T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/896 Esas
KARAR NO: 2025/617
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 01/11/2024
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/08/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ..... Otomotiv Sanayive Ticaret A.Ş. arasında ..... No.lu ve 18.06.2022 - 18.06.2023 tarihlerinde geçerli olmak üzere Nakliyat Abonman Sözleşmesi poliçesi düzenlendiğini, sigortalı firmanın sabit kıymet niteliğindeki bu ürünlerinin 3.910 kabı (Brüt: 14.299,20 kg), 28.04.2023 tarihli ekli CMR belgesi ile .... adlı gönderici firmanın Neuss / Almanya’ daki tesisinden ..... plakalı nakliye aracına yüklenerek, .... Dış Ticaret A.Ş. adlı 2. sigortalı firmanın Kütahya’ daki tesisine, ..... Transport ve Lojistik A.Ş. adlı ana nakliyeci firma sorumluluğunda sevk edildiğini, bu taşımayla ilgili ana nakliyeci firma tarafından 28.04.2023 tarih ve ...... Nolu ekli nakliye faturası düzenlendiğini, ...... plakalı nakliye aracı ile yapılan taşıma esnasında, 04.05.2023 günü saat 22.25 sıralarında, Kuzey Marmara Otoyolu .... Mah. Mevkii – Körfez / Kocaeli’ de, nakliye aracı seyir halindeyken, aracın arka lastik kısmında yangın çıktığını, çıkan yangın dorseye ve içerisindeki yüke sıçrayarak hasarlanmasına sebep olduğunu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Dilovası İtfaiye Grubu ekibi tarafından su ve köpük ile müdahale edilerek yangının söndürüldüğünü, Müvekkili şirketine yapılan hasar ihbarının akabinde bağımsız ve uzman eksper tarafından, meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı yönünden tespit yapılmış olup 18.05.2023 tarihli Eksper Raporu'nda; hasara konu emtianın; sigortalı firma tarafından 2019 yılında satın alınan, sabit kıymet olarak ürünlerin sevkiyatında kullanılan boş plastik kasa ve palet olduğu, emtia muhteviyatı, nakliye aracı dorsesi içerisinde yan yana ve üst üste dizilerek sevk edildiği, yapılan incelemede, ...... plakalı dorsenin komple yandığı, özellikle de arka tekerlerinin yoğun bir şekilde yandığının tespit edildiği, yangının, dorse arka tekerleklerinde başlayıp, dorse ve içerisindeki yüke sıçradığı görüşünde olunduğu, dorse içerisinde taşınan plastik kasaların ise tamamının yanmış ve erimiş olduğu belirlendiği, Olay yerinde çekilen fotoğrafları inceledilerinde yangının, dorsenin sağ arka lastiğinden başlayıp yayılarak, dorse ve içerisindeki yüke sıçraması sonucu oluştuğunun tespit edildiğini, söz konusu ekspertiz raporu ile, meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı yönünden tespit yapıldığını, sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan mezkur emtianın hasar bedeli 32.934,33 Euro olduğunu, eksper raporuna göre belirlenen sigorta tazminatı bedelinin müvekkili tarafından 13.06.2023 tarihinde sigortalıya ödendiğini, mezkur ödeme ile TTK.m.1472 hükümleri gereğince sigortalının haklarına halef olunduğunu beyan ederek Büyükçekmece İcra Müdürlüğü - ...... E. sayılı dosyadan başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak davalı muteriz borçlu şirketler tarafından yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere ayrı ayrı tazminat ödenmesini ve tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava yönünden müvekkili şirketlerinden ..... Lojistik'e husumet yönetilmesinin mümkün olmadığını, yangına konu emtianın, sorumluluk sigortası kapsamında sigortalanmış olup işbu davaya konu icra takibinde yer alan taleplerin ilgili sigorta şirketine değil müvekkili şirketlerine yöneltilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davaya konu yangın mücbir sebep sonucu meydana gelmiş olup bu yönüyle öngörülemez ve önlenemez nitelikte olduğundan illiyet bağı kesildiğini, ..... açısından takip öncesi temerrüt şartı gerçekleşmediğinden faiz talep edilemeyeceğini, davacı tarafından talep edilen tutarın fahiş olduğunu beyan ederek usul itirazları kapsamında huzurdaki davanın müvekkili şirketi ..... Lojistik bakımından aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddini, davacı tarafından salt haksız maddi menfaat elde etme amacıyla ikame edilen davanın reddi ile kötü niyetli davacı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, rücu talebi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, hasar dosyası celp edilerek incelenmiş, taraf delilleri toplanmıştır.
-Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 32.934,33 Euro asıl alacak, 651,51 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.585,84 Euro üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "...... nolu Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile sigortalı ...... Otomotiv San Tic A.Ş.’ne ait emtiaların, Almanya Türkiye taşımasını üstlenen takip borçlusu ..... Kombi taşımacılık firmasının sorumluluk sahasında ve fiili taşıyıcı ...... Lojistik firmasının zilyetliğinde iken oluşan zararın tazmini amacıyla sigortalıya ödenmiş olan 32.934,33 Euro'nun takip borçlularından TTK’nın 1472. maddesi hükmü uyarınca müşterek ve müteselsilen, rücuen tahsili" olduğu, davalı takip borçluları tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Davacı tarafın davalı ile dava dışı üçüncü kişi arasında imzalanan taşıma sözleşmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından Nakliyat Abonman Poliçesine dayalı olarak ödenen bedelden, davalı tarafın fiili taşıyıcı sıfatıyla sorumlu olduğunu iddia ettiği görülmektedir.
-Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; dava dışı sigortalı şirkete ait malların Almanya'dan Kütahya'ya taşınması sırasında meydana gelen yansın nedeni ile taşınan emtiaların nazar görmesi nedeni ile sigortalıya yapılan ödemeden davalıların sorumlu olup olmadığı, olayın meydana gelmesinde kusurun hangi taraftan kaynaklandığı, davalı ...... Lojistik'in pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalıların taşıma sigortasının bulunup bulunmadığı, olayın mücbir sebep sonucu meydana gelip gelmediği, meydana gelen zararın miktarı ve zarardan davalıların sorumlu olup olmadığı, davacı sigorta şirketi açısında rücu şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi hususlarında toplanmaktadır.
-TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
-Dosyada mevcut ödeme yapan davacının sigortalıdan aldığı hasar tazminat makbuzu sigortalının dava haklarını temlik alması karşısında TBK'nın 183 ve devamı maddeleri kapsamında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
-Taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına ilişkin anlaşma bulunduğu, yükü, taşımayı akdi ve fiili taşıyıcı taraf sıfatıyla gerçekleştirenlerin davalı şirket olduğu hususlarında bir tereddüt bulunmamaktadır. Gerçekten de CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesi uyarınca kural olarak mal yüklü taşıtın, Konvansiyonun 14. maddesi hükmünün uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde CMR Konvansiyonu hükümleri taşımanın tümü için uygulanacaktır. (Yargıtay 11. HD.'nin 24/12/2015 tarih ve 2014/18962 Esas-2015/13905 Karar sayılı ilamı)
-CMR Konvansiyonunun 17. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar yükte meydana gelecek hasardan sorumludur. Sözleşmenin 17/4-c maddesi uyarınca taşıyıcı hasarın, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınmasından, yüklenmesinden, istif edilmesinden veya boşaltılmasından kaynaklandığını ispat etmesi halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Bununla birlikte yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi sorumluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalajlanması itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında nezaret görevi mevcuttur. Buna göre, taşıyıcının göndereni uyarması gerekmekte olup, bu uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması gerekmektedir.
-Taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Esasen, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlamak zorundadır. Böylece, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması daha zorlaştırılmıştır. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 29/02/2016 tarih 2015/14938 esas 2016/2190 karar sayılı ilamı )
-Mahkememiz dosyası dava dışı sigortalı şirkete ait malların Almanya'dan Kütahya'ya taşınması sırasında meydana gelen yangından kaynaklı olarak taşınan emtiaların zarar görmesi nedeni ile sigortalıya yapılan ödemeden davalıların sorumlu olup olmadığı, yangının çıkış sebebi, yangın çıkışında kusurlu olan tarafların tespiti, yangının başlaması ve zararın artmasına sebebiyet verilip verilmediği, yangının söndürülme biçimi itibariyle zararın artmasına sebebiyet verilip verilmediği, olayın mücbir sebep sonucu meydana gelip gelmediği, davacının yangın nedeniyle zararının bulunup bulunmadığı, gerçek zarar miktarı ve davalılardan tahsilinin istenip istenemeyeceği, tarafların zararın artmasına ilişkin kusurlarının bulunup bulunmadığı, malların gösterilen değerlerinin piyasa rayiç değerlerine uygun olup olmadığının denetlenmesi, rayiç değerleri, hurda değerlerinin tespiti, davalı ...... Lojistik'in pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalıların taşıma sigortasının bulunup bulunmadığı, meydana gelen zararın miktarı ve zarardan davalıların sorumlu olup olmadığı, davacı sigorta şirketi açısında rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, rücu edilebilecek tutar bulunması halinde miktarının tespiti amacıyla 1 kimya mühendisi, 1 yangın, 1 taşıma, 1 sigorta ve 1 makine bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03/04/2025 tarihli raporda özetle; Yangın Uzmanlığı Yönünden:
Dosya kapsamına ve yukarıda açıklanan teknik ve somut tespitlere göre dosya konusu yangın
olayında yukarıda ifade edilen hususlardan hangisinin veya hangilerinin yangının başlamasının
ve hasarın meydana gelmesinin teknik manada temel/kök/ana başlangıç sebebi olduğunu dosya
içeriğine göre şüpheden uzak ve somut teknik deliller ile tespit etmenin mümkün olamayacağı,
bu nedenle de yangının başlamasında, oluşan maddi hasar ve zarar konusunda teknik olarak
kimin/kimlerin ne kadar sorumlu ve kusurlu olduğunu dosya içeriğine göre şüpheden uzak ve
somut şekilde tespit ve ifade etmenin de mümkün olamayacağı, ancak davacının iddiaları,
davalıların savunmaları, dosya içeriğinde ki her türlü evrak ile huzurda ki bilirkişi raporunun
işveren ve taşıyıcı arasında yapılmış özel sözleşmeler ve/veya uluslararası nakliye normları
kapsamında ki hukuki değerlendirmesi ve bununla bağlantılı olarak da hukuki manada
sorumluğun kimde veya kimlerde olduğu konularında karar verme yetkisinin sadece mahkeme uhdesinde olduğu,
Sektör Uzmanlığı Yönünden: 04.05.2023 tarihinde yaşanan yangın nedeni ile dava konusu olayda zarar gören 2019 yılı
üretimli toplam emtia bedeli hasarı miktarının 41.583,75 Euro olduğu, söz konusu emtiaların
2019 yılı üretimli olması ve kullanılmış ürünler olması nedeni ile %20 eskime bedeli
düşüldüğünde gerçekleşen zararın 41.583,75-8.316,75= 33.267,00 Euro olduğu,
Ürünlerin yangında plastik olarak erimesi ve kullanılamaz hale gelmesi nedenleri ile herhangi
bir hurda değerinin olmadığı,
Makine-araç teknik uzmanlığı:
Teknik olarak yapılan değerlendirmede, yangının çıkmasında TIR nitelikli aracın bakım
eksikliği, teknik arıza, aracın kullanımında sürücü hatası gibi sebepler ihtimallerinin çok zayıf
olacağı kanaati edinildiği,
Taşıma uzmanlığı: Davalıların CMR m.34 gereği müteselsilen sorumlu olduğu, CMR m.23 hükümlerine uygun
hesaplanan 33.267,00 EURO tazminatı CMR m.17/1 ve 3.fıkra hükümleri gözetildiğinde
tazmin etmeleri gerektiğinin değerlendirildiği, takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz
hesaplanması talep edilebileceği,
Sigortacılık Hükümleri Açısından Değerlendirme: Davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından, dava dışı ..... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. ile .....
Dış Ticaret A.Ş.’nin yurt dışından sevk edeceği emtialarda, nakliyat sürecinde meydana
gelecek rizikoları teminat altına alınması maksadıyla, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları
ile poliçe üzerinde yazılı özel şart hükümleri ve klozlar kapsamında gerçekleşecek rizikolara
karşı 18.06.2022 başlangıç 18.06.2023 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ..... numaralı Nakliyat Abonman Blok Poliçesinin tanzim edildiği; Davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ..... numaralı Nakliyat
Abonman Blok Poliçesinin, Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları ve ICC(A) klozun
kamyon taşımacılığına uygulanabilir hükümleri ile poliçede yer alan özel şartlar
kapsamında Geniş Teminat(ICC All Risk) teminatını kapsayacak şekilde düzenlendiği; Gerçekleşen zararın, davacı ..... Sigorta A.Ş.’nin sigortacı sıfatı ile dava dışı .....
Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. ile ...... Dış Ticaret A.Ş.’nin tüm dünya ülkelerinden Türkiye’ye
ve Türkiye’den tüm dünya ülkelerine(istisna ülkeler hariç olmak üzere) sevk edeceği emtialarda
gerçekleşecek hasarların teminat altına alınması maksadıyla düzenlediği .....
numaralı Nakliyat Abonman Blok Poliçesi hükümleri gereği poliçe teminatı kapsamında
olduğu; 04.05.2023 tarihinde gerçekleşen hasarın poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki
vadesi içerisinde gerçekleştiği; Davacı ..... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen ..... numaralı
Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile sigortalı plastik palet ve kasa türündeki emtianın sigorta
değerinin poliçe teminat limitleri içerisinde bulunduğu; Poliçe şart ve klozları gereği meydana gelen hasar kapsamında; heyetimizde görevli uzman
bilirkişi tarafından tespit edilen 33.267,00-EUR hasar tutarı üzerinden, muafiyet tenzilinin
uygulanması suretiyle hesaplanan tazminatın 32.934,33-EUR tutarında olduğu, ödenecek
tazminat üzerinden muafiyet tenzili kesintisi haricinde herhangi bir kesintinin
uygulanmaması gerektiği; Gerçekleşen hasar neticesinde oluşan zararın, Nakliyat Emtia Sigortası Genel Şartları ve
davacı ...... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ..... numaralı Nakliyat
Abonman Blok Poliçesi özel şart, Geniş Teminat(All Risks) kloz ve hükümleri gereği, poliçe
primlerinin ödenmiş ve poliçenin hasar tarihinden önce herhangi bir sebeple iptal edilmemiş
olması kaydıyla dava dışı ..... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. ile ..... Dış Ticaret A.Ş.’ne
ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; Dava dışı ..... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. ile ..... Dış Ticaret A.Ş.’ne ait emtiada
gerçekleşen, 32.934,33-EUR tutarındaki maddi zararın, davacı ...... Sigorta A.Ş. tarafından
dosyada mübrez 13.06.2023 tarihli dekont ile ödendiği; Davacı ...... Sigorta A.Ş.’nin, sevkiyat aşamalarında zarar gören emtianın maliki dava
dışı ..... Dış Ticaret A.Ş.‘ne 13.06.2023 tarihinde 32.934,33-EUR tutarındaki tazminatı
ödemek suretiyle, tazminat yükümlülüğünü yerine getirdiği ve halefiyet hakkına sahip olduğu; Nakliyat aşamalarında meydana gelen zarar tutarının, hesaplanan ÖZEL ÇEKME
HAKKINI(SDR) karşılayan, sınırlı sorumluluk üst limitinin altında olduğu; Davacı ...... Sigorta A.Ş.‘nin halefiyet hakkına dayanarak, zararın gerçekleşmesinde
sorumluluğu bulunan akdi taşıyıcı davalı ..... Lojistik Hizmetleri A.Ş.‘ne ve fiili taşıyıcı
davalı ..... Transport ve Lojistik A.Ş.‘ne karşı, ödediği 32.934,33-EUR ana para
tazminat tutarını rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşeceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bu doğrultuda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı ile dava dışı sigortalı arasında Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunduğu, sigorta kapsamında davalıların taşıma senedi üzerindeki bilgiler nazara alındığında akdi ve fiili sıfatıyla taşıma sorumluluğunu üstlendiği, davacının dava dışı sigortalısının Almanya'da Türkiye'ye taşınan ürünlerin taşınması amacıyla anlaştığı, emtianın taşımanın yurt içi ayağında Körfez- Kocaeli civarında seyir halinde iken araçta çıkan yangında zarar gördüğünün tespit edildiği görülmektedir.
-Yine bu hasar kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından 32.934,33 Euro ödeme yapıldığı, davacı sigortacının bu ödeme kapsamında sigortalının haklarına halef olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenen bedelin mevcut poliçeye, olayın oluş şekline ve meydana gelen hasara uygun olduğu alınan bilirkişi raporuyla sabittir. Buna göre davacı sigorta şirketinin halefiyet hakkına dayanarak 32.934,33 Euro yönünden rücu isteminin yerinde olduğu görülmektedir.
-Buna göre davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle rücuen tazmin hakkına sahip olduğu, söz konusu zararın davalı şirketin taşıması sırasında meydana geldiği sabit olan hasar nedeniyle hasardan akdi ve fiili taşıyıcı sıfatıyla davalı tarafın sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Her ne kadar davalılarca dava konusu yangına kendilerinin sebep olunmadığı yönünden iddialarda bulunulmuş ise de bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemelerde mevcut verilere göre yangının çıkış sebebinin belirlenmesinin mümkün olmadığının, yine yangına araçtaki bakım eksikliği- teknik arıza-sürücü hatası vb sebeplerle yangının meydana gelmesinin çok zayıf ihtimal olacağının değerlendirildiği görülmektedir.
-Yukarıda yer verilen ve istikrar kazanmış içtihatlarda da belirtildiği üzere taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlamak zorundadır.
-Somut olayda davalı taşıyıcılar tarafından yangının çıkış sebebine ilişkin somut bir veri ortaya konulmadığı gibi, davalıların taşıma sırasında meydana gelen yangında kusursuz olduklarına ilişkin bir bilgi ya da belge de dosyaya ibraz edilmemiştir. Yargı kararlarında da belirtildiği üzere taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasının şartları zorlaştırılmış, taşıyıcıya bu konuda ağır bir külfet yüklenmiştir. Somut olayda davalılarca bu yönde herhangi bir ispat aracına başvurulmamıştır.
-Buna göre davalı tarafın uhdesinde iken taşımaya konu emtianın zarar gördüğü, bu hususta aksi bir çekincenin davalı tarafça belirtilmediği, ilgili ürünler henüz dava dışı sigortalıya teslim edilmediğinden davalıların sorumluluğunun devam ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Bu kapsamda davacı tarafın dava ve takibi ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte 33.585,84 Euro üzerinden ikame ettiği, yine bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere ürünlerin yangında erimesi nedeniyle hurda değerinin olmadığı, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin meydana gelen zarara ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu, eskime bedeli de nazara alındığında davacı tarafından yapılan ödemenin yerinde olduğu, davalıların akdi ve fiili taşıyıcı sıfatıyla rücuen tazminat bedelinden sorumlu oldukları anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
-İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
-Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
-Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
-Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçluları tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
- Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 84.892,38-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 16.330,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 68.562,33- TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 16.330,05-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 427,60-TL başvurma harcı, 40.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 626,50 tebligat ve posta masrafı olmak üzere 41.054,10-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 185.985,26- TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, (Bilirkişi .....'a ve .....'e takdir edilen toplam 16.000,00 TL bilirkişi ücreti sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişilere ödeme yapıldıktan sonra bakiye kalan miktarın iadesi kaydıyla)
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/07/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır