T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/380 Esas
KARAR NO: 2025/643
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/04/2025
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borcunun tarihinde davalıca ödenmesi gerektiğini bugüne kadar taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, 31/05/2024 tarihli fatura alacağı 20.000,00 TL, 29/08/2024 tarihli fatura alacağı 20.000,00 TL, 30/09/2024 tarihli fatura alacağı, 40.000,00 TL, 31/07/2024 tarihli fatura alacağı, 20.000,00 TL, 12/09/2024 tarihli fatura alacağı 50.000,00 TL, 28/06/2024 tarihli fatura alacağı 20.000,00 TL fatura alacaklarının ödenmemesi üzerine davalı hakkında Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak asıl alacak ve işlemiş faizin toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı 11.11.2024 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının, itirazında söz konusu alacağın likit olmadığını yargılamayı gerektirdiğini bahisle borca itiraz ettiğini, ancak icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesini sunmadığını, davalı, müvekkiline belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu, müvekkilinin, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, bu nedenlerle davalı borçlunun itirazının iptalini sağlamak için iş bu itirazın iptali davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, bu sebeplerle teminat karşılığında ekli listede yer alan taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptalini, takibin Bakırköy ... İcra Dairesi ... sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Bakırköd ... İcra Dairesi'nden ... sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya evrakları uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı tarafından davalı aleyhine 183.111,24 TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itiraz ettiği anlaşıldı.
Davalı yan, icra takibine itiraz dilekçesinde yetkili icra dairesinin Adana İcra Müdürlüğünün olması gerektiğinden bahisle icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih E:2004/19-410 K:2004/471 sayılı kararında belirtildiği üzere; itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Bir icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, önce, bu itiraz incelenip sonuçlandırılmalıdır. Zira yetki itirazı karara bağlanmadıkça ortada hukuken geçerli bir takip olduğu söylenemez.
Bu kapsamda, itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış icra takibi bulunması dava şartı olup HMK'nın 138 ve 140. maddeleri gereğince dava şartlarının öncelikle incelenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/6097 Esas - 2020/6762 Karar sayılı ilamı)
Dava fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali talepli dava olduğu yetkili icra dairesi İİK'nın 50. maddesinin yollamasıyla HMK'nun 6 maddesi uyarınca davalının yerleşim yerinin bulunduğu Adana İcra Daireleri, TBK'nın 89. maddesi uyarınca icra takibinin yapıldığı tarihteki davacının yerleşim yerinin bulunduğu Küçükçekmece İcra Daireleridir. Bu kapsam da icra takibinin davacının ve davalının yerleşim yeri icra dairelerinde başlatılmadığı, davacı ve davalı taraf arasındaki temel ilişki değerlendirildiğinde davalı tarafın icra dairesinin yetkisine yetki itirazının yerinde olduğu usulüne uygun geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN USULÜNE UYGUN BİR TAKİP BULUNMADIĞINDAN USULDEN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yoklğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır