T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/401 Esas
KARAR NO: 2025/526
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/04/2025
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalı şirket arasında 03.11.2023 Tarihli "Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme ile 01.01.2024 Tarihli "Hizmet Alım Sözleşmesi akdedildiğini, imzalandığı 03.11.2023 tarihinden itibaren 1 yıl geçerli olmak üzere akdedilen işbu sözleşmenin davalının haksız yere feshi ile 15.09.2024 itibariyle sona erdiğini ve bu tarihler arasında yürürlükte kaldığını, sözleşme kapsamında müvekkili şirketi üzerine terettüp eden tüm edimleri bihakkın ifa ettiğini, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca müvekkilinin "elindeki veri, bilgi ve belgelere göre" davalı şirkete faturalarını kestiğini ve ödemelerini aldığını ama davalı şirketin , müvekkilinin işbu sözleşme çerçevesinde kesmiş olduğu 31.10.2024 tarihli .... nolu 56.921,91 TL'lik faturayı ödemediği gibi böyle bir alacak tahakkuk etmediğinden bahisle noter üzerinden iade ettiğini, 01.01.2024 Tarihli "Hizmet Alım Sözleşme uyarınca davalı şirkete ait .... Hastanesi'nin fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesinin işletilmesi, eş anlatımla hastalara fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin verilmesi müvekkil şirketçe üstlenildiğini, buna mukabil, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca, ünitenin gelirinden tüm masrafların (doktor, personel, sarf) üşüldükten sonra oluşan cironun %20'si davalı tarafından müvekkili şirketine ödeneceğini, her ne kadar 8. madde uyarınca sözleşmenin süresi 01.01.2024'ten itibaren 4 ay olarak kararlaştırılmış ise de tarafların ortak konsensüsü ile 10 Mayıs 2024'e kadar (bu tarih dahil) devam etmiştir. Bu husus gerek hastane kayıtları gerekse de SGK ve Sağlık Bakanlığı kayıtları ile sabit olduğunu, diğer sözleşmede olduğu gibi bu sözleşme için de müvekkilinin, "elindeki veri, bilgi ve belgelere göre" davalı şirkete faturalarını kestiğini ve bir kısım ödemelerini aldığını, davalı şirketin, diğer sözleşmede yaptığı gibi müvekkilinin işbu sözleşme çerçevesinde kesmiş olduğu faturaları ödemediği gibi böyle bir alacak tahakkuk etmediğinden bahisle noter üzerinden iade ettiği beyan ederek Fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak, şimdilik: 03.11.2023 Tarihli "Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme" (ortopedi hekimlik sözleşmesi)nden kaynaklanan hakkediş alacakları yönünden, yargılama sırasında ödenmemiş hakkediş tutarı belirlendiğinde HMK m.107 uyarınca talep artırım dilekçesi verilerek tamamlatılmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak şimdilik: 5.000,00 TL; 03.11.2023 Tarihli "Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme" (ortopedi hekimlik sözleşmesi)nin 7. maddesi uyarınca 2 aylık maaş (2 aylık ortalama kazanç) karşılığı tazminat yönünden, yargılama sırasında bu hesaplamaya esas parametreler belirlendiğinde HMK m.107 uyarınca talep artırım dilekçesi verilerek tamamlatılmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak şimdilik: 2.500,00 TL; 03.11.2023 Tarihli "Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme" (ortopedi hekimlik sözleşmesi)nin 7. maddesi uyarınca haksız fesih nedeniyle oluşan zarar karşılığı tazminat yönünden, yargılama sırasında bu hesaplamaya esas parametreler belirlendiğinde HMK m.107 uyarınca talep artırım dilekçesi verilerek tamamlatılmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak şimdilik: 2.500,00 TL; 01.01.2024 Tarihli "Hizmet Alım Sözleşmesi" (fizik tedavi ünitesi sözleşmesi)nden kaynaklanan hakkediş alacakları yönünden, yargılama sırasında ödenmemiş hakkediş tutarı belirlendiğinde HMK m.107 uyarınca talep artırım dilekçesi verilerek tamamlatılmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak şimdilik: 5.000,00 TL olmak üzere, davalı şirketçe müvekkili şirketine ödenmesi gerekip de ödenmeyen her ne nam altında olursa olsun (hakkediş, tazminat, cezai şart v.s.) alacakların her birinin vadesinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirketine ödenmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının sunduğu sözleşmelerde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılındığı yazılmış olup bu sebeple yetkili yerin İstanbul icra daireleri ve mahkemeleri olduğunu, şbu Davanın Belirsiz Dava Olarak Açılması Hukuken Mümkün olmadığını, davacının Taleplerini Kısmi Dava Olarak İleri Sürmesi Gerektiğini, Davacının İspat Yükünü Yerine Getirmesine Yönelik Delil İbrazı Gerçekleştirmediğini, 03.11.2023 Tarihli Hizmet Alımına İlişkin Sözleşmeye Yönelik Talepler Hakkında davacı tarafından sözleşmeye istinaden 56.921,91 TL'lik fatura ödenmediği belirtilerek hakkedişlerinin hesaplanarak ödenmesi talep edildiğini, dava dilekçesinde davacı tarafından verildiği belirtilen hizmete ilişkin hiçbir delil sunulmamakla birlikte müvekkili şirketinin davacının vermiş olduğu hizmete ilişkin kendisine kesilen tüm faturaları ödediğin, davacı tarafından sunulan 56.921,91 TL bedelli fatura kesildiğini ancak müvekkili hastane tarafından tutulan kayıtlar, hasta raporları, SGK kayıtları gibi kayıtlar incelendiğinde bu kapsamda hizmet verilmediğinin açık olduğunu, davacı tarafından faturaya konu hiçbir hizmet alınmamış olup bu fatura içeriklerine müvekkilinin hastane tarafından itiraz edildiğini ve faturaların iade edildiğini, davacı tarafından sunulu sözleşmenin 6. Maddesine göre işbu sözleşme 03.11.2023 tarihinde 1 yıl süreli imzalandığını ve sözleşmenin bitim tarihinden itibaren en az 2 ay önce feshi ihbar edilmediği sürece sözleşmenin 1 yıl süreyle uzayacağı düzenlendiğini, davacının dava dilekçesinde sözleşmenin müvekkil şirket tarafından haksız yere feshedildiği ve 15.09.2024 tarihi itibariyle sona erdiği belirtilmekte ise de taraflar arasındaki sözleşme davacının yazılı fesih bildirimi ile davacının isteği üzerine 12.09.2024 tarihli dilekçesi ile sonlandırıldığını, 01.01.2024 Tarihli Hizmet Alımına İlişkin Sözleşmeye Yönelik Talepler Hakkında davacı tarafından sözleşmeye istinaden 44.300,00 TL'lik ve 440.550,00TL'lil fatura ödenmediği belirtilerek hakkedişlerinin hesaplanarak ödenmesi talep edildiğini, dava dilekçesinde davacı tarafından verildiği belirtilen hizmete ilişkin hiçbir delil sunulmamakla birlikte müvekkili şirketinin davacının vermiş olduğu hizmete ilişkin kendisine kesilen tüm faturaları ödediğini, davacı tarafından sunulan faturalar "insan sağlığına teşhis rehabilitasyon hizmetleri" konusu ile kesildiğini ancak müvekkilinin hastane tarafından tutulan kayıtlar, hasta raporları, SGK kayıtları gibi kayıtlar incelendiğinde bu kapsamda hizmet verilmediğinin açık olduğunu, davacı tarafından faturaya konu hiçbir hizmet alınmamış olup bu fatura içeriklerine müvekkili hastane tarafından itiraz edildiğini ve faturaların iade edildiğini, davacı tarafından sunulu sözleşmenin 6. Maddesine göre işbu sözleşme 03.11.2023 tarihinde 1 yıl süreli imzalandığını ve sözleşmenin bitim tarihinden itibaren en az 2 ay önce feshi ihbar edilmediği sürece sözleşmenin 1 yıl süreyle uzayacağı düzenlendiğini, davacının dava dilekçesinde sözleşmenin müvekkili şirketi tarafından haksız yere feshedildiği ve 15.09.2024 tarihi itibariyle sona erdiği belirtilmekte ise de taraflar arasındaki sözleşme davacının yazılı fesih bildirimi ile davacının isteği üzerine 12.09.2024 tarihli dilekçesi ile sonlandırıldığını beyan ederek işbu davanın yetkisiz yerde açıldığından yetkisizlik kararı verilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 03.11.2023 Tarihli "Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme" (ortopedi hekimlik sözleşmesi), 01.01.2024 Tarihli "Hizmet Alım Sözleşmesi" (fizik tedavi ünitesi sözleşmesi) uyarınca davalı şirketçe davacı şirkete ödenmesi gerekip de ödenmeyen hakediş, tazminat, cezai şart v.s. alacakların her birinin vadesinden itibaren işleyecek ticari reeskont avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete ödenmesi istemine ilişkindir.
-Davalı vekilinin cevap dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmede yetki şartına yer verildiği, yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu görülmektedir.
-6100 sayılı HMK'nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca BK'nın 73. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 89.) maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
-Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
6100 sayılı HMK'nun 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlenmesine yer verilmiştir. Kesin yetki durumunda yetki sözleşmesi yapılamaz. Nitekim HMK'nın 18.maddesinde açıkça; "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
-Somut olayda davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık; 03.11.2023 Tarihli "Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme"'sinden kaynaklanmaktadır. Her iki tarafın da kabulünde olan ve imzalarına taşıyan sözleşmenin 9. Maddesinde uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı görülmektedir.
-Buna göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davanın ve dava konusu alacağa dayanak olan sözleşmenin taraflarının ticari şirket olmaları nedeniyle tüzel kişi tacir sıfatına haiz oldukları, 6100 sayılı HMK'nun 17. Maddesinde tacirler arasında yetki sözleşmesinin düzenlenmesine cevaz verildiği, her iki taraf da tacir olduğundan yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, somut uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle kesin yetki halinin mevcut olmadığı görülmektedir. Bu doğrultuda davacı tarafından iş bu davanın yalnızca yetki sözleşmesinde kararlaştırılan görevli ve yetkili İstanbul Ticaret Mahkemeleri''nde açılabileceği kanaatine varılarak, davaya bakmaya mahkememiz yetkili olmadığından Mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davada davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulduğu takdirde iş bu dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli ve yetkili mahkemece karar altına alınmasına,
5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince iş bu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacıya iadesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.12/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır