tazminatı yönünden müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, müvekkili şirketin ..... plakalı araç üzerinde meydana gelen değer kaybı için 08.11.2023 tarihinde 23.000,00-TL ödediğini, müvekkil şirketin, davalı tarafa ait aracın sürücüsünün kaza esnasında yasal sınırın üzerinde alkollü olması sebebiyle, ödediği tazminat miktarı için rücu imkanı bulunduğunu, müvekkilince dosya borçlusu (davalı) .... Kiralama A.Ş. aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü nezdinde ..... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış olup davalı vekili marifeti ile 28/05/2024 tarihinde borca itiraz edildiğini, bu sebeple huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, takip borçlusunun takibe yönelttiği itiraz haksız ve kötüniyetli olduğundan ötürü alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı icra takibinin işletilen faiz yönünden ödeme tarihi itibarı ile faiz ile birlikte devamına, alacağın faizi ile birlikte davalı / borçludan tahsiline, söz konusu alacağın likit olduğu dikkate alınarak, hükmolunacak borç miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalı/borçludan tahsiline, borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz tesis edilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili şirketin finansal kiralama işiyle iştigal etmekte olup kaza tarihi itibariyle kazaya karışan aracın, finansal kiralama sözleşmesine konu edildiğini, işleten sıfatı olmayan müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin KTK ve FFFK' na aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ...... Kiralama A.Ş.'nin finansal kiralama işiyle iştigal etmekte olup davaya konu, mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan ..... plaka nolu, otomobilin finansal kurumlar birliğince 22.12.2022 tarihinde, ..... tescil no ile tescillenen finansal kiralama sözleşmesi, ek ve tadilleri ile ihbar olunan ..... Kiralama Hizmetleri Limited şirketine kiralandığını, bu sebeple, işbu davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, söz konusu hükme göre, uzun süreli kiralama işlemlerinde kiracı, araç işleten sıfatını kazanacağından, müvekkili şirketin işleten olarak sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, gerek FFFK‘nca gerekse, 2918 sayılı KTK’nca, finansal kiralama sözleşmelerinde, sözleşmeye konu mal üzerinde tasarruf yetkisi ve zilyedi olan kişinin, işleten sıfatına sahip olacak ve aracın işletilmesinden kaynaklı zararlardan sorumlu olacağını, huzurdaki davaya konu kazaya karışan aracın ..... Kiralama Hizmetleri Limited Şirketine kiralanmış olduğundan, davacının müvekkili şirketten talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağının mevcut olmadığını, nitekim söz konusu aracın, finansal kiracı tarafından sözleşme konusu borcun tamamı ödenerek, satın alınmış olmakla, 17.07.2024 tarihinde kiracıya devredildiğini, araçtan ekonomik olarak faydalanma ve fiili olarak aracın kullanımı kiralama kontratı ile kiracı ..... Hizmetleri Limited Şirketi'ne bırakıldığını, işbu sözleşmeye göre kiralama konusu aracın zilyedinin kiracı olduğu, sözleşmenin amacına uygun olmak koşuluyla kiracının kiralanandan her türlü faydayı temin etme hakkına haiz olduğunu, araca herhangi bir zarar gelmemesi için gerekli ve makul tüm önlemleri almayı kabul ettiği ve hasar ve ziyan sorumluluğunun kiracıya ait olduğu aşikar olup işleten sıfatı ile sorumluluk kiracı şirkete ait olduğunu, davanın finansal kiracıya ihbarını, huzurdaki davanın müvekkili şirket yönünden öncelikle usulden reddini, aksi halde ise esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazasına karışan davalı ya ait araç sürücüsünün alkollü olduğundan bahisle, aracın ZMMS sigorta şirketince davalı araç malikine karşı açılan, dava dışı zarar görene ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın kazaya karışan sigortalı araç sürücüsü dava dışı şahıs tarafından meydana gelen araç hasarında alkolün münhasıran kazanın oluşumunda etkili olup olmadığı, hasarın gerçek miktarının ne olduğu, sigorta şirketinin araç hasarının sürücünün alkollü olması nedeniyle araç malikine karşı rücu ettirilip ettirilemeyeceği hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan 02/05/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
17.03.2023 tarihinde saat 22:50 sıralarında gerçekleşen trafik kazasının olduğu saat itibariyle, vakit gece hava karanlık olmakla birlikte olay mahallinde yeterince yol aydınlatma direkleri bulunmakta, yolun kaplama cinsi asfalt, görüş mesafesi açık yol, Yavuz Sultan Selim Bulvarı üzeri görüşe engel virajı bulunamayan düz yol olmakla birlikte sürücülerin seyir istikameti hafif yukarı doğru çıkış eğimli düz yol, olayın olduğu nokta Yavuz Sultan Selim Bulvarı üzeri Anadolu Caddesi kesişimi kavşak çıkışı mahal, sürücülerin istikameti görüşe engel bir
durumu bulunmayan yol, Yavuz Sultan Selim Bulvarı üzeri orta refüjle bölünmüş orta refüj kısmında yeşil alanının bulunduğu yol ve her bir istikamette araç trafiği tek yön olarak akmakta, bölünmüş olan yolun olayın gerçekleştiği yol bölümü üç taşıt yolu şeridinden oluşmakta ve kaplama üzerine yol şerit çizgileri ile sınırları belirlenmiş her bir taşıt yolu şeridi genişliği 3,5 metre olmakla birlikte orta refüjle yaya kaldırımı arası toplam yol genişliği 11 metre ve araç trafiği tek yön olarak akmakta ve yolun en sağında yaya kaldırımı bulunmakta ve yaya kaldırımına bitişik şekilde yolun en sağ kısmında yer yer araç parklanmaları bulunmakta olup mahallin şehir içi sınırları içerisinde yer aldığı ve olayın gerçekleştiği kavşak noktasının yapısının mevcut halinin olay anında durumuyla aynı şartlara sahip olduğu olay mahallinin görülerek irdelenmesi ile birlikte dosya içeriğinde bulunan tüm belge ve bilgiler teknik olarak incelenmesi ve olayın oluşumuna ilişkin irdelenmesi neticesinde anlaşılmıştır.
Dosya içeriğinde bulunan belgeler, beyanlar ile mahallin olayın oluşuna ilişkin incelenmesi sonrasında trafik kazasından sonra “kaza analizi” olayın yeniden canlandırılarak kazanın oluş şekli; Sürücü .... sevk ve idaresinde bulunan ve davalı ..... KİRALAMA ANONİM ŞİRKETİ adına tescil kaydı bulunan ..... plaka sayılı ...... marka otomobil cinsi aracı ile Yavuz Sultan Selim Bulvarı üzerinde havanın karanlık olduğu zaman dilimi içerisinde, genel itibarıyla görüşe engel durumu bulunmayan orta refüjle bölünmüş ve trafik akışı tek yön olan yol üzerinde yolun orta şeridi üzerinde, seyri öncesinde aldığı en az 1.42 promil alkolün etkisi altında araç kullanmakta olduğu sırada dosya içeriğinde bulunan olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı üzerinde bulunan krokiden anlaşıldığı üzere seyir halinde bulunduğu Yavuz Sultan Selim Bulvarı ile Anadolu Caddesi kesişimi dönel kavşak noktasına geldiğinde, görüşü engelleyecek herhangi bir durumu bulunmayan yol üzerinde bu ilerleyişi esnasında olayın gerçekleştiği nokta olan kavşak noktasına yaklaştığında ve geldiğinde, aynı yol bölümü üzeri önünde, ilerisinde ve kavşak giriş noktasında veya çıkışında yavaşlamakta olan araçlar hakkında doğru öngörülerde bulunmadan ve bu araçlarla oluşabilecek tehlikelere karşı yeterince takip mesafesini korumadan ve buna göre aracının hızını zamanında azaltmadan ve önünde ilerleyen araçlar ile yeterince takip mesafesini koruma eğilimi göstermeden dikkatsiz ve tedbirsiz olarak ilerlemekte olduğu bu sırada veya olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı üzerinde bulunan bilgiler doğrultusunda, trafik kurallarına uygun şekilde mahal şartlarına uygun şekilde ilerlemekte olan sürücü ..... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı ..... marka otomobilin arka kısımlarına yeterince takip mesafesini korumadan ilerlemekte olan davalıya ait ..... plaka sayılı otomobilin ön kısımları ile çarpmasıyla neticelenen ve bu çarpışma neticesinde her iki araç üzerinde maddi hasar oluşmasıyla neticelenen maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği tüm dosya içeriği beyanlar ile olay sonrası zaman içerisinde genel olarak fiziki fiziki yapısı değişmeyen kaza mahallin yapısının görülerek incelenmesi ve irdelenmesi neticesinde anlaşılmıştır.
Kaza sonrası davalıya ait otomobilin sürücüsü .....’A Trafik ekiplerince alkol kontrolü yapılmış, ..... marka ..... seri numaralı alkolmetre cihazı ile 17.03.2023 tarih ve saat 22:50 de yapılan ölçüm sonucunda % 1.42 (YÜZDE BİR NOKTA KIRK İKİ) PROMİL “ALKOLLÜ” OLDUĞU VE ALKOLLÜ OLARAK ARAÇ KULLANDIĞI SIRADA OLAYIN GERÇEKLEŞTİĞİ TESPİT EDİLMİŞTİR.
Ayrıca İstanbul ili Beylikdüzü ilçesinden alınma 1667 belge numaralı “B” sınıfı otomobil cinsi araç kullanmak için yeterli sürücü belgesi sahibi olduğu dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Kaza sonrası sürücü ......’A Trafik ekiplerince alkol kontrolü yapılmış, yapılan ölçüm sonucunda %0.00 (yüzde sıfır) promil “Alkolsüz” olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca İstanbul ili Güngören ilçesinden alınma ..... belge numaralı “B” sınıfı otomobil cinsi araç kullanmak için yeterli sürücü belgesi sahibi olduğu dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
2918 sayılı K.T.K. ve bağlı Karayolları Trafik Yönetmeliğinde karayollarından faydalanan motorlu ve motorsuz araç sürücüleri, yayalar ve hayvan güdücülerinin hal ve hareketleri belli kurallara bağlanmıştır. Bu kurallar kusurun belirlenmesinde ölçüt oluştururlar, aykırı davranışlar ise sorumluluk hukukuna göre "kusur" olarak değerlendirilirler. Zira bu kurallar, sürücü ve yayaların karayolu üzerindeki davranış biçimlerini (hal ve hareketlerini) Önceden teknik olarak belirlemiş objektif hukuk normlarıdır. Bunlara aykırı davranış kusuru oluşturur; mutlak ölçü bu kurallardır. Bu nitelikteki kurallar trafiğe katılandan beklenen özeni, davranışı açıkça ve hiçbir kuşkuya meydan vermeyecek biçimde belirlediği için ayrıca başka bir ölçüye ihtiyaç yoktur. Şayet, beklenen özenin ölçüsü önceden belirlenmemiş hal ve şartlara bırakılmış ise, Trafik Hukukundaki “Güven ilkesi" gereği irdeleme yapılır. Buna göre de, karayolundan yararlanan diğer kişi veya kişilerin kurallara aykırı hareket ettiğini anladığı veya bir çarpma tehlikesinin mevcut olduğu zaman, bu aykırılığın veya tehlikenin dikkate alınıp alınmadığı araştırılır. Tüm dosya içeriğinin titizlikle ve dosya içeriğinde bulunan olayın oluşuna ilişkin tüm beyanların ve bilgilerin incelenmesi ve irdelenmesi ile olay mahalli noktanın, görülerek olayın gerçekleşmesine ilişkin teknik olarak irdelenmesi ve irdelenmesi neticesinde, trafik kazasının oluşuna ilişkin yeterli bilgiye sahip olunarak kazanın oluş şekli yukarıda anlatılarak takdiri mahkemeye ait olmak üzere aşağıda gösterilen görüş ve kanaate varılmıştır.
KUSURA İLİŞKİN KANAAT VE NETİCE;
A- Davalı ..... KİRALAMA ANONİM ŞİRKETİ üzerine tescil kaydı bulunan ve davacı ..... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ tarafından sigortalı bulunan ..... plaka sayılı otomobil sürücüsü ..... yukarıda belirtilen 2918 Karayolu Trafik Kanunun 48/1-A, 52/1-C, 56/1-C ve 84/D (Araç Sürücüleri Trafik Kazalarında ARKADAN ÇARPMA, Hallerinde Asli Kusurlu Sayılırlar) maddelerinde belirtilen önceden teknik olarak belirlenmiş önemli ve emredici hukuk kurallarına aykırı bir şekilde, seyri öncesinde almış olduğu en az 1,42 promil alkolün etkisi altında bulunduğu sırada, idaresindeki aracıyla seyri esnasında önünde seyreden araçlara başta kendi can güvenliği için, kanun ve yönetmelikte belirtilen şartlara uygun ve güvenli mesafeden daha fazla yaklaşmadan ve görüş mesafesi açık yol üzeri karanlık havada, trafik işaretlerine uygun olarak aracının hızını uygun hadde getirmeden ilerlediği esnada, önünde ilerlemekte olan araçları görmesini engelleyecek bir durumu bulunmayan yol üzerinde önünde ilerlemekte araçları zamanında fark etmeyerek veya fark etmesine karşın, aracının hızını zamanında azaltmadan ve gelişebilecek bir tehlike anında istenmeyen sonuç gerçekleşmeden zamanında durabilecek takip mesafesini korumadan ilerleme eğilimi göstermesi nedeniyle, aracının ön kısımları ile önünde ilerlemekte olan ..... plaka sayılı otomobilin arka kısımlarına olay mahalli dönel kavşak çıkış noktasında tedbirsizce çarpmasıyla gerçekleşen ve oluşumuna neden olduğu bu olayda, seyri esnasında yola ve yol üzerinde seyreden araçlara yeterince, göstermesi gereken en basit dikkat ve özeni asgari düzeyde dahi göstermemesi aracının hızını mahal şartları ile birlikte aracının teknik yapısına ve yol üzerinde bulunan araç trafik şartlarına uygun olarak zamanında ayarlamaması ile önünde ilerleyen araçlarla gerekli ve zorunlu takip mesafesini yeterince bırakarak ilerlememesi ve olay mahalli kavşak noktasına yaklaştığında ve geldiğinde, etkin tedbirleri zamanında almaması nedeniyle oluşumuna neden olduğu bu maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleşmesinde araç sürücülerinden seyir esnasında beklenen göstermesi gereken en basit dikkat ve özeni asgari oranda göstermemesi nedeniyle, önceden teknik olarak belirtilen önemli ve emredici hukuk kurallarını açık ve net bir şekilde ihlal etmesi nedeniyle objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir ve alkollü olarak araç kullanmaması ile birlikte önünde ilerleyen araçlar ile takip mesafesini koruyarak ilerlemesi durumunda oluşumu önlenebilir olan bu olayın hazırlanması ve oluşumunda 1.DERECEDEN ASLİ TAM KUSURLU OLDUĞU görüş ve kanaatine varıldı.
B- ..... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...... trafik kurallarına uygun olarak bölünmüş yol üzerinde havanın karanlık olduğu vakitte ilerlediği sırada hemen arkasından gelmekte olan davalıya ait otomobilin ön kısımları ile kullanmakta olduğu otomobile arkadan çarpmasıyla gerçekleşen ve her iki araç üzerinde maddi hasar oluşmasıyla neticelenen bu olayda arkasından gelen araçlar için alabileceği herhangi tedbir ve önlem bulunmaması ile trafik güvenliği açısından arkasından gelen araç trafiğini takip etmesinin mümkün olmaması ve mahal şartlarına uygun olarak taşıt yolu üzerinde ilerlemesi nedeniyle, olayın oluşmasını önlemeye yönelik alabileceği ve öngörebileceği herhangi bir tedbir veya önlem bulunmaması nedeniyle araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda ATFA KABİL BİR KUSURUNUN BULUNMADIĞI görüş ve kanaatine varılmıştır.
TRAFİK KAZANIN MÜNHASIRAN ALKOLÜN ETKİSİ İLE OLUP–OLMADIĞINA DAİR NÖROLOJİK İRDELEME;
Kaza sonrası davalıya ait otomobilin sürücüsü ..... ’A Trafik ekiplerince alkol kontrolü yapılmış, 17.03.2023 tarih ve saat 22:50 de yapılan ölçüm sonucunda % 1.42 (yüzde bir nokta kırk iki) promil “alkollü” olduğu ve alkollü olarak araç kullandığı sırada olayın gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bilindiği üzere kandaki alkol seviyesi yasal sınır olan, 0.5 promil’de dahi belirgin bir gevşeme, dikkatin azalması, koordinasyon ve muhakeme bozukluğuna sebep olmaktadır. 0.8 promil’de, koordinasyon, algı ve muhakemede belirgin bozulma, tepki zamanının, kendini kontrol becerisinin zarar görmesi meydana gelmektedir. 1.0 promil’de ise; sarhoşluk belirtileri, muhtemel mahcup edici davranışlar, biran neşeli biran üzgün olma gibi ruh halinde gidip gelmeler olmaktadır. 1.5 promil’de ayakta durma, yürüme ve konuşmada güçlük çekme, denge ve koordinasyonun kaybedilmesi, belirgin sarhoşluk hali olmaktadır. 2 promil’de ağrı ve diğer fiziksel duyumlar azalır. 3 promilde, reflexler azalır, bilinçte bulanıklı olur, pek çok kişide bilinç kaybı meydana gelir. Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kuruluna göre ;1,01 promil ve üzerinde, alkolle ilgili kişisel farklılıklar ortadan kalkmakta güvenli sürüş yeteneğinin bozulduğu kabul edilmektedir.
Sonuç olarak ..... 1.42 promil alkol ile yasal sınırı 3 kat aşmış, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiştir. Kazada kusur bilirkişisine göre tam ve asli kusurlu olduğundan, kazanın oluşumuna etki edecek, yol, hava durumu v.s gibi başkaca bir sebep de olmadığından, kazanın münhasıran alkol etkisinde olduğu kanaati hasıl olmuştur.
SİGORTA YÖNÜNDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME;
Olay: 17.03.2022 tarihinde Davacı sigorta şirketi nezdinde ZMSS ile teminatta bulunan davalı ..... Kiralama adına kayıtlı ..... Plakalı araç sürücüsü ..... idaresindeki aracıyla ...... idaresindeki ...... plakalı araçla çarpışmaları şeklinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. ..... plakalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını belirterek zarar gören aracın değer kaybı zararı için yapılan başvuru neticesinde açılan hasar dosyası ile tespit edilen 23.000,00 TL değer kaybı zararı davacı sigorta şirketi tarafından ödenmiştir. Davalı araç sürücüsünün kaza anında yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu gerekçesiyle ödenen tazminatın sigortalısından rücuen tazmini için başlatılan takibe itiraz edilmesi eldeki itirazın iptali dava konusu olmuştur.
Raporumuzun kusur ve Alkol kısmında yapılan tespitlere göre; -Davacı sigorta şirketince ZMSS ile sigortalı davalıya ait ..... plakalı araç sürücüsü olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ...... plakalı araç sürücüsü ..... 17.03.2023 tarihinde meydana gelen kazada 1.42 promil alkol ile yasal sınırı 3 kat aşmış, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiştir. Kazada kusur bilirkişisine göre tam ve asli kusurlu olduğundan, kazanın oluşumuna etki edecek ,yol,hava durumu v.s gibi başkaca bir sebep de olmadığından, kazanın münhasıran alkol etkisinde olduğu kanaati hasıl olmuştur.
ZMSS: ..... Kiralama A.Ş'ye ait ...... plakalı araç için ..... no.lu ZMSS poliçesinin 06/01/2023 - 06/01/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davacı ...... Sigorta tarafından tanzim edildiği, 17.03.2022 tarihinde meydana gelen kaza ZMSS vadesi içerisinde meydana gelmiştir. ZMSS Genel Şartları Teminat Kapsamı; Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.
A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri Bu Genel Şartlar kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri: Bu Genel Şartlar kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. a) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin bu Genel Şartlarda tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.
ZMSS Teminat Limiti Yönünden: Karayolları Trafik Kanunu Madde 93 –Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Sigortacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.
Yönetmeliğe göre 17.03.2023 kaza tarihi itibariyle ZMSS Maddi Araç Başı teminat limiti 120.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Talep edilen tazminat limit kapsamında kalmaktadır.
Hasar Dosyası ve ödeme makbuzu: Davacı sigorta şirketince tazminat talep eden araç için ..... nolu hasar dosyası kapsamında tespitler yapılarak değer kaybı bedeli 23.000,00 TL olarak tespit edildiği ve sunulu ödeme belgesine göre 08.11.2023 tarihinde hasar dosyası ödemesi açıklamasıyla ödendiği,
ZMSS Genel Şartlarında B.4. ZARAR GÖRENLERİN HAKLARININ SAKLI TUTULMASI VE SİGORTACININ SİGORTALIYA RÜCU HAKKI Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, sigortalısından rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Davacı sigorta şirketince Bakırköy ..... İcra Dairesi ...... Esas sayılı dosyası ile asıl alacak 23.000,00 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı neticesi takibin durduğu anlaşılmaktadır.
1- İşleten Yönünden Değerlendirme: Karayolları Trafik Kanunu Madde 85 –Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. ZMSS Teminat limiti üzerinde kalan tazminat talepleri işletenin sorumluluğundadır.
“Tanımlar” başlıklı KTK m. 3’de İşleten kavramı; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” yönündeki tanımı ile aracın salt kiralanması değil, aracın uzun süreli kiralanması halinde işleten sıfatına haiz olunacağı ifadesine yer vermiştir. Verilen tanımdan yola çıkacak olursak aracın kısa süreli kiralanması halinde işleten sıfatı değişmeyecektir. Diğer bir ifade ile aracın kısa süreli kiralanması halinde işleten sıfatı aracı kiralayan kişiye ait olacaktır. Ancak aracın uzun süreli kiralanması halinde madde metnindeki tanım devreye girecek ve artık aracı kiralayan kişi yani kiracı, işleten sıfatının sahibi olarak aracın yol açtığı zararlardan sanki araç sahibi gibi sorumlu olacaktır. Yargıtay tarafından oluşturulan içtihatlarda bu sürenin ne kadar olabileceği hususu tartışılmış ancak her olayın kendine özgü kıstaslarının olması nedeniyle belirli bir süre belirlenememiştir. Ancak Yargıtay’ın artık yerleşmiş uygulamalarına göre araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma ilkeleri göz önünde tutularak her somut olaya göre işletenin kim olduğunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. İşleten Sıfatı belirlenirken “Araç Üzerindeki Fiili Hakimiyet ve Ekonomik Yararlanma” Unsurlarına bakılacaktır. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ...... E.,..... K., 14.4.2016 T. Kararında; “Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır.
SONUÇ;
Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden “Sonuç” olarak: Nihai karar, Yüce Mahkemenize ait olmak üzere;
1. Davalı ..... KİRALAMA ANONİM ŞİRKETİ üzerine tescil kaydı bulunan ve davacı ..... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ tarafından sigortalı bulunan ..... plaka sayılı otomobilin olay anında en az 1.42 promil alkollü olduğu tespit edilen sürücüsü ...... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu olayın hazırlanması ve oluşumunda % 100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA ASLİ DÜZEYDE TAM KUSURLU OLDUĞU görüş ve kanaatine varılmıştır.
2. ..... plaka sayılı otomobil sürücüsü ..... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu olayın hazırlanması ve oluşumunda ATFA KABİL BİR KUSURUNUN BULUNMADIĞI görüş ve kanaatine varılmıştır.
3. ...... 1.42 promil alkol ile yasal sınırı 3 kat aşmış, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiştir. Kazada kusur bilirkişisine göre tam ve asli kusurlu olduğundan, kazanın oluşumuna etki edecek, yol, hava durumu v.s gibi başkaca bir sebep de olmadığından, kazanın münhasıran alkol etkisinde olduğu kanaati hasıl olmuştur.
4. ...... Kiralama A.Ş'ye ait ..... plakalı araç için ..... no.lu ZMSS poliçesinin 06/01/2023 - 06/01/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davacı ..... Sigorta tarafından tanzim edildiği, 17.03.2022 tarihinde meydana gelen kaza ZMSS vadesi içerisinde meydana gelmiştir.
5. Davacı sigorta şirketince tazminat talep eden araç için ..... nolu hasar dosyası kapsamında tespitler yapılarak değer kaybı bedeli 23.000,00 TL olarak tespit edildiği ve sunulu ödeme belgesine göre 08.11.2023 tarihinde hasar dosyası ödemesi açıklamasıyla ödendiği,
6. ZMSS Genel Şartları B.4-c maddesinde Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, sigortalısından rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Rücu Şartlarının oluşup oluşmayacağı hususu sayın mahkemenin takdirinde olacaktır.
7. ..... plakalı araç ..... Kiralama A.Ş adına kayıtlı olduğu, Karayolları Trafik Kanunu’nda Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Olarak tanımlandığı, sayın mahkeme tarafından rücu şartlarının oluşacağına hükmedilmesi durumunda davacı sigorta şirketi ödediği 23.000,00 TL tazminatı ...... plakalı aracın işleteninden rücuen talep edebileceği, İşleten olarak araç maliki ..... Kiralama A.Ş veya ..... Kiralama olacağı hukuki konusu sayın mahkemenin takdirinde olacağı,
8. Faiz ve sair talepler sayın mahkemenin takdirindedir, şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
TÜM DOSYA KAPSAMI HEP BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDE ;
Dava, trafik kazasına karışan davalı ya ait araç sürücüsünün alkollü olduğundan bahisle, aracın ZMMS sigorta şirketince davalı araç malikine karşı açılan, dava dışı zarar görene ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkin olup; uyuşmazlığın kazaya karışan sigortalı araç sürücüsü dava dışı şahıs tarafından meydana gelen araç hasarında alkolün münhasıran kazanın oluşumunda etkili olup olmadığı, hasarın gerçek miktarının ne olduğu, sigorta şirketinin araç hasarının sürücünün alkollü olması nedeniyle araç malikine karşı rücu ettirilip ettirilemeyeceği hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.
Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır.
Genel Şartların B.4 maddesinde sayılan hâllerden biri de tazminatı gerektiren olayın, poliçeye konu aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kişi tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmesi hâlidir (md. B.4/3-c).
Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B-4.f maddesine göre; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ödemede bulunan sigortacı sigortalıya rücu edebilir.
TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
17.03.2023 tarihinde saat 22.50 sıralarında sürücü ..... 'un sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı araç ile Yavuz Sultan Selim Bulvarı üzerinden Beykent istikametine doğru seyir halindeyken aynı istikamette seyir halinde olan ...... plakalı araca, kendi aracının ön kısımları ile çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği kaza sonrası davalıya ait otomobilin sürücüsü .....’A Trafik ekiplerince alkol kontrolü yapıldığı , ..... marka ...... seri numaralı alkolmetre cihazı ile 17.03.2023 tarih ve saat 22:50 de yapılan ölçüm sonucunda % 1.42 (yüzde bir nokta kırk iki) promil “alkollü” olduğu ve alkollü olarak araç kullandığı sırada olayın gerçekleştiği ,davalı ..... Kiralama Anonim Şirketİ üzerine tescil kaydı bulunan ve davacı tarafından sigortalı bulunan ..... plaka sayılı otomobilin olay anında en az 1.42 promil alkollü olduğu tespit edilen sürücüsü ..... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu olayın hazırlanması ve oluşumunda % 100 oranında asli düzeyde tam kusurlu olduğu, ..... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...... araçlar üzerinde maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu olayın hazırlanması ve oluşumunda atfa kabil bir kusurunun bulunmadığı ..... 1.42 promil alkol ile yasal sınırı 3 kat aşmış, güvenli sürüş yeteneğini kaybetmiştir. Kazada kusur bilirkişisine göre tam ve asli kusurlu olduğundan, kazanın oluşumuna etki edecek, yol, hava durumu v.s gibi başkaca bir sebep de olmadığından, kazanın münhasıran alkol etkisinde olduğu ..... Kiralama A.Ş'ye ait ..... plakalı araç için ..... no.lu ZMSS poliçesinin 06/01/2023 - 06/01/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davacı ..... Sigorta tarafından tanzim edildiği, 17.03.2022 tarihinde meydana gelen kaza ZMSS vadesi içerisinde meydana geldiği .davacı sigorta şirketince tazminat talep eden araç için ...... nolu hasar dosyası kapsamında tespitler yapılarak değer kaybı bedeli 23.000,00 TL olarak tespit edildiği ve sunulu ödeme belgesine göre 08.11.2023 tarihinde hasar dosyası ödemesi açıklamasıyla ödendiği, ZMSS Genel Şartları B.4-c maddesinde Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, sigortalısından rücu edilebileceği ..... plakalı araç .... Kiralama A.Ş adına kayıtlı olduğu, davacı sigorta şirketi ödediği 23.000,00 TL tazminatı ...... plakalı aracın işleteninden rücuen talep edebileceği, tespit edilmiş olup davacı sigorta şirketinin, 2918 Sayılı KTK.’nun 95. Maddesi ve KZMMS Genel
Şartları B.4 maddesi gereğince sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalı sigortalı
araç malikine “alkollü olması ” nedeniyle poliçe limitleri
dahilinde ve davalı aracın maliki olduğu araç sürücüsünün kusuru da dikkate alınarak poliçe limitleri
dahilinde ödemiş olduğu tutarı rücu edebileceği, dosyasında talep edilen işlemiş faiz yönünden mahkememizce resen yapılan hesaplamada, ödeme tarihinden itibaren davacı tarafın talep edebileceği faizin talep edilen miktar kadar olduğu anlaşılmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak açılan davanın kabulüne; Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE;
1-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine,
3-Alınması gereken 1.646,28-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.218,68-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 916,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi sarf gideri olmak üzere toplam 12.330,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 24.100,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/07/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır