T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/294
KARAR NO: 2025/297
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 25/03/2025
KARAR TARİHİ: 26/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2025
DAVA: Davacı vekili tarafından açılan iş bu Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında İİK m. 285 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile müvekkilleri aleyhinde 6183 sayılı AATUHK'na ilişkin icra takipleri de dahil olmak üzere başlatılmış ve başlatılacak olan tüm icra ve iflas takiplerinin, haciz, e-haciz, ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, muhafaza uygulamalarının tedbiren durdurulmasına ve yeni takip başlatılmamasına, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılmış ve yapılacak takiplerde İİK'nin 295. Maddesi uyarınca muhafaza ve yakalama tedbirlerinin durdurulmasını, rehinli mal satışının engellenmesi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan veya başlatılacak takiplerde de satışın durdurulmasını, şirketin haczedilen ve muhafaza altına alınan ham madde, makine, tesis, teçhizat, araçlar, iş makineleri, kamyonlar ve büro malzemeleri üzerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla müvekkili şirkete iadesine, banka hesapları üzerindeki blokelerin kaldırılmasına, İİK 89. Maddesi uyarınca 3. Kişilerdeki hacizli hak ve alacaklarının müvekkili şirkete teslimine, müvekkili şirketin faaliyetlerinde aksama meydana gelmemesi ve konkordato başvurusunun piyasada olumsuz bir etki bırakmaması adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini, geçici konkordato komiser görevlendirilmesini, kesin mühlet verilmesini ve konkordato talebinin tasdikine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir.
İİK'nın 7101 sayılı kanun ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287/1 maddesi; "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı tarafa mahkememizin ... esasına kayıtlı olarak konkordato talebiyle dava açılmış olup mahkememizce;
"İİK m.286’da sayılan belgeler tahdidi değildir. Nitekim İİK m.286, f. 1, b. (b) (ayrıca bkz. Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik m.7, f.1, (ğ)) “…borçlunun mali durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler” den borçlunun mali durumunun iyi anlaşılması bakımından fayda mülahaza ettiği ve maddede sayılmayan diğer bilgi ve belgeleri de konkordato talebiyle birlikte mahkemeye sunabilmesine ve mahkemenin de, borçlunun mali durumunu dahi iyi anlamak için gerekli gördüğü taktirde, maddede sayılanlar dışında kalan belgelerin başvuru aşamasında ibrazını istemesine imkan tanımış olmaktadır. (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, Ankara 2023, s.265)
Doktrinde, İİK m.287’nin birinci fıkrasının lafzı yerine, konkordato başvurusuna eklenecek belgelerin ve maddenin gerekçesinin dikkate alınması gerektiği, bu bağlamda da mahkemenin geçici mühlet kararını verirken belgelerin içeriğinden, konkordatonun başarıya ulaşma şansının bulunmadığı kanaatine varırsa talebini reddetmesi gerektiği de belirtilmektedir.
Mahkememizce konkordato projesi ve ekleri incelenmiş olup, eksikliklerin ikmali hususunda 03/03/2025 tarihli ara karar oluşturulmuş, davacı tarafça eksikliklerin ikmal edildiğinden bahisle beyan dilekçesi ve ekleri sunulmuş ise de sunulan belgeler ara kararda belirtilen eksiklikleri karşılamaktan uzak olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce "borçlunun mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye arttırımı veya kredi temini yoluyla yahut başta yöntem kullanılarak sağlanıp sağlanmayacağı" hususunda bilgi verilmesi istenmiş olup, sunulan dilekçede konkordato kaynağı olarak ortaklardan alacaklar ve ticari alacaklar gösterilmiştir. Davacının ortaktan olan alacak toplamı 93.160.750,03 TL olup, bu miktarın ....'nin ticari faaliyette bulunduğu yatırımlar kapsamında, .... (... Oto San Tic.Aş) ve .... ile yapmış oldukları yatırımlara istenen borç olarak verilen paralara ilişkin olduğu açıklanmıştır. Yerleşik Yargıtay uygulamasında (iflasın ertelenmesinin yürürlükte olduğu dönemde) şirketin ortaklarından alacaklı olması halinde projenin ciddi ve inandırıcı olmadığı kabul edilmekte idi. Benzer bir bakış açısı ile ortağın borçlarını ne zaman ifa edeceğine ilişkin hiçbir açıklamanın yapılmaması, şirket ortaklarının şirket varlıklarını kendileri için bir kaynak olarak kullanmalarından doğan olumsuz sonuçlara alacaklıların katlanmasını istemeleri dürüstlük kuralına uygun kabul edilemez. Üstelik bu kaynaklar davacı şirket faaliyetleri için değil, davacının faaliyet konusu dışındaki başka bir ticari faaliyeti sebebiyle kullanılmıştır. Davacının borç olarak para verdiğini beyan ettiği ... ve ... tarafından 04/03/2025 tarihinde (işbu davanın açılmasından 4 gün sonra) mahkememizde konkordato talepli dava açılmış olup geçici mühlet verilip verilmeyeceği hususunda incelemeler devam etmektedir. Bir başka deyişle davacının kaynak olarak gösterdiği "ortaklardan alacaklar" ın tahsil edilmesi, davacı tarafın beyanına göre bu kaynaklar ...-...'e ticari faaliyet için verildiğinden, bu miktarın davacıya geri ödenmesine bağlı olmasına rağmen ödeme yapacak şahıslar ödeme güçlüğü içerisinde olduklarından bahisle konkordato talebinde bulunmuşlardır. Davacı tarafça bu alacakların ne zaman tahsil edilebileceğine ilişkin açıklama yapılmamıştır. Kaynak olarak gösterilen ve satılacağı belirtilen taşınmazlardan Büyükçekmece/Kamiloba ... Ada ... parsel 4 no'lu bağımsız bölüm üzerinde ... Bankası lehine 3.241.456,57 TL bedel üzerinden, 2 no'lu bağımsız bölüm üzerinde ise ... Bankası lehine 2.147.935,36 TL değerinde ipotek bulunmaktadır. İpotek bedelleri, taşınmazların bildirilen değerlerinin üzerindedir. Yine bildirilen taşıt bedellerinin de davacı borcunu karşılama yeterliliği bulunmamaktadır.
Dosyaya ibraz edilen makul güvence raporuna ekli olduğu belirtilen alacak – borç mutabakatlarının imzasız ve boş olarak ibraz edildiği, çalışma kağıtlarının sunulmadığı, stok sayımına ilişkin tutanakların sunulmadığı, stokların nelerden ibaret olduğunun anlaşılamadığı, dosyaya ibraz olunan tutanağın davacı tarafça imzalanmış 1 cümlelik fotokopiden ibaret olduğu, borçlunun mali durumunun iyi anlaşılması bakımından fayda mülahaza edilen belgelerin sunulmadığı, bununla birlikte sunulan belge ve kaynaklardan konkordatonun başarıya ulaşma şansının bulunmadığının açık olduğu, bu haliyle geçici mühlet kararı verilmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur." şeklinde gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça yeniden açılan konkordato talepli dava, 10/03/2025 tarihinde Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esasına kaydedilmiş ve aynı gerekçeyle 12/03/2025 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, 20/03/2025 tarihinde istinaftan feragat dilekçesi ibraz etmiş, mahkemece 24/03/2025 tarihinde kesinleşme şerhi yazılması üzerine yeniden 25/03/2025 tarihinde konkordato talepli dava açılmış ve mahkememizin işbu esasına kaydedilmiştir.
Dava dilekçesine ekli belgelerin tetkikinde, projeye göre ortaklardan alacaklar hesabının 94.888.710,36 TL olduğu, mahkememizin ... esas sayılı dosyasına ibraz edilen açıklama dilekçesinde bu miktarın ...'nin ticari faaliyette bulunduğu yatırımlar kapsamında, ... (... Oto San Tic.Aş) ve ... ile yapmış oldukları yatırımlara istenen borç olarak verilen paralara ilişkin olduğu açıklanmıştır. Yerleşik Yargıtay uygulamasında (iflasın ertelenmesinin yürürlükte olduğu dönemde) şirketin ortaklarından alacaklı olması halinde projenin ciddi ve inandırıcı olmadığı kabul edilmekte idi. Benzer bir bakış açısı ile ortağın borçlarını ne zaman ifa edeceğine ilişkin hiçbir açıklamanın yapılmaması, şirket ortaklarının şirket varlıklarını kendileri için bir kaynak olarak kullanmalarından doğan olumsuz sonuçlara alacaklıların katlanmasını istemeleri dürüstlük kuralına uygun kabul edilemez. Üstelik bu kaynaklar davacı şirket faaliyetleri için değil, davacının faaliyet konusu dışındaki başka bir ticari faaliyeti sebebiyle kullanılmıştır. Davacının borç olarak para verdiğini beyan ettiği ... ve ... tarafından 04/03/2025 tarihinde mahkememizde konkordato talepli dava açılmış olup davanın reddine karar verilmiştir. Bir başka deyişle davacının kaynak olarak gösterdiği "ortaklardan alacaklar" ın tahsil edilmesi, davacı tarafın beyanına göre bu kaynaklar ...-...'e ticari faaliyet için verildiğinden, bu miktarın davacıya geri ödenmesine bağlı olmasına rağmen ödeme yapacak şahıslar ödeme güçlüğü içerisinde olduklarından bahisle konkordato talebinde bulunmuşlardır. Davacı tarafça bu alacakların ne zaman tahsil edilebileceğine ilişkin açıklama yapılmamıştır. Kaynak olarak gösterilen ve satılacağı belirtilen taşınmazlardan Büyükçekmece/Kamiloba .... Ada .... parsel 4 no'lu bağımsız bölüm üzerinde ... Bankası lehine 3.241.456,57 TL bedel üzerinden, 2 no'lu bağımsız bölüm üzerinde ise ... Bankası lehine 2.147.935,36 TL değerinde ipotek bulunmaktadır. İpotek bedelleri, taşınmazların bildirilen değerlerinin üzerindedir. Yine bildirilen taşıt bedellerinin de davacı borcunu karşılama yeterliliği bulunmamaktadır. Davacı taraf ayrıca kaynak olarak "iş ortaklığından elde edilecek taşınmaz geliri" ne dayanmış olup, başvuru tarihinde henüz davacı adına kayıtlı olmayan taşınmaz satışına kaynak olarak dayanılamayacağı hususu da izahtan varestedir.
Dosyaya ibraz edilen makul güvence raporuna ekli olduğu belirtilen alacak – borç mutabakatlarının sunulmadığı, birkaç sayfadan ibaret sunulanların ise tek taraflı imzalı olduğu, bağımsız denetim şirketinin çalışma kağıtlarının sunulmadığı, borçlunun mali durumunun iyi anlaşılması bakımından fayda mülahaza edilen belgelerin sunulmadığı, bununla birlikte sunulan belge ve kaynaklardan konkordatonun başarıya ulaşma şansının bulunmadığının açık olduğu, bu haliyle geçici mühlet kararı verilmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.26/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır