T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/89 Esas
KARAR NO : 2026/436
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/01/2024
KARAR TARİHİ : 07/05/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili .....'in, 04.05.2023 tarihinde İstoç mevkiinde davalıya ait ...... plakalı araç tarafından çarpılması sonucu trafik kazası geçirdiğini, ağır yaralandığını, kaza tespit tutanağında sürücü ......'ün kusurlu, müvekkilin kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davalının müvekkile herhangi bir bedel ödemediğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, bu nedenle dava açma zorunluluğu doğduğunu belirtmektedir. Müvekkilin kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, Gaziosmanpaşa Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, tedavi giderlerinin davalı tarafından ödenmediğini, müvekkilin ağır bir operasyon geçirdiğini ve hala koltuk değnekleri ile yürüdüğünü ifade etmektedir. Trafik kazası sonucu müvekkilde ortaya çıkan bedensel zarar, gelir ve hizmet kaybı ile işgücü kaybına ilişkin maddi zararın Adli Tıp Kurumu'ndan edinilecek geçici maluliyet durumu ve sürekli maluliyet oranına ilişkin rapor ve bilirkişi raporu neticesinde ortaya çıkacağını belirtmektedir. Davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında, davalı araç maliki ..... Meşruşat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ise tehlike sorumluluğuna dayanarak müteselsilen sorumlu olduklarını iddia etmektedir. Müvekkilin manevi zararının da davalı tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkilin uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, acı, elem ve ıstırap çektiğini belirterek manevi tazminat talebinde bulunmaktadır. Arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, delil olarak epikriz raporları, hastane kayıt ve fatura belgeleri, sigorta başvuru evrakları, arabuluculuk tutanakları, polis tutanakları sunduğunu belirtmektedir. Sonuç olarak, maddi tazminat olarak 1.000-TL, manevi tazminat olarak 100.000-TL'nin davalılardan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılarda bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmektedir.
CEVAP; Davalı ..... Sigorta A.Ş.
tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacının belirsiz alacak davası açmasında hukukî yararı olmadığını, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuran taraf sigortacılık kanunu ve trafik sigortası genel şartları gereğince usulün yükümlülüğünün olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, anayasa mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında olduğunu, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılmasını, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak trh-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, başvuranın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmişlerdir.
CEVAP; Davalı ..... Mefruşat Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararı bulunmadığının, huzurdaki davanın usulden reddinin gerektiğini, husumet itirazlarının bulunduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacı yan tam ve ağır kusurlu olduğunu, davaya konu kazada müvekkile kusur ve sorumluluk atfedilmesinin mümkün olmadığını, kusura ilişkin itirazlarının bulunduğunu, davacı yanın tam kusurlu olduğunu, davacı yanın dava konusu aracın arka tarafında telefonuyla oynarken aracı fark etmediğini ve durduğu yerde beklediğini, davacı yanın aracın arkasında durmaması gerektiğini, aracın hareketi sırasında da telefonla oynadığı için aracın arkasında durmaya devam ettiğini, davacı yan kazanın meydana gelmesinde tam ve ağır kusurlu olduğunu, davacı yanın iddia ettiği zarar ile davaya konu kazadaki sürücü eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, manevi tazminat talebi zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağından davacı yanın fahiş manevi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, davacı yanın temerrüt faizi talebi hukuka aykırı olduğunu, bu sebeplerle huzurdaki davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının, sürekli- gecici iş görmezlik zararının bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise miktarı, davacının dava konusu kaza nedeni ile manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkememizin 17/10/2024 tarihli duruşmasında tanık ..... beyanında; Ben davaya konu kazayı birebir görmedim, davacı benim müşterimdir, bu nedenle kendisini tanırım, kaza İstanbul Toptancılar Çarşısında olmuş, bir tanıdığım beni aradı, ben de kaza yerine geçtim, davacı taraf park halindeki aracın arkasında yatıyor idi, ambulans çağırmışlar, çarpan aracın arkasında yatıyordu, sanırım araç arka arka gidiyormuş, davacı Kanuni Sultan Süleyman Hastanesine ambulans ile götürüldü, biz ambulansı takip ettik, oradaki doktor davacının kalp rahatsızlığı, beynine pıhtı atma rahatsızlığı olması nedeniyle davacının kendi doktorunun görmesinin daha uygun olacağını söyledi, davacının kendi doktorunu aradık, bildiğim kadarıyla yeri ..... Hastanesiydi, oraya nakli sağlandı, orada ameliyatı oldu, ameliyattan sonra tam iyileşemedi, eskisi gibi davacı taraf yürüyememektedir, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 17/10/2024 tarihli duruşmasında tanık ...... beyanında;
Ben Bağcılar İSTOÇ'ta esnaf olarak çalışmaktayım, davacının kim olduğunu bilmem ancak bizim ordan iş yerinin önünden geçtiğini gördüm, elinde telefonla yavaş yavaş geçtiğini gördüm, sonrasında kazanın nasıl olduğunu bilmiyorum, bir ses duymam üzerine dışarıya çıkıp baktım, davacının yanına gittim, yerde yatıyordu, o sırada bana telefonla mesaja bakıyordum, arkadaşın kabahati yok, ben arabanın arkasındaydım, beni farketmedi diye bana söyledi, yerdeyken davacı taraf ...... isminde bir kişiyi çağırdı, komşular ambulans çağırmış, ambulans geldi ve Kanuni Sultan Süleyman Hastanesine götürüldü, ben de arkasından oraya gittim, o sırada yanında ismini ..... olarak bildiğim kişi de oradaydı, hastanede 1 saate kadar durdum, davacının kendi doktoru varmış ve bir takım rahatsızlıkları varmış, bu nedenle Gaziosmanpaşa da bulunan ..... Hastanesine sevkini istediler, oradaki nöbetçi doktor sevkinin yapılamayacağını ancak imza karşılığında gidebileceklerini söyledi, daha sonra ne olduğunu bilmiyorum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Adli Tıp Kurumunun 08/01/2025 tarihli Raporunda özetle;
Sürücü ....., sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, geri manevra yapmadan önce aracının aynası vasıtasıyla çevresel kontrolleri yapması ve kaplama içerisinde bulunan/yürüyen yayaya karşı tedbir alması gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeksizin geri manevra yaptığı sırada davacı yayayı fark etmeksizin hatalı bir şekilde aracının arka kısımlarıyla çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda, kusurludur. Davacı yaya ....., olay mahalli mevkiide geri manevra yaparak gelen otomobile karşı korunma tedbiri alarak yürüyüşünü yaya kaldırımı üzerinde gerçekleştirmesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin taşıt yolu içerisinde bulunduğu sırada meydana gelen olayda, kusurludur. Sonuç: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; Sürücü .....'ün %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ......'ın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
Adli Tıp Kurumunun 08/01/2025 tarihli Raporunda özetle; Mevcut tıbbi belgelere göre; .... oğlu, 17/12/1962 doğumlu ..... 'ın 04/05/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar; Kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b göre: fleksiyon kısıtlılığı; %5, abduksiyon kısıtlılığı %5, dış rotasyon kısıtlılığı %5 alt ekstremite engelliği olduğu, Alt Ekstremitedeki Uzunluk Farkı, Tablo 3.3’e göre; %15 alt ekstremite engelliliği olduğu, Balthazard formülüne ile %27,12 toplam alt ekstremite engelilik oranı olup, Tablo:3.2’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
Mahkememizce alınan 02/02/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
İnceleme ve Değerlendirme Kusur Durumu ATK Trafik İhtisas Dairesinin 08.01.2025 tarihli raporunda olayın meydana gelmesinde; ....... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ......'ün %90 oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya .......'ın 9610 oranında kusurlu olduğu belirtilmektedir. Hesaplama Yöntemi Yargıtay ....... HD .... E. .... K. 28/02/2022 T. ve Yargıtay ..... HD 14.01.2021 T. .... E. ..... K. sayılı kararı dikkate alınarak; davacının muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosu ile belirlenecek, ancak; davacının işleyecek dönemdeki maddi zararı yönünden kazançlar her yıl için %10 artırılacak ve tazminatın rapor tarihi itibarı ile peşin ödeneceği kabul edildiğinden her yıl için %10 ıskontolu yapılacak ve böylece progresif rant yöntemine göre maddi zarar hesaplanacaktır. Davacının Yaşı ve Muhtemel Bakiye Ömrü 17.12.1962 doğumlu olan davacı ........ 04.05.2023 kaza tarihi itibariyle (60) yıl (4) ay (17) günlük olup, (60) yaşında kabul edilerek, TRH-2010 Erkek yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (18) yıl ve muhtemelen (78) yaşına kadar yaşayacaktır. SGK Antakya SGM'nin 16.02.2024 tarihli müzekkere cevabında davacının 01.02.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı ve emekli olduğu belirtilmekte olup, davacının kazadan önce emekli olduğu anlaşılmaktadır. Davacının kaza tarihinde aktif çalışmaya devam ettiğine dair dosyada belge bulunmamaktadır. SED Araştırmasında da davacının emekli olduğu ve çalışmadığı belirtilmektedir. Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 29/05/2017 T., ..... E. , ..... K. sayılı kararında özetle; “....Mahkemenin hükme esas aldığı 17.02.2014 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; kaza tarihi itibariyle 47 yaşında olan davacının 60 yaşını tamamlayacağı 13 yıllık aktif çalışma dönemi için net asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı; 60 yaştan sonraki pasif dönem için ise, aktif dönemdeki kazancın % 70'i oranında kazanç elde edilebileceği varsayımına göre hesaplama yapıldığı görülmektedir. Dairemizin işgöremezlik tazminatının hesaplanmasında esas alınacak gelir konusundaki yerleşik uygulaması yukarıda ifade edilmiş olmakla birlikte; dosya kapsamından, davacının kaza tarihinden önce emekli olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, kazadan önce emekliye ayrılmış ve pasif devrede bulunan davacı için, iş göremezlik tazminatının hesaplanmasında akif- pasif dönem ayrımı yapılması gerekliliği ortadan kalkmış olup, davacının muhtemel bakiye ömür süresinin tamamı için asgarigeçim indirimi dahil edilmemiş net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir denilerek hüküm kurulmuştur. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 29/05/2017 T., ..... E. , ..... K. sayılı kararı dikkate alınarak davacının bakiye ömrünün tamamında pasif dönemde olduğunun kabulü gerekecektir. Buna göre; Pasif dönemde olan davacının (60-78) yaşları arasındaki zarar gördüğü bakiye pasif dönemi (18) yıldır. Davacının Geçici ve Sürekli İşgücü Kaybı ATK ..... İhtisas Kurulunun 04.09.2025 tarihli raporunda; Davacının tüm vücut engellilik oranının %14 olduğu geçici iş göremezlik süresinin (9) ay olduğu belirtilmektedir. Davacının İşlemiş (Bilinen) Pasif Dönemdeki Kazançları Yargıtay 49.10.17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere, maddi tazminatların, kazalı davacının kaza tarihinden itibaren günümüze ve bilinen dönem sonuna kadar gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretler dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir. Pasif dönemde olan davacının hesaba esas kazançları AGİsiz net asgari ücret olarak dikkate alınacaktır. Davacının İşleyecek (Bilinmeyen) Pasif Dönemdeki Kazançları 14.11.2026-dan itibaren işleyecek bakiye aktif devre sonuna kadar geçecek süre için Yargıtay 9.10.4117. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacaktır. İşleyecek pasif devre başındaki yıllık kazanç = 28.075,50 TL x 12 Ay - 336.906,00 TL dır. İndirim Gerektiren Hususların Değerlendirilmesi Olayın meydana gelmesinde davacı yaya %10 kusurlu ve dava dışı sürücü %90 kusurlu olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarının dava dışı sürücünün %90 kusuruna isabet eden tutarı davacı yararına maddi tazminat olarak nazara alınacaktır. SGK Antakya Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 16.02.2024 tarihli müzekkere cevabında davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı ve rücuya tabi gelir bağlanmadığı belirtilmektedir. Bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmamaktadır. Davacıya davalı tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmamaktadır. Davacının Nihai ve Gerçek Maddi Zararı Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının; = 103.534,04 TL x %90 kusur = 93.180,64 TL Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının; = 786.745,53 TL x %90 kusur = 708.070,98 TL olduğu kanaatine varılmıştır. ZMSS Poliçesi Teminat Kapsamı ..... plakalı araç 16.01.2023-16.01.2024 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketince sigortalanmıştır. Kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri sakatlık yönünden 1.200.000,00 TL dır. Tedavi gideri yönünden ise teminat limiti ayrıca 1.200.000,00 TL dır. Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 93.180,64 TL olup, 1.200.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limiti dahilindedir. Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 708.070,98 TL olup, 1.200.000,00 TL tutarındaki ZMSS sakatlık teminat limiti dahilindedir. Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “...MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren (8) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” denmektedir. Davalı sigorta şirketine dava öncesinde gerekli belgelerle birlikte ihtarın 15.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği dosyadaki teslim belgesinden görülmüştür. Bu durumda 15.05.2023 tarihinin (8) iş günü sonrası olan 29.05.2023 tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcı teşkil edeceği kanaatine varılmıştır. Sigortalı aracın poliçesinde kullanım amacının özel tomobil olduğunun belirtilmiş olması hasebiyle faiz nev'inin yasal faiz olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç: Nihai takdir ve karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere uyuşmazlık noktaları yönünden; Davacının müşterek ve müteselsilen talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 93.180,64 TL olduğu, davacının müşterek ve müteselsilen talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 708.070,98 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 29.05.2023 tarihi; dava dışı sürücü ve işleten yönünden 04.05.2023 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan 24/04/2026 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;
Tarafların İtirazlarının Değerlendirilmesi Davalı Sigorta Şirketi İtirazlarının Değerlendirilmesi Davalı sigorta şirketi vekilince sunulan itiraz dilekçesinde özetle; “Pasif dönemde bulunan ve gelir getirici bir işte çalışmayan kişiler, ev hanımları ve çalışma yaşına gelmemiş küçükler için geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından bu taleplerin reddi gerekmektedir" denilerek itiraz edilmektedir. Tarafımdan kök raporda pasif dönemde olan davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zararı hesaplanmış olmakla birlikte; Yargıtay ...... HD ..... E., ..... K., 10.02.2025 T. Uyarınca davacını geçici iş göremezlik maddi zararı talep edip edemeyeceği hususundaki takdir Sayın Mahkemeye aittir. Davalı .... Mefruşat San. ve Tic. Ltd. Şti. İtirazlarının Değerlendirilmesi Davalı vekilinin itiraz dilekçesi incelenmiş olup, itirazların soyut olduğu ve somutlaştırılmadığı görüldüğünden somut olmayan itirazların değerlendirilmesi mümkün olamamıştır. Bununla birlikte; tarafımdan kök raporda hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararına ilişkin olarak davacının emekli olduğu ve emekli olan davacını geçici iş göremezlik maddi zararının olamayacağı hususundaki itirazına ilişkin takdir sayın mahkemenindir. İnceleme ve Değerlendirme Kusur Durumu ATK Trafik İhtisas Dairesinin 08.01.2025 tarihli raporunda olayın meydana gelmesinde; ..... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ......'ün %90 oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya .....'ın %10 oranında kusurlu olduğu belirtilmektedir. Hesaplama Yöntemi Yargıtay ..... HD ..... E. ..... K. 28/02/2022 T. ve Yargıtay ..... HD 14.01.2021 T. ..... E. ..... K. sayılı kararı dikkate alınarak; davacının muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosu ile belirlenecek, ancak; davacının işleyecek dönemdeki maddi zararı yönünden kazançlar her yıl için %10 artırılacak ve tazminatın rapor tarihi itibarı ile peşin ödeneceği kabul edildiğinden her yıl için %10 iskontolu yapılacak ve böylece progresif rant yöntemine göre maddi zarar hesaplanacaktır. Davacının yaşı ve muhtemel bakiye ömrü 17.12.1962 doğumlu olan davacı .... 04.05.2023 kaza tarihi itibariyle (60) yıl (4) ay (17) günlük olup, (60) yaşında kabul edilerek, TRH-2010 Erkek yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (18) yıl ve muhtemelen (78) yaşına kadar yaşayacaktır. SGK Antakya SGM'nin 16.02.2024 tarihli müzekkere cevabında davacının 01.02.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı ve emekli olduğu belirtilmekte olup, davacının kazadan önce emekli olduğu anlaşılmaktadır. Davacının kaza tarihinde aktif çalışmaya devam ettiğine dair dosyada belge bulunmamaktadır. SED Araştırmasında da davacının emekli olduğu ve çalışmadığı belirtilmektedir. Davacının Geçici ve Sürekli İşgücü kaybı ATK ...... İhtisas Kurulunun 04.09.2025 tarihli raporunda; Davacının tüm vücut engellilik oranının %14 olduğu Geçici iş göremezlik süresinin (9) ay olduğu belirtilmektedir. Yukarıdaki emsal karar gereği davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı kanaatine varılmış ise de; takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere geçici iş göremezlik maddi zararı hesaplanacak ve takdir Sayın Mahkemeye bırakılacaktır. Davacının İşlemiş (Bilinen) Pasif Dönemdeki Kazançları Yargıtay 49.10.17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere, maddi tazminatların, kazalı davacının kaza tarihinden itibaren günümüze ve bilinen dönem sonuna kadar gerçekleşen her türlü ücret artışları ve emsal ücretler dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir. Pasif dönemde olan davacının hesaba esas kazançları AGİsiz net asgari ücret olarak dikkate alınacaktır. 04.05.2023-04.05.2026 arasındaki (3) yıllık işlemiş pasif devrede net kazançlar: Davacının İşleyecek (Bilinmeyen) Pasif Dönemdeki Kazançları 14.11.2026-dan itibaren işleyecek bakiye aktif devre sonuna kadar geçecek süre için Yargıtay 9.1017. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı ayrı 9610 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacaktır. İşleyecek pasif devre başındaki yıllık kazanç - 28.075,50'TL x 12 Ay - 336.906,00 TL dır. İndirimi Gerektiren Hususun Değerlendirilmesi Olayın meydana gelmesinde davacı yaya %10 kusurlu ve dava dışı sürücü %90 kusurlu olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarının dava dışı sürücünün %90 kusuruna isabet eden tutarı davacı yararına maddi tazminat olarak nazara alınacaktır. SGK Antakya Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 16.02.2024 tarihli müzekkere cevabında davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı ve rücuya tabi gelir bağlanmadığı belirtilmektedir. Bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmamaktadır. Davacıya davalı tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmamaktadır. Davacının Nihai ve Gerçek Maddi Zararı Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının; = 103.534,04 TL x %90 kusur = 93.180,64 TL Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının; = 786.745,53 TL x %90 kusur = 708.070,98 TL olduğu kanaatine varılmıştır. ZMSS Poliçesi Teminat Kapsamı ....... plakalı araç 16.01.2023-16.01.2024 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketince sigortalanmıştır. Kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri sakatlık yönünden 1.200.000,00 TL dır. Tedavi gideri yönünden ise teminat limiti ayrıca 1.200.000,00 TL dır. Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 93.180,64 TL olup, 1.200.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limiti dahilindedir. Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 708.070,98 TL olup, 1.200.000,00 TL tutarındaki ZMSS sakatlık teminat limiti dahilindedir. Temerrüt Tarihi ve Faiz Nev'i: Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “...MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren (8) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” denmektedir. Davalı sigorta şirketine dava öncesinde gerekli belgelerle birlikte ihtarın 15.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği dosyadaki teslim belgesinden görülmüştür. Bu durumda 15.05.2023 tarihinin (8) iş günü sonrası olan 29.05.2023 tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcı teşkil edeceği kanaatine varılmıştır. Sigortalı aracın poliçesinde kullanım amacının özel tomobil olduğunun belirtilmiş olması hasebiyle faiz nev'inin yasal faiz olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç: Nihai takdir ve karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere uyuşmazlık noktaları yönünden; Yargıtay ...... HD .... E., ..... K. , 10.02.2025 T. Sayılı emsal kararı uyarınca; davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı kanaatine varılmış ise de; Sayın Mahkemece pasif dönemde olan davacının geçici iş göremezlik maddi zararı talep edebileceğinin kabulü halinde ve o takdirde; davacının müşterek ve müteselsilen talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 93.180,64 TL olduğu, Davacının müşterek ve müteselsilen talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 708.070,98 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 29.05.2023 tarihi; dava dışı sürücü ve işleten yönünden 04.05.2023 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
Tüm Dosya Kapsamı Hep Birlikte Değerlendirilmesinde ;
Davacının maddi tazminat talebi yönünden ;
Davanın trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının, sürekli- gecici iş görmezlik zararının bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise miktarı, davacının dava konusu kaza nedeni ile manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarında olduğu davacı vekilinin16/04/2026 tarihli sunmuş olduğu beyan dilekçesinde'' davalı ..... Sigorta A.Ş. ile 04.05.2023 tarihli kaza sebebiyle doğan maddi zararların (geçici/sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi masrafları vb.) tazmini konusunda taraflar arasında sulh olunmuş ve mutabakata varılmıştır. Bu kapsamda; Davalı ..... Sigorta A.Ş. tarafından tarafımıza yapılan ödeme uyarınca, huzurdaki davada talep ettiğimiz maddi tazminat kalemlerinden (asıl alacak, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere) her iki davalı yönünden vazgeçme / feragat ediyoruz. Maddi tazminat yönünden vaki vazgeçme / feragatimiz, taraflar arasında akdedilen ibraname ve mutabakat gereği olup; davalı sigorta şirketi ile yapılan sulh uyarınca karşılıklı olarak maddi tazminata ilişkin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz de bulunmamaktadır.'' şeklinde beyanda bulunmuş olup davaya son veren taraf işlemlerinden olan davadan feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.(HMK.307/1) Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (HMK.309/1) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK.309/2)maddi tazminat talebi yönünden davacının maddi tazminat talebi yönünden açmış olduğu davanın davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Davacnın Manevi tazminat talebi yönünden ;Davacı tarafça manevi tazminat isteminde bulunulmuş olup, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranları, yaralanmanın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak,davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın 04/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... Mefruşat Sanayii Ve Ticaret Limited Şirketi'nden Tahsili İle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE;
1-Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafın maddi tazminat talebinin FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın 04/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..... MEFRUŞAT SANAYİİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50 TL karar harcından, peşin alınan 1.724,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.690,67 TL harcın davalı ..... MEFRUŞAT SANAYİİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 1.724,83 TL peşin harcın toplamı: 2.152,43 TL yargılama giderinin davalı ..... MEFRUŞAT SANAYİİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yargılama gideri talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davaya konu uyuşmazlık nedeni ile arabuluculuk faaliyetleri aşamasında suçüstünden karşılanan 3.200,00 TL yargılama giderinin manevi tazminatın kabul edilen kısmı, maddi tazminat yönünden ise davanın kabul-ret oranı nazara alındığında 3.137,00 TL miktarın davalı ...... MEFRUŞAT SANAYİİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden, 63,00 TL miktarın da davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,
8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre maddi tazminatın ret edilen kısmı üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... MEFRUŞAT SANAYİİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ne ödenmesine, davalı ..... Sigorta A.Ş tarafından talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre manevi tazminatın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ..... MEFRUŞAT SANAYİİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya ödenmesine,
10-Anayasa Mahkemesi'nin ..... Esas ..... sayılı kararı ile HMK 326/2 maddesinin manevi tazminat yönünden iptaline karar verildiğinden davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı .... Mefruşat vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/05/2026
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy