T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/320 Esas
KARAR NO: 2025/601
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 03/04/2025
KARAR TARİHİ: 26/06/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Kapalıçarşı'da değerli maden ve gümüş ticareti yapan bir tacir olduğunu, davalı ...'ın 2014 yılında müvekkili adına üç adet sahte senet düzenlediğini, İstanbul .... İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyası ile 30.07.2014 ödeme tarihli 150.000,00 USD bedelli, 30.08.2014 tarihli ve 50.000,00 USD bedelli senetler üzerinden haksız şekilde icra takibi başlatıldığını, 30.09.2014 tarihli 150.000,00 USD bedelli senedi... Bankasına, 30.07.2014 tarihli 150.000,00 USD bedelli senedi tahsil amacıyla ...bank Anonim Şirketi'ne verdiğini, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosyası ile davalı tarafından ihtiyati haciz kararı alınarak müvekkilinin Beyazıt'taki iş yeri için de ihtiyati haciz kararı uygulandığını, aynı zamanda müvekkiline ait hesaplarının olduğu bütün bankalara yazı yazılarak bloke konulduğunu, müvekkili adına kayıtlı araç ve gayrimenkullere haciz konulduğunu, bu nedenle müvekkilinin ticari faaliyet alanının daralmış olduğunu, ticari itibarının sarsıldığını, ihtiyati hacze konu bonolardaki imzaların sahte olduğunu, müvekkilinin eli ürünü olmadığını, müvekkilinin borçlu olmadığını ve senetleri kendisinin düzenlemediğinin gerekçesi ile İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, mahkemece müvekkilimin imza örnekleri alındığını, dosyada aldırılan 19/07/... tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda 30.08.2014 ödeme günlü senetteki imzanın müvekkilime ait olduğu diğer üç senedin (30.07.2014 ödeme günlü 150.000 USD, 30.09.2014 ödeme günlü 150.000 USD, 30.11.2014 ödeme günlü 150.000 USD Bedelli Senet) müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, ayrıca dosyanın şu aşamada Yargıtay'da olduğunu, müvekkilinin davalı nedeniyle meydana gelen borçlarını kapatmak amacıyla birçok aracını ve taşınmazını satmak durumunda kaldığını, davalı ..., müvekkilinin adına düzenlemiş olduğu sahte senetler nedeniyle bir an bile suçluluk ve sorumluluk hissetmediğini, bugüne kadar müvekkilinin maddi ve manevi zararı davalı tarafından giderilmediğini, bu sebeplerle müvekkilinin, davalının haksız eylemleri nedeniyle uğramış olduğu maddi zarar için şimdilik 100,00 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsilini, müvekkilinin yaşadığı elem ve ıstırap ile yıllardır yaşamış olduğu olayların psikolojik etkilerini, ömür boyu yaşamak zorunda kalması nedeniyle mağduriyetinin giderilmesi için 100.000-TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tazmin edilerek tarafımıza verilmesini, davalının mal kaçırma ihtimali açısından taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin hukuka aykırı ve kusurlu bir fiili olmadığını, müvekkilinin iddia edilen fiillerden beraat etttiğini, davacının zararı ve zararla müvekkile isnat edilen fiiller arasında illiyet bağı olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle görevsizlik, yetkisizlik ve zamanaşımı yönündeki itirazlarının dikkate alınarak usul ve esas yönünden hukuka aykırı olan kötü niyetli davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) istemine ilişkindir.
İstanbul Ticaret ve Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davalının tacir kaydının bulunmadığı şeklinde cevap vermişlerdir.
Silivri Vergi dairesine yazılan müzekkereye davalının GMSİ ( kira geliri) mükellefi olduğu ticari yönden mükellef kaydını bulunmadığı şeklinde cevap vermişlerdir.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.
TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olayda davacı tarafın gerçek kişi tacir kaydının olduğu, davalının ise tacir kaydının bulunmadığı davacının talebe konu hukuki sebebin haksız ve kötü niyetli hacizden kaynaklı maddi ve manevi zarar talebine yönelik olduğu, doğrudan çekten kaynaklı bir talep olmadığı, davalının tacir olduğuna dair dosyada bir delilin de olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK m.4/1'de belirtilen mutfak ticari dava niteliğinde olmadığı ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/06/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır