T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/185 Esas
KARAR NO: 2025/656
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 24/02/2025
KARAR TARİHİ: 04/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/08/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu sigortalı ... İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin malik/işleteni olduğu ... plaka numaralı araç, müvekkil ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen 11.06.2023 - 11.06.2024 başlangıç ve bitiş tarihli ....no.lu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, İstanbul, Bahçelievler'de 01.03.2024 tarihinde, davalının malik/işleteni olduğu, sürücüsü kaza akabinde herhangi bir bilgi vermeden ve haklı bir neden olmaksızın tutanak tanzim edilmeden, alkol raporu ve ehliyet kontrolü yapılmaksızın olay yerini terk eden ... plakalı sigortalı aracın, ... plakalı araca asli (%100 oranında) kusurlu olarak çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasına neden olduğunu, olaya el koyan trafik polisleri tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında müvekkkili şirkete ZMM (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün kaza akabinde haklı bir neden olmadan olay yerinden firar ettiği ve kazaya tam kusuru ile sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, müvekkili tarafından kazaya %100 kusuru ile sebebiyet veren sigortalı .... plaka no'lu araca ait Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında, davaya konu trafik kazasında zarar gören ... plaka no'lu araçta oluşan hasarın tazmini için 01.04.2024 tarihinde KDV dahil 22.272,00.-TL sigorta tazminatı ödendiğini, dava konusu olayda ise kazaya %100 kusuru ile sebebiyet veren sigortalı ... plakalı araç sürücüsü herhangi bir bilgi vermeksizin olay yerinden firar etmek suretiyle Genel Şartta belirtilen kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığından davalı sigortalıya rücu hakkı doğduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile borçlu/davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına karşı yaptığı tüm haksız itirazlarının iptalini, takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamını, %20 'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlu/davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacının ZMMS kapsamında sigortacısı, davalının kaza tarihi itibariyle maliki olduğu ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı araçlar arasında 01/03/2024 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve kazada kusurlu olduğu iddiası ile dava dışı üçüncü kişiye ödenen bedelin rücuen tahsili istemine dayanılarak Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce hasar dosyası, servis kayıtları, icra dosyası ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 22.272,00 TL asıl alacak ve 3.214,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.486,95-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının "İstanbul, Bahçelievler’de 01.03.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazaya % 100 kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı araca ait zmm trafik sigorta poliçesinden ... plakalı araçta oluşan hasardan dolayı ödenen 22.272,00 TL sigorta tazminatının, kaza anında sigortalı aracı kullanan sürücünün haklı bir neden olmaksızın tutanak tanzim edilmeden olay yerini terk etmesinden dolayı ZMMGŞ B-4 maddesi uyarınca sigortalıdan rücuen tazmini" olduğu, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı araç malikinin dava konusu trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişilere ZMMS poliçesi uyarınca ödenen tazminattan sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.
-Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
-Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.
-Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır.
-Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B-4.f maddesine göre; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ödemede bulunan sigortacı sigortalıya rücu edebilir.
-TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
-Dosyada mevcut bilgi ve belgelere bağlı kalmak kaydıyla, dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti, davacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye ödenen bedelin kazanın oluş şekline, meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, bir adli trafik ve bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen raporda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın maddi hasar ile neticelenen
dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, ... plakalı olay mahallinde firar eden çekici sürücüsünün maddi hasar ile
neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz ) oranında asli derecede kusurlu olduğu, davacı tarafından, dava dışı üçüncü kişiye ödenen bedelin kazanın oluş şekline, meydana
gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Alınan bilirkişi raporu mahkememizce dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Alınan raporlar ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere davalı şirkete ait araç sürücüsünün kaza akabinde olay yerini terk ettiği, araç sürücüsünün tespit edilemediği, kaza tutanağının kolluk kuvvetleri nazarında iş bu şekliyle düzenlendiği görülmektedir.
-Bu haliyle ... plakalı araç sürücüsünün kazadan sonra Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B-4.f maddesine göre; herhangi bir geçerli sebep olmadan olay yerini terk etmesi nedeniyle davacı sigorta şirketi yönünden rücu hakkının kazadaki kusur oranları doğrultusunda yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere dava konusu kazada, davalıya ait araç sürücüsünün seyri sırasında
yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile olay mahalline yaklaştığı, yolun sol şeridinden
arka taşıt trafiğini kontrol etmeden hatalı ve tehlikeli biçimde yakın mesafeden aniden doğrultu
değiştirip yolun solundan sağa yönelerek şerit değiştirip sağ şeride girdiği, sağ şeritte arkasından
aynı istikamette doğru seyrini sürdürün otomobil sürücüsüne geçiş kolaylığı vermediği, seyir
şeridini kapatarak otomobil sol yan tarafına çarptığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket
ettiği, 2918 Sayılı K.T.K. unun sürücü asli kusurlarının belirtildiği 84 maddesinin kod 6 ( doğrultu
değiştirme ve manevraları yanlış yapma) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli ve tam kusurlu olduğu dava dışı ... plakalı aracın ise kusurunun bulunmadığı sabittir.
-Bu kapsamda Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da yer verildiği üzere, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı 3. Kişiye ödenen hasar bedelinin kazanın oluş şekline, meydana
gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davacı tarafın talep edebileceği rücuen hasar bedelinin 22.272,00 TL olduğu sabittir.
-Mahkememizce yukarıda ayrıntılarına yer verilen gerçek zarar miktarlarının toplamı olan 22.272,00 TL asıl alacak ve iş bu miktarların dava dışı 3. Kişilere ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarı olan 3.214,95 TL bedel üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
-İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
-"Likid alacak" kavramına gelince ;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
-Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
-Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
-Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı)
-Somut olayda alacak istemi rücuen tazminat istemine ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla ve celp edilen bilgi ve belgelerle tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMNEN KABULÜ ile;
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı taleplerinin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.741,01-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.125,61- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 615,40-TL başvurma harcı, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 86,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 12.701,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 25.486,95- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, (Bilirkişi ...'a takdir edilen toplam 6.000,00 TL bilirkişi ücreti sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişiye ödeme yapıldıktan sonra bakiye kalan miktarın iadesi kaydıyla)
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır