T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/801 Esas
KARAR NO: 2024/1080
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 22/12/2021
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında gayrimenkul satışına ilişkin sözleşme ve Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesine Ek Protokol imzalandığını, bu sözleşmeler ile .... Projesinde davaya konu 110 m2 3+1 veya 2+1 dairenin müvekkiline satılmış olduğunu, kura ile müvekkiline isabet eden A Blok, 139 nolu dairenin müvekkili adına tescili ile ilgili Bakırköy .... Tüketici mahkemesinde görülen davada davanın kabulüne karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olduğunu, huzurdaki davada konu olan taşınmazın sözleşme ve eki teknik şartnameye uygun olarak anahtar teslimi için gerekli olan inşaat maliyetinin hesaplanması ve inşaatın yarım kalması nedeni ile oluşan zararın tazmininin talep edilmekte olduğu belirtmişler ve de sonuç ve istem olarak da açıklanan sebepler ile; davaya konu dairenin satış sözleşmesine uygun olarak anahtar teslimi şekilde müvekkiline teslimine, teslim sağlanmazsa davada konu olan taşınmazın sözleşme ve eki teknik şartnameye uygun olarak anahtar teslimi için gerekli olan inşaat maliyetinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının tüketici sıfatına haiz olmamasından ve dava konusunun tüketici işlemi olmamasından ötürü ve ayrıca iflas tarihinden sonra açılan ve kayıt kabul davası niteliğinde olan işbu davanın görevsizlikle usulden reddine, Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili olduğundan mahkemenizin yetkisizliğine, belirsiz alacak davası olarak açılamayacak davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, dava dilekçesinde dava değeri gösterilmediğinden dilekçenin reddini, sözleşmenin geçersiz oluşu, sözleşme geçerli sayılsa dahi zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçmiş olması, davacının temerrüde düşmüş olması, yenilik doğuran hakların kullanılmakla tükenmesi ve bu durumdan geri dönülememesi ve değindiğimiz diğer nedenlerle davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememize açılan işbu davaya konu dairenin satış sözleşmesine istinaden anahtar teslimi, teslim olmadığı takdirde dava ayıplı ifa iddiasına dayanan tazminat istemine ilişkindir.
Dosya, Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı ile mahkememizin yukarıda belirtilen esas sayılı sırasına kayıt olmuştur.
Asli talebin reddine karar verilmiş ise fer'i talep incelenmeli ancak asıl talebin neden kabul edilmeyip reddedildiğinin de gerekçeleri gösterilmelidir. Hem asli talep hem de fer'i talep reddedilmiş ise her ikisi yönünden de gerekçesi gösterilmelidir. Asli talebin kabul edilmesi hâlinde ise fer'i talebin incelenmesine geçilmemelidir.
HMK 'nun "Terditli dava" başlıklı 111. Maddesinde: " (1) Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik ferilik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. (2) Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer'i talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Terditli davada terdit ilişkisinden bahsedebilmek için aynı yargılama içerisinde ileri sürülmüş olan taleplerden ilk talebin mahkemece ret veya kabul edilmesine bağlı olarak diğer talebin incelenmesi gündeme gelecektir. HMK'da terditli davada ileri sürülen asli ve feri talep (ya da talepler) bakımından ortak görevli bir mahkemenin bulunmasının gerekli olduğuna ilişkin bir düzenleme mevcut değildir." Terditli davalarda 6100 Sayılı HMK 111. md. davacı aynı davalıya karşı aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan birden fazla talebini aralarında aslilik ve fer'ilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Terditli davalardaki taleplerden biri asıl taleptir; ikincisi fer'i taleptir. Davacı, ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesini ister, yardımcı talebini ise asıl talebin reddedilmesi ihtimali için yapar. Mahkeme de, davacının asıl talebinin esastan reddine karar vermedikçe, feri talebi inceleyemez ve karara bağlayamaz. Terditli davalarda görev hususu asıl talebe göre belirlenmelidir. Davacının asıl talebi davaya konu dairenin satış sözleşmesine uygun olarak anahtar teslimi talepli dava olup, asıl talep hakkında bir karar verilmeden fer'i talebin incelenmesi mümkün değildir. (Yargıtay 20 HD. 2015/9244 E. 2015/11444 K , Yargıtay 14 HD: 2017/5155 E. 2018/5102 K. )
Davacı vekilinin 13/05/2024 tarihli dilekçesinde; "Taraflar arasındaki sözleşmenin taşınmazın anahtar teslim imal edilmesine (eser sözleşmesine) ilişkin edimlerinin ifasından vazgeçerek (satış sözleşmesi ayakta tutulmaktadır ve taşınmazın mülkiyeti korunmaktadır) bu edimlere ilişkin ifa yararının, dava konusu taşınmazın taraflar arasındaki sözleşme ve ekindeki teknik şartnameye uygun olarak anahtar teslim yapımı için gerekli olan inşaat maliyeti olan 188.722,71 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talep artırım dilekçesi niteliğindedir. Talep içeriğinden anlaşıldığı gibi; davacının asıl talebi sözleşmenin aynen ifası olup tapu iptal ve tescil niteliğindedir ve davacı bu talebinden açıkça feragat etmemiştir. İmale ilişkin edimlerin ifasından vazgeçme talebi bakımından ise, bu talep davanın geri alınması olarak nitelendirilse bile, davanın geri alınması başlıklı HMK madde 123 hükmüne göre, davalının açık rızası ile davanın geri alınabileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamında davacının vazgeçme talebine ilişkin davalının açık muvaffakatti de bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı asıl talebi bakımından feragat etse yahut geri alma talebi davalı tarafın muvaffakati olsa dahi yukarıda bahsi geçen Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği gibi, Terditli davalarda görev hususu asıl talebe göre belirlenmelidir. Davacının asıl talebi tapu iptal tescil talebi olup asıl talep hakkında karar verilmeden fer'i talebin incelenmesi mümkün değildir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Davacının talebi gayrimenkul satış sözleşmesi ile satın aldığını iddia ettiği bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline ilişkin olduğundan davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 7.Hukuk Dairesi, 12/11/2020 tarih, 2020/1886 Esas, 2020/1689 Karar, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, 3.Hukuk Dairesi, 2020/1317 Esas, 2020/830 Karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2019/1010 Esas, 2019/1164 Karar Sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2020/275 Esas, 2020/302 Karar Sayılı ilamları)
Ancak mahkememize görevsizlikle gelen Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında asıl talep hakkında karar verilmeksizin fer'i talep bakımından görevsizlik kararı verilmiş olup Yargıtay ve İstinaf kararlarıda dikkate alındığında asıl talep bakımından görev hususu değerlendirildiğinde davacının asıl talebinin tapu iptal tescil olmasından kaynaklı olduğu davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememiz görevli olmadığından davanın HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,
2-Davaya bakmaya Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğuna,
3-Mahkememizce verilen görevsizlik kararı karşı görevsizlik mahiyetinde olup, verilen kararın davacı vekilince yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, masrafların davacı yanca karşılanmasına,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır