T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/905 Esas
KARAR NO: 2025/166
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ: 05/11/2024
KARAR TARİHİ: 21/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...bankası A.Ş.nin .. şubesi'ne ait, keşidecisi ... olan, ... seri numaralı, 21/10/2024 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çek yaptıkları satış sözleşmesi gereği ettiğini, çek rızası dışından elinden çıktığından Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas numaralı dosyasından başvuru yapılmış ve ödemeden men yasağı kararı alınmış olduğunu, çekin istirdatını talep ettiklerini, müvekkilinin çeki herhangi ticari veya şahsi alacak için kullanmamış olduğunu, çeklerin ele geçirilen kişilerce kötü niyetli olan cirolanmış ve kullanılmış olduğunu, çekler üzerindeki cirantalar ve aralarındaki ticari faaliyetler incelendiği taktirde, müvekkilinin sonraki cirantalarla herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını ve borç-alacak temelli bir işlemin de bulunmadığının görüleceğini, temel borç ilişkisi doğmamış olan ve kötü niyetli olan iktisap edilen çeklerin iade edilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile dava konusu çeklerin iadesini, aksi durumda iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve deva ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının davayı açmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu çekteki ciro zincirinin eksiksiz olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, davanın esastan ve usulden reddini talep ettiğini iddia ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, ...bankası A.Ş.nin ... şubesi'ne ait, keşidecisi ... olan, ... seri numaralı, 21/10/2024 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafın iradesi dışında elinden çıktığı, davalı ile aralarında ticari ilişki olmadığı ve davalı tarafın kötü niyetli olduğu iddiası ile istirdatı istemine ilişkindir.
-Davacı vekilinin 16/02/2025 havale tarihli dilekçesinde; davadan feragat ettiklerini bildirdiği görülmüştür.
-Davalı tarafın 21/02/2025 tarihli duruşmada yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirdiği görülmüştür.
-Davacı vekilinin dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
-6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 307. maddesinin ; "1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir" hükmü gereğince davadan feragat, davacının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçtiği yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamasıdır.
-6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 309. maddesinde; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan feragat beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır (Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 321 vd.)" hükmüne yer verilmiştir.
-6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 312. maddesinin; "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. 2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davadan feragat eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.
-Harçlar Kanununun 22. Maddesine göre; Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
-6100 sayılı HMK' nın 311/1. fıkrası gereği feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması ve 6100 sayılı HMK' nın 309/2. maddesi gereği hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması sebebiyle davanın feragat ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasından feragat ettiği anlaşıldığından HMK 307 vd. maddeleri gereğince davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 22. Maddesi hükümlerine göre sulh ilk celseden sonra vuku bulduğundan alınması gereken 410,26 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.415,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.005,23 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Taraflarca yapılan yargılama giderinin tarafların yargılama gideri talebi bulunmadığından kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Tarafların vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır