T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/88 Esas
KARAR NO : 2025/444
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 30/01/2024
KARAR TARİHİ : 09/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Sigorta A.Ş. Tarafından .... numaralı Genişletilmiş Maksimum Kasko Sigorta Poliçesi ile 10/05/2022-2023 tarihleri arasında ... plaka sayılı araç sigortaladığını, 05.02.2023 tarihinde sigortalı .... plakalı araç otoparkta park halindeyken, ... Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'ye ait ... Hastanesi'nin soğutma sistemlerini çevreleyen metal paneller sigortalı aracın üzerine düştüğünü ve sigortalının işbu kazayı tarafımıza ihbar etmesi neticesinde dosyanın bağımsız ve tarafsız bir ekspere yönlendirildiğini ve ekli eksper raporu neticesinde araç perte çıkarıldığını, müvekkili şirketi sigortalı araç maliki ....'e 23.02.2023 tarihinde poliçe özel ve genel şartları kapsamında 127.000,00 TL ödediğini, hasara sebebiyet veren metal panellerin ve binanın maliki şirket %100 kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün ise kazanın gerçekleşmesinde bir kusuru olmadığını, iş bu hasarın, davalı şirketin maliki olduğu binada gerekli bakım ve onarımı yaptırmamış olması nedeni ile meydana gelmiş olup, davalının bina malikinin kusursuz sorumluluğu hükümleri uyarınca sorumluluğu bulunduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere rücuen tazminat alacakalrı olan 127.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 23.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaatinin olmadığını, yetki itirazlarının bulunduğunu, dava konusu talebin teminat dışı olduğunu, nitekim sigortalının dava konusu olayda uğradığı zararın tazmini için 30.03.2023 tarihinde 104.809,00-TL ödeme yapıldığını, fırtına sonucu oluşan 3. Şahıs araç hasarları 3. Şahıs mali mesuliyet teminatı kapsamında bulunmadığını, müvekkili şirketinin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle ve verilen teminatlarla sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere poliçenin işlerlik kazanabilmesi için bundan başka, kazanın oluş şeklinin incelenmesi ve kusurun kime ait olduğunun belirlenmesi ve bunun sonucunda kazanın meydana gelmesinde sigortalıya terettüp edecek hukuki bir sorumluluğunun tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, aleyhimize faize hükmedilmesi halinde, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek davanın esastan ve usulden reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... Sağlık Hizmetleri Ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle;davanın öncelikle zamanaşımına uğraması sebebiyle reddi gerektiğini, davalı hastanenin davacı tarafın iddia ettiği şekilde zararın oluşmasına sebebiyet verecek şekilde herhangi bir hatası, kusuru, ihmali bulunmadığı gibi, kusursuz sorumluluğuna gidilebilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu olay bakımından her ne kadar davacı tarafça davalı davalı müvekkilinin hastanenin bina sahibi olarak binanın onarım ve bakımının yapılmamasından dolayı bina sahibi olarak Borçlar Kanunu 69. Madde bağlamında kusursuz sorumluluğu bulunduğu iddia edilmekte ise de sunulan kira sözleşmesinden de anlaşıldığı üzere dava konusu olayın meydana geldiği "... Mah. .... Sok. No:7/9 Bahçelievler/İstanbul " adresinde yer alan hastane binasında davalı müvekkilinin kiracı konumunda olup Türk Medeni Kanunu anlamında malik konumunda yer almadığını, 05.02.2023 günü tüm gün olacak şekilde İstanbul Avrupa yakasında fırtına meydana geldiğini, Meteroloji İşleri Daire Başkanlığı'ndan ilgili sürece ilişkin olarak metoroloji raporuyla da bu hususun sabit olduğunu, görüldüğü üzere dava konusu olayda fırtına gibi bir durum meydana gelmiş olup bu bir doğal afet niteliğinde olduğunu, polis tutanakları ile de bu hususun sabit olduğunu, malikin sorumluluğunun varlığı kabul edilecekse iddia edilen yapımdaki eksiklik veya bakımdaki noksanlığın zarara sebebiyet vermiş olması gerektiğini, bina sahibinin sorumluluğunun tespiti için 5 şart arandığını, bunların bina ya da yapı eserinin varlığı, malik veya intifa hakkı /oturma hakkı sahibinin varlığı, yapılıştaki bozukluk veya bakımdaki eksiklik, zarar ve illiyet bağı olduğunu, TBK 69 bağlamında bina sahibinin sorumluluğundan bahsedebilmek için yapılıştaki bozukluk veya bakımındaki aksaklık ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, uygun illiyet bağı kurulduğu takdirde kanun gereği yapı malikinin kusursuz sorumlu olduğunun kabul edileceğini, ek olarak iddiaların kabulü anlamına gelmemekle birlikte davalı müvekkilinin hastane binası ve ekleri ile bunlardan doğan zararların tazmin ve sigortalanması hususu ile ilgili olarak diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 31.12.2022-31.12.2023 tarihleri arasında .... poliçe numaralı "Birleşik Ürün Sigorta Poliçesi " düzenlenmiş ve sigortalanmış bulunduğunu, sigorta poliçesindeki hükümlere ek olarak aynı poliçenin 19. Sayfasında poliçe kapsamında yer alan riskler belirtilmiş olup malikin/kiracıların komşulara karşı mesuliyeti (ek tem.) olarak yer verilip ek teminat kapsamına alındığını, tüm bu hususlardan da anlaşıldığı üzere müvekkili hastane ile diğer davalı ... Sigorta arasında düzenlenen sigorta poliçesi gereğince bina ve eklentilerinden doğan zararlar bakımından sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davacının iddialarının kabulü anlamına gelmemekle birlikte; söz konusu zarardan müvekkilin sorumlu bulunulduğu varsayımında dahi müvekkili şirketin söz konusu zarar bakımından diğer davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalanmış bulunduğundan oluşan zarardan ... Sigorta A.Ş. Tarafından karşılanması gerektiğini, davacının talep ettiği tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet yokluğu dolayısıyla reddini, Mahkemeniz aksi görüşte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı şirketin genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sigortacısı olduğu .... plakalı aracın davalı şirketin maliki ve bileşik ürün sigorta poliçesi kapsamında sigortacısı olduğu binadan düşen paneller nedeniyle zarar gördüğüm ve bu zarar nedeniyle dava dışı sigortalıya pert-total bedeli ödendiği ve iş bu kazada davalı bina malikinin kusurlu olduğu iddiası ile rücuen tazminat istemine ilişkindir.
-Mahkememizce hasar dosyası, tapu kayıtları, servis kayıtları, icra dosyası ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davacının Kasko Poliçesi kapsamında sigortaladığı araçta meydana gelen hasar nedeniyle dava dışı 3. Kişilere ödediği bedel yönünden davalı tarafın bileşik ürün sigorta poliçesi ve haksız fiil kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
-Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
-Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.
-01.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı 4.3. maddesi; "Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dahilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta şirketi ilgiliye karşı sahip olduğu rücu hakkını ilgili risk için sigorta teminatının bulunmadığı durumda kullanabilir. Sigorta ettiren ve sigortalı, sigortacının açabileceği davaya veya takibe yararlı ve elde edilmesi mümkün belge ve bilgileri vermeye zorunludur. " düzenlemesini içermektedir.
-Mahkememiz dosyası dosyada mevcut bilgi ve belgeler, hasar dosyası, tapu kayıtları, taşınmaza ilişkin plan ve projler ile davacı sigorta şirketinin ödemesine dayanak olan faturalar nazara alınarak dava konusu kazada tarafların ve dava dışı sigortalı ile bina malikinin kusur durumunun ve/veya ihmallerinin ayrı ayrı tespiti, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin, olayın-hasarın oluş şekliyle dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi ve varsa fazladan ödenen bedelin tespiti amacıyla 1 adli trafik, bir inşaat mühendisi, bir makine mühendisi ve bir sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen 12/09/2024 tarihli raporda özetle; ... plakalı dava dışı otomobil sürücüsü ....’in dava konusu maddi hasar ile neticelenen olayda kusursuz olduğu; dosya muhteviyatı ekspertiz raporu üzerinden yapılan değerlendirmede, .... plaka sayılı Araç, tavan sacı, kaput, ön çamurluklar, ön cam, sol ön ve arka kapılar parçalarından ağır hasarlı olduğu, hasar tarihi yedek parça ve işçilik fiyatlarına göre 129.112,34 TL hasar miktarı bulunmakta olup aracın onarım için sökülmesi ile hasar miktarının artmasının mümkün olduğu, bu sebeple tam hasarlı (....) olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu; davacı ile dava dışı Sigortalısı arasında düzenlenen, dava dışı Sigortalının ... plaka sayılı araç için .... numaralı Kasko Sigorta poliçesi düzenlendiği ve huzurdaki dava konusu hadise ile oluşan hasarın teminatta olduğu, 38.448,00 TL tazminata konu hasar miktarı olduğu; soğutma sistemleri binanın bir eklentisi ve uzantısı konumunda olduğu, ancak binanın bütünlüğü açısından değerlendirildiğinde gerek projelendirmede ve gerekse statik hesapların yapılmasında ana taşınmaz binadan ayrı ve bağımsız çalışan bir yapı olduğu, genelde binanın uygun bir mahalline platformlar oluşturularak soğutma sistemleri konulduğu, oluşturulacak platformun da ana taşınmaz gibi son yönetmeliklere göre bir projesinin olması, ilgili merciden ruhsat alması kar, rüzgar, deprem gibi statik hesaplarının yapılması gerektiği, dosya kapsamında söz konusu soğutma sistemlerinin olduğu taşınmaza ait herhangi bir projeye ve hesaplara rastlanılmadığı, söz konusu platformun projesiz ve herhangi bir mühendislik hesabına dayanmadan yaptırıldığından dolayı rüzgardan dolayı panellerin ayrışarak zararlara neden olduğu, bu anlamda araçta meydana gelen hasarın tüm sorumluluğunun soğutma sistemlerinin bulunduğu taşınmazı yönetmeliklere göre projelendirip hesapları yapılmadan inşa edilmesinden kaynaklandığı, bundan da davalı tarafların sorumlu olduğu; davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile dava dışı ....’in mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı aracının kasko muhataraları neticesinde gerçekleşecek rizikoları temin etmek maksadıyla 10.05.2022 başlangıç 10.05.2023 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği; dava dışı ....’in mülkiyetinde bulunan ... plaka sayılı araçta 05.02.2023 tarihinde meydana gelen hasarın, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının Madde A1/b fıkralarında açıklanan şartlar kapsamında aracın üzerine soğutma sistemi ünitelerini taşıyan platformun düşmesi sonucunda gerçekleştiği, davacı ... Sigorta A.Ş.‘nin sigortacı sıfatı ile Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında düzenlediği .... numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi hükümleri gereği poliçe teminat limitleri(Rayiç Değer) ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu; 05.02.2023 tarihinde meydana gelen olay sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; .... plaka sayılı araçta gerçekleşen zararın sigortacı sıfatı ile davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi teminat ve klozları kapsamında, poliçe primlerinin ödenmiş ve poliçenin hasar tarihinden önce herhangi bir sebeple iptal edilmemiş olması kaydıyla ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından dosyada mübrez 23.02.2023 tarihli ödeme dekontu ile 127.000,00-L tutarında maddi hasar tazminat tutarını ... plaka sayılı aracın maliki dava dışı ...’e ödendiği; ... plaka sayılı araçta gerçekleşen maddi zararı davacı ... Sigorta A.Ş.‘nin dosyada mübrez ödeme dekontu ile ödemek suretiyle tazminat yükümlülüğünü yerine getirdiği, ödediği ana para tazminat miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla halefiyet hakkına sahip olduğu; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile davalı ... Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’nin işletme faaliyetleri sırasında üçüncü şahıslara verebilecekleri zararların teminat altına alınması maksadıyla 31.12.2022 başlangıç 31.12.2023 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde .... numaralı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi’ne Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet teminatı eklenerek tanzim edildiği; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi’ne Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet teminat limitinin 100.000,00-USD, olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.‘nin, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu; artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; meydana gelen zararın, davalı ... Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’nin İstanbul Bahçelievler riziko adresinde bulunan hastane binasına monte edilen soğutma sistemi ünitelerini taşıyan platformun, bulunduğu yerden kopması ve altında bulunan üçüncü şahıslara ait araçların üzerine düşmesi şeklinde meydana geldiği, olayın oluş şekli itibariyle yapılan değerlendirmede meydana gelen maddi zarardan davalı ... Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’nin sorumluluğunun bulunduğu, Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları kapsamında Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi’ne eklenen Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet teminatı hükümleri gereği mezkûr olay sonucunda mülkiyeti üçüncü şahıs konumunda bulunan dava dışı ....'e ait ... plaka sayılı araçta gerçekleşen maddi zararın, davalı ... Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’nin sorumluluğu kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş.‘nin sigortacı sıfatı ile düzenlediği .... numaralı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi’ne eklenen Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet teminatı hükümleri gereği, poliçe teminat limiti olay başına 100.000,00-USD limiti ile sınırlı olmak kaydı ile sigorta teminatı kapsamında olduğu; dava dışı ....'e ait ... plaka sayılı araçta gerçekleşen maddi zararın poliçe teminat limitini aşmadığı; poliçe şart ve klozları gereği meydana gelen hasar sebebi ile ödenecek tazminat tutarı üzerinden; koasürans, eskime aşınma ve eksik sigorta sebebi ile hasardan indirim ve kesintinin uygulanmasını sağlayan hükümlerin bulunmadığı, poliçenin 14‘ncü sayfasına derç edilen MUAFİYETLER başlıklı klozunun: “3.ŞAHIS MALİ MESULİYET MUAFİYETİ: Her bir hasarda 100 USD den az olmamak kaydıyla hasarın %10’u oranında tenzili muafiyet uygulanacaktır” şeklinde olduğu, muafiyet hükmü gereği hasar tutarı üzerinden muafiyet tenzilinin uygulanması gerektiği; heyetimizde bulunan makine mühendisi bilirkişi tarafından tespit edilen 38.448,00-TL hasar tutarı üzerinden hesaplanan %10 oranındaki muafiyetin hasar tarihindeki T.C Merkez Bankası TL/USD döviz satış kur dönüşümü üzerinden(38.448,00-TL/100x10/18.8287-TL)=204,20-USD olduğu, poliçe şatları gereği minimum 100,00-USD muafiyet tenzilinin üzerinde olduğu, poliçe kapsamında hasarın %10’u oranında muafiyet tenzilinin uygulanması suretiyle hesaplanan tazminat tutarının((38.448,00-TL-(38.448,00-TL/100x10))=34.603,20-TL tutarında olduğu, muafiyet tenzili kesintisi haricinde herhangi bir kesintinin uygulanmaması gerektiği; heyetimizde bulunan makine mühendisi bilirkişi tarafından ... plaka sayılı araçta meydana gelen maddi zararın, aracın 356.448,00-TL piyasa rayiç bedelinden, aracın hasarlı hali ile satış bedeli(sovtaj) bedelinin 318.000,00-TL tenzil edilmesi suretiyle ulaşılan 38.448,00-TL tutarında olduğunun tespit edildiği, Sayın Mahkeme tarafından gerçekleşen zararda davalı ... Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’nin ve bina maliki/maliklerinin sorumluluğunun bulunduğunun değerlendirilmesi durumunda, poliçe primlerinin ödenmiş ve poliçenin hasar tarihinden önce herhangi bir sebeple iptal edilmemiş olması kaydıyla, meydana gelen zarar üzerinden 34.603,20-TL tutarındaki kısmının Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi’ne eklenen Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet teminatı kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğunda, muafiyet tenzili olarak kesintiye uğrayan bakiye(38.448,00-TL/100x10))=3.844,80-TL tutarındaki kısmının kusurları nispetinde davalı ... Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’nin ve bina maliki/maliklerinin sorumluğunda bulunacağı, görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen 30/11/2024 tarihli raporda özetle; kök raporda yer verilen tespit ve görüşlerde değişiklik olmadığının bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası yeni bir inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek dosyada mevcut belediye kayıtları, hasar dosyası ve kaza tutanakları ile diğer tüm bilgi ve belgeler nazara alınarak dava konusu kazanın gerçekleşmesine sebebiyet veren panellerin binanın projesinde yer alıp almadığı, iş bu panellerin proje dışı olup olmadığı, yine ilgili panellerin yapılması nedeniyle bir proje değişikliğinin bulunup bulunmadığı hususlarının irdelenerek kusur durumunun tespit edilmesi istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 14/02/2025 tarihli raporda özetle; Bahçelievler Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından Mahkemeye gönderilen yazı ekinde yer alan dava konusu binaya ait Yapı Ruhsatı ve mimari-statik onaylı projeler hep birlikte incelendiğinde; davaya konu binanın Yapı Ruhsatının (hastane değil) Fabrika yapısı olarak verilmiş olduğu, yine mimari-statik onaylı projelerde davaya konu binanın (hastane değil) tek bağımsız bölümden oluşan İmalathane yapısı olarak belirtilmekte olduğu, dava konusu kazanın gerçekleşmesine sebebiyet veren panellerin (ve bu panellerin monte edildiği anlaşılan hastaneye ait soğutma sisteminin) binanın projesinde yer almamakta olduğu, iş bu panellerin (ve bu panellerin monte edildiği anlaşılan hastaneye ait soğutma sisteminin) onaylı proje dışı olduğu, ilgili panellerin (ve bu panellerin monte edildiği anlaşılan hastaneye ait soğutma sisteminin) yapılması nedeniyle bir proje değişikliğinin bulunmadığı tespitlerinin yapılabilmekte olduğu, davalı kiracı şirket ile dava dışı bina sahibi şirketler ında imzalanan kira sözleşmesinden, davaya konu hastane yapısının 23.06.2016 tarihinde dayak kiracı şirkete kiralanmadan evvel de hastane binası olarak kullanılmakta olduğu, davaya konu hasarın davalı kiracının bu hastane yapısını 23.06.2016 tarihinde kiraladıktan yaklaşık 6,5 yıl sonra 05.02.2023 tarihinde meydana gelmiş olduğu, hasara sebep olan panellerin monte edilmiş olduğu soğutma yapısının (yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere) binanın ruhsatına ve onaylı projesine aykırı olarak imal edilmiş ve sonradan proje değişikliği ile de ruhsata bağlanmamış olduğu, söz konusu ruhsatsız soğutma yapısının davalı kiracı hastane yapısını kiralamadan önce mi (dava dışı bina sahipleri tarafından) inşa edildiği, yoksa davalı kiracı hastane yapısını kiraladıktan sonra mı (davalı kiracı tarafından) inşa edildiği ile ilgili dosya içeriğinde bilgi/belge bulunamadığı, davalı kiracı ile dava dışı bina sahibi şirketler arasında imzalanan kira sözleşmesinin “Tarafların Hak ve Yükümlülükleri” başlıklı 5. maddesinde; “.... Kiracı, kiralananın statik yapısına zarar vermemek kaydıyla dilediği zamanda her türlü tamir, bakım ve yenileme faaliyetlerinde bulunabilecektir. Bunun için kiralayanların peşinen muvafakati vardır.” denilmekte olduğu ve de sıralanan bu bilgiler ışığında kusur durumu ile takdirin Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında .... plakalı aracın davacı tarafça sigortasının yapıldığı, işbu aracın davalının kaza anında kiracısı olduğu taşınmazdan düşen parçalar nedeniyle zarar gördüğü, yine davalı sigorta şirketinin de Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında taşınmazın sigortacısı olduğu ve dava dışı sigortalıya davacı tarafından poliçe kapsamında ödeme yapıldığı ihtilafsızdır. Davacı tarafın iş bu ödeme ile sigortalısı yönünden halef sıfatına hak kazandığı yasal mevzuat gereği sabittir.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketinin genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı, yapılan ödemenin poliçe kapsamında ve poliçe teminat tarihleri dahilinde olduğu ve alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin piyasa rayiçlerine, kazanın oluş şekline ve meydana gelen hasar ile uyumlu olmadığı, zararın meydana geliş şekli ve hasar miktarı nazara alındığında davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin 38.448,00 TL'sinin rücuya konu edilebileceği görülmektedir.
-Zarar miktarının tespiti akabinde tarafların kazada kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
-Dosyada mevcut raporlarda da yer verildiği üzere davacının sigortaladığı aracın kaza anında park halinde bulunduğu, dava dışı sigortalının aracı ikametgahı olan binanın otoparkında gerçekleştirdiği, bu nedenle sigortalı araç sürücüsü tarafından herhangi bir kural ihlali yapılmadığından dava dışı ... araç sigortalısına kusur atfedilemeyeceği sabittir.
-Bu nedenle davalı kiracı ile sigorta şirketinin sorumluluğunun bina maliki ve kiracı sıfatıyla değerlendirilmesi gerekmektedir.
-TBK. m.69'de öngörülen sorumluluğun söz konusu olması için, yapı eserinin yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden kaynaklanan bir zararın doğması gerekir. Eş söyleyiş ile meydana gelen zarar ile yapı eserinin bozukluğu veya bakım eksikliği şekildeki eylem arasında illiyet bağı olması gerekir. Yapı eseri sahibi ancak, davacının kusuru, üçüncü kişinin kusuru ve mücbir sebebin varlığı ile bu illiyet bağının kesildiğini ispatlaması halinde sorumluluktan kurtulabilecektir.
-Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk hallerinin olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutarken, TBK tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu-özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz. (G.Antalya B.Hukuku Genel Hükümler C.1.2012.İst.sh.533.535.)
-Tehlike esasına dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği yasa maddesi gereğince "…imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur." Belirtilen yasal düzenleme gereğince zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan kişi yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlı sonuçlarından sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın, olumsuz koşulu ise zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır.
-6098 sayılı TBK. madde 316 göre; kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmakla, 365. maddesine göre de, kiracı, kiralananın bakımını gereği gibi sağlamakla yükümlüdür. Kiracı da kusurundan sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/1037 Esas 2019/10285 Karar sayılı ilamı).
-Yine Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar Sayılı ilamında da yer verildiği üzere; "Söz konusu kreşi işleten ve kiracı olan davalı işbu madde kapsamında binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan malikle birlikte müteselsilen sorumludur. Bu durumda dava dışı bina maliki ile davalı kiracı kreş sahibinin sorumluluğu kanundan kaynaklanan müteselsil sorumluluk ve aralarındaki münasebet ise ihtiyari dava arkadaşlığıdır......Yine, müteselsil borçluluk niteliği itibariyle bölünebilen bir edimin birden fazla borçlusundan her birinin edimin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu bir borçluluk türü olup, borçlulardan birinin edimin tümünü ifa ederek alacaklıyı tatmin etmesi halinde, evvelce mevcut olmasa dahi ifayı gerçekleştiren borçlu ile diğer borçlular arasında bir hukuki ilişki doğacaktır. Alacaklıyı tatmin eden bir borçlu, kendisine isabet eden paydan daha fazla bir ödemede bulunduğu takdirde bu fazlalık ölçüsünde diğer borçlulara başvurabilecektir. Bu durum bir borçlunun alacaklıyı tatmin etmesi halinde diğer borçluların da alacaklı karşısında alacaklının tatmin edilmesi ölçüsünde borçtan kurtulmalarının (TBK.m.166/l) doğal bir sonucudur. Buna bağlı olarak yasa koyucu da alacaklıyı tatmin eden borçlunun kendi payından fazla ödemede bulunması durumunda bu fazlalık ölçüsünde diğer borçlulara başvurabileceğini açıkça düzenlemiştir. (TK.m.167/2). Bu şekilde belirlenen hak o borçlunun rücu hakkıdır. "
-Bu kapsamda Mahkememizce taşınmaza ilişkin proje ve kayıtlar celp edilmiş, bilirkişilerden taşınmaza ilişkin plan ve projler ile davacı sigorta şirketinin ödemesine dayanak olan faturalar nazara alınarak dava konusu kazada tarafların ve dava dışı sigortalı ile bina malikinin kusur durumunun ve/veya ihmallerinin ayrı ayrı tespiti, dava konusu kazanın gerçekleşmesine sebebiyet veren panellerin binanın projesinde yer alıp almadığı, iş bu panellerin proje dışı olup olmadığı, yine ilgili panellerin yapılması nedeniyle bir proje değişikliğinin bulunup bulunmadığı hususlarının irdelenmesi istenmiştir.
-Bilirkişiler tarafından yapılan tespitlerde de yer verildiği üzere dava konusu kazanın davalının kiracı olarak işletmesine sahip olduğu binada soğutma sistemlerinde kopan parçalardan kaynaklandığı, bu sistemlerin düzenlenirken ana taşınmazdan ayrı ve bağımsız çalışan bir yapı olmaları nedeniyle projelendirmesinin yapılması gerektiği, ilgili mercilerden ruhsat ve izinlerin alınması gerektiği, statik hesapların da buna göre yapılması gerektiği belirtilmektedir. Yine bilirkişiler tarafından tespitlerde yer verildiği üzere " davaya konu binanın Yapı Ruhsatının (hastane değil) Fabrika yapısı olarak verilmiş olduğu, yine mimari-statik onaylı projelerde davaya konu binanın (hastane değil) tek bağımsız bölümden oluşan İmalathane yapısı olarak belirtilmekte olduğu, dava konusu kazanın gerçekleşmesine sebebiyet veren panellerin (ve bu panellerin monte edildiği anlaşılan hastaneye ait soğutma sisteminin) binanın projesinde yer almamakta olduğu, iş bu panellerin (ve bu panellerin monte edildiği anlaşılan hastaneye ait soğutma sisteminin) onaylı proje dışı olduğu, ilgili panellerin (ve bu panellerin monte edildiği anlaşılan hastaneye ait soğutma sisteminin) yapılması nedeniyle bir proje değişikliğinin bulunmadığı" sabittir.
-Her ne kadar davalı tarafça kiracı sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de davalının yapı malikinden mevcut haliyle taşınmazı kiraladığı, davalının işletmesini yaptığı binanın hastane olması da nazara alındığında kiraladığı taşınmazda gereken özeni göstererek kullanma ve bakımını gereği gibi sağlamakla yükümlü olduğu ancak davalı tarafın bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, bina maliki ile kiracı arasındaki sözleşme ve bu sözleşme kapsamındaki sorumluluk oranlarının iç ilişkide geçerli olacağı, dava dışı 3. Kişileri bağlamayacağı, taşınmazı mevcut haliyle kiralayan davalının yapı maliki ile birlikte meydana gelen kazadan sorumlu olduğu ve kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Yapılan açıklamalarda da yer verildiği üzere dava dışı bina maliki ile davalının sorumlulukları müşterek ve müteselsil esaslara tabi olduğundan iç ilişkideki kusur oranları yönünden Mahkememizce ayrıca değerlendirme yapılmamıştır.
-Her ne kadar davalı tarafça kazanın meydana geldiği gün afet boyutunda rüzgar bulunduğu ve kazanın işbu nedenle mücbir sebep kapsamında olduğu, illiyet bağının kesildiği iddia edilmiş ise de yukarıda yer verildiği üzere davalı kiracı ile dava dışı bina malikinin proje dışı eklemelerde bulunduğu, bu eklentilerin kurum ve kuruluşlara bildirilerek denetimlerinin gerçekleşmediği, bu haliyle mücbir sebep hali mevcut olsa dahi illiyet bağının kesilip kesilmeyeceği hususunda proje ve kaydı bulunmayan eklentiler yönünden herhangi bir denetim ya da tespit yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.
-Davacı tarafın davasını davalı kiracı ile birlikte bileşik ürün sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketine yönelik olarak ikame ettiği, davalı sigorta şirketinin davalı kiracının kusurlu olması nedeniyle poliçe kapsamında 38.448,00 TL bedelden sorumlu olduğu, davalı kiracının ise muafiyet tenzili ile kesintiye uğrayan ve poliçe kapsamında girmeyen 3.884,80 TL bedelden sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Sabit olan 38.448,00 TL rücuen tazminat alacağının 23/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin 34.603,20 TL asıl alacak ve iş bu bedele dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile sınırlı olmak kaydıyla)
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.626,38-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.168,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 457,53- TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, (davalı sigorta şirketinin 411,78 TL ile sınırlı olmak kaydıyla)
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.168,85-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 1.951,97 TL ile sınırlı olmak kaydıyla)
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 40.000,00 TL bilirkişi ücreti, 371,00-TL- tebligat ve posta masrafı olmak üzere 40.798,60-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%30,27) göre hesap edilen 12.351,37-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı sigorta şirketinin 11.116,24 TL ile sınırlı olmak kaydıyla)
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,(davalı sigorta şirketinin 27.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla)
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.800,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%30,27) göre hesap edilen 1.150,41-TL'sinin davalılardan, 2.649,59-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, ( Bilirkişi ....'e takdir edilen toplam 8.000,00 TL bilirkişi ücreti sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişiye ödeme yapıldıktan sonra bakiye miktarın iadesi kaydıyla)
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı ... Sağlık Hizmetleri yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır