T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/143 Esas
KARAR NO: 2025/713
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/02/2025
KARAR TARİHİ: 18/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/07/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde gümrük müşavirliği hizmeti verildiğini, davacı tarafından verilen hizmetler karşılığında davalıya fatura düzenlendiğini ve borcun ödenmesinin talep edildiğini, davalının borcu ödemediğini, Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyası icra takibinin devamını, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalının iştigal ettiği faaliyet alanı ile ilgili olarak otomat ithalatı süreçlerinde davacıdan gümrük
müşavirliği ve danışmanlık hizmeti aldığını ancak aldığı hizmet nedeniyle ciddi zarara uğradığını,
davacı tarafın icra takibine konu ettiği borç miktarının gerçeği yansıtmadığını, davalının ticari
defter ve kayıtları incelendiğinde davacıya olan toplam borç miktarının 1.699,34 TL olduğunu,
davanın reddine karar verilerek icra takibinin iptalini, takip bedelinin %20'sinden az olmamak
üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı
üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile bakiye alacak istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 25.547,54 TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "bakiye alacak" olduğu,davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; taraflar arasındaki gümrük ve danışmanlık hizmeti ilişkisi kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır.
-Dava konusu somut olayda taraflar arasındaki gümrük ve danışmanlık hizmeti ilişkisi yönünden her iki tarafça sözleşme ilişkisi inkar edilmediğinden bu hususta bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bu bakımdan sözleşme kapsamında işlerin eksiksiz yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taraf üzerinde bulunmaktadır. Davacı taraf HMK 190. Maddesi gereğince faturaya konu hizmeti sunduğunu, sözleşme kapsamında yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğini dava değeri de gözetildiğinde yazılı olarak ispat etmelidir.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
-Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 14/05/2025 tarihli raporda özetle; tarafların 12.05.2025 defter inceleme günü ve saati gelmediği, yerinde inceleme taleplerinin de
olmadığı, bu nedenlerle tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği, dosya
muhteviyatına sunulan tüm belge ve bilgiler üzerinden inceleme, tespit ve değerlendirmelerin
yapıldığı,
davalı tarafla cari hesap ilişkisinin 25.07.2024 tarihli ve 20.000,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile
başladığı, 15.11.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 25.547,54 TL alacaklı olduğu,
davacı tarafla cari hesap ilişkisinin 30.07.2024 tarihli ve 800,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı,
15.11.2024 tarihinde davalı tarafın davacı taraftan 1.699,34 TL borçlu olduğu,
davacı tarafın 2024 yılı cari hesabında kayıtlı ve davalı tarafa düzenlediği toplam 4 adet ve KDV
dahil 25.285,00 TL tutarlı faturanın olduğu, faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin
yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile
teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı,
iş bu faturaların tamamının tarafların dosya muhteviyatına sunduğu 2024 yılı cari hesap
ekstrelerinde kayıtlı olduğu,
davalı tarafın 2024 yılı cari hesabında kayıtlı ve davacı tarafa düzenlediği toplam 2 adet ve KDV
dahil 17.383,00 TL tutarlı faturanın olduğu, faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin
yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile
teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı,
iş bu faturaların tamamının tarafların dosya muhteviyatına sunduğu 2024 yılı cari hesap
ekstrelerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve 2024 yılı cari hesap ekstresinde kayıtlı toplam 4 adet
faturanın olduğu, 1 adet ve eylül ayına ait faturanın BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında
kaldığından taraflarca beyan edilemediği, 3 adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu
ile beyan edildiği,
davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği ve 2024 yılı cari hesap ekstresinde kayıtlı toplam 2 adet
faturanın olduğu, 2 adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği,
davacı tarafın 2024 yılı cari hesap ekstresinde takip tarihi itibariyle davalı taraftan 25.547,54 TL
alacaklı olduğu,
davalı tarafın 2024 yılı cari hesap ekstresinde takip tarihi itibariyle davacı tarafa 1.699,34 TL
borçlu olduğu,
taraflar arasında takip tarihi itibariyle 23.848,20 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın
tarafların ticari defterlerine yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı,
davacı tarafın 2024 yılı cari hesap ekstresine, tek taraflı olarak 100.111,64 TL tutarlı kayıt işlemi
yaptığı, kayıt işlemlerinin tamamının davacı tarafın kendi lehine olduğu,
yapılan iş bu kayıt işlemlerinin 80.187,54 TL + 19.924,10 TL olmak üzere toplam 2 adet ve
100.111,64 TL tutarlı “Dekont” açıklamalı kayıt işlemine ait olduğu, davacı tarafından kayıt
işlemleri için dosya muhteviyatına davalı taraf adına kendi düzenlediği 2 adet 80.187,54 TL +
19.924,10 TL olmak üzere toplam 100.111,64 TL tutarlı “Dekont” başlıklı belgenin, muhtelif
gümrük işlemlerine ait birtakım belgelerin, faturaların, banka ödeme dekontlarının vs. bilgi ve
belgelerin sunulduğu,
davalı tarafın 2024 yılı cari hesap ekstresine, tek taraflı olarak 76.263,44 TL tutarlı kayıt işlemi
yaptığı, kayıt işlemlerinin tamamının davacı tarafın lehine olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar, alınan bilirkişi raporu ve diğer belgeler kapsamında Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafça davalı aleyhine "bakiye alacak" istemine dayanılarak ilamsız icra takibi başlatılmış ise de tarafların ticari defter ve belgelerinin ihtarına ilişkin kesin süreye rağmen ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı görülmektedir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesinde ise "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemesine yer verilmiştir.
-6100 sayılı HMK'nin 189/3 maddesi "Kanun'un belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz." hükmünü amirdir. Aynı Kanun'un 200/I maddesi "senetle ispat" ve 200/II maddesinde de “senetle ispat gereken hallerde karşı tarafın açık muvafakati ile tanık dinlenebileceği” hususları düzenlenmektedir. Yine, aynı Kanunun 201.maddesinde de; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibin beşyüz liradan az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." denilmekte; 203.maddesinde de; "senetle ispat zorunluluğunun istisnaları" düzenlenmiş ve hangi hallerde tanık dinlenebileceği belirtilmiştir.
-Bu haliyle davacı tarafın dava konusu alacağın miktarı ve niteliği nazara alındığında davacı tarafın sözleşme kapsamında işlerin eksiksiz yerine getirildiğini ispat etmesi gerektiği, ticari defterlerin bu kapsamda incelemeye sunulmadığı, tacir olan davacı tarafın iş bu iddiaları yönünden ispata elverişli başkaca delil ibraz etmediği görülmekle, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 25.547,54-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır