T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/149 Esas
KARAR NO: 2025/177
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ: 13/02/2025
KARAR TARİHİ: 25/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lehtar olduğu, keşidecisi ..... olan ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ...... Bankası, ..... Şubesi, 475.000 TL bedelli 15/02/2025 keşide tarihli ..... numaralı çekin müvekkilinin oğlu tarafından kaybolduğunun tespit edildiğini, yapılan tüm aramalara rağmen çekin bulunamadığını, müvekkilinin emrine yazılmış olan çekin müvekkilinin oğlu tarafından kaybedildiğini ve kaybolduğu fark edildikten sonra fark edilerek müvekkilinin oğlu tarafından Yalova Polis Merkezi Amirliğine 13/02/2024 tarihinde gidilerek çekin kaybolduğuna ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, ...... Bankası, ..... Şubesi, 475.000 TL bedelli 15/02/2025 keşide tarihli ...... numaralı çekin zayii olduğunu, bu sebeplerle kaybedilen çekin kötü niyetli kişilerin eline geçme ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkilinin, çekin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi durumunda kötü niyetli kişiler tarafından 475.000 TL tutarındaki alacağının tahsil edebilmesi hususunda doğabilecek sorumluluğu önlemek amacıyla bu davanın açılması zorunluluğunun ortaya çıktığını beyan ederek .... Bankası, ...... Şubesi, 475.000 TL bedelli 15/02/2025 keşide tarihli ...... numaralı çekin ödenmesini önlemek üzere teminatsız veya mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasını ve söz konusu çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından hasımsız olarak açılan çekin zayi nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
-Davacı vekilinin 25/02/2025 havale tarihli dilekçesinde; davadan feragat ettiklerini bildirdiği görülmüştür.
-Davacı vekilinin dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
-6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 307. maddesinin ; "1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir" hükmü gereğince davadan feragat, davacının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçtiği yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamasıdır.
-6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 309. maddesinde; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan feragat beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır (Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 321 vd.)" hükmüne yer verilmiştir.
-6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu' nun 312. maddesinin; "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. 2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davadan feragat eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.
-Harçlar Kanununun 22. Maddesine göre; Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
-6100 sayılı HMK' nın 311/1. fıkrası gereği feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması ve 6100 sayılı HMK' nın 309/2. maddesi gereği hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması sebebiyle davanın feragat ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının feragat ettiği anlaşıldığından HMK 307 vd. Maddeleri gereğince REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 22. Maddesi hükümleri uyarınca feragat ilk celseden önce vuku bulduğundan alınması gereken 205,13 TL ilam harcının peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 410,27 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine,
5-Dosyada mevcut teminatın Hukuk Muhakemeleri 392/2. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden itibaren 1 aylık sürede tazminat davası açılmaması halinde davacı tarafa iadesine,
6-17/02/2025 tarihli tensip tutanağının 11 nolu ara kararı doğrultusunda verilen ödemeden men yasağına ilişkin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, kararla birlikte bu hususta ilgili bankaya derhal müzekkere yazılmasına,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 25/02/2025
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ......
e-imzalıdır