T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/911 Esas
KARAR NO: 2025/76
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 26/09/2024
KARAR TARİHİ: 28/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının sevk ve idaresinde bulunan ..... plakalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ...... plakalı aracın 12.05.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karışmış olduklarını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olup işbu hususun gerek kazaya ilişkin Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağından gerekse Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kaza Tespit Tutanağı Uygulamasından anlaşılmakta olduğunu, davalı tarafın kusurlu davranışları ile vuku bulan kaza neticesinde müvekkiline ait araçta maddi hasar oluşmuş, bahse konu hasarın giderilmesi maksadıyla müvekkiline ait aracın, 10 gün tamirde kalmış olduğunu, aracın, onarımda kaldığı 10 gün boyunca kullanılamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybı bedelinin bağımsız eksper tarafından 12.000,00-TL olarak tespit edilmiş olduğunu, davalı, kusurlu ve hukuka aykırı davranışları ile müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğinden mevcut durumda dava konusu zararın tazmininden müteselsilen sorumlu olduğunu, huzurdaki davaya konu kazanç kaybı bedelinin davalı tarafça tazmini gerektiğini, zira davalı, maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiş olup kaza neticesinde oluşan her türlü zararı karşılamakla mükellef olduğunu, bu bahisle, müvekkiline ait araçta meydana gelen kazanç kaybı bedelinden kaynaklı zararın tahsili amacıyla davalıya karşı İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatılmış ve davaya konu kazadan kaynaklanan tazminat bedellerinin talep edilmiş olduğunu, davalının işbu icra takibine, borca, faize, ve tüm ferilere itiraz etmiş ve itirazlar neticesinde takibin durmuş olduğunu, taraflarınca, davalının tamamen müvekkilinin alacağına geç kavuşmasını sağlamaya yönelik, haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini sağlamak maksadıyla, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ıslah ve arttırım talebinde bulunma hakları saklı kalmak tutularak, şimdilik 1.000,00-TL kazanç kaybı bedeli üzerinden huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçesi ekinde mahkememize sunulduğunu, ayrıca söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkilinin yerleşim yerinin tabi olduğu Büyükçekmece Adliyesinin icra dairelerinin ve mahkemelerinin İİK 50. maddesinin atfı ve HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu beyanla; fazlaya dair hakları saklı tutularak; haklı davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00-TL kısım üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, delil listesinde belirtikleri ve celbini talep ettikleri delillerin usul ekonomisi de gözetilerek, tensiben celbine, davalının haksız olarak itiraz ettiği takipteki miktar üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilu şirketin, 1963 yılında Hollanda'da kurulan, 1.8 milyondan fazla aracı ve 8000'den fazla çalışanı ile Türkiye dahil 29 ülkede uluslararası olarak hizmet veren sektörün önde gelen uzun dönem araç kiralama hizmeti veren bir şirket olarak faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın, haksız ve dayanaksız olup reddi gerektiğini, müvekkili şirketin huzurdaki davada herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, huzurda görülmekte olan davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, işbu nedenle davanın yetki nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrası gereğince, müvekkilinin belirtilen adresinin ''KAĞITHANE/İSTANBUL'' olması nedeniyle yetkili mahkemenin İstanbul(Çağlayan) Mahkemeleri olup Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisiz olduğunu, işbu nedenle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurda görülmekte olan davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra ikame edilmiş olduğunu, haksız fiil sebebiyle meydana gelen tazminat talepleri için haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açılmış olan işbu davanın esastan reddi gerektiğini, davacı tarafından zorunlu dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmadan işbu haksız davanın ikame edilmiş olduğunu, davacı arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden işbu haksız davayı açmış olup davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ......Arabuluculuk büro dosya numaralı, ..... arabuluculuk numaralı ve 22.12.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağından anlaşılacağı üzere sürecin "konusuz kalma-başvurucunun vazgeçmesi" ile sona ermiş olduğunu, işbu nedenle davacı yanın ticari davalarda arabuluculuk dava şartını yerine getirmemiş olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi delillerinde de yer almayan zorunlu arabuluculuk son oturum tutanağının daha sonradan sunulması halinde de taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin işleten sıfatına haiz olmadığını, müvekkili şirketin uzun dönem araç kiralama işi ile iştigal etmekte olduğunu, kazaya karışan ...... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından uzun dönem araç kiralamalarda kullanılmakta olduğunu, söz konusu aracın iddia olunan kaza tarihi olan 16.05.2023 tarihinde uzun süre ile ..... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adlı şirkete 15016 sözleşme numaralı ve 05.01.2023 tarihli uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralanmış bulunduğunu, kiralama sözleşmesi, sipariş ve teslim formlarının dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, müvekkili şirketin araç işleten sıfatını haiz olmadığını gösterir kiracı firmaya ait cari hesap ekstresi, kira faturası ve damga vergisi beyannamesi iş bu dilekçenin hukuki delillerinde yer almakta olup dilekçe ekinde de sunulduğunu, ilgili damga vergisi beyannamesinin sıra no 58 dosyaya konu araç için ödenen damga vergisini ifade etmekle birlikte eşleştirilmesi adına araca ait sipariş formunu da sunuyor olduklarını, mahkememize iş bu dilekçe ekinde sunulan evraktan da anlaşılacağı üzere aracın işleten sıfatı bulunmaması sebebiyle husumet yönünden davanın reddini talep ediyor olduklarını, Yargıtay'ın uygulamasına göre de ölümlü veya yaralamalı trafik kazalarında maddi manevi tazminat istemine yönelik açılan davalarda sırf malik olması sebebi ile araç sahibi şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğinden dolayı huzurdaki davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, kazaya karışan ..... plakalı araç her ne kadar müvekkili şirkete ait olsa da iddia olunan kaza tarihinde ...... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adlı şirkete uzun süre ile kiralandığından müvekkili şirketin araç üzerinde fiili ve ekonomik hakimiyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, açıkça izah edilen sebeplerle müvekkili şirketin sorumluluğunu gerektirir kusur bulunmadığını, araç kiralama hizmeti sunulmuş olmasının bir kusur olarak nitelendirilemeyeceğini, tüm kiralanan araçların işletenlerinin haksız fiillerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulması halinde hakkaniyete aykırı bir durumun ortaya çıkacağını ve müvekkili şirketin ticari faaliyetini böyle bir kabulle sürdüremeyeceğini, kazaya karışan ...... plakalı araç her ne kadar müvekkili şirkete ait olsa da iddia olunan kaza tarihinde .... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adlı şirkete uzun süre ile kiralandığından müvekkili şirketin araç üzerinde fiili ve ekonomik hakimiyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davada herhangi bir şekilde sorumluluğu kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağı ve eklerinde belirtilmiş müvekkili şirket aleyhine olan kusur incelemelerine itiraz ediyor olduklarını, sadece kaza tespit tutanağından yola çıkılarak detaylı bir inceleme yapılmadan kusur tespiti yapılamayacağını, bu sebeple kaza tespit tutanağında yer alan kusur incelemesi hatalı belirtilmiş olup doğru kusur oranlarının bilirkişi raporları ile tespit edilmesini talep ediyor olduklarını, Yüksek Mahkemenin içtihatlarına göre de; trafik kaza raporları bilirkişi raporu olmadığı gibi ancak aksi kanıtlanana kadar geçerli belgeler olduğunu, buna göre kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, zira bilirkişi raporu ile de sübuta ereceği gibi müvekkili şirketin meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu durumun yargılama sırasında toplanacak delillerle de ortaya çıkacak olduğunu, davacının iddiasını ispata muhtaç olup dava dilekçesinde araç mahrumiyet bedeli alacağı iddiasına dair herhangi bir belge sunamamış olduğunu, davacı huzurdaki davayı her ne kadar araç mahrumiyeti iddiası ile ikame etmiş olsa da dava dilekçesinde iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunamamış olduğunu, kaza nedeniyle aracın hasar gördüğünü ve tamir süresi boyunca aracı kullanamadığını beyanla zararını talep ettiği ancak hiçbir belge ve delil sunulmadığının ortada olduğunu, hangi tarihler arasında ve kaç gün süreyle aracın tamirde kaldığının da belli olmadığını, araç mahrumiyet iddiasının ispatlanması gerektiğini, dava dilekçesinde herhangi bir delil sunulamamış olduğunu, bu sebeple davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddi gerektiğini, husumet itirazları baki kalmak kaydıyla; davacının dava dilekçesinde yer alan haksız iddialarında parça tedarik süresince aracın uzun bir süre serviste kaldığı iddiası yer aldığını, yedek parça beklenen sürede müvekkiline izafe edilecek hiçbir kusur bulunmadığını, yedek parça bekleme süresi kazanç kaybı hesaplamasına dahil edilemeyeceğinden davacının buna yönelikk taleplerinin reddi gerektiğini, parça değişikliğinde tedarikçi firmalardan parçanın gelmesinin beklenmesi dahilinde geçen sürenin kazanç kaybına dahil edilemeyeceğini, yüksek mahkeme kararları ile de tedarik süresinin kazanç kaybı hesabına eklenemeyeceğinin sabit olduğunu, davaya konu araç işten kaldığı iddia edilen zaman diliminde çalışmayacağından, o zaman dilimi için hesaplanan yıpranma payı ve bakım masraflarının kazanç kaybı hesabından düşülmesi gerektiğini, aracın iddia olunan tamirde geçen sürede çalışmamasından dolayı araç yıpranmayacağından yıpranma payının düşülmesi gerektiğini, dava konu aracın yıllık bakım masraflarının (yağ, filtre değişimi, yıkama, yağlama gibi bir takım giderleri) iddia olunan kazanç kaybı hesabından düşülmesi gerektiğini, husumet itirazları baki kalmak kaydıyla işbu huzurdaki davada ..... plakalı araç müvekkili şirketçe 05.01.2023 tarihli uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile ..... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne kiralanmış olduğunu, her ne kadar söz konusu kazada müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyecek ise de müvekkilinin olası bir hak kaybına uğramasının önüne geçilmesi amacıyla işbu huzurda ikame edilen davanın ..... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ihbarına karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla; sair dava, takip ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız davanın husumet itirazları kapsamında müvekkili şirket yönünden reddine, haksız davanın usuli itirazları kapsamında usulden reddine, haksız davanın esasa ilişkin itirazları kapsamında esastan reddine, davanın davaya konu aracın uzun süreli kiracısı olan ..... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne (mersis no: .....) ihbarına, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın mahkememize Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas ..... Karar sayılı kesinleşmiş görevsizlik kararı ile tevzi edildiği anlaşıldı.
Davacı vekiline 14/01/2025 tarihli celsede 1 nolu ara karar ile; arabuluculuk tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylı suretini sunmak için 1 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde mahkememize ibraz edilmediği takdirde davanın usulden reddine karar verileceğine ilişkin süre verilmiş ve davacı vekili 20/01/2025 tarihli beyan dilekçesi ile arabuluculuk son tutanağını e-imzalı olarak dosyaya sunmuş ise de; sunulan tutanak incelendiğinde arabuluculuğa başvuru tarihinin 04/12/2024 olduğu, son tutanağın düzenlendiği tarihin 17/01/2025 olduğu, dava açılış tarihinin 26/09/2024 olduğu, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra arabulucuya başvurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Dosyanın ilk açıldığı aşamada da arabuculuk tutanağının dava dilekçesine eklenmiş olduğu görülmüş ise de 22/12/2023 tarihli tutanakta konusuz kalma-başvurucunun vazgeçmesi nedeni ile son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK 'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.
Somut olayda, dava, taraflara ait araçlar arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan kazanç kaybı bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davanın görevsiz Mahkemede açılmış olduğu, görevsiz Mahkememde davanın açılması aşamasında düzenlenen son tutanağın başvurucunun vazgeçmesi nedeni ile konusuz kalma şeklinde düzenlendiği, Mahkememizce verilen ara karar üzerine sunulan tutanağın incelenmesinde arabuluculuğa başvuru tarihinin 04/12/2024 olduğu, son tutanağın düzenlendiği tarihin 17/01/2025 olduğu, ilk başvurunun vazgeçme nedeni ile konusuz kalması ve sonrasında sunulan tutanağın dava tarihini ve dosyanın Mahkememize görevsizlikle geldiği tarihi kapsamaması nedeni ile arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğunun kabul edilemeyeceği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilen bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddi ile aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-7155 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 1.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/01/2025
Katip .....
Hakim ....