T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/922 Esas
KARAR NO: 2025/395
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 08/11/2024
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili İdare arasında -Kamu İhale Kanunu’na tabi ihalelere istinaden- yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerde hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi son çalıştığı müteahhit şirket tarafından feshedilen dava dışı ...... tarafından, ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle idarelerine karşı dava açıldığını, davalı şirketler bünyesinde istihdam edilmiş olan dava dışı ....... tarafından açılan Bakırköy ...... İş Mahkemesi’nin ..... E. sayılı dosyası nezdinde görülmüş olup Müvekkil .....’nin asıl işveren olarak sorumlu tutulduğu davanın kabulü yönündeki mahkeme kararı istinaf aşamasından ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2021/3586 E. 2023/3261 K.) geçerek kesinleştiğini, bahsi geçen tazminat kararı hakkında Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile cebri icra yoluna gidildiğini ve bunun üzerine müvekkili İdarece dava dışı işçiye icra dosyası kanalıyla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai,ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacağı, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve sair icra masrafları olmak üzere toplam 29.581,30 TL ödendiğini, ayrıca icra dosyasına yapılan bu ödemelerin yanı sıra, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94.maddesine 7194 sayılı Kanunun 16.maddesiyle eklenen 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır hükmü gereği (1.359,47 TL gelir vergisi stopaj tutarı, 679,74 TL KDV tevkifat tutarı )vergi tevkifatı kesintisi yapılarak ödeme yapıldığından İdarelerince yapılan toplam ödeme tutarı 31.620,51-TL olduğunu, davalı şirket ile müvekkili idareleri arasında akdedilen “2014 Yılı Küçükçekmece İlçe Sınırları içerisinde İçmesuyu ve Atıksu Yapım, Bakım ve Onarım İşi” gereği iş akdinin feshi halinde işçinin doğacak olan alacaklarından yüklenici davalı şirketlerin sorumlu olacağının açık olduğunu, bu hükümlere göre yüklenicinin çalıştıracağı işçilerin İş Kanunundan ve ilgili mevzuattan doğan tüm özlük haklarından (ücretleri, fazla mesai ücretleri, sağlık işleri, iş kazasından doğan hakları, yol ve giyim hakları vb.) yüklenicinin sorumlu olduğunun açık olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili idare tarafından dava dışı işçiye ödenen toplam 2.320,49-TL bedelin, İdarece ödeme yapılan tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
-Mahkememizce ödeme belgeleri, SGK kayıtları, dava dışı işçiye ait iş yeri dosyaları celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; dava dışı .......'e yapılan işçilik alacakları ödemesinin, dava dışı işçinin davalı şirket tarafından istihdam edilmiş olması nedeni ile davalı şirketin yapılan ödemeden hangi kalemler itibari ile sorumlu olduğu ve sorumlu olması halinde miktarı hususlarında toplandığı görülmektedir.
-4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
-Dava konusu olayda da, anılan madde hükmü uyarınca davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludurlar. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar.
-İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Nitekim, TBK'nın 167. maddesinde “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yani, müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
-Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Yargıtay ..... HD'nin 28.01.2014 tarih ve ..... E., ..... K; 25.02.2014 tarih ve ...... E., .... K., sayılı ilamları ile Dairemizin 23.06.2014 tarih ve .... E., .... K.; 13.11.2014 tarih ve ..... E., .... K; 30.10.2014 tarih ve ..... E., .... K; 26.10.2015 tarih ve ..... E., .... K. sayılı ilamları da bu yöndedir.
-Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile sözleşmenin eki niteliğinde bulunan idari ve teknik şartnamede, çalışan işçilerin hak ve alacaklarından hangi tarafın sorumlu olacağının açıkça düzenlenmiş olması halinde tarafların serbest iradeleri ile imzalamış oldukları sözleşme ve şartname hükümleri, tacir sıfatına haiz her iki tarafı da bağlayacaktır.
-Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, her bir alt işveren kendi dönemi ile sınırlı olacak şekilde hesaplanacak olan bedelden tam olarak sorumludur. Eğer sözleşmede ve şartnamelerde bir hüküm yer almıyorsa bu durumda her bir alt işverenin sorumlu olduğu hesaplanan bedelden, davacı alt işverenlerle birlikte yarı oranında sorumludur.
-Mahkememiz dosyası dosyada mevcut SGK ve iş yeri dosyaları, rucüen tazminata dayanak olan dava dışı işçiye yapılan ödemeler dikkate alınarak işçinin davalı işverenin yanında çalıştığı dönemin belirlenmesi, işçinin çalışmış olduğu, davalı alt işverenin kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere sorumluluğunun belirlenmesi, davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içerisinde hangi kalemler itibari ile sorumlu olduğunun ve tutarının belirlenmesi ve bu doğrultuda rücuen tazminat hesabının yapılması amacıyla iş hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 13/05/2024 tarihli raporda özetle; davalının, davacı kurum tarafından ödenen tutarın tamamından sorumlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde, davalının bakiye borcunun 2.320,49 TL olabileceği, mahkemece davalının, davacı kurum tarafından ödenen tutarın yarısından sorumlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde ise bakiye borcunun tespit edilemediği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; dava dışı işçi .....'in feshedilen iş akdi kapsamında Bakırköy ..... İş Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ile verilen hüküm kapsamında davacı tarafça ödemelerin yapıldığının sabit olduğu, davacı tarafça yapılan ödemelerin kesinleşmiş mahkeme ilamına dayandığı, dava dışı işçinin hizmet süresi, davalı şirketin uhdesinde çalıştığı dönemler nazara alındığında talep edilebilecek tutarın 31.620,51 TL olduğu ancak iş bu bedelin 39.300,02 TL'sinin teminatlardan tahsil edildiğinin davacının da kabulünde olduğu bu haliyle davacı tarafın talep edebileceği rücuen tazminat alacağının 2.320,49 TL olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Bu kapsamda alınan rapor ve yapılan hesaplamalar doğrultusunda her bir davalının sorumlu olduğu belirlenerek, ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline, davanın bu doğrultuda kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Sabit olan 2.320,49 TL rücuen tazminat alacağının 15/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 804,50 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 6.232,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 2.320,49- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
29/04/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır