T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/95
KARAR NO : 2024/801
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2024
KARAR TARİHİ : 17/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2024
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya aralarındaki anlaşmaya ve davalının siparişine uygun olarak ürün satışı ve teslimi yapıldığını, bu ürünler nedeniyle müvekkilinin bakiye toplam 83.662,15 USD alacağının kaldığını, davalının müvekkiline borcunu ödemediğini, yine müvekkilinin davalı adına kur farkı faturaları düzenlediğini, alacağın davalı tarafından ödenmediğini, açıklanan nedenlerle 83.662,15 USD’nin alacağın temerrüt tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini, talebin kabul edilmemesi halinde kur farkı faturalarından kaynaklı 174.249,16 TL’nin avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafça aynı sebebe dayalı olarak iki dava açıldığını, iki davanın da reddedildiğini, işbu davanın konusu ve sebeplerinin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, ... karar sayılı dosyası ile aynı olduğunu, mahkemece açılan davanın reddedildiğini, red gerekçesinin müvekkili şirketin davacıya ödemelerini TL çek olarak ödediği ve kur farkı bulunamayacağı şeklinde olduğunu, yine aynı sebeplerle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... karar sayılı ilamı ile dava kabul edilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar kaldırılarak davanın reddedildiğini, kararın Yargıtay tarafından onandığını, müvekkilinin davacıya kur farkı adı altında borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP; Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... esas sayılı dosyasının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olduğunu, bu icra dosyası ile davalıdan olan 76.815,44 TL kur farkı alacağının tahsilinin talep edildiğini, yapılan yargılama sonucunda verilen red kararının kur farkı faturalarının hangi satışla ilgili olduğu ve bu faturalara karşılık ödenen TL bazlı ödemenin gösterilip kur farkı alacağının ödenip ödenmediğinin ispat edilemediği gerekçesiyle olduğunu, bu davanın konusunun bu yargılamalara konu olan faturalardan ibaret olmadığını, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında istinaf yargılamasında itirazın iptali davasında takibe sıkı sıkıya bağlılık bulunması nedeniyle davanın reddedildiğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının alacak iddiasının dayanağı olan kur farkı faturalarının haklı nedenle kesilmiş olduğunu ispat edemediği gibi dosya incelendiğinde müvekkilinin davacıya ödemelerini TL çek olarak ödediği ve kur farkı talebinde bulunamayacağı şeklinde olduğunu, kesin hüküm bulunması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, kur farkı faturalarından kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, İşbu davanın konusunun Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... Esas, ... karar ve Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyalara konu fatura ve kur farkı talebine ilişkin olup olmadığı, işbu dosyada farklı miktarda bir alacak kalemine yer verilip verilmediği, işbu davanın konusu bakımından kesin hükmün oluşup oluşmadığı, davacının kur farkı alacağının olup olmadığı, var ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nun 303/1. maddesi; “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir” şeklinde düzenleme ihtiva etmektedir.
HMK'nun 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm dava şartı olup, kesin hüküm oluşturan bir mahkeme kararının varlığının tespiti halinde, aynı Kanunun 115/2. maddesi gereğince, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerekir.
Mahkememizce davacı tarafa kur farkı faturalarını ibraz etmek üzere süre verilmiş olup, davacı tarafça talebe konu kur farkı faturalarının 30/03/2013 (....), 20/04/2013 (...), 29/06/2013 (....), 29/06/2013 (....), 31/07/2013 (...), 31/07/2013 (....), 30/08/2013 ( ... ), 30/08/2013 (....) olduğu bildirilmiştir.
Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas- ... karar sayılı dosyası celbedilmiş olmakla tetkikinde, davacı tarafça kur farkı faturalarından kaynaklanan toplam 14 adet 76.815,44 TL alacağın tahsili istemiyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine itirazın iptali istemiyle açıldığı, dosyaya konu kur farkı faturalarının işbu dosyaya konu edilen 30/03/2013 ... faturalar olduğu, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının işbu dosyaya konu ettiği 14 adet fatura hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... karar sayılı ilamı ile kesin hüküm bulunmakta olup bu faturalar yönünden kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... karar sayılı dosyası celbedilmekle tetkikinde davacı tarafça Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile 83.662,15 USD kur farkı alacağının tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığı, davanın işbu icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, dava konusunun işbu dosyaya konu 31/01/2014 (... kur farkı faturaları olduğu, yapılan yargılama neticesinde usulüne uygun icra takibi bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği, kararın esasa ilişkin bir karar olmaması nedeniyle bu faturalar nedeniyle kesin hüküm bulunduğunun kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır. Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas , ... karar sayılı dosyasında belirtilen kur farkı faturalarına ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmış ve kur farkı faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında kur farkı faturalarına ilişkin sözleşme bulunmamaktadır. Önceki dönemlere ilişkin kur farkı faturalarının ödenmesi nedeniyle teamül oluştuğuna yönelik tespit yapılmış ise de, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas- ... sayılı dosyaya ve işbu dosyaya konu edilen 30/03/2013 ... faturalar yönünden Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 25/12/2018 tarih, .... Esas, ... karar sayılı ilamında belirtildiği gibi "..Davacının bu üç adet kur farkı faturasının haklı bir sebeple kesilmiş olduğunu diğer bir deyişle bu faturalardaki miktar kadar kur farkı alacağı olduğunu ispat etmesi gerekir.Bunun içinde bu kur farkı faturalarının döviz için yapılan hangi satışlarla ilgili olduğunun bildirilip davalının bu faturalara yönelik TL bazında ödemeleri gösterilip, buna göre davacının kur farkı alacağının doğduğunun ispatlaması gerekir. Bu yapılmadan taraflar arasında kur farkı ödemesi teamülünün bulunduğu,davalının 11 adet faturayı ödediği geriye kalan 3 adedide ödemesi gerektiği gibi bir muhakeme ile davanın kabulü doğru olmamıştır. Davacının yukarıda yazılı yöntemle alacağını ispatlaması gerekir." Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. ve 08/12/2020 tarihli kararına göre; "... Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez. Davacı tüm alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş bulunmaktadır. Bu nedenle davanın reddi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin .... E., .... K. ve 18/01/2021 tarihli kararına göre;"Dava, kur farkı alacağından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı alacağının tahsili için davalı tarafından verilen çekleri teslim almıştır. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekirken, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir."
İşbu dosyaya konu 31/01/2014 (...) faturalar yönünden ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceği, davacının kur farkı faturalarının haklı sebebe dayandığı hususunu ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.975,75-TL peşin harç ve 40.451,24-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 43.426,99-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 42.999,39-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADAESİNE,
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 265.146,81 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.17/07/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır