T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/264
KARAR NO: 2025/254
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 17/03/2025
KARAR TARİHİ: 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2025
DAVA; Davacı vekili tarafından açılan iş bu Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde yaşanan ekonomik daralma ve piyasa koşullarındaki olumsuz gelişmeler nedeniyle finansal zorluklarla karşı karşıya kaldığını, mevcut borç yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandığını, müvekkili şirket hakkında Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas sayılı, 05/02/2025 tarihli dosyasında konkordato talebinde bulunulduğunu ve konkordato kararı verildiğini, ancak, 06/03/2025 konkordato komiseri raporu doğrultusunda süreç içerisinde tespit edilen mali eksiklikler sebebiyle başvurunun usulden reddedildiğini, ret kararında belirtilen eksikliklerin incelendiğini, mali tablo ve belgelerin tamamlanarak yeniden düzenlendiğini, şirketin mali durumunu doğru ve eksiksiz yansıtacak şekilde bağımsız denetim raporları, bilanço, gelir tablosu ve diğer gerekli finansal dokümanlar hazırlanarak sağlıklı verilerle konkordato ön projesi oluşturulduğunu, bu çerçevede, şirketin borçlarını ödeyerek faaliyetlerini sürdürebilmesi ve alacaklıların menfaatlerinin korunabilmesi amacıyla yeniden konkordato başvurusunda bulunduklarını, öncelikle davacı şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve diğer davacılar ile birlikte malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince derhal tensip kararı ile birlikte 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, İİK.'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezaları dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, davacılar aleyhine takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, yeni takip yapılmamasına, davacılar hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacılarının tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesine, davacıların takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, geçici mühlet tarihinden sonra üçüncü kişilere İİK m. 89 uyarınca tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, üçüncü kişilerin davacılara doğmuş ve doğacak alacaklarını blokedetutmaları halinde blokenin kaldırılarak bu alacağın davacı müvekkili şirkete ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, geçici mühlet tarihinden önce üçüncü kişilere tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle, geçici mühlet tarihinden sonra doğmuş ve doğacak alacakların davacılara ödenmesine ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, davacıların, borçlu olduğu banka hesaplarına geçici mühletin karar tarihi ve sonrasında gelecek olan paraları üzerinde gerek bankaların kendi alacakları yönünden takas-mahsup işlemi yapmalarının gerekse haciz ihbarnameleri nedeniyle bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, alacaklı olsun veya olmasın bankaların mühlet kararını gerekçe göstererek davacıların hesabında bulunan paraların üzerine bloke konulmasının önlenmesine, hesabın konkordato projesi ve konkordato komiseri denetiminde kullanılmasına, başta bankalar olmak üzere idare ve tüm alacaklıların takas mahsup haklarının kullanmasının önlenmesine ve mahkememiz tarafından uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasına, davacı şirkete ait çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmamasına, işbu dava tarihinden önce icra takipleri başlamış ve ihtiyati haciz/haciz ile birlikte muhafaza işlemleri yapıldığından dolayı davacıların tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. Kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacılara ödenmesine, davacı şirketin alacaklılarınca haczedilen ve muhafaza altına alınan araçlar, hammadde, demirbaş, tesis, makine ve cihazlar ile diğer levazım ve malzemelerin davacı şirket yetkilisine teslimine, İİK 289” uncu maddesi uyarınca kesin mühlet verilmesine, davacı müvekkillerinin konkordato talebinin kabulüne ve yasada belirtilen sair kararların alınmasına sonuç olarak yapılacak yargılama neticesinde konkordato taleplerinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir
Mahkememiz ..... Esas sayılı dosyasında 18/03/2025 tarihli tensip zaptı ara kararı ile davacı ..... yönünden tefrik edilmiş ve mahkememizin .....Esasına kaydı yapılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesine göre konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir.
Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir. Mahkeme henüz tasdik aşamasında kötüniyeti fark ettiğinde konkordatoyu tasdikten kaçınmalıdır.
"...İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesine göre konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir.
Konkordatonun temel amacı borçların ödenmesi olmakla birlikte 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle borçlunun işletmesinin iyileşmesi de bir işlev olarak konkordatoya yüklenmiştir. Ancak bu işlev alacaklıların alacaklarının çeşitli yollarla yok edilmesi suretiyle borçlunun borçlarından kurtulması ve buna ek olarak işletmenin kalkındırması maksadıyla kullanılamaz. Borçlu alacaklılarına mümkün olan en yüksek tatmini sağlamak zorundadır.
Konkordatoya başvuru için geçmişte aranan dürüstlük koşulu 4949 sayılı Yasa'nın İcra ve İflas Kanunu'nun 285'inci maddesinde yapılan değişiklikle, tasdik için aranan dürüstlük koşulu da 7101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Ancak bu değişiklikler kötü niyet boyutuna gelmiş konkordato taleplerine göz yumulacağı şeklinde yorumlanamaz.
Davacı tarafça Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esasına kayıtlı olarak 27/02/2025 tarihinde konkordato talepli dava açıldığı, yapılan inceleme neticesinde şirketin çalışma kabiliyetini kaybettiği, demirbaş, ticari malların dava tarihi itibariyle kurulu olmadığı, kaynaklar tablosu borçlar toplamının 412.307.123,85 TL olduğu, bu borcun 301.722.367,00 TL'lik kısmının rehinli olduğu halde kaynaklarda rehinli borçların faizine yer verilmediğinden konkordato kaynaklarının yetersiz olduğu, bilançoların muhasebe teknik ve usullerine uygun hazırlanmadığı, şirketin faaliyetinin araç kiralama olduğu, araçların büyük çoğunluğunun hacizli ve rehinli olması nedeniyle 300 milyon TL satış rakamının gerçekçi olmadığı, karşılaştırmalı kaydi bilançoların ve komiser heyetine sunulan kaydi bilançoların karşılaştırmalı incelenmesi neticesinde tespit edilen rakamların tutarsal büyüklüğü de gözönünde tutularak güvenilir olmadığı, makul güvence raporundaki mali tabloların gerçeği yansıtmadığından bahisle 06/03/2025 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir.
Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyasında 06/03/2025 tarihinde verilen red kararı akabinde davacı tarafça henüz gerekçeli kararın yazılması dahi beklenmeksizin mahkememizde işbu dava açılmıştır.
Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyasında alınan komiser heyeti raporlarında şirketin çalışma kabiliyetini kaybettiği, demirbaş, ticari malların dava tarihi itibariyle kurulu olmadığı, kaynaklar tablosu borçlar toplamının 412.307.123,85 TL olduğu, bu borcun 301.722.367,00 TL'lik kısmının rehinli olduğu halde kaynaklarda rehinli borçların faizine yer verilmediğinden konkordato kaynaklarının yetersiz olduğu, bilançoların muhasebe teknik ve usullerine uygun hazırlanmadığı, şirketin faaliyetinin araç kiralama olduğu, araçların büyük çoğunluğunun hacizli ve rehinli olması nedeniyle 300 milyon TL satış rakamının gerçekçi olmadığı, karşılaştırmalı kaydi bilançoların ve komiser heyetine sunulan kaydi bilançoların karşılaştırmalı incelenmesi neticesinde tespit edilen rakamların tutarsal büyüklüğü de gözönünde tutularak güvenilir olmadığı, makul güvence raporundaki mali tabloların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiği, bu haliyle teklifin kaynaklarla orantılı olmadığı, şirketin çalışma kabiliyetini kaybetmiş ve demirbaşları dahi kurulu olmadığı halde, Bakırköy .....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyasında verilen red kararının gerekçesi dahi yazılmadan mahkememizde işbu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, tespit edilen hususlar birlikte nazara alındığında projenin başarıya ulaşma şansının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE
1-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18/03/2025
Başkan ....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Katip ....
¸e-imzalıdır