T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/8 Esas
KARAR NO : 2025/1187
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/01/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, İstanbul İli ... İlçesi .... Mh. .... ada ... parsel numarasında kayıtlı arsa üzerinde .... isimli inşaat projesini hayata geçirmiş olduğunu, söz konusu inşaatın temel altı su yalıtımı ve otopark dış perdelerin su yalıtımı işi için davalılar ile anlaşılmış ve 08.06.2022 tarihli sözleşme imzalanmış olduğunu, ilgili sözleşme, ... Teknik İnşaat Paz. Tic. unvanıyla şahıs şirketi ile imzalanmışsa da müvekkili şirket ile yapılan yazışmalar da dahil olmak üzere tüm işlemler ve işlerin şahıs şirketinin organik bağının çok açık olduğu, mernis adreslerinin de ayniyetlik gösterdiği ... İnş. Paz. ve Tic. A.Ş tarafından yerine getirilmiş olduğunu, davacı müvekkiline, 10.08.2022 tarihinde, ....@....com.tr mail adresinden davalılar tarafından işi bıraktıklarına dair bir mail gönderilmiş olduğunu, söz konusu işi bırakma eyleminin herhangi bir hukuki dayanağı olmadığı gibi haklı bir gerekçesi de bulunmadığını, davacı müvekkillerinin, davalı taraf ile akdetmiş oldukları sözleşmenin 32. maddesinde yer alan "YÜKLENİCİ'nin işbu sözleşme ile üstlendiği edimleri sözleşmede kararlaştırılan sürelerde ve şartlarda yerine getirmemesi, İŞİ YARIM BIRAKMASI halinde kendisine 5 günlük bir süre verilecek ve ilgili maddelerde sayılan yükümlülüklerini yerine getirmesi ve işe devam etmesi için İŞVEREN tarafından kendisine ihtar çekilecektir." hükmü uyarınca karşı tarafın işe dönmesi için kendilerine 5 günlük bir sürenin verildiğini Bakırköy .... Noterliği'nden 17 Ağustos 2022 tarihinde ... yevmiye No'lu ihtarname ile bildirmiş olduğunu, aynı zamanda karşı yanın işe dönmesini sağlamak amacıyla ....@....com.tr mail adresine 19 Ağustos 2022 tarihinde bir e-posta da gönderilmiş olduğunu, ancak davalıların, müvekkili ile akdettikleri sözleşmenin gerektirdiği yükümlülüklerini yerine getirmek yerine 26.08.2022 tarihinde Beyoğlu ... Noterliği'nden .... yevmiye no'lu ihtarı çekerek işi tamamlamayacaklarını bildirmiş ve müvekkilini zarara uğratmak amacıyla hareket ettiklerini göstermiş olduklarını, müvekkili tarafından davalıların işi tamamlamayacakları anlaşılmış ve inşaatın sürdürülebilmesi amacıyla davalıların yarım bıraktıkları işi tamamlaması için farklı bir yükleniciyle anlaşmaya karar verilmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 33.3 maddesinde yer alan "yüklenicinin yarım bıraktığı iş, başka yüklenicilere yaptırıldığında arada oluşacak fark yükleniciden alınacak ve kesilecektir." cezai şart ile 33.4. Maddede yer alan "yukarıdaki fesih hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde İŞVEREN işin tamamlanması adına yeni bir firma ile anlaşacağından YÜKLENİCİ ile ilk sözleşme tarihindeki fiyat ile yeni bir firma ile imzalanacak sözleşme arasında fiyat farkı oluşması halinde İŞVEREN'in zararı herhangi bir ihtara veya merasime gerek kalmaksızın ivedilikle YÜKLENİCİ tarafından İŞVEREN'e ödenir." hükmü gereğince başka yüklenicilerle anlaşmadan önce, davalıların işi bıraktıkları tarihe kadar yapmış oldukları işin miktarının ne kadar olduğunun tespit edilmesi amacıyla müvekkili tarafından delil tespiti talebinde bulunulmuş olduğunu, işbu talep sonrasında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, davaya konu inşaat alanında 06.09.2022 tarihinde bir bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve 03.12.2022 tarihinde bu incelemeye dair bilirkişi raporu hazırlanmış olduğunu, bu inceleme sonucunda, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6. maddesinde yer alan ve davalılar tarafından yapılması gereken, 7.000 m2 temelaltı serpme, 7500 m2 perde sürme uygulaması ve 7.500 m2 tij deliklerinin kapatılması işlerinin ne kadarının yapıldığı ve yapılan bu iş miktarları karşılığında davalıların hak edişlerinin hesaplanmış olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan bu hesaplamaya göre; davalılar tarafından yapılması gereken 7000 m2 temelaltı serpme uygulamasının 4200 m2'si, 7500 m2 perde sürme uygulamasının 150 m2'si ve 7500 m2 tij deliklerinin kapatılması işinin yalnızca 300 m2'sinin tamamlanmış olduğunu, taraflarca yapılan anlaşmanın 6. maddesine göre, yapılacak işin toplam bedelinin 801.810,00 TL olduğunu, yapılan bilirkişi incelemesinde ise davalılar tarafından tamamlanmış olan kısmın bedeli 155.052,00 TL olarak hesap edilmiş olduğunu, müvekkili tarafından ise tamamlanan işler karşılığında davalılara 200.600,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, yapılan bu ödemenin müvekkili ile davalı şirket arasında bulunan cari hesap kayıtlarında da mevcut olduğunu, açıklanan tüm bu hususların ticari defter ve cari hesapların bilirkişi marifetiyle incelenmesi ile birlikte ispat edilecek olduğunu, ilgili inşaat projesinin hayata geçirilmesi için müvekkili şirketin görüştüğü tek şirketin davalılar olmadığını, müvekkilinin davalılar dışında birçok şirketle daha görüşmüş ve kendilerinden teklif almış olduğunu, ancak müvekkili şirketin davalı şirkete güvenerek davalı şirketi tercih etmiş ve davalı şirketçe sözleşmenin haksız yere feshedilerek müvekkili şirketin işlerinin yarım bırakılmış olduğunu, böylece davalı şirketin, müvekkili şirketin önüne gelen fırsatları kaçırmasına sebep olmuş olduğunu, davalılar tarafından güveni boşa çıkarılan müvekkilinin, sonrasında diğer şirketlerden fiyat almışsa da, ilgili şirketlerin vermiş olduğu tekliflerin başlangıçta vermiş oldukları tekliflerden çok daha yüksek fiyatlı olmuş olduğunu, oysa ki; müvekkili şirketin başlangıçta davalılara güvenip onlarla anlaşmak yerine kendisine teklif veren diğer şirketlerden biriyle anlaşmış olsaydı, söz konusu inşaat projesini şu an ki halinden çok daha az maliyetli olarak bitirebilecek olduğunu, ancak müvekkilinin, davalı şirkete güvenmiş ve güveni boşa çıkarak zarara uğramış olduğunu, kaçırılan bu fırsatlar sonucunda ortaya çıkan bu zararın miktarının bir bilirkişi raporu alındığı takdirde net olarak ortaya çıkacak olduğunu, gelinen noktada, söz konusu inşaat projesinin devamının sağlanması gerektiğinden davacı müvekkilinni, .... Yapı İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ve .... İnşaat izolasyon ve Dekorasyon Ticaret Ltd. Şti. isimli yüklenicilerle anlaşma imzalamış olduğunu, .... Yapı İnşaat San. Tic. Ltd. Şti'nin, 3.262,74 m2 perde sürme uygulaması ve 3.262,74 m2 tij deliklerinin kapatılması uygulaması yapmış olduğunu, .... İnşaat İzolasyon ve Dekorasyon Ticaret Ltd. Şti.'nin, 2.976,80 m2 perde sürme ve 2.976,80 m2 tij deliklerinin kapatılması uygulaması yapmış olduğunu, müvekkilinin bu şirketlerle anlaşma imzalamak zorunda kalması nedeniyle uğramış olduğu zararın hesaplanabilmesi için alanında uzman bir bilirkişiden yardım alınarak, davalılar ve müvekkili arasında bulunan sözleşmenin 6. maddesinde yer alan hak ediş fiyatları doğrultusunda bir hesaplama yapılması gerektiğini, böylece bu iki yüklenicinin yaptığı toplam 6.240 m2 perde sürme ve 6.240 m2 tij deliklerinin kapatılması uygulamasını davalı şirket yapmış olsaydı müvekkilinin ne kadar tutarda bir ödeme yapacağı ortaya çıkarılarak müvekkilin uğramış olduğu zararın tazmin edilmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan anlaşmanın 33. maddesinde yer alan "yüklenicinin yarım bıraktığı iş, başka yüklenicilere yaptırıldığında arada oluşacak fark yükleniciden alınacak ve kesilecektir." hükmü gereğince başka yüklenicilere yaptırılan işin tutarından, yapılan işi davalının yapması halinde oluşacak tutar çıkartılarak müvekkilinin uğradığı zararın tespit edilmesi ve bu farkın davalılar tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, o halde .... Yapı İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. ve ... İnşaat izolasyon ve Dekorasyon Ticaret Ltd. Şti.'ne yaptırılan toplam ödemeden, bu işleri davalılar yapsaydı ödenecek tutar çıkartıldığında ortaya çıkan zararın davalılarca müvekkiline ödenmesi gerektiğini, taraflar arasında bulunan sözleşmenin davalılar tarafından haksız yere feshedilmiş ve işlerin tam olarak ifa edilmeden yarım bırakılmış olduğunu, ancak davalıların haksız fesihi sebebiyle sözleşmenin tam olarak ifa edilememiş ve müvekkilinin işin devamını sağlamak amacıyla farklı yüklenicilerle anlaşmak zorunda kalmış olduğunu, bu nedenle de söz konusu projenin maliyetinin artmış olduğunu, iki tutar arasındaki farkın müspet zararı oluşturduğunu ve davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesi gerektiğini, ayrıca davalıların tamamlamış olduğu kısım için hakediş ücreti bilirkişi tarafından 155.052,00 TL olarak belirlenmiş olmasına rağmen müvekkili tarafından davalılara 200.600,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, müvekkilleri tarafından yapılan 45.548,00 TL tutarındaki fazla ödemenin mahkememizce tespit edilecek zarar miktarı ile birlikte davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesinin sağlanması gerektiğini, hiçbir hukuki dayanağı olmadan ve haksız bir şekilde sözleşmeden dönen davalıların, bu fesihte hiçbir kusuru bulunmayan ve kalan işleri farklı yüklenicilere yaptırmak zorunda kalan müvekkilinin kalan işlerin farklı yüklenicilere yaptırılması sebebiyle ortaya çıkan zararını tazmin etmesi gerektiğini, sonuç olarak davacı müvekkilinin, taraflar arasında yapılan sözleşmeden haksız yere ve hiçbir hukuki dayanağı olmadan dönen davalılar tarafından ciddi zararlara uğratılmış olduğunu, işbu nedenle taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin 33.3 maddesinde yer alan "yüklenicinin yarım bıraktığı iş, başka yüklenicilere yaptırıldığında arada oluşacak fark yükleniciden alınacak ve kesilecektir." hükmü de göz önüne alınarak müvekkilinin zararının tazminine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin tazmin edilecek zararının miktarının belirlenebilmesi için öncesinde her iki tarafın ticari defterlerinin, müvekkili şirkete yapılan diğer tekliflerin ve cari hesapların incelenmesi ve bilirkişilerce bir hesaplama yapılması gerektiğinden zarar miktarının belirlenmesinin taraflarından beklenilmesinin mümkün olmadığını, zira bu hesaplamanın alanında uzman bilirkişilerce yapılması gerektiğini, huzurda görülen davanın belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki yarar bulunduğunu, dava şartı arabuluculuk başvurusu her ne kadar müvekkili tarafından gerçekleştirilmişse de davalılar ile bir uzlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; davanın kabulüne, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107 Kapsamında bilirkişi incelemesi sonrası arttırılmak kaydı ile davalılar tarafından maddi olarak zarara uğratılan müvekkilinin zararının taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki taahhütler çerçevesinde tazmin edilmesi amacıyla şimdilik 1.000-TL'nin (Bin Türk Lirası) ihtarname tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte müvekkillere ödenmesine, ayrıca Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D. İş dosyası kapsamında delil tespiti kapsamında bilirkişi raporu ile sabit olan davacı müvekkili tarafından davalılara fazlaca ödenen 45.548,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte müvekkillere ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraflar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı, zarar talebini belirsiz alacak olarak talep etmiş ise de işçilik ve malzeme dahil hak edişlerin, atıfta bulunduğu ve dava dilekçesinin ekinde sunduğu sözleşmenin 6. maddesinde 'değişmez birim fiyat' olarak belirlenmiş olduğunu, sözleşmenin toplam miktar üzerinden bedelinin belli olduğunu, hal böyle iken kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının bir zararı var ise halihazırda yaptırdığı işin bedelinden işbu sözleşmedeki bedeli mahsup ederek aradaki farkı hesaplayabilmesinin mümkün olmadığını, davacının talep miktarını belirleyebilmesi mümkün olduğundan belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, Yargıtayın yerleşik kararlarında da talep miktarının belirlenebilir olması durumunda belirsiz alacak davası açılamayacağına hükmedilmekte olduğunu, davacının sözde bir alacağı var ise bunu hesaplayabilmesi mümkün olduğundan huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenle davacının bu talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesi incelendiğinde; davacının hem menfi zarar hem müspet zarar açısından iddialarda bulunarak talepte bulunduğunun görülecek olduğunu, nitekim, dava dilekçesinin 'B' başlığı altında kaçırmış olduğu fırsatlardan, 'C' başlığı altında ise yapmak zorunda kaldığı anlaşmalardan bahsettiğinin görülmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; kural olarak menfi zarar ve müspet zarar birlikte istenemeyeceğinden davacıya talep sonucu açıklattırılarak hangi zararının tazminini talep ettiğinin belirlenmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sözleşme incelendiğinde sözleşmede sadece müvekkili şirketin imzasının olduğunun görülecek olduğunu, davacının taraflar arasında imzalandığını belirttiği sözleşmenin esasen hiçbir zaman davacı tarafça imzalanmamış olduğunu, davacı tarafın anlaşılamaz bu tavrına rağmen müvekkilinin mutabakata ve taahhütlerine bağlı kalarak sorumluluğunu yerine getirmeye çalışmış olduğunu, dolayısı ile davacı tarafın dilekçesini kurguladığı sözleşme esasında müvekkilinin tüm ısrarlı taleplerine rağmen davacı tarafından imzalanmadığı için yürürlük kazanmamış olduğunu, davacı tarafın sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesine rağmen müvekkili tarafından iyi niyetle iş başı yapılmış gecikme nedeniyle mağduriyet oluşmamasına gayret sarf edilmiş olduğunu, taraflar arasındaki iş ilişkisinin bu nedenle sözleşmeye istinaden değil sözlü mutabakatlar ile yürütülmüş olduğunu, esasında, davacı tarafça imzalanmayan sözleşmeden kaynaklı olarak davacının bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında karşılıklı imzalanan ve yürürlüğü giren bir sözleşme olmadığına ilişkin beyanları saklı kalmak kaydı ile; taraflar arasındaki sözleşme sürecinin 2022 yılında başlamış olduğunu, karşılıklı mailler ile sözleşmede eklemeler, çıkarmalar ve çeşitli revizeler yapılmış olduğunu, ilk olarak 28.06.2022 tarihinde müvekkili şirketin çalışanı ...'ın kurumsal mail adresinden, davacı taraf yetkilisi olan ....'nın mail hesabına '... inşaat Sözleşme' başlığı ile ve ekinde '.... olan mail gönderilmiş olduğunu, daha sonra 06.07.2022 tarihinde yine müvekkili şirket çalışanı ....'ın kurumsal mail adresinden, davacı taraf yetkilisi olan ...'ın mail hesabına 'Sözleşme İtirazları Hk' konulu mail gönderilmiş ve sözleşmede kabul edilmeyen hususların karşı tarafa bildirilmiş olduğunu, son olarak 09.08.2022 tarihinde yine müvekkili şirket çalışanı ...'ın kurumsal mail adresinden, davacı taraf yetkilisi olan ...'ın mail hesabına 'sözl.' konulu ve ekinde '...' olan mail gönderilmiş olduğunu, bu son gönderilen mail ekindeki sözleşmenin ise müvekkili şirket tarafından imzalanarak davacı tarafça da imzalanıp yürürlüğe girmesi amacıyla davacı şirkete gönderilen sözleşme olduğunu, ekte sunulan ve müvekkili şirket tarafından imzalanan sözleşme incelendiğinde bu sözleşmenin 09.08.2022 tarihinde davacı tarafa gönderilen mail ekindeki sözleşmenin aynısı olduğunun görülecek olduğunu, taraflar arasında mutabık kalınarak son hali verilen ve müvekkili tarafından imzalanan sözleşmenin ekte sunmuş oldukları sözleşme olup davacı tarafın sunmuş olduğu sözleşmenin taraflar arasında mutabık kalınan sözleşme olmadığını, müvekkili tarafından imzalanan ve müvekkilinin elinde bulunan sözleşme taraflarınca sunulmuş olup mailler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle de taraflar arasında son hali verilen sözleşmenin bu sözleşme olduğunun görülecek olduğunu, her iki sözleşme incelendiğinde sözleşmeler arasında farklılıklar olduğunun görülecek olduğunu, sözleşmeye ilişkin itirazları saklı kalmak kaydı ile; davacının müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, davacı, müvekkilinin sözleşme konusu işi yarıda bıraktığını beyan etmiş ise de sebebine değinmekten kaçınmış olduğunu, müvekkili şirketin, iştigal konusu kapsamında 30 yılı aşkın süredir gerek yurt işi gerek yurt dışı birçok inşaat işi yüklenmekte olup saygınlığı, itibarı ve güvenilirliğinin tartışmasız olduğunu, müvekkilinin sözleşme konusu yüklendiği iş ile ilgili olmak üzere, davacı ile su yalıtım imalatlarının nasıl olması gerektiği konusunda birçok kez davacı taraf ile istişarelerde bulunmuş, müvekkili tarafından konunun detayı, önemi ve alınması gereken tedbirler hakkında davacı tarafa birçok kez uyarılarda bulunulmuş olduğunu, taraflar arasında yapılan istişarelerde inşaat temellerinin minimum soğuk derz ile döküleceği konusunda mutabık kalınmış, ancak müvekkilinin işbaşı yaptığı 15.06.2022 tarihinden davacıya gönderilen uyarı yazısının tarihi olan 02.08.2022 tarihine kadar dökülen temellerde 8 adet soğuk derz oluşturulduğunun müvekkili şirket tarafından gözlemlenmiş olup soğuk derzlere ilişkin fotoğrafların ekte sunulmakta olduğunu, müvekkili şirketin, davacının bu ihmalkar faaliyetlerini durdurması amacıyla davacı şirket yetkililerine 02.08.2022 tarihinde uyarı yazısını mail yoluyla göndermiş olduğunu, ekte sunulan yazı incelendiğinde taraflarınca gerekli uyarıların yapıldığı, soğuk derzlerde su yalıtım zafiyetlerinin oluşacağı, böyle bir durumda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı hususunun bildirildiğinin görülecek olduğunu, müvekkili şirketin bu uyarılarına davacı tarafça herhangi bir cevap verilmediği gibi işin sağlıklı ilerlemesini engelleyecek faaliyetlere devam edilmiş olduğunu, müvekkilinin, sözlü ve yazılı uyarılarına bir dönüş alamaması, teknik ve fen kurallarına aykırı faaliyetlerin devam etmesi üzerine projeden çekilmek zorunda kalmış olduğunu, müvekkili şirketin bu kararını 10.08.2022 tarihinde davacı tarafa mail yoluyla bildirmiş olup ekte sunulan 10.08.2022 tarihli 'İşin Bırakılması Hk.' konulu yazı incelendiğinde müvekkilinin bu şartlarda yapılan su yalıtım imalatlarına garanti veremeyeceği ve çalışma sistemlerine uymadığı için projeden çekildiklerini bildirdiğinin görülecek olduğunu, işin bırakılmasına ilişkin bildirim üzerine davacı tarafça müvekkili adına Bakırköy .... Noterliği'nin 18.08.2022 tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek işin tamamlanması hususunun bildirilmiş olduğunu, taraflarınca işbu ihtarnameye Beyoğlu .... Noterliği'nin 26.08.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilerek işin bırakıldığının ihtaren bildirilmiş olduğunu, esasında müvekkili şirketin basiretli ve ilkeli bir tacir olarak hareket etmiş ve teknik ve fen kurallarına aykırı olarak yapılan bir inşaat projesinin içerisinde bulunmayı tercih etmemiş olduğunu, kaldı ki, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerlilik kazanmadığına ilişkin beyanları saklı kalmak kaydı ile; taraflarınca sunulan taslak Sözleşmenin 'İŞİN KONTROLÜ' başlıklı 16.2. maddesinde; "...YÜKLENİCİ, ehli fendir. İŞVEREN'in fen ve sanat kurallarına uygun olmayan değişiklikleri, talepleri olduğu takdirde İŞVEREN'i yazılı olarak uyarmakla yükümlüdür..." düzenlemesi bulunduğunu, görüldüğü üzere müvekkilinin gerek taslak sözleşme gerek basiretli tacir hükümlerine bağlı kalarak hareket etmiş olduğunu, davacının kendi kusurlu faaliyetleri nedeniyle sebebiyet verdiği durum üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalışmakta olup bunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı gibi hakkaniyet ile bağdaşmayacağının da muhakkak olduğunu, davacı tarafın, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile açmış olduğu delil tespiti davasından tek taraflı alınan bilirkişi raporuna atıfta bulunarak müvekkilinden bakiye alacağı olduğunu iddia etmekte olduğunu, taraflarınca ilgili dosyadan alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olup davacının işbu rapora dayanarak talepte bulunmasının mümkün olmadığını, Yargıtayın da yerleşik kararlarında tek taraflı delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağına vurgu yapmakta olduğunu, delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağına ilişkin beyanları saklı kalmak kaydı ile; delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda hatalar bulunduğunu, birinci hatanın; bahsi geçen bilirkişi raporunda -doğru olmamakla birlikte- salt malzeme-işçilik yapılan imalatlar hesaplanmış olduğunu, oysa taraflarınca sunulan sözleşmenin 6. maddesindeki tablonun altındaki maddeler incelendiğinde; Sahada İŞVEREN tarafından kullanılacak olan .... (eriyen torba) hakedişe sadece malzeme bedeli olarak eklenecektir. .... (eriyen torba) birim fiyatı:30 TL/KG, Sahada İŞVEREN tarafından tek yüz perde imalatlarında yatay ve düşeyde kullanılacak olan İntertape TPE şişe bant hakedişe sadece malzeme bedeli olarak eklenecektir. ... şişe bant birim fiyatı:80 TL/MT" düzenlemesinin bulunduğunun görüleceğini, davacı tarafın müvekkilin imalatını kendisinin yaptığı işbu malzemeleri ayrıca satın almış olduğunu, ekte sunulan 15.06.2022 tarihli ve 01.07.2022 tarihli sevk irsaliyeleri incelendiğinde davacı tarafın müvekkilinden 2.214 kg ... (eriyen torba) ile 1.600 kg ... satın aldığının görülecek olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu sözleşmenin 6. maddesi eksik olduğundan bilirkişi tarafından bu husus hesaplamaya dahil edilmemiş bu hesaplamayı hatalı hale getirmiş olduğunu, bilirkişi raporundaki ikinci hatanın ise; tespit edilen metrajlara ilişkin olduğunu, zira, müvekkili şirket tarafından davacı taraf yetkililerine 08.08.2022 tarihinde '.... İnşaat 1 no'lu hakediş Hkk' konulu mail ekinde hak ediş tablosu gönderilmiş olduğunu, işbu hak ediş raporunun davacı tarafça incelenmiş ve davacı tarafça onaylanan son hak ediş tablosunun davacı tarafın inşaatını yaptığı şantiyenin şefi .... tarafından davacı tarafın yetkilisi olan proje müdürü de eklenerek müvekkili şirkete mail ortamında 11.08.2022 tarihinde gönderilmiş olduğunu, işbu hak ediş tablosu incelendiğinde tablonun 'İmalat Özeti' başlığı altında temel altı serpmenin (...) 4.573 m2, perde sürme uygulamasının (...) 414,94 m2'lik alana uygulandığı ve davacının müvekkilinden satın aldığı ... malzemesinin toplam 2.214 kg olduğunun görülecek olduğunu, bu hakediş tablosu bizzat davacı tarafça mail ortamında gönderilmiş olup davacının da kabulünde olup işbu hak ediş raporu incelendiğinde müvekkilinin davacıdan 126.080,57-TL alacaklı olduğunun da görülecek olduğunu, hal böyle iken, bilirkişi raporundaki imalatların ne kadarının yapıldığına ilişkin tespitin huzurdaki dava açısından incelenebilirliği ve önemi bulunmadığını, davacı tarafından işin başında müvekkili şirkete malzeme bedeli olarak 170.000-TL+KDV olmak üzere toplam 200.600,00-TL avans verilmiş olup bu hususta bir ihtilaf bulunmadığını, müvekkilinin işten ayrılma yazısını tebliğ ettiği 10.08.2022 tarihine kadar yapmış olduğu imalatlara karşılık gelen tutarın KDV hariç 229.115,82-TL olduğunu, ilgili tutara KDV ekleyip ( 270.356,66 TL), alınan avans miktarı (200.600,00 TL) mahsup edildiğinde müvekkilinin davacı taraftan 69.756,66-TL alacaklı olduğunu, davacı tarafın mail ortamında göndermiş olduğu hak ediş tablosunda müvekkilinin 126.080,57-TL alacaklı olduğunu, ancak bahsi geçen hak ediş tablosunda verilen avansın tamamının işin devam etmesi nedeniyle mahsup edilmemiş olduğunu, alınan avansın tamamının mahsup edildiğinin görüleceğini, müvekkilinin halihazırda 69.756,66-TL davacı taraftan alacaklı olup buna ilişkin tüm yasal haklarını saklı tutuyor olduklarını, gelinen aşamada; esasında taraflar arasında karşılıklı imzalanarak yürürlüğe giren bir sözleşme bulunmadığını, nitekim, davacı tarafça sunulan sözleşme incelendiğinde de sözleşmede davacı tarafın imza ve kaşesinin bulunmadığının görülecek olduğunu, bunun yanı sıra, müvekkilinde bulunan imzalı sözleşme ile davacı tarafta bulunan sözleşmenin farklı olduğunu, bu nedenle davacının imzalanmayan ve taraflar arasında geçerlilik kazanmayan bir sözleşmeden dolayı zarar iddiası ile tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacı her ne kadar sözleşmeye duyulan güven nedeniyle kaçırdığı fırsatlardan bahsetmiş ise de imzadan imtina ettiği ve bu nedenle hiçbir zaman yürürlük kazanmayan bir sözleşmeye nasıl güven duyduğunun izaha muhtaç bir konu olduğunu, zira, ortada yürürlükte olan bir sözleşme bulunmamakta olup taraflar arasında sözlü mutabakatlar ile işe başlanmış olduğunu, müvekkilinin ilerleyen süreç içerisinde davacı tarafça işin sağlıklı ilerleyişini engelleyecek faaliyetlerde bulunulması nedeniyle haklı olarak işe devam etmemiş olduğunu, işin müvekkili tarafından bırakılmasının davacı tarafın kusurundan kaynaklanmakta olup hukukumuzun genel prensiplerinden olan “kimse kendi kusurundan yararlanamaz” ilkesi gereği davacının müvekkilinden hak ve alacak talep etmesinin mümkün olmadığını beyanla; tüm yasal hakları saklı kalmak kaydı ile; davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; 08/06/2022 tarihli sözleşmenin geçerli olarak kurulup kurulmadığı, davalı tarafın işi bırakmasının, sözleşmeyi feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı, geçerli sebebe dayanmaması halinde davacı tarafın kaçırmış olduğu teklifler nedeniyle ve imzalamak zorunda kaldığı anlaşmalar nedeniyle zararın oluşup oluşmadığı, oluşmuş olması halinde miktarı ile davalı taraftan belirtilen zarar kalemlerin talep edip edemeyeceği, davalı tarafın anlaşılan iş miktarını hangi oranda tamamlandığı ve yapılan avans ödemesinde bakiye bedel kalıp kalmadığı, kalmış olması halinde miktarı hususlarındadır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, 08/06/2022 tarihli sözleşmenin geçerli olarak kurulup kurulmadığı, davalı tarafın işi bırakmasının, sözleşmeyi feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı, geçerli sebebe dayanmaması halinde davacı tarafın kaçırmış olduğu teklifler nedeniyle ve imzalamak zorunda kaldığı anlaşmalar nedeniyle zararın oluşup oluşmadığı, oluşmuş olması halinde miktarı ile davalı taraftan belirtilen zarar kalemlerin talep edip edemeyeceği, davalı tarafın anlaşılan iş miktarını hangi oranda tamamlandığı ve yapılan avans ödemesinde bakiye bedel kalıp kalmadığı, kalmış olması halinde miktarı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 29/04/2024 günü, saat 11.00 da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, aynı gün saat 11:30 itibariyle uyuşmazlık konularının tespiti açısından mahkeme hakiminin katılımı olmaksızın HMK'nun 278/ son maddesi uyarınca bilirkişiye yetki verilmek suretiyle mahallinde keşfen bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, İnşaat Mühendisi bilirkişi ... ve Mali Müşavir bilirkişi ... 13/05/2024 tarihli raporlarında özetle; davacı tarafın 2022-2023 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine
delil niteliği taşıdığını, davalı tarafın 29.04.2024 defter inceleme günü gelmediğini, 19.03.2024 tarihli beyan dilekçesinde, defterlerin kapsamlı olduğunu, bir kısmının elektronik
ortamda tutulması nedeniyle HMK'nun 218. maddesi uyarınca bilirkişiye yerinde inceleme
yetkisi verilerek ticari defter ve kayıtların şirket merkezi olan "... Mah. ... Sk. No:7/1 Beykoz/İstanbul" adresinde incelenmesini talep ettiğini, 29.04.2024 inceleme tarihinden itibaren davalı vekili Av. ...’ ye ...
36 numaralı telefondan kendisine ulaşılmaya çalışıldığı fakat ulaşılamadığını, 14.05.2024
tarihinde İstanbul Barosu’nun arandığı ve ... numaralı telefonun iletişim numarası
olarak verildiğini, aranan numaradan yapılan görüşmede kendisinin işten ayrıldığının ve
dosyalarını kendisinin takip etmediğinin beyan edildiğini, bu nedenle davalı tarafın ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinden inceleme yapılamadığını, bu husustaki takdirin mahkememize bırakıldığını, davacı taraf vekilinin bilirkişi incelemesi sonrası arttırılmak kaydı ile davalılar tarafından maddi
olarak zarara uğratılan müvekkilinin zararının taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki taahhütler çerçevesinde tazmin edilmesi amacıyla şimdilik 1.000-TL'nin (Bin Türk Lirası)
ihtarname tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ödenmesine, ayrıca
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş dosyası kapsamında delil tespiti
kapsamında bilirkişi raporu ile sabit olan davacı müvekkili tarafından davalılara fazlaca ödenen
45.548,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, davalı tarafın yukarıda belirtilen hususlardan ötürü ticari defter ve kayıtlarının
incelenemediğini, taraflar arasında ticari defter ve kayıtlar nezdinde herhangi bir
karşılaştırma yapılamadığını, ancak davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında dava tarihi
itibariyle davalı taraftan alacağının olmadığını, davalı tarafın soğuk derzlerin oluştuğunu, bunların davacı tarafından giderilmesi
gerektiğini mail vs. ile ihtarda bulunduğunu, daha sonra ancak beton dökülmesinden sonra
katlar veya bölümler arasında oluşan soğuk derzlerin onarımının yapılmadığını beyan ederek işi bıraktığını, soğuk derz ile ilgisi bulunmayan perde sürme izolasyonu, tij
deliklerini kapatma işlerinin yapılmasına neden devam etmediğinin anlaşılamadığını ve
sözleşmeyi feshetmesinin geçerli bir nedene dayanmadığını, davalının geçerli sebebe dayanmadan işi bıraktığı için davacı tarafın işin başında aldığı
teklifleri kaçırmış olduğunu, belirli bir süreden sonra yeni bir taşerondan yeni teklifler
nedeniyle ve imzalamak zorunda kaldığı anlaşmalar nedeniyle zararının oluştuğunu, davacı tarafın daha sonradan aynı işi yaptırdığı ve anlaşmaya vardığı yeni taşeronlara
verdiği fiyat davalı fiyatından yüksek ise oluşmuş farkı ve miktarı ile davalı taraftan
zarar kalemlerini talep edebileceğini, yukarıda açıklandığı gibi yapılacak işin tamamının 801.810 TL olduğunu ve davalı
tarafından yapılan toplam iş tutarının 155.052 TL olduğunu, bu durumda işin ancak %20
kadarının yapıldığını, davalı tarafın işin beşte birini ancak tamamlandığını, davacı tarafından davalıya işin başında 170.000TL+KDV toplam 200.600,00 TL ödeme yaptığını, davacı
tarafın davalı tarafa 200.600 TL -155.052 TL = 45.548 TL fazladan ödeme yaptığını, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyetine hesap uzmanı bilirkişi dahil edilerek, bilirkişi heyetinden "davacının talep edebileceği zarar kalemlerinin miktarları ile birlikte hesaplanması ve davalı tarafında cevap dilekçesinde beyan ettiği ve Ek 6 ve 7'de delil olarak sunduğu soğuk derzlere ilişkin savunmasının teknik ve fen kurallarına uygun olup olmadığı, sözleşmenin feshi sebebi veya işi bırakma sebebi olarak kabul edilip edilemeyeceği hususlarında ve tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda" ortak rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, Yapı Denetim Uzmanı İnş. Müh. bilirkişi ... ve kök rapor sunan bilirkişi heyeti 30/09/2024 tarihli raporlarında özetle; öncelikle, davalı tarafından dosyasına sunulan ve sadece davalı tarafından imzalanan, içerikleri
kısmen farklı 2 ayrı sözleşmenin iş bu raporda değerlendirmeye alınmamış olduğunu, buna karşılık, davacı tarafından mahkeme kasasına sunulan ( 47 nolu Kasa ) ve karşılıklı olarak
taraflar arasında imzalandığı anlaşılan 08.06.2022 tarihli ve birim fiyat esaslı sözleşme ile davalı
yüklenici’ nin; dava konusu ... Projesinin; tahmini 7.000 m2 temel altı serpme
izolasyon ( malzeme ve uygulama ) + tahmini 7.500 m2 perde sürme ( malzeme + işçilik ) +
tahmini 7.500 m2 tij delikleri kapama ( sadece malzeme ) işlerini üstlendiğinin, ayrıca gerek
malzeme ve gerek işçilik için ise 10 yıl garanti verdiğinin ( sözleşme - m.6 ) görülmüş olduğunu, ayrıca, dava konusunu ilgilendiren Birim Fiyatlar başlıklı, Sözleşme - m.6’ da ise özetle >> … temel altı serpme izolasyonu için; 3 Kg / m2 malzeme sarfiyatı üzerinden, tahmini 21.000
Kg ( = 7.000 m2 x 3 Kg / m2 ) malzeme sarfiyatı öngörüldüğü, ayrıca malzeme birim fiyatının, 7
TL / Kg ve işçilik birim fiyatının ise 7,50 TL / m2 olarak belirlendiği … perde sürme izolasyonu
için; 2 Kg / m2 malzeme sarfiyatı üzerinden, tahmini 15.000 Kg ( = 7.500 m2 x 2 Kg / m2 )
malzeme sarfiyatı öngörüldüğü, ayrıca malzeme birim fiyatının, 7.50 TL / Kg ve işçilik birim
fiyatının ise 35 TL / m2 olarak belirlendiği … tij delikleri kapama işleri için; 2 Kg / m2 malzeme
sarfiyatı üzerinden, tahmini 15.000 Kg ( = 7.500 m2 x 2 Kg / m2 ) malzeme sarfiyatı öngörüldüğü,
ayrıca malzeme birim fiyatının ise 7 TL / Kg olarak belirlendiği … >> hususlarının kararlaştırıldığının görülmüş olduğunu,
davalı - yüklenici tarafından, mail eki olarak davacı - iş sahibine gönderilen; 02.08.2022 tarihli
yazıda, özetle ve mealen << … proje ekibinizle yapılan teknik toplantılarda, temellerin minimum
soğuk derz ile döküleceğinin paylaşıldığı … şu ana kadar 8 adet soğuk derz bulunduğu ve iksa
bölgelerinde topuklama için küçük temeller döküldüğü … örtü tipi yalıtım malzemelerinde bile
soğuk derz oluşturulmasının tavsiye edilmediği … süreç içerisinde, soğuk derz için önerilen ve
sözleşmede birim fiyatı bulunan şişen bant vb. uygulamalarında yapılmadığının da gözlendiği …
ileride soğuk derzlerde oluşabilecek her hangi bir yalıtım zafiyetinin, firmamız sorumluluğunda
ve garanti kapsamında bulunmayacağı … gerek duyulması halinde, ilgili bölgelerde oluşabilecek
yalıtım zafiyetlerinin, bedeli karşılığında yapılabileceği … tek yüz perdelerde, katkı
uygulamalarının tarafınızdan yapılmış olması nedeniyle, şişen bant uygulamasının önerildiği … >> uyarılarında bulunulduğunun, bilahare davalı - yüklenici tarafından, mail eki olarak
davacıya gönderilen; 10.08.2022 tarihli yazıda ise özetle ve mealen << … sözleşme aşamasında
proje temelinde minimum soğuk derz oluşturulacağı ve en fazla 4 parça halinde beton dökümü
yapılacağı konusunda fikir birliğine varıldığı … bir çok kez yapılan sözlü uyarılara rağmen projede
yaşanan bazı sorunlardan dolayı topuklama yaptığınızın farkında bulunduğumuzu ve bunun
tolere edilmesine çalışıldığı … sürecin bu şekilde ilerleyemeyeceğinin anlaşılması üzerine,
tarafınıza gönderilen 02.08.2022 tarihli yazıda, soğuk derzlerde garanti veremeyeceğimiz
hususunun tarafınıza bildirildiği … hal böyle iken, 3 adet ufak temel dökümünün daha yapıldığı
ve geriye kalan temel dökümlerine de, bu şekilde yapılacağının öngörüldüğü … çalışma
sistemimize uygun olmayan bu uygulamalarınızın, garanti kapsamı dışında bulunması nedeniyle,
10.08.2022 tarihi itibariyle projeden çekildikleri … >> uyarılarında bulunulduğunun görülmüş olduğunu, davalı - yüklenici tarafından davacı - iş sahibine gönderilen 11.08.2022 tarihli mail ekinde, KDV
dahil, 263.502,16 TL tutarındaki ( 1 ) nolu hak edişin düzenlendiğinin ve gönderildiğinin, ancak anılan
Hak edişe esas metrajların ise İstanbul .... ATM - ... D. İş sayılı dosya kapsamında düzenlenen 03.12.2022 tarihli Rapor metrajları ile örtüşmediğinin görülmüş olduğunu, davacı - vekili tarafından davalıya gönderilen; Bakırköy .... Noterliği - 18.08.2022 tarih - ...
yev. nolu ihtarname ile bilahare gönderilen 19.08.2022 tarihli mailde, özetle ve mealen << … haklı bir neden olmaksızın işin terk edildiği … 5 gün içerisinde işlere tekrar başlanması …
aksi taktirde ilgili sözleşme maddeleri kapsamında yargı yoluna başvurulacağı … >> uyarılarında
bulunulduğunun görülmüş olduğunu, davalı - vekili tarafından, davacıya gönderilen; Beyoğlu .... Noterliği - 26.08.2022 tarih - ...
yev. nolu cevabi ihtarnamede, özetle ve mealen << … daha işin başında, yalıtım için zafiyet
oluşturan soğuk derzlerin minimumda tutulması gerektiğinin belirtilmiş olmasına rağmen,
projenizdeki teknik problemlerden dolayı parçalı beton dökümleri yapılmaya başlandığı, en fazla
4 beton dökümü yapılması gerekir iken, su yalıtımı için zaafiyet oluşturan çok sayıda soğuk derz
oluşturulduğu … sözlü ve yazılı uyarılara rağmen önlem alınmadığı gibi, müvekkil şirket çözüm
önerilerinin de tarafınızdan kabul görmediği … gerek müvekkil şirketin ticari itibarı ve gerekse
ileride yaşanacak ihtilaflar dikkate alınarak, bu şekilde projeye devam edilmesinin mümkün
olmadığı ... >> ihtarlarında bulunulduğunun görülmüş olduğunu, davacı - iş sahibinin talebi üzerine, İstanbul .... ATM - ... D. İş sayılı dosya kapsamında,
bilirkişi - ... ( İnş. Y. Müh. ) tarafından düzenlenen 03.12.2022 tarihli Raporda,
bilirkişinin, özetle ve mealen << … kısmi olarak 4.200 m2 temel betonu döküldüğü ve 4200 m2
temel altı serpme imalatı ile 150 m2 perde sürme izolasyonu ve 300 m2 perde tij delikleri kapama
işlerinin tamamlandığı … >> tespitleri ile devamında ise << … malzeme + işçilik + KDV olmak
üzere; toplam imalat tutarının, 155.052 TL olduğu … >> kanaatine vardığının görülmüş olduğunu SONUÇ OLARAK:
Davalı - Yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalatlara ilişkin kesin hak ediş bakımından yapılan
incelemede; öncelikle Davacı - Vekilinin 24.09.2024 ve Davalı - Vekilinin ise 30 .09.2024 tarihli
beyan dilekçeleri incelenmiş ve sonuç olarak, İstanbul .... ATM - ... D. İş sayılı dosya
kapsamında düzenlenen 03.12.2022 tarihli rapor metrajları ile sözleşme birim fiyatları ( m.6 )
esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda, Davalı - Yükleniciye ait Kesin Hak Ediş Tutarının;
131.400 TL [ = 119.700 TL ( = temel altı serpme imalatı = 4.200 m2 x 3 Kg / m2 x 7 TL / Kg + 4.200
m2 x 7.50 TL / m2 ) + 7.500 TL ( = perde sürme izolasyonu = 150 m2 x 2 Kg / m2 x 7,50 TL / Kg +
150 m2 x 35 TL / m2 ) + 4.200 TL ( perde tij delikleri kapama, 300 m2 x 2 Kg / m2 x 7 TL / Kg ) ] +
KDV veya KDV dahil 155.052 TL ( = 131.400 TL x 1.18 ) olabileceğini, Mali Bilirkişi tespitlerinden
ise işin başında Davacı - İş Sahibi tarafından, Davalı - Yükleniciye toplam 200.600 TL tutarında
ödeme yapıldığını, bu durumda Davacı - İş Sahibi tarafından, Davalı - Yükleniciye toplam 45.548
TL tutarında fazladan ödeme yapılmış olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesinde beyan ettiği ve Ek : 6 - 7' de ise delil olarak sunduğu, soğuk
derzlere ilişkin savunmasının, teknik ve fen kurallarına uygun olup olmadığı, sözleşmenin feshi
sebebi veya işi bırakma sebebi olarak kabul edilip edilemeyeceği bakımından yapılan
incelemede; Davalı - Yüklenici’ nin soğuk derzlere ilişkin iddia ve taleplerinin fen ve teknik
kurallarına uygun olduğunu; soğuk derzlerde yalıtım uygulaması yapılabilmesi için, öncelikle
zeminin ekstra işçilik ve malzeme kullanımı ile yalıtıma hazır hale getirilmesi gerektiğini, ayrıca
çok sayıda parçalı beton dökümünün ise Davalı - Yüklenicinin, nakliye zararı ve işgücü kaybı
gibi ekstra maliyetlere katlanmasına neden olacağı değerlendirilmekle, parçalı beton
dökümlerine bağlı olarak ortaya çıkan çok sayıda soğuk derz kaynaklı teknik sorunların, taraflar
arasında kararlaştırılan birim fiyatlarla yapılmasını imkansız hale getireceği gibi, soğuk
derzlerde yapılacak ekstra iyileştirmelerle zemin hazırlanmadan yapılacak yalıtım
uygulamalarına ise gerek malzeme ve gerekse işçilik açısından garanti de verilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle ve takdiri mahkememize ait olmak üzere; Davalı - Yüklenicinin işi
bırakma sebebinin haklı teknik gerekçelere dayandığını, davacı tarafından talep edilebilecek zarar kalemleri bakımından yapılan incelemede; Davalı -
Yüklenicinin işi bırakma sebebinin haklı teknik gerekçelere dayandığı değerlendirilmekle,
takdiri mahkememize ait olmak üzere; Davacı tarafından talep edilebilecek her hangi bir zarar
kaleminin tespit edilemediğini bildirmişlerdir.
Mahkememiz dosyasına e-imza ile imzalanmak suretiyle uyap üzerinden kök ve ek rapor sunan İnşaat Mühendisi bilirkişi ... mahkememize vermiş olduğu 10/10/2024 tarihli beyan dilekçesi ile, kök bilirkişi raporunda yazan tüm teknik tespitler üzerine yazılan raporun görüşlerini yansıtmakta olduğunu, ek rapordaki düşünce ve görüşlerin ise hesap bilirkişisine ait olduğunu beyan etmiştir. Bilirkişinin bu beyanı üzerine dosya resen ele alınmış ve ara karar tesis edilmiştir.
Bilirkişi heyeti yargılamanın uzamasına sebebiyet verdiğinden bilirkişi heyetine ödenen ücretinin dosyaya geri iadesine, bu hususta bilirkişilere ayrı ayrı muhtıra tebliğine, dosyanın başka bilirkişi heyetine tevdii ile bilirkişi heyetinden " mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konuları ve davacının talep edebileceği zarar kalemlerinin miktarları ile birlikte hesaplanması ve davalı tarafında cevap dilekçesinde beyan ettiği ve Ek 6 ve 7'de delil olarak sunduğu soğuk derzlere ilişkin savunmasının teknik ve fen kurallarına uygun olup olmadığı, sözleşmenin feshi sebebi veya işi bırakma sebebi olarak kabul edilip edilemeyeceği hususlarında ve tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda" rapor tanziminin istenilmesine, mahkememizce re'sen hesap uzmanı bilirkişisi ve inşaat bilirkişisinin seçilmesine karar verilmiş olup, İnşaat Mühendisi bilirkişi ... ve Yapı Denetim Uzmanı İnşaat Mühendisi bilirkişi ... 17/02/2025 tarihli raporlarında özetle; tarafları işveren olarak tanımlanan “... LTD ŞTİ- ...
VE TİCARET A.Ş. ADİ ORTAKLIĞI” ile Sözleşmede Yüklenici Olarak tanımlanan“... TEKNİK İNŞAAT PAZARLAMA TİCARET” arasında imzalanan
08.06.2022 tarihli ve konusu “ İstanbul İli, ... İlçesi ... Ada 6 Parsel
numarasında kayıtlı arsa üzerinde yapılmakta olan ... Projesine su yalıtım
işlerine ilişkin olarak, taraflar arasında imzalanan 08/06/2022 tarihli sözleşmenin ve davalı ve
davacı tarafların dosyaya sundukları belgelerin incelenmesi sonucu;
taraflar arasında yapılan ve davacı tarafından mahkememize sunulan ve mahkememiz kasasında
saklı, davacı ve davalı tarafların ıslak imzalarını taşıyan sözleşme ile yine davalı tarafından
düzenlenen ve sadece davalı yetkilisinin imzaladığı tek ıslak imzalı sözleşme mahkememize
sunulmuş ve mahkeme kasasında saklanmakta olan sözleşmelerin heyetleri tarafından incelenmiş
olup, davacı tarafından dosyaya sunulan 2 imzalı sözleşme değerlemeler esas alınmış olup,
davalı tarafından imzalanan ve tek imzalı sözleşmenin geçerliliğinin mahkememiz takdirinde olduğunu, davalı tarafından EK-6 ve EK-7 de soğuk derzlere ilişkin savunmasının
teknik ve fen kurallarına uygun olduğunu, ancak davalının, 30 yıldan beri bu işi yurt içi ve yurt
dışında yapmakla müdebbir iş adamı olarak, bu savunmaları sözleşme aşamasında dile getirip
taleplerini sözleşmeye yazdırması gerektiğini, bu aşamada soğuk derzin oluşacağını bildiği fakat
sözleşmenin imzalanmasından sonra dile getirmesinin müdebbir işadamı niteliği ile uyuşmadığı
kanaati ile işin feshinin haklı sebebe dayanmadığı kanaatinde olduklarını, davalı tarafından işveren tarafına mail yoluyla inceleme yapılmak üzere gönderilen, 1 nolu
hakkediş ara hakkediş niteliğinde olması, davalı ve davacılar tarafından imzalanmamış olması
sebebi ile değerlemeye alınmamış olup,
davalı tarafından davacıya teslimatının yapıldığı belirtilen ve teslimat irsaliyesi ... tarafından ... PAZARLAMA TİCARET A.Ş.
ye 15/06/2022 tarih ve A seri ... irsaliye ile 1206 kg ... yalıtım maddesi
ile ... TİCARET A.Ş. tarafından
.... Pazarlama Ticaret ... adına 01.07.2022 tarih ve
... nolu e- irsaliye ile gönderildiği belirtilen 1.008 kg ...
yalıtım maddesinin, davacı adına irsaliye olmaması, teslim tesellüm edildiğine ilişkin belge
olmaması, fiyatı hakkında 08/06/2022 tarihli sözleşmede olmaması sebebi ile değerleme
yapılmamış olup, fiyat ve teslimat konusunda geçerli belge sunmaları durumunda veya tarafların
mahkememiz huzurunda veya yazılı beyanda bulunmaları durumunda EK raporla değerlendirmede
bulunulabileceğini, davacı tarafın, davalı tarafın sözleşmeyi fesih ile işi bırakması sonucu, geri kalan işi yaptırmak
üzere, yeni taşeronlar işe başlamadan davacı tarafın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi
tarafından ... D.İş dosyasında İnş.Y. Mühendisi ... tarafından hazırlanan D.
İş raporundaki metrajları ile hesaplanan imalat miktarları ve taraflar arasındaki sözleşmedeki birim fiyatlarla çarpımı neticesi hesplanan toplam tutara %18 KDV eklenmesi ile hesaplanan
gerçekleşen toplam iş tutarı KDV dahil : 155.052,00 TL olarak hesaplanmış olup, bu tutardan,
tarafların mali defterlerine kayıtlı ve ihtilafsız olduğu mali bilirkişi tarafından tespit edilen
200.600 TL KDV dahil malzeme avansından düşüldüğünde, 200.600,00 TL- 155.052,00 TL=
45.548,00 TL’nin davalının davacıya borçlu olduğunu bildirmişlerdir.
Dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi ... ve ... ile birlikte Mahkememizce re'sen belirlenecek bilişim uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek heyet halinde rapor düzenlenmesinin istenmesine, düzenlenecek raporda; tarafların kök rapora ilişkin hukuki nitelik olmayan teknik itirazların irdelenmesi, tarafların bilişim sistemleri ve mailleri üzerinde inceleme yapılarak dava konusu sözleşme ile ilgili sözleşmenin imzalanması, ifası ve feshi aşamasında gönderilen maillerin dökümünün çıkartılması, teknik bilirkişiler tarafından taraf itirazları doğrultusunda yapacakları incelemede, tarafların tacir sıfatıyla mail yoluyla verdikleri talimatların uygulanıp uygulanmadığı, taraflarca sözleşme kapsamında verilen talimatlarda davalı yüklenicinin davacı iş sahibine gerekli uyarılarda bulunup bulunmadığı, bu kapsamda haklı sebep olgusunun irdelenmesi, yine tarafların kök rapora itirazlarında yer verdiği sözleşmeler yönünden alternatifli olarak hesaplama yapılmasının istenmesine karar verilmiş olup, Adli Bilişim Uzmanı bilirkişi ... ve kök rapor sunan bilirkişiler İnşaat Mühendisi bilirkişi ... ve Yapı Denetim Uzmanı İnşaat Mühendisi bilirkişi ... 26/05/2025 tarihli raporlarında özetle; tarafları İşveren olarak tanımlanan “... LTD ŞTİ-... ENERJİ
VE TİCARET A.Ş. ADİ ORTAKLIĞI” ile Sözleşmede Yüklenici Olarak tanımlanan“ ... İNŞAAT PAZARLAMA TİCARET” arasında imzalanan 08.06.2022 tarihli ve konusu “ İstanbul İli, ... İlçesi ... Ada 6 Parsel
numarasında kayıtlı arsa üzerinde yapılmakta olan ... Projesine su yalıtım
işlerine ilişkin olarak, taraflar arasında imzalanan 08/06/2022 tarihli sözleşmenin ve davalı ile
davacı tarafların dosyaya sundukları belgelerin incelenmesi sonucu;
taraflar arasında yapılan ve davacı tarafından mahkememize sunulan ve mahkememiz kasasında
saklı, davacı ve davalı tarafların ıslak imzalarını taşıyan sözleşme ile yine davalı tarafından
düzenlenen ve sadece davalı yetkilisinin imzaladığı tek ıslak imzalı sözleşmenin mahkememize sunulmuş ve mahkeme kasasında saklanmakta olan sözleşmelerin heyetleri heyetimiz tarafından incelenmiş
olup, davacı tarafından dosyaya sunulan 2 imzalı sözleşme değerlemeler esas alınmış olup,
davalı tarafından imzalanan ve tek imzalı sözleşmenin geçerliliğinin mahkememiz takdirinde olduğunu, mahkememizin heyetlerinden talep ettiği; “davalı tarafında Ek 6 ve 7'de delil
olarak sunduğu soğuk derzlere ilişkin savunmasının teknik ve fen kurallarına uygun olup
olmadığı, sözleşmenin feshi sebebi veya işi bırakma sebebi olarak kabul edilip edilemeyeceği
hususlarında ve tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda” rapor tanzimi”
doğrultusunda yapılan incelmede, davalı tarafından EK-6 ve EK-7 de soğuk derzlere ilişkin
savunmasının teknik ve fen kurallarına uygun olduğunu, ancak davalının, 30 yıldan beri bu işi yurt
içi ve yurt dışında yapmakla müdebbir iş adamı olarak, bu savunmaları sözleşme aşamasında
dile getirip taleplerini sözleşmeye yazdırması gerektiğini, bu aşamada soğuk derzin oluşacağını
bildiği fakat sözleşmenin imzalanmasından sonra dile getirmesinin müdebbir işadamı niteliği ile
uyuşmadığı kanaati ile işin feshinin haklı sebebe dayanmadığı kanaatinde olduklarını, davalı tarafından davacıya teslimatının yapıldığı belirtilen ve teslimat irsaliyesi ... tarafından ... TİCARET A.Ş.
ye 15/06/2022 tarih ve A seri .. irsaliye ile 1206 kg ... yalıtım maddesi
ile ... TİCARET A.Ş. tarafından
... Teknik Pazarlama Ticaret ... adına 01.07.2022 tarih ve
... nolu e- irsaliye ile gönderildiği belirtilen 1.008 kg ...
yalıtım maddesinin, davacı adına irsaliye olmaması, teslim tesellüm edildiğine ilişkin belge
olmaması, fiyatı hakkında 08/06/2022 tarihli sözleşmede olmaması sebebi ile değerleme
yapılmamış olup, fiyat ve teslimat konusunda geçerli belge sunmaları durumunda veya tarafların
mahkeme huzurunda veya yazılı beyanda bulunmaları durumunda EK raporla değerlendirmede
bulunulabileceğini, davacı tarafın, davalı tarafın sözleşmeyi fesih ile işi bırakması sonucu, geri kalan işi yaptırmak
üzere, yeni taşeronlar işe başlamadan davacı tarafın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi
tarafından ... D.İş dosyasında İnş.Y. Mühendisi ... tarafından hazırlanan D.
İş raporundaki metrajları ile hesaplanan imalat miktarları ve taraflar arasındaki sözleşmedeki
birim fiyatlarla çarpımı neticesi hesplanan toplam tutara %18 KDV eklenmesi ile hesaplanan
gerçekleşen toplam iş tutarın KDV dahil : 155.052,00 TL olarak hesaplanmış olup, bu tutardan,
tarafların mali defterlerine kayıtlı ve ihtilafsız olduğu mali bilirkişi tarafından tespit edilen
200.600 TL KDV dahil malzeme avansından düşüldüğünde, 200.600,00 TL- 155.052,00 TL=
45.548,00 TL’nin davalının davacıya borçlu olduğunu, kök raporlarındaki görüş ve kanaatlerinde değişiklik olmadığını, bilirkişi heyet üyesi Dr. ...’in ... İnşaat A.Ş’nin merkezinde yaptığı
incelemede bulduğu belgenin ve davalı tarafından, 08/06/2022 tarihli sözleşmede yaptığı
değişiklilerle ilgili değerleme yapmanın hukuki konu olup, değerlemesinin heyet üyelerinin uzmanlık alanı olmadığından, değerleme ve takdirin mahkememizin görevlendireceği hukukçu bir
bilirkişi veya mahkememizin hukuki değerleme ve takdirinde olduğunu, davalı tarafından dosyaya sunulan mail yazışmalarının genelde tek taraflı olarak davalı tarafından yapıldığını, 02.08.2022 tarihli mail ile de davacı tarafa yapılan bildirimde,
(kendilerince) fazla sayıda soğuk derz yapıldığına ilişkin olarak, sözlü olarak yaptıkları ikazın
dikkatte alınmadığı bildirimde bulunulmuş, 10. 08.2022 tarihinde de işi durdurmuş olduklarını, teknik incelemelerinin 5. maddesinde incelemiş oldukları, taraflar arasında ki sözleşmelerin 8. maddesinin “
YÜKLENİCİ yeni fiyat tespiti ile ilgili herhangi bir hususu öne sürerek işleri durdurama veya
bırakamaz hükmüne “ rağmen, davalının işi durdurmasının hukuki değerleme takdirinin mahkememize ait olduğunu bildirmişlerdir.
Dosyanın daha önce rapor veren bilirkişiler ... ve ... ile birlikte daha önce rapor veren SMMM bilirkişi ...'a tevdi edilerek tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişiler İnşaat Mühendisi bilirkişi .., Yapı Denetim Uzmanı İnşaat Mühendisi bilirkişi ... ve SMMM bilirkişi ... 03/08/2025 tarihli ek raporlarında özetle; tarafları İşveren olarak tanımlanan “... İNŞ LTD ŞTİ-GÜL İNŞAAT ENERJİ VE
TİCARET A.Ş. ADİ ORTAKLIĞI” ile sözleşmede yüklenici olarak tanımlanan“... PAZARLAMA TİCARET” arasında imzalanan 08.06.2022 tarihli ve
konusu “ İstanbul İli, ... İlçesi ... Ada 6 Parsel numarasında kayıtlı arsa üzerinde
yapılmakta olan ... Projesine su yalıtım işlerine ilişkin olarak, taraflar arasında
imzalanan 08/06/2022 tarihli sözleşmenin ve davalı ile davacı tarafların dosyaya sundukları belgelerin
incelenmesi sonucu tüm bilirkişi raporları birlikte değerledirildiğinde;
taraflar arasında yapılan ve Davacı tarafından mahkememize sunulan ve mahkememiz kasasında
saklı, davacı ve davalı tarafların ıslak imzalarını taşıyan sözleşme ile yine davalı tarafından
düzenlenen ve sadece davalı yetkilisinin imzaladığı tek ıslak imzalı sözleşmenin mahkememize sunulmuş ve mahkememiz kasasında saklanmakta olan sözleşmelerin heyetleri tarafından incelenmiş
olup, davacı tarafından dosyaya sunulan 2 imzalı sözleşme değerlemeler esas alınmış olup,
davalı tarafından imzalanan ve tek imzalı sözleşmenin geçerliliğinin mahkememiz takdirinde olduğunu, mahkememizin heyetlerinden talep ettiği; “davalı tarafında Ek 6 ve 7'de delil
olarak sunduğu soğuk derzlere ilişkin savunmasının teknik ve fen kurallarına uygun olup
olmadığı, sözleşmenin feshi sebebi veya işi bırakma sebebi olarak kabul edilip edilemeyeceği
hususlarında ve tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda” rapor tanzimi” doğrultusunda
yapılan incelemede, davalı tarafından EK-6 ve EK-7 de soğuk derzlere ilişkin savunmasının
teknik ve fen kurallarına uygun olduğunu, ancak davalının, 30 yıldan beri bu işi yurt içi ve yurt
dışında yapmakla müdebbir iş adamı olarak, bu savunmaları sözleşme aşamasında dile getirip
taleplerini sözleşmeye yazdırması gerektiği, bu aşamada soğuk derzin oluşacağını bildiği fakat sözleşmenin imzalanmasından sonra dile getirmesinin müdebbir işadamı niteliği ile uyuşmadığı
kanaati ile işin feshinin haklı sebebe dayanmadığı kanaatinde olduklarını, davalı tarafından İşveren tarafına mail yoluyla inceleme yapılmak üzere gönderilen, 1 nolu
hakkediş ara hakkediş niteliğinde olması, davalı ve davacılar tarafından imzalanmamış olması
sebebi ile değerlemeye alınmamış olup, mahkememizin 04/03/2025 tarihi ara kararında
“Yine tarafların kök rapora itirazlarında yer verdiği sözleşmeler yönünden alternatifli olarak
hesaplama yapılmasının istenmesine” talimatı doğrultusunda 1. Ek raporda 7.3 maddesinde
inceledikleri hakediş raporuna göre 62.901,86 TL tutarın, davalının alacaklı olduğu
konusundaki hukuki değerlemenin mahkememiz takdirinde olduğunu, davacı tarafın, davalı tarafın sözleşmeyi fesih ile işi bırakması sonucu, geri kalan işi yaptırmak
üzere, yeni taşeronlar işe başlamadan davacı tarafın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi
tarafından ... D.İş dosyasında İnş.Y. Mühendisi ... tarafından hazırlanan D.
İş raporundaki metrajları ile hesaplanan imalat miktarları ve taraflar arasındaki sözleşmedeki
birim fiyatlarla çarpımı neticesi hesaplanan toplam tutara %18 KDV eklenmesi ile hesaplanan
gerçekleşen toplam iş tutarının KDV dahil : 155.052,00 TL olarak hesaplanmış olup, bu tutardan,
tarafların mali defterlerine kayıtlı ve ihtilafsız olduğu Mali bilirkişi tarafından tespit edilen
200.600 TL KDV dahil malzeme avansından düşüldüğünde, 200.600,00 TL- 155.052,00 TL=
45.548,00 TL’nin davalının davacıya borçlu olduğunu, davacı tarafın, davalının işi terk etmesinden sonra, yeni taşeronlar ... ve ... yalıtıma
bakiye işleri yaptırmak için farklı Kauçuk esaslı çift bileşenli yalıtım malzemelerle yaptırdıkları
işin KDV Dahil 1.026.883,20 TL bedelle yaptırıldığı iddia edilen imalatın, İnterfiks firması tarafından yalıtım işinde kullanılan çimento esaslı ... yalıtım
malzemesi ile yapıldığında KDV dahil 649.236,00 TL bedelle
yaptırılabileceğini, bu durumda faklı malzeme kullanımından dolayı meydana gelen ve hesap
edilen aradaki 377.647,20 farkın talep eden davacı vekilinin talebinin, davacı tarafa ödenip
ödenmemesi konusundaki hukuki değerlemenin mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmişlerdir.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlar ve davacı adi ortaklığın davalı ile yapmış olduğu sözleşmede ve dava dışı ... firmaları ile yapmış olduğu sözleşmede yalıtım malzemesi olarak kararlaştırılan çimento esaslı çift bileşenli malzeme ile kauçuk esaslı çift bileşenli malzemeler arasındaki kalite ve maliyet farkının ayrı ayrı tespit edilerek gerekli görülür ise seçenekli hesaplama yapılarak dava dışı şirket ile yapılan sözleşmede de aynı kalitede ürünün kararlaştırılmış olması halinde davacı adi ortaklığının zararının tespitinin istenilmesine, bu hususlarda ek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişiler İnşaat Mühendisi bilirkişi ..., Yapı Denetim Uzmanı İnşaat Mühendisi bilirkişi ... ve SMMM bilirkişi ... 03/08/2025 tarihli ek raporlarında özetle; tarafları İşveren olarak tanımlanan “... LTD ŞTİ- .... İNŞAAT ENERJİ VE
TİCARET A.Ş. ADİ ORTAKLIĞI” ile sözleşmede yüklenici olarak tanımlanan“ ...
... İNŞAAT PAZARLAMA TİCARET” arasında imzalanan 08.06.2022 tarihli ve
konusu “ İstanbul İli, ... İlçesi ... Ada 6 Parsel numarasında kayıtlı arsa üzerinde
yapılmakta olan ... Projesine su yalıtım işlerine ilişkin olarak, taraflar arasında
imzalanan 08/06/2022 tarihli sözleşmenin ve davalı ile davacı tarafların dosyaya sundukları belgelerin
incelenmesi sonucu tüm bilirkişi raporları birlikte değerledirildiğinde;
taraflar arasında yapılan ve davacı tarafından mahkememize sunulan ve mahkememiz kasasında
saklı, davacı ve davalı tarafların ıslak imzalarını taşıyan sözleşme ile yine davalı tarafından
düzenlenen ve sadece davalı yetkilisinin imzaladığı tek ıslak imzalı sözleşmenin mahkememize sunulmuş ve mahkememiz kasasında saklanmakta olan sözleşmelerin heyetleri tarafından incelenmiş
olup, davacı tarafından dosyaya sunulan 2 imzalı sözleşme değerlemeler esas alınmış olup,
davalı tarafından imzalanan ve tek imzalı sözleşmenin geçerliliğinin mahkememiz takdirinde olduğunu, mahkememizin heyetlerinden talep ettiği; “davalı tarafında Ek 6 ve 7'de delil
olarak sunduğu soğuk derzlere ilişkin savunmasının teknik ve fen kurallarına uygun olup olmad
ığı, sözleşmenin feshi sebebi veya işi bırakma sebebi olarak kabul edilip edilemeyeceği hususlar
ında ve tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda” rapor tanzimi” doğrultusunda yapılan
incelemede, davalı tarafından EK-6 ve EK-7 de soğuk derzlere ilişkin savunmasının teknik ve
fen kurallarına uygun olduğunu, ancak davalının, 30 yıldan beri bu işi yurt içi ve yurt dışında
yapmakla müdebbir iş adamı olarak, bu savunmaları sözleşme aşamasında dile getirip taleplerini
sözleşmeye yazdırması gerektiğini, bu aşamada soğuk derzin oluşacağını bildiği fakat sözleşmenin
imzalanmasından sonra dile getirmesinin müdebbir işadamı niteliği ile uyuşmadığı kanaati ile
işin feshinin haklı sebebe dayanmadığı kanaatinde olduklarını, davalı tarafından İşveren tarafına mail yoluyla inceleme yapılmak üzere gönderilen, 1 nolu
hakkedişin ara hakkediş niteliğinde olması, davalı ve davacılar tarafından imzalanmamış olması
sebebi ile değerlemeye alınmamış olup, mahkememizin 04/03/2025 tarihi ara kararında
“Yine tarafların kök rapora itirazlarında yer verdiği sözleşmeler yönünden alternatifli olarak
hesaplama yapılmasının istenmesine” talimatı doğrultusunda 1. Ek raporda 7.3 maddesinde
inceledikleri hakediş raporuna göre 62.901,86 TL tutarın, davalının alacaklı olduğu
konusundaki hukuki değerlemenin mahkememiz takdirinde olduğunu, mahkememizin kabulü halinde davalın 62,901,86 TL alacaklı olacağının hesaplanmış olduğunu,
davacı tarafın, davalı tarafın sözleşmeyi fesih ile işi bırakması sonucu, geri kalan işi yaptırmak
üzere, yeni taşeronlar işe başlamadan davacı tarafın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi
tarafından ... D.İş dosyasında İnş.Y. Mühendisi ... tarafından hazırlanan D.
İş raporundaki metrajları ile hesaplanan imalat miktarları ve taraflar arasındaki sözleşmedeki
birim fiyatlarla çarpımı neticesi hesplanan toplam tutara %18 KDV eklenmesi ile hesaplanan
gerçekleşen toplam iş tutarının KDV dahil : 155.052,00 TL olarak hesaplanmış olup, bu tutardan,
tarafların mali defterlerine kayıtlı ve ihtilafsız olduğu Mali bilirkişi tarafından tespit edilen
200.600 TL KDV dahil malzeme avansından düşüldüğünde, 200.600,00 TL- 155.052,00 TL= 45.548,00 TL davalının davacıya borçlu olduğunu, davacı tarafın, davalının işi terk etmesinden sonra, yeni taşeronlar ... ve ... yalıtıma
bakiye işleri yaptırmak için farklı Kauçuk esaslı çift bileşenli yalıtım malzemelerle yaptırdıkları
işin KDV Dahil 1.026.883,20 TL bedelle yaptırıldığı iddia edilen imalatın, İnterfiks firması tarafından yalıtım işinde kullanılan çimento esaslı ... yalıtım
malzemesi ile yapıldığında KDV dahil 649.236,00 TL bedelle
yaptırılabileceğini, bu durumda farklı malzeme kullanımından dolayı meydana gelen ve hesap
edilen aradaki 377.647,20 farkın talep eden davacı vekilinin talebinin, davacı tarafa ödenip
ödenmemesi konusundaki hukuki değerlemenin mahkememiz takdirinde olduğunu bildirmişlerdir.
Davacılar vekili 05/08/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 04.08.2024 e-tebliğ tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilinin sonraki sözleşmelerden doğan maddi zararının 377.647,20-TL olarak hesap edilmiş olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle davaya konu kalemlerin belirli hale geldiğine kanaat getirildiğinden işbu ıslah talepli dilekçeyi tanzim etme zorunluluğu hasıl olduğunu, dosyaya sunulu beyanları ve bilirkişi raporları ile davanın haklılılığı açıkça ispat olunmakla, davanın kabulüne karar verilmesini talep ediyor olduklarını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile söz konusu uyuşmazlıkta davalıların hukuka aykırı bir şekilde taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiğinin ve müvekkili firmaları zarara uğrattığının, zarar gideriminde davalıların sorumluluğunun bulunduğunun açıkça tespit edilmiş olduğunu, hal böyleyken, toplam tazminat taleplerinin 423.195,20-TL olarak ıslah edilmiş olduğunu, alacak kalemlerinin geriye dönük olarak dava tarihi olan 04.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ediyor olduklarını beyanla; HMK 176. maddesi uyarınca ıslah taleplerinin kabulüne, ıslah edilen asıl alacak miktarı olan 423.195,20-TL'nin geriye dönük olarak dava tarihi olan 04.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı müvekkillerine verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı adi ortaklığın talebi, davalılar ile imzalanan temel atma su yalıtımı ve otopark dış perdelerinin su yalıtımı işinin davalı tarafça haksız feshi nedeni ile yapılan işin karşılığı olarak fazla yapılan ödemenin ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davacının başka şirketlerle imzalamak durumunda kaldığı anlaşmalar uyarınca oluşan zararının tazmini istemine ilişkindir. Davalı taraf ise, feshin haklı sebebe dayandığı, taraflar arasında kurulmuş geçerli bir sözleşme bulunmadığı savunmasında bulunmuştur. Taraf vekillerine ayrı ayrı ellerinde bulunan sözleşme asıllarını ibraz etmek üzere süre verilmiş olup ibraz olunan sözleşmelerin ayrı ayrı incelenmesinde davacı tarafın ibraz etmiş olduğu sözleşmede her iki taraf yetkisinin de ıslak imzası bulunduğu, davalı tarafın ibraz etmiş olduğu sözleşmede ise yalnızca davalı taraf yetkisinin imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre her iki tarafın imzasının taşıyan sözleşme uyarınca yapılan hesaplamalar hükme esas alınmıştır. Devam eden yargılama aşamasında alınan 30.09.2024 tarihli rapor bilirkişi heyetinde yer alan bilirkişinin raporun görüşlerini yansıtmadığına ilişkin beyanı uyarınca hükme esas alınmamış ve başka bir bilirkişi heyeti tayin olunmuştur. Davalı taraf feshin haklı sebebe dayandığı, cevap dilekçesinde beyan ettiği ve Ek 6 ve 7'de delil olarak sunduğu soğuk derzlere ilişkin savunması yönünden yapılan incelemede davalı tarafından EK-6 ve EK-7 de soğuk derzlere ilişkin savunmasının
teknik ve fen kurallarına uygun ise de, davalının, 30 yıldan beri bu işi yurt içi ve yurt
dışında yapmakla müdebbir iş adamı olarak, bu savunmaları sözleşme aşamasında dile getirip
taleplerini sözleşmeye yazdırması gerektiği, bu aşamada soğuk derzin oluşacağını bildiği fakat
sözleşmenin imzalanmasından sonra dile getirmesinin müdebbir işadamı niteliği ile uyuşmadığı, belirtilen bu hususlar haricinde feshin haklı sebebe dayandığına ilişkin başkaca delil sunulamadığından işin feshinin haklı sebebe dayanmadığı kanaatine varılmış ve davacının tazminat ve fazla yapılan ödeme talebi yönünden inceleme yapılması gerekmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 33.3 maddesinde yer alan "yüklenicinin yarım bıraktığı iş, başka yüklenicilere yaptırıldığında arada oluşacak fark yükleniciden alınacak ve kesilecektir." cezai şart ile 33.4. maddede yer alan "yukarıdaki fesih hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde işveren işin tamamlanması adına yeni bir firma ile anlaşacağından yüklenici ile ilk sözleşme tarihindeki fiyat ile yeni bir firma ile imzalanacak sözleşme arasında fiyat farkı oluşması halinde işveren'in zararı herhangi bir ihtara veya merasime gerek kalmaksızın ivedilikle yüklenici tarafından işveren'e ödenir." hükümleri uyarınca davacının işin yapılması hususunda başka firmalar ile yapmış olduğu anlaşma nedeni ile doğan zararını davalı taraftan talep edebileceği kanaati hasıl olmuştur. Buna göre dosyaya sunuşan bilgi ve belgeler ve bilirkişi heyeti raporlarında tespit ediliği üzere davacı tarafın, davalının işi terk etmesinden sonra, yeni taşeronlar ... ve ... yalıtıma
bakiye işleri yaptırmak için farklı Kauçuk esaslı çift bileşenli yalıtım malzemelerle yaptırdıkları
işin Kdv Dahil 1.026.883,20 TL bedelle yaptırıldığı iddia edilen imalatın, ... firması tarafından yalıtım işinde kullanılan çimento esaslı ... yalıtım
malzemesi ile yapıldığında Kdv dahil 649.236,00 TL bedelle
yaptırılabileceğini, bu durumda faklı malzeme kullanımından dolayı meydana gelen ve hesap
edilen aradaki 377.647,20 TL fark oluşacağı hesaplanmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında ve dava açılmadan önce alınan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi
tarafından ... D.İş sayılı tespit raporunda yapılan hesaplamalar uyarınca hesaplanan imalat miktarları ve taraflar arasındaki sözleşmedeki
birim fiyatlarla çarpımı neticesi toplam tutara %18 Kdv eklenmesi ile hesaplanan
gerçekleşen toplam iş tutarının Kdv dahil : 155.052,00 TL olarak hesaplandığı ve bu tutardan,
tarafların mali defterlerine kayıtlı ve ihtilafsız olduğu Mali bilirkişi tarafından tespit edilen
200.600 TL Kdv dahil malzeme avansından düşüldüğünde, 200.600,00 TL- 155.052,00 TL=
45.548,00 TL’nin davalının davacıya borçlu olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu açıklamalar, bilirkişi raporlarında yer alan tespitler ve davacı vekilinini bu yöndeki ıslah dilekçesi uyarınca açılan davanın kabulü ile ıslaha bağlı olarak 377.647,20 TL davacı tarafın zararı ve 48.548,00 TL fazla yapılan ödeme miktarı olmak üzere toplam 423.195,20 TL'nin davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Islaha bağlı olarak 377.647,20 TL davacı tarafın zararı ve 48.548,00 TL fazla yapılan ödeme miktarı olmak üzere toplam 423.195,20 TL'nin davalı taraftan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 28.908,46 TL harçtan peşin alınan 794,93 TL peşin harç ile 7.227,12 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.022,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.886,41 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.222,53 TL, ıslah harcı 7.227,12 TL, keşif harcı 3.030,30 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 26.888,20 TL olmak üzere toplam 38.368,15 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin davalılar üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 67.711,23-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/12/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸