T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/892 Esas
KARAR NO: 2025/620
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/07/2020
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/08/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının davalı uçuş hizmeti veren şirket tarafından sağlanan ....... sefer sayılı uçağı ile 20/07/2018 tarihinde İstanbul-Dubai uçuşunu gerçekleştirdiği ve varış limanında bagajının teslim edilmemesi sebebi ile gerekli ihbar ve bildirimlerde bulunduğunu beyan ederek davanın kabulüne, tam ve kesin olarak belirlenebildiği anda artırılmak üzere, müvekkilinin bavulunun kaybı nedeniyle uğramış olduğu maddi 22.000 TL, manevi 78.000 TL tazminatın hak ettiği tarihten olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tazminine, müvekkilinin 50 dolarlık yapmış olduğu harcamanın yapıldığı tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm iddialarının, uluslararası düzenleme ve sair hukuki mevzuata aykırı olduğunu, iddialarının kabul edilmediğini, taşıma sözleşmesine aykırı olarak hareket etmediği gibi bir hata veya ihmali de söz konusu değildir. bu nedenle, davacının iddiaları ve bu iddiaların dayanakları tamamen gerçek dışı olup, kabulü olanaksız olduğunu beyan ederek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava; uluslararası hava yoluyla yolcu taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
-Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi’nin ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile; 'davanın kısmen kabulüne, 6.730,20.TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin reddine,'' karar verilmiştir.
-Kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 19/09/2024 tarih .... Esas ve ..... Karar sayılı ilamı ile; somut olayda; davacının talebinin İstanbul-Dubai gidiş uçuşu ile ilgili hava yoluyla yolcu taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi olduğu, davacının dava dilekçesinde gemi adamı olduğu ve dava dışı şirket ile iş sözleşmesi imzaladığı, sözleşme gereğince çalışacağı şirkete ait gemiye binmek üzere davalı şirkete ait uçak ile İstanbul'dan Dubai'ye gitmek üzere davalı şirket ile taşıma sözleşmesi akdedildiği belirtilmiş olup, davacının mesleki amaçla hareket ettiği ve tüketici sıfatına sahip olmadığı ve iş bu yargılamada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu açık olmasına ve davalı vekili tarafından da görev dava şartı eksikliği ileri sürülmesine rağmen, Mahkemece resen gözetilmesi gereken görev dava şartına ilişkin olumlu ve olumsuz herhangi bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek işin esasına girilip karar verilmesi yerinde olmamıştır. Kabule göre de; taraflar tarafından dosyaya sunulan yabancı dildeki evrakların yeminli tercüman tarafından çevrilmiş Türkçe tercümelerin dosyaya kazandırılmadığı, davalının zamanaşımı defi ve cevap dilekçesinde belirttiği savunmaları hakkında olumlu ve olumsuz karar verilmediği, davacıya dava değerinin net olarak açıklattırılmadığı, tarafların bilirkişi raporuna itirazlarının ek raporda ve gerekçeli kararda karşılanmadığı, davalı tarafından bagajın bulunduğu ve İstanbul Gümrük Müdürlüğü'nde bulunduğu savunmasına ilişkin herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, sınırlı sorumluluk ilkesinin benimsenmesi karşısında taşıma tarihinde geçerli SDR sınırı ile karar tarihindeki SDR kurunun dikkate alınması hususunun ve davacının bagaj kaybı nedeniyle gerçek zararının belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması ve talepte aşılmamak suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi, dava konusu bagaj nedeniyle davacı tarafından mahkemeye verilen emtia listesi dikkate alınarak davacının sıfatı, yurt dışına gidiş nedeni, yurt dışında kaldığı süre gibi hususlar gözönüne alınarak, davacının yanında bulunan valizin içinde nelerin olabileceği ve istenen bedelin uygun olup olmadığı ve davacının gerçek zararının tespiti için bilirkişiden rapor alınarak ve her halükarda davalının üst sınır sorumluluğunu aşmayacak şekilde karar verilmesinin düşünülmemesi ve gerçek zarar tespit edilmeden doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, tarafların tüm iddia, savunma ve itirazlarının gerekçeli kararda irdelenmemesi ve 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddelerine uygun olarak gerekçeli karar yazılmaması usul ve yasaya uygun olmamıştır. “ gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, akabinde yetkisizlik kararı ile Mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.
-Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişi ...... ile birlikte hava yolu taşımacılığı alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi edilerek sunulan tercüme evrakları ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ...... Esas, ...... karar sayılı ilamı doğrultusunda rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, ve fakat daha önce rapor veren bilirkişi ......'in vefat etmiş olması da nazara alınarak hava yolu taşımacılığı alanında uzman hesap bilirkişisi tarafından rapor düzenlenmiştir.
-Düzenlenen 31/05/2025 tarihli raporda özetle; bagajın gecikmesi (ve kaybında) davalı taşıyıcının sorumlu olduğu, varma yerinde bulunamayan bagajın içinde neler olduğu hususunda yolcunun gündelik yaşama ve mesleğine uygun saydığı içeriklerin kabul edilebilir olduğu, hak düşürücü 2 yıllık sürenin aşılmadığı ve davanın zamanında açıldığı, yolcunun yazılı bildirim şartını yerine getirdiği, ..... numaralı belgenin de dikkate alınması gerektiği, yazılı bildirimin ille de varma yerindeki ofiste yapılması zorunluluğunun da bulunmadığı, bagaj gecikmesi nedeniyle, artık kayıp hükümlerinin de uygulama alanı bulacağı, maddi zarar kalemi olarak 22.000 TL tutarının davacı lehine kabul edilebileceği, bagaj taşımacılığında mahkemenizce manevi tazminata hükmedilebileceği, ancak maddi ve manevi zarar toplamının 1131 SDR tutarının hüküm tarihi itibariyle karşılığını (şimdilik 61.601 TL) geçmeyeceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
- Somut olayda Türk Ticaret Kanunu hükümleri ile genel hükümlerden önce uluslararası sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Dava konusu ihtilaf Montreal Konvansiyonuna tabidir.
-İlgili Konvansiyonun 22/2. Maddesi uyarınca "bagaj taşımacılığında kontrol edilmiş bagajın taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda yolcu bagajın ulaşacağı yerde teslim ile ilgili özele bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe taşıcısının sınırlı sorumluluğunun 1131 SDR olduğu" sabittir.
-Davacı tarafça davacı tarafça bagaj teslimi sırasında özel bir beyanda bulunulmadığı, fazladan bir ödeme yapılmadığı sabit olup, yine davacı tarafça bagajda bulunabilecek eşyalar hakkında özel bir belge sunulmamıştır.
-Bu kapsamda davacının talep ettiği maddi tazminat tutarı 22.000,00 TL olup, bilirkişi tarafından da belirlendiği üzere işbu miktar yolcunun gündelik yaşama ve mesleğine uygun niteliktedir. Yine işbu miktarın 1131 SDR olan sınırı aşmadığı görülmektedir.
-Bu haliyle davalı tarafın davacı tarafın bagajının taşımasının sorumluluğunu üstlendiği, ilgili bagajın davacı yana teslim edilmediği sabit olup, Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca davacı tarafın işbu maddi tazminat bedelinden sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davacı tarafın dava dilekçesinde manevi tazminat talebinde bulunduğu görülmektedir.
-Gerek Montreal Konvansiyonu’nda gerekse TSHK’da gecikme durumunda uğranılan zararlardan taşıyıcının kural olarak sorumlu olduğu belirtilmiş olsa da, uğranıldığı iddia olunan zararın (hasarın) manevi zararları da kapsadığı noktasında açık bir hüküm bulunmamaktadır.
-Mevcut haliyle davalının sözleşmeye bağlı edimini gereği gibi ifa etmediği sabittir. Ancak, her sözleşmeye aykırılık tek başına manevi tazminatı gerektirmez. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için aynı zamanda TBK'nın 58. maddesinde belirtilen şartlar dahilinde kişilik haklarına yönelik bir saldırının da mevcudiyeti gerekir. Manevi zarar, kişinin duygusal dengesini bozan, yaşama sevincini, yaşama keyfini azaltan, panik, korku, dehşet, yas, öfke, iğrenme, elem, küçük düşme, utanç duyma, moralsizlik, tedirginlik, ümitsizlik, yalnızlık hissi, aşağılık hissi, hayal kırıklığı gibi olumsuz duygular, sarsıntılar veya fiziksel acılar olarak tanımlanabilir (Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Manevi Tazminat, Arzu Genç Arıdemir, İstanbul 2008, s. 184 vd.).(Yargıtay 11. HD'nin 24/09/2019 Tarih, 2018/4239 E - 2019/5756 K sayıl ilamı)
-Davacı taraf işbu seyahati iş seyahati olarak nitelendirmektedir. Davalının taşıma işini yerine getirmemesi nedeniyle yabancı ülkede iş programı olan davacının, programının dışına çıkarak kayıp işlemleriyle meşgul olduğu ve bu konuda mesai harcadığı sabittir. Bu durumda manevi zararın oluştuğunun da kabulü gerekmektedir.
-6098 sayılı TBK hükümleri uyarınca, hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
-Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve taraflar arasındaki hak ve adalet dengesi göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KABULÜ ile;
-22.000,00 TL maddi tazminatın 21/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;
-10.000,00 TL manevi tazminatın 21/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
3-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.502,82-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan toplam 2.135,35-TL harçtan mahsubuna,
4-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 683,10-TL karar ve ilam harcından davacı tarafın bakiye 632,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 50,57-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan toplam 2.135,35-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 22.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
8-Reddine karar verilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 10.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yargılama süresince sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 326,60- TL tebligat gideri ve posta masrafı olmak üzere toplam 7.754,20-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%32,00) göre hesaplanan 2.481,34-TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yargılama süresince sarf edilen bilirkişi ücretinden ibaret 1.500,00 yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%32,00) göre hesaplanan 1.020,00-TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerin karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/07/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır