T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/367 Esas
KARAR NO: 2025/653
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/04/2025
KARAR TARİHİ: 04/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari alışveriş sebebiyle tutulan cari hesapta toplamda 6.624,00 USD bakiye kaldığını, davalı şirketle defalarca iletişime geçilmesine rağmen, davalı şirketin ödeme güçlüğü çektikleri gerekçesiyle ödeme yapamayacaklarını ilettiğini, davalı şirketle arasındaki ticari ilişki sebebiyle 31.12.2024 tarihinde fatura kesildiğini, yapılan cari hesap incelemesi sonucunda müvekkilin davalı şirketten alacağı olan 6.624,00 USD'nin ödenmesi için Bakırköy ... Noterliği 15/11/2024 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnamesinin çekildiğini, ihtarnamenin davalıya 15/11/2024 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ olduğunu, ihtara rağmen ödeme yapmaması üzerine ihtarname masrafı da eklenerek Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı tarafın takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalı borçlunun Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibinin devamını, davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin, arabuluculuk ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davalı ile imzalanan .... Protokol Numaralı Sözleşmede (Bundan böyle ‘’Sözleşme’’ olarak anılacaktır.) yetki şartı bulunduğunu, sözleşmenin 15. maddesinde düzenlendiği üzere yetkili vegörevli mahkeme İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri olduğunu, . hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından dayanak olarak sunulan sözleşme nüshasında yetki klozu bulunduğunu, yetkili mahkeme ve icra dairesinin İstanbul Çağlayan Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının sözleşme kapsamında tedarik yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi herhangi bir alacağının da muaccel olmadığını, ürün teslim edildiğini ispatlayan herhangi bir yazılı delil sunulmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, açıklanan nedenlerle usulüne uygun icra takibi bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, dosyanın kesin yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri değil İstanbul (Çağlayan-Merkez) Ticaret Mahkemeleri olması nedeniyle yetkisizlik yönünden usulden reddini, her halde haksız davanın reddini, dava konusu tutarın %20’sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile fatura alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
- İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı)
-İtirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından birisi de ortada geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açılamaz. Bu husus dava şartı olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir.
-Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazda " yetkili icra daireleri Büyükçekmece İcra Daireleri değil, İstanbul (Merkez- Çağlayan) İcra Daireleri" şeklinde yetki itirazında bulunulduğu görülmektedir.
-Yine taraflar arasındaki uyuşmazlığın incelenmesinde, dava ve takip konusu fatura alacağının taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı, sözleşmenin her iki tarafın da kabulünde olduğu, sözleşmede uyuşmazlıklarda İstanbul / Merkez adliyelerinin yetkili olduğu hususuna ilişkin yetki şartına yer verildiği, her iki tarafın tacir olması nazara alındığında iş bu yetki şartının taraflar arasında uygulanması gerektiği görülmektedir.
-İİK.nun 50/1. maddesi hükmüne göre HMK.nun yetkiye ilişkin hükümleri ilamsız icradaki yetki hakkında kıyasen uygulanır. Buna göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir (HMK. madde 6). Bunun dışında akdin ifa olunacağı yer icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HMK. madde 10). Ayrıca taraflar yetki sözleşmesi ile yetkili olmayan bir icra dairesini de yetkili kılabilirler (HMK. madde 17).
-Taraflar arasındaki ihtilâf, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından, bu türden uyuşmazlıklardan kaynaklanan icra takiplerinin kural olarak İİK'nın 50. maddesi uyarınca HMK hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer veya yetki sözleşmesi ile belirlenen yer icra dairelerinden birinde açılması gerekir. Bu türden sözleşmelerde para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen ve Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulama imkânı yoktur. Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde takip ve davaya konu olması sonucunu doğurur ki bu da; Hukuk Muhakemesi Kanunu'nda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur.
-Oysa, Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmeleri, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olup, karşılıklı edimleri içerir. Bu nedenle, eser sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. (Emsal Yargıtay 15. H.D.2019/2763 E, 2019/3958 K sayılı ilamı)
-Davacı tarafından iş bu davaya konu icra takibinin Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nde başlatıldığı, davalı takip borçlusu tarafından takipte usulüne uygun yetki itirazında bulunulduğu, icra takibinin davalının yerleşim yeri ya da sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde başlatılmadığı, usulüne uygun yetki itirazına rağmen icra dosyasında bu yönde bir işlem yapılmadığı, bu haliyle takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığı ve ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 3.154,20-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.538,80-TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır